GÜNDEM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 10:35

Bursa’da Ramazan öncesi piyasalarda sıkı denetim

A
A
A
Bursa’da Ramazan öncesi piyasalarda sıkı denetim

Bursa’da yaklaşan Ramazan ayı öncesi Ticaret İl Müdürlüğü tarafından denetimler sıklaştırıldı. Bursa’da Ocak ayında gerçekleştirilen denetimlerde işletmelere yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulandığı bildirildi.


Ticaret Bakanlığı tarafından planlanan denetimler çerçevesinde Ramazan ayına sayılı günler kala Bursa’da, fırsatçılığı önlemek amacıyla toptancılarda ve marketlerde başta temel gıda ve ihtiyaç maddeleri, et ve et ürünleri olmak üzere tüm ürünlere yönelik denetimler artırıldı. Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri özellikle; ürünlerde fiyat etiketinin olup olmadığına, raflardaki fiyat etiketi ile kasa fiyatı arasındaki uyumsuzluğun olup olmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ve önceki fiyat bilgilerine yer verilip verilmediğine, meyve ve sebze reyonlarında ise etiketlerle birlikte ürün künyelerinin bulunup bulunmadığına bakarak Hal Kayıt Sistemi (HKS) Mobil Uygulama üzerinden ürünleri sorguluyor. Bursa’da 1-27 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen denetimlerde yaklaşık 450 işletmede 142 bin ürün; fiyat etiketi ve fahiş fiyat artışı mevzuatı kapsamında denetlenerek yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulandı.


Denetimler ile ilgili açıklamalarda bulunan Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, "Satıştan kaçınma var mı, stokçuluk yapılıyor mu inceliyoruz, fahiş fiyat var mı kontrol ediyoruz. Fırınlarda ise yine ekmek fiyat tarife ve etiketlerinin bulunup bulunmadığına ve gramajlarına uyulup uyulmadığına bakıyoruz. Yine aynı şekilde yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren kafe, restoran ve lokanta vb. işletmelerin giriş kapılarında ürün fiyat tarifelerinin/listelerinin olup-olmadığını, masalarda menünün bulundurulup bulundurulmadığını kontrol ediyoruz" dedi.


Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, yapılan usulsüzler için idari para cezası uygulandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Denetim esnasında İl Müdürlüğümüz personeli tarafından tutanak tanzim edilerek fiyat etiketi olmayan ürünlere, kasa-raf farkı olması ve satıştan kaçınma durumlarında her bir kalem ürün için İl Müdürlüğümüzce aykırılık başına 3 bin 973TL idari para cezası uygulanmaktadır. Diğer taraftan İl Müdürlüğümüzce piyasada oluşan arz talep dengesini bozucu eylemler, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik denetimlerimiz de gerçekleştirilmekte olup fiyatı fahiş olarak artan ürünlerin son 3 aylık alış faturaları ve satış fiyatlarını inceledikten sonra girdi maliyetlerinde haklı bir gerekçeye dayanmaksızın veya girdi fiyatlarında bir artış olmamasına rağmen satış fiyatlarında bir artış söz konusuysa bunları da tespit ederek Bakanlığımızca oluşturulmuş olan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gereği yapılmak üzere göndererek bir aykırılık olması halinde bunlara da Bakanlığımızca İdari Para Cezasının uygulanmasını sağlıyoruz. Bursa özelinde 1-27 Ocak 2026 tarihleri arasında bugün itibariyle yaklaşık 450 işletmede 142 bin ürün denetlenmiş olup yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulanmıştır. Piyasada herhangi bir aykırılığa, düzensizliğe ve haksızlığa mahal vermemek adına, yasal ticareti destekleyerek, ticareti zorlaştırmadan ve engellemeden geniş kapsamlı piyasa denetimlerimiz bundan böyle de il genelinde devam edecektir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Anneden 2 gündür haber alamadığı oğluna yürek yakan çağrı: "Annecim seni çok seviyorum, ne olur gel, sensizliğe dayanamıyorum" Antalya’nın Aksu ilçesinde lavaboya gideceğini söyleyerek evden ayrılan 11 yaşındaki çocuk, iki gündür her yerde aranıyor. Acılı aile, oğullarının bulunması için vatandaşlardan yardım bekliyor. Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Murtuna Mahallesi’nde yaşayan 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Ali Biçer’den, 26 Ocak Pazartesi gününden bu yana haber alınamıyor. Edinilen bilgiye göre, ailesiyle birlikte serada bulunan Ali Biçer, annesine lavaboya gideceğini söyleyerek seradan ayrıldı. Eve gelen Ali Biçer’in montunu aldıktan sonra evden aşağı doğru yürüyerek uzaklaştığı öğrenildi. Çocuktan uzun süre haber alamayan aile, durumu Emniyet Müdürlüğü’ne bildirerek kayıp başvurusunda bulundu. Polis ekipleri, Ali Biçer’in bulunması için çalışma başlattı. "Montunu aldı, evden aşağıya doğru gitti" Oğlunun kayboluş sürecini anlatan baba Utku Biçer, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Sabah saat 09.00-09.30 gibi Antalya merkeze doğru gitmek için yola çıktım, oğlumuz Ali de annesiyle seraya gitti. Seradan annesine lavaboya gidiyorum diyerek çıkmış. Eve gelip montunu almış, mont aldıktan sonra evden aşağıya doğru gidiyor. Gören duyan kimse olmamış. Sağa sola haber saldık ama daha yok. Gören yok, gören olduysa ulaşsalar sevinirim. Biz gider alır geliriz. İnşallah bulunur, tek dileğim bu". "İki gecedir uyku yok, herkes nöbette" Ailenin ve mahalle sakinlerinin seferber olduğunu ifade eden Biçer, yaşadıkları çaresizliği şu ifadelerle dile getirdi: "Herhangi bir sıkıntımız yoktu, kaybolduğu günün akşamı da onları ben yemeğe götürecektim. Geldim, evde yoktu zaten. Sağı solu aradık. Yok, hiçbir yerde yok. Daha önce bir kez gitti, sonra polisler buldu, hemen aradık, aldım geldim. Bu gidişinde de hiç haber yok. Daha önce Serik tarafında bir yere gitmiş, oradan polisler bulmuş. Biz de oradan aldık geldik. İki gecedir uyku yok, mahalle sakinleri ile hep birlikte arıyoruz. Kimsede uyku yok. Hepimiz gece gündüz nöbetteyiz burada. Kendi akrabalarımız da arıyorlar, eş dost akraba yardımcı oluyor. Arkadaşlarını da aradık, onlardan da haber yok, görmemişler". "Kışın ortasında sel var, fırtına var" Oğluna seslenen baba Biçer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oğlum gelsin başka bir şey istemiyorum. Oğlum sağ salim çık gel tamam mı, perişan oldum bak ne olursun oğlum. Çık gel ne olursun, bu kadar insan seni bekliyor. Kışın ortasında sel var, fırtına var oğlum ne olursun çık gel". Annenin feryadı yürekleri dağladı Gözü yaşlı anne ise oğluna seslenerek, şu ifadeleri kullandı: "Annecim seni çok seviyorum, ne olur yanıma gel. Neredesin, bana tepki ver. Ben sensiz dayanamıyorum. Gören duyan Allah rızası için bana haber versin. Oğlumu çok özledim, iki gündür uyuyamıyorum. O olmadığı sürece dayanamıyorum. Seni bekliyorum ne olur gel, kardeşin seni çağırıyor." Aile, Ali Biçer’i gören ya da yerini bilen vatandaşların en yakın emniyet birimine bilgi vermesini isteyerek, çocuklarının bir an önce sağ salim bulunmasını umut ettiklerini belirtti.
Kastamonu Binlerce sentetik ecza hapla yakalanan sanığın yargılamasına devam edildi Kastamonu’da gerçekleştirilen operasyonda 69 bin 407 adet sentetik ecza hapı, 975 gram metamfetamin ve 485 gram skunk ile yakalanan sanığın yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanık, hapları satacağını, ancak uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını iddia etti. Edinilen bilgiye göre, 2025 yılında Kastamonu-Tosya karayolu Elyakut köyü mevkiinde Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, F.D. idaresindeki araç durduruldu. Şüpheli şahsın aracında ve ikametinde yapılan aramalarda 69 bin 407 adet sentetik ecza hapı, 975 gram metamfetamin ve 485 gram skunk ele geçirildi. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan F.D., tutuklandı. Olayın ardından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde F.D. hakkında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçlarından dava açıldı. İlk duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, kişisel kullanımın çok üzerinde çeşitli uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesinden ötürü uyuşturucu ticareti suçunun oluştuğunu belirterek sanığın 15 ila 25 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. "Hapları satacaktım kabul ediyorum ama uyuşturucu bana ait değildir" Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık F.D., "Olay günü saat 10.30’da uyuşturucuyla yakalandım. Benim köyüme geldiler, Ceyhun ve Ayhan isimli arkadaşlarla görüştüm. Elyakut köyünde görüştük. Ayhan bana, ’400 kutu ilaç alacağım’ dedi. Ceyhun aracılığıyla Ayhan ile iletişim kurduk. Ben Ayhan’ın ismini duyuyordum ama hiç görmemiştim. Bu uyuşturucu madde bana ait değildir. Ele geçen uyuşturucu maddeleri kesinlikle kabul etmiyorum, tanıkların beyanlarını kabul etmiyorum, ikisi de yalan konuşuyorlar. Hapları satacaktım, kabul ediyorum. Ancak ,İstanbul’dan gelen uyuşturucuları kabul etmiyorum. Jandarma arama yaptı. Evde uyuşturucu madde çıkınca köye götürdüler. Beni eve götürmeden önce jandarmalar evin etrafını çevirmiş, Ö. isimli şahıs evdeki uyuşturucuyu almaya gelmişti. Ben koli ile poşetlere koydum, kimyasal vardı. Elime bile almadım. Bu kadar uyuşturucuyu almaya ve satmaya benim gücüm yok, yetmez. Beni susturabilmek için acil avukat gönderdiler. Ben bu yüzden karakolda ve savcılıkta susma hakkımı kullandım. Benim karakolda olduğumu nereden biliyorlarmış. Uyuşturucular Ö.’nündü, hepsinin de satılacağı yerler belliydi" dedi. "Yakalanan uyuşturucu bana ait değildir" Duruşmada tanık olarak dinlenen A.Ş. ise, "Yakalanan uyuşturucuyla ilgili benim bir bilgim ya da alakam yoktur. Uyuşturucu bana ait değildir. Bu suçlamayı kabul etmiyorum. Sanığın niye böyle bir şey söylediğini de bilmiyorum. Ben, Elyakut köyüne hiç gitmedim. Ben, ilk kez görüştüğüm, tanımadığım bir insana nasıl, 400 kutu ilaç ver diyeyim" diye konuştu. "Yakalanan uyuşturucu maddeleriyle ilgili benim bir bilgim yoktur" Duruşmada tanık olarak dinlenen Ö.T. de, ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgili bilgisinin olmadığını belirterek, "Sanık ile cezaevinde tanıştık. Sonra da ailecek görüşmeye başladık. Gözaltına alındıktan sonra annesinin ricası üzerine kendi avukatımı gönderdim" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, duruşmada isimleri geçen şahısların HTS kayıtlarının incelenmesine ve F.D.’nin tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Karabük Başkan Ustaoğlu, bağımlılıkla mücadelede toplumsal mücadele çağrısı yaptı Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu, basının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı. Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu ve ekibi basın mensupları ile kahvaltı programında bir araya geldi. Programda konuşan Ustaoğlu, demokratik cumhuriyet rejimlerinde medyanın toplumun şekillenmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bugün dördüncü kuvvet olarak tanımlanan medyayı, hatta birinci kuvvet olarak nitelendirebiliriz. Çünkü medya, toplumun yönlendirilmesinde bir numaralı rolü oynamaktadır" dedi. Yeşilay’ın milletin ve özellikle gençliğin sağlığı için her alanda faaliyet gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, anaokulundan üniversiteye kadar toplumun her kademesinde yer aldıklarını söyledi. Yeşilay’ın 1920 yılında kurulduğunu hatırlatan Ustaoğlu, "Kurulduğu günden bugüne ülkemizin maddi ve manevi sağlığı için çok büyük hizmetler ortaya koymuştur. Bugün bu hizmetlerin bir karşılığı olarak Dünya Yeşilay Teşkilatları Genel Başkanlığı görevini de üstlenmiş bulunuyoruz" diye konuştu. Karabük’ün bağımlılıklardan arındırılması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Ustaoğlu, bağımlılıkların şehirde ciddi sosyal sorunlara yol açtığını belirtti. Trafik kazalarından aile içi geçimsizliklere, toplumsal huzursuzluklardan bireyler arası çatışmalara kadar birçok problemin temelinde bağımlılıkların bulunduğunu dile getiren Ustaoğlu, "Bu sorunların yüzde 90’ından fazlası bağımlılığa düşmüş bireylerin sosyolojik problemlerinin bir yansımasıdır. Dengeli, düzenli bireyler yetiştirebilirsek, huzursuzluk şehrimizden kendiliğinden kaybolacaktır" ifadelerini kullandı. Basın mensuplarını toplumun gözü, kulağı ve sesi olarak nitelendiren Ustaoğlu, medyanın önem verdiği konuların toplum tarafından da önemsendiğine dikkat çekti. Bu nedenle basın mensuplarını birer Yeşilay gönüllüsü olarak görmek istediklerini aktaran Ustaoğlu, Yeşilay’ın beş bağımlılıkla mücadele ettiğini söyledi. Amaçlarının önce Karabük’te, ardından Türkiye’de ve dünyada insanlığın huzur ve mutluluğuna hizmet etmek olduğunu dile getiren Ustaoğlu, bağımlılıktan kurtulmak isteyen herkesin yanında olduklarını belirtti. Ustaoğlu, "Sigara, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyen, çocuğu için yardım talep eden herkese yol göstermek istiyoruz. Basın mensuplarımızdan da bu noktada vatandaşlarımızı doğru şekilde yönlendirmelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.