KÜLTÜR SANAT - 13 Ocak 2026 Salı 14:36

Bursa’da fethin 700. yıl heyecanı

A
A
A
Bursa’da fethin 700. yıl heyecanı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyecekleri etkinliklerle onurlandıracaklarını belirterek, "Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz" dedi.


Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı’ kapsamında düzenlenecek etkinliklerin tanıtım toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Fethin 700. yılı kapsamında yapılacak olan bilimsel, akademik ve kültürel etkinlikler hakkında bilgilerin verildiği toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, programın Danışma Kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin temsilcileri, akademisyenler ve araştırmacılar katıldı.


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 7 asrı aşan bir hafızayı, yürüyüşü, iradeyi ve büyük medeniyeti hep birlikte geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koymak için bir arada olduklarını söyledi. Bursa’nın 700 yıl önce başlayan büyük dönüşümünü ve yolculuğunu, köklerindeki eşsiz mirasa sahip çıkarak aynı kararlılıkla gelecek asırlara taşıyacaklarını ve miras bırakacaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa, geçmişin mirası, geleceğin imzasıdır. Bu büyük yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyeceğimiz etkinliklerle onurlandıracağız. Kentimizin her köşesinde geçmişten geleceğe güçlü bir bağ kuracağız. 2026 yılının tamamını ‘700. Fetih Yılı’ olarak ilan ettik" diye konuştu.


Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesinde; Bursa Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Çağaptay’dan oluşan Danışma Kurulu ile birlikte sürecin yönetileceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Hazırlıklarımızı Ekim 2024’te başlattık. Bursa’nın özellikleri ve tarihi kimliği hakkında araştırmalar yapan bilim insanlarını kentimize davet ettik. Bu yılı sadece anma yılı olarak değerlendirmiyoruz. Hatırlama, anlama, sahiplenme ve geleceğe taşıma yılı olarak görüyoruz. 700 yıl önce bu topraklara düşen tohum, sıradan bir tohum değildi. Adaletle filizlenen, emekle büyüyen, inançla kök salan, yüzyıllara meydan okuyan bir çınarın tohumudur. Bizler bugün o çınarın gölgesinde duruyoruz. Tarihimizin yeni bir eşiğine hep birlikte adım atmanın onurunu taşıyoruz" dedi.


Bursa’nın, fethinin 700. yılında köklerinden aldığı güçle asırlara meydan okumaya devam ettiğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran bir milletin devlet olma iradesinin filizlendiği eşsiz bir kent olduğunu vurguladı. 1302 yılında Yenişehir Ovası ve çevresinin fethedilmesiyle Osmanlı’nın ilk merkezinin Yenişehir olduğunu, 1326 yılında Bursa’nın fethine kadar geçen 24 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin Yenişehir’de şekillendiğini, köklerini burada derinleştirdiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın 1326’daki fetihle birlikte bir ‘payitaht’ kimliği kazandığını anlattı. Orhan Gazi’nin, 1331’de İznik’in fethiyle birlikte şehri imar etmek ve İslam kültürünü yerleştirmek amacıyla başkenti bir süreliğine İznik’e taşıdığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, ilk Osmanlı Medresesi olan İznik Medresesi’nin de bu dönemde açıldığını ifade etti. 1335’de ise payitahtlık unvanının tekrar Bursa’ya döndüğünü belirten Başkan Mustafa Bozbey, kentin kuruluştan İstanbul’un fethine kadar geçen süreçte Osmanlı’ya üç kez başkentlik yaptığını, devletin asıl ruhunun şekillendiği yer olduğunu dile getirdi.


Bursa’nın sadece bir fetih kenti olmadığına, bir devlet aklının, bir yönetim anlayışının ve bir medeniyetin doğduğu merkez olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, "Yalnızca 7 asırlık takvim yapraklarını çevirmiyoruz. Aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu uzun yürüyüşün, bu topraklarda yeşeren ortak hafızasını geleceğe taşıyoruz. Bu noktada diyoruz ki: Köklerimizden geleceğe Biliyoruz ki köklerini unutan bir gelecek güçlü olamaz. Geçmişiyle bağ kuramayan bir yarın, kalıcı olamaz. Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı; yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz" diye konuştu.


2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerin tarihi sergilerden akademik buluşmalara, sanat etkinliklerinden çocuklara özel programlara, söyleşilerden keşif rotalarına kadar zengin ve kapsayıcı bir içerikle Bursa’nın dört bir yanına yayılacağını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tarihin yalnızca kitaplarda değil, sokaklarda, meydanlarda ve insan hafızasında yaşadığını hatırlattı. Bu anlayışla 700. Fetih Yılı’nı Bursa’nın sınırlarının dışına taşıdıklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, "2026 yılında, üç başkent kol kola olacak. Bursa, Edirne ve İstanbul. Üç başkent Üç dönem Üç büyük hikâye Bursamızda filizlenen çınar, Edirne’de köklerini sağlamlaştırdı. İstanbul’dan şahlanarak dünyayı kuşattı. Böylesi bir tarih, dünya tarihinde çok az kente nasip olmuştur. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Edirne ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri ile birlikte bu büyük mirasın sorumluluğunu omuzluyor, yıl boyunca yaşayarak ve yaşatarak gelecek nesillere aktarıyoruz" dedi.


"Bu gurur hepimizin! Bu tarih hepimizin!" diyen Başkan Mustafa Bozbey, "Gelin, hep birlikte yedi asırlık bir çınarın hikâyesini kutlayalım. Gelin, Bursamızın 700. Fetih Yılı’nı 2026 yılı boyunca sürecek etkinliklerle birlikte yaşayalım, birlikte yaşatalım. Bursamızın fethinin 700. yılı, köklerimizden geleceğe uzanan bu büyük yürüyüşte hepimize kutlu olsun. Yedi asırlık çınarımızın gölgesi daim, yarınlarımız aydınlık olsun. Bursa’nın, fethin 700. yılını turizm açısından da fırsata dönüştürmesi gerektiğine inanıyorum. Bu fırsatı değerlendirmek, Bursa’yı dünyaya tanıtmak zorundayız" dedi.


Etkinlikler hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, anma törenlerinin Osmanlı’nın ilk kuruluş hutbesinin okunduğu Yenişehir Kumluk Camii’ndeki mevlit programıyla başlayacağını açıkladı. Çarşıbaşı bölgesinde dijital mapping teknolojisi, müzik, ışık ve sahne sanatlarının bir araya geldiği görkemli bir görsel şölen ve kutlama programı gerçekleştirileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "3-4-5 Nisan’da ’Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ ve 14-15-16 Mayıs’ta ‘Topraktan Gelen Hafıza’ Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu düzenlenecek. İstanbul Heritage Fuarı’nın basın toplantısı da Bursa’da yapılacak. Hazırlayacağımız stantta 700. yıl etkinliklerini ve mirasa yaklaşımlarımızı aktaracağız. KUDEB aracılığıyla kentin çok katmanlı mirasının bilimsel ve denetimli restorasyon süreçleri yürütülerek gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacak. Sur kapılarından türbelere ve saraylara uzanan bir hafıza yolculuğu sunan rota düzenlenecek" dedi.


Osmanlı’nın ilk camilerinden biri olan Alaaddin Bey Camii’nin haziresinin aslına uygun olarak onarıldığını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, ilk altı Osmanlı padişahının türbelerine yerleştirilen QR kodlar aracılığıyla Türkçe, İngilizce, Arapça sesli rehberlik hizmeti sunulacağını belirtti. Osmanlı hanedanlarına ait puşidelerin serim töreni yapılacağını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "‘İktidarın yüzü, gücün sembolü’ sikke sergisi, Yoğurtçu Baba haziresi restorasyonu, Emir Sultan Cami’nin hazire-mezarlık alanı restorasyonu, Tarihi Bursa Surları Fetihkapı kazamat mahali bakım onarımı yürütülecek. ‘Hüsn-i hat ve medeniyet’ hat levhaları sergisi düzenlenecek. ‘700. yılda Ortak Bellek: Çengiç Ailesi koleksiyonu sergisi’ tanıtılacak. ‘Yansımalar’ Bursa Kent Akademisi yıl sonu sergisi hazırlanacak. ‘Kutlu Rüya’ sanal gerçeklik gezici sergisini de Bursalılarla buluşturacağız. Pınarbaşı Parkı için hazırlanan ve fethi anlatan orijinal İznik çinisi pano, 6 Nisan’daki fetih yürüyüşünün ardından törenle açılacak. 700. yıl anısına özel gün pulu yaptırıyoruz. Hazırlanan pulda, kuruluş dönemine ait ilk altı padişahın minyatür portreleri yer alacak" diye konuştu.


Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına 700 çınar fidanı dikileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Fetih Kupası adı altında Geleneksel Türk Okçuluğu Yarışması düzenleneceğini ifade etti. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılına özel Uludağ zirve tırmanışı gerçekleştirileceğini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, "Pınarbaşı Parkı’nda özel olarak tasarlanan zaman yolculuğu alanında çocuklar, Osmanlı dönemini oyun, canlandırma ve atölyeler aracılığıyla yaşayarak öğrenecek. UNIMA Bursa Şubesi tarafından hazırlanan ‘Fetih’ konulu gölge oyunu, yıl boyunca Karagöz Müzesi ve çeşitli dış alanlarda izleyiciyle buluşacak. 700. yıl temalı müze atölyeleri ve çocuk etkinlikleri düzenlenecek. Osmanlı mutfağı temasıyla düzenlenecek Gastronomi Festivali, 700. Yıla özel lezzetleri Bursa’nın günlük yaşamına taşıyacak. BURFAŞ sosyal tesislerinde 700. yıl menüsü adıyla Bursa’nın köklü mutfak kültürünü yansıtan ‘Osmanlı mutfağı menüsü’ eklenecek" dedi.


Programın Danışma Kurulu üyeleri adına konuşan BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın fethiyle Osmanlı Beyliği’nin cihan devletine evrildiğini ve toprağa düşen bir tohumun asırlık çınara dönüştüğünü söyledi. Amerika, Avrupa ve Türkiye’den alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla 3-5 Nisan 2026’da ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’nun düzenleneceğini açıklayan Abacı, sempozyumun sonunda bir kitap hazırlanarak kent tarihine kazandırılacağını anlattı. 2026 yılı boyunca tarih, arkeoloji, edebiyat, iktisat, mimari ve sanat tarihi alanlarında çalışmalar yapan akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla panel ve söyleşiler düzenlenerek Bursa’nın fethinden 700 yıl sonrasına kadar uzanan sürecin ele alınacağını belirten Abacı, tüm etkinliklerin Bursa’nın tarihi ve kültürel belleğinde belirgin bir iz bırakmasını amaçladıklarını dile getirdi.


Soru cevap bölümünün ardından Tiyatro Şube Müdürlüğü tarafından Orkestra Şube Müdürlüğü’nün katkılarıyla ‘Gök Kubbenin Altında Bir Gümüş Kubbe’ eserinin sunumu gerçekleştirildi.



Bursa’da fethin 700. yıl heyecanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Haliliye’de yerli üretim dönemi sürüyor Haliliye Belediyesi, kaynakların verimli kullanılması hedefi doğrultusunda kendi atölyelerinde gerçekleştirdiği üretim ve onarım faaliyetleriyle belediye hizmetlerinde tam kapasite yerli yönetim dönemini sürdürüyor. Haliliye Belediyesi, Başkan Mehmet Canpolat’ın talimatlarıyla "Üreten Belediye" anlayışı kapsamında çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor. Bu anlayış doğrultusunda maliyetleri kontrol altında tutmak amacıyla kendi üretim altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Kırsal hizmetler müdürlüğüne bağlı Atölyeler Şefliği çatısı altında yürütülen çalışmalarla; metal, ahşap ve elektronik gibi temel hizmet alanlarında ihtiyaç duyulan materyaller belediye personeli tarafından üretiliyor ve onarılıyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Metal-İş, Boyama ve Ahşap Atölyeleri, ilçedeki park ve yeşil alanların çehresini değiştiren donatı elemanlarının üretim merkezi haline geldi. Parklarda kullanılan banklar, kamelyalar ve diğer dekoratif üniteler; tasarım, kaynak ve boyama aşamalarından geçirilerek montaja hazır hale getiriliyor. Bu üretim modeli hem piyasa şartlarına göre maliyet avantajı sağlıyor hem de süreçleri hızlandırarak vatandaşın hizmete erişim süresini kısaltıyor. Elektrik ve Elektronik Atölyesi, park ve bahçelerdeki aydınlatma sistemlerinin modernizasyonunu üstleniyor. Mevcut sistemlerin bakım ve onarımını kendi imkânlarıyla gerçekleştiren ekipler, aydınlatma ünitelerini yenileyerek sosyal alanların gece güvenliğini ve estetiğini artırıyor. Aynı zamanda benzinli motorlar atölyesinde yürütülen periyodik bakım çalışmalarıyla, saha operasyonlarında kullanılan araç ve ekipmanların kullanım ömrü maksimum seviyeye çıkarılıyor. Arızaların kurum bünyesinde giderilmesiyle hizmetlerin aksamasının önüne geçilirken araç filosunun verimliliği korunuyor. Kırsal hizmetler müdürlüğünden yapılan açıklamada, kendi kaynaklarını üretim gücüne dönüştürerek ekonomik tasarruf sağlamanın yanında hizmet kalitesini de artırmayı hedefledikleri belirtildi.
Muğla Vali Akbıyık: "Teknoloji bağımlılığı toplumu tehdit ediyor" Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, son yıllarda toplumda çok değişik alanlarda bağımlılık konusunda yaşanan artış sonrası ‘Hatalardan kurtulma projesi’ olarak da adlandırdıkları ‘Arınma’ projesi çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Vali Akbıyık, ilgili kurumlar ile işbirliği içinde devam eden proje çerçevesinde uyuşturucu kadar teknoloji bağımlılığının toplumu tehdit ettiğini açıkladı. "Bağımlılığın en tehlikelisi teknoloji bağımlığı" Bağımlılık denilince akla sadece uyuşturucu gelmemesi gerektiğinin altını çizen Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, "Bizim projemiz Bakanımızın da talimatlarıyla ‘Arınma projesi’ koyduk adını. Her insan hata yapabilir. Hatalarımızdan kurtulma projesi diyelim. Özelinde de madde bağımlıları, teknoloji bağımlıları, yani sadece uyuşturucu gelmesin aklınıza. Uyuşturucu, alkol, işte ne bileyim teknolojik bağımlılık, başka bir sürü bağımlılık çeşitleri var. En önemlisi tabi tehdit eden toplumu, dünyayı teknoloji bağımlılığı ve uyuşturucu. Buna tabi mücadele bir üretimden, tüketimine kadar tüketenlerin yani talebinden, ardından talebine kadar her kesimde, her yerde mücadele etmek gerekiyor. Yani işte topluma sunumunda diyelim veya bu maddeyi tercih edenlere, ardından sınırdan itibaren sınırın ötesinde de güvenlik güçlerimiz her türlü tedbir alıyor. Burada işte kullanıcılara dönük de sürekli operasyonlar oluyor. İşte arkadaşlar çıkartıyor. Ama maalesef biz istesek de, istemesek de bağımlı olanlar da var. Bununla ilgili kuruluşlar var. YEDAM var mesela Yeşilay. Yine bizim madde bağımlılığına dönük Üniversitemizde de, Eğitim Araştırma Hastanemizde, Sağlık Müdürlüğümüzde de çalışmalar yapılıyor. Ama biz genel olarak bir toplumsal farkındalık tabi oluşturmak istiyoruz. Onların sosyal hayatta kazandırılması, istihdam sağlanması, işte insan neyle uğraşırsa bence o konuda uzmanlaşır. Mesela bunları spora yönlendirebiliriz. Çeşitli eğitimlere yönlendirebiliriz. Tüm kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla beraber bu çerçevede neler yapabiliriz onu eğitimde farkındalık oluşturmaya, yine somut sonuçlara kadar projeler yapıyoruz" dedi. "Teknoloji bağımlılığı hayal edemeyeceğimiz düzeyde" Bağımlılık alanında en önemli sıkıntının uyuşturucun yanında teknoloji bağımlılığı olduğunu belirten Vali Akbıyık, "En önemlisi tabi uyuşturucu ve teknoloji bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı, internet bağımlılığı. Bu toplumda bizim hayal edemeyeceğimiz düzeyde. Uyuşturucunun hepimiz farkındayız. Toplumsal olarak da kurum kuruluşlarımızla mücadele etmeye çalışıyoruz. Ama telefon bağımlılığı had safhada artık çocuklarımız kitap okumuyor. Herkes internet bakıyor, TikTok bakıyor, işte ne bileyim sanal dünyada geziyor. Kimse gerçek hayatı görmüyor. Muğla’nın bu güzelliklerini görmüyorlar. Onun için onları da bizim esas çoğunluk kalabalık kesim orası. Yani hepimiz farkında olmadan bağımlı olmuş olabiliriz. Nedir? Aile içerisinde iletişiminiz azalıyorsa, işte okulla ilgili iletişiminiz azalıyorsa, bazı çocuklar yemek yemeyi unutuyor şey bakmaktan, oyun oynamaktan ya da diğer bağımlılıklardan. Hedefimiz doğal olana, normal olana. Bizim tarihimiz, kültürümüz, değerlerimiz içerisinde insanımızı tutabilmek" dedi.