ASAYİŞ - 19 Nisan 2026 Pazar 11:20

Bursa’da dev operasyon: 46 bin içimlik uyuşturucu ele geçirildi

A
A
A
Bursa’da dev operasyon: 46 bin içimlik uyuşturucu ele geçirildi

Bursa’da jandarma ekiplerinin uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar sonucu bir şüphelinin üzerinde yapılan aramada, yüksek miktarda sentetik uyuşturucu madde ele geçirildi.


Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda durdurulan şüpheli şahsın üst aramasında, paket içerisinde A4 kağıdına emdirilmiş halde 37 parça sentetik kannabinoid bulundu. Ele geçirilen maddenin toplamda yaklaşık 46 bin içimlik olduğu belirlendi.


Gözaltına alınan şüpheli hakkında adli işlemler başlatılırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.


Bursa İl Jandarma Komutanlığı, uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Varank: "Türkiye Yüzyılı’nı mazlum milletler için de inşa etmek mecburiyetindeyiz" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Türkiye’nin savunma sanayisi ve enerji alanındaki tam bağımsızlık mücadelesine dikkat çekerek, kazanımların dünyada adaleti sağlamak ve mazlum milletlere umut olmak için kullanılacağını vurguladı. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İhtisas Akademisi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti, İstiklal Marşı ve tanıtım klibinin izlenmesiyle başladı. TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel’in açılışını yaptığı programa; AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, TÜGVA Zonguldak İl Başkanı Yusuf İslam Karakurt, davetliler ve öğrenciler katıldı. Kürsüye gelen TBMM Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, vakfın gençleri dijital ekranlardan uzaklaştırıp hayatla buluşturan misyonuna teşekkür ederek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji yıkım için değil adalet için kullanılmalı çağrısı Teknolojinin kullanım amacının önemine değinen Varank, ABD ve İsrail’in yüksek teknolojiyi katliam ve yıkım için kullandığını hatırlattı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara da işaret eden Varank, teknolojinin gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin altını çizdi. Diziler, sosyal medya ve televizyon yayınlarının toplum üzerindeki etkisini araştırmak üzere Meclis’te tüm partilerin katılımıyla yeni bir komisyon kurulacağını açıklayan Varank, "Mesela aileler olarak akşamları ekranın karşısına geçtiğimizde o 3,5 saatlik, 3 saatlik dizileri izlerken çocuğumuzun ne yaptığının farkında olmamız lazım. Bu dizilerin bu kadar uzun sürmesi doğru mu değil mi? Bu dizi senaryolarının böyle yazılması doğru mu değil mi? Bunların tamamını değerlendirmemiz, buna göre hareket etmemiz ama radikal olmamız lazım. Eğer birtakım hususların yasaklanması gerekiyorsa bundan da çekinmememiz lazım." dedi. "Kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, dünya lideri Türkiye var" Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma serüvenine dikkat çeken Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2004 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında aldığı kararı hatırlattı. Körfez’deki ateş çemberinde ülkelerin savunma zaafları yaşadığına dikkat çeken Varank, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2004 yılında askerlerimizin, bakanlarımızın olduğu bir ortamda dedi ki; ’Arkadaşlar bundan sonra eğer kendimiz yapamıyorsak hiçbir ürünü çok hayati olmadığı müddetçe satın almayacaksınız. Ya oturup bunu kendiniz yapacaksınız, kendiniz üreteceksiniz ya da ben bunun satın alınmasına müsaade etmeyeceğim.’ İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği o kararla bugün artık yüzde 80’in üzerinde dışa bağımlılığını ortadan kaldırmış, kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, ihraç edebilen hatta ve hatta bunların bazılarında dünya lideri olan bir Türkiye var." ifadelerini kullandı. "Ekonominin her alanında kendi bağımsız siyasetinizi oluşturmanız lazım" Bağımsızlık vizyonunun sadece savunma sanayisi ile sınırlı olmadığını ifade eden Varank, enerjideki yerlileşme hamlesine Zonguldak’ı örnek gösterdi. Yabancı şirketlere devasa paralar ödemek yerine Türkiye’nin kendi sismik ve sondaj filolarını kurduğunu belirten Varank, bu sayede Sakarya Gaz Sahası’nda tarihi keşfin yapıldığını hatırlatarak, "Yabancı ülkelerin büyük masraflarıyla burada 2-3 sondaj yapabilirken kendi filomuzu kurarak bunun 5 katı, 6 katı, 7 katı çalışma yapabildik ve günün sonunda işte Sakarya bölgesinde gazımızı keşfettik. Eğer devletimiz o limanı inşa etmemiş olsaydı, eğer oradaki endüstri bölgesi inşa edilmemiş olsaydı, bakın bugün itibariyle bile biz o gazı karaya çıkaramazdık, kullanamazdık" şeklinde konuştu. "Adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" Savunma sanayisi ve teknolojideki dev projelerin ardında yaş ortalaması 30’un altında olan gençlerin bulunduğuna dikkat çeken Varank, inşası süren ’Türkiye Yüzyılı’nın sadece ülkenin kendi refahı için tasarlanmadığını kaydetti. Dünyadaki zulümlerin son bulması ve adaletin tesis edilmesi için mevcut kazanımların bir araç olacağını belirten Varank, "Türkiye yüzyılını inşa edeceğiz diyoruz. Türkiye yüzyılını biz sadece Türkiye için inşa etmek de istemiyoruz. İşte etrafımızda yaşanan bu katliamları görüyorsunuz. Zulümleri görüyorsunuz. Eğer bu zulümleri durdurmak gerekiyorsa eğer mazlum milletler ve devletler ya dünyada artık adalet gelmeyecek mi diye sorduğunda sizin gözünüzün içine bakıyorsa işte biz Türkiye yüzyılını sadece kendimiz için değil o mazlum milletler ve devletler içinde inşa etmek mecburiyetindeyiz. Nasıl birileri teknolojisini, sanayisini, ekonomisini katliam yapmak için kullanıyorsa işte biz de teknolojimizi, ekonomimizi ve kazanımlarımızı adaleti getirmek için kullanmak mecburiyetindeyiz. Biz inanıyoruz ve biliyoruz ki siz değerli genç kardeşlerimiz Türkiye yüzyılını inşa edecekler. İnşallah adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Program soru cevap şeklinde devam etti.
Antalya Antalya’daki teleferik kazası davasında karar açıklandı: 8 sanığa hapis cezası Antalya’daki teleferik faciasına ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Heyet, dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de aralarında bulunduğu 4 sanık hakkında beraat kararı verirken, 4 sanığı bilinçli taksir, 4 sanığı ise taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan farklı sürelerde hapis cezasına mahkum etti. Antalya’da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada karar duruşması görüldü. Savcının 7 sanık hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan mahkumiyet, dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında beraat talep ettiği davada, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafların son beyanlarının ardından kararını açıkladı. Konyaaltı ilçesindeki Sarısu mevkiinde bulunan teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen, 1 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın karar duruşmasına Okan E., Aziz A., Ahmet Buğra S., Mesut Kocagöz, Serkan Y. ve Hüseyin A. ile taraf avukatları ve yakınları katıldı. Karar duruşmasında sanık avukatları ile müşteki vekilleri son kez söz aldı. Sanıklar, önceki savunmalarını tekrar ettiklerini belirterek beraatlerini talep ederken, müşteki tarafı ise olayda kusuru bulunan sanıkların cezalandırılmasını istedi. Sanıklar beraat talebinde bulundu Davada tutuksuz olarak yargılanan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, mütalaaya ilişkin savunmasında, "Beraatimi talep ediyorum, mütalaaya katılıyorum" dedi. Ahmet Buğra S. ise, "Mütalaayı kabul etmiyorum. Genel müdür vekili olarak görev yaptığım dönemde yetkin personel görevlendirilmişti. Teleferik işletmesinde konunun uzmanı bir müdür ile işletme yetkilisi bulunuyordu. Olay günü sahada herhangi bir yetkim ve operasyona ilişkin bir görevim yoktu, varsa yalnızca idari yetkim vardı. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. Okan E. de savunmasında, "Mütalaaya katılmıyorum. 2017 yılından bu yana kurulu olan tesiste 2022 yılının Ağustos ayında işe başladım. Benden beklenen hususları üst kuruma ilettiğimi düşünüyorum. Arıza kaydını bildirmediğimiz söyleniyor ancak söz konusu kayıt, 2017 yılından bu yana mevcut olan bir arıza kaydıdır. Benden önceki arıza formlarından sorumlu tutulamam. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı. "İyi ki sistemi durdurmuşum" Serkan Y. ise, "İyi ki sistemi durdurmuşum, durdurmasaydım daha büyük bir kazaya sebebiyet verecekti. Yangın ihbarı geldiği için durdurdum. İnsanlar yanarak can vermesin diye sistemi yeniden çalıştırdım. Çalıştırmasaydım bu kez neden çalıştırmadığım sorgulanacaktı. Teleferiğe yönelik bakım kapsamında yapılacak işlemler başlangıçta 220’yi aşkın kalemden oluşuyordu. Daha sonra bu sayı önce 156’ya düşürüldü, ardından 19 kalem iş için seçim sonrasını işaret ettiler. Seçimden sonra yapılacağı söylendi, araya bayram girdi ve yapılmadı. Suçsuz olduğumu düşünüyorum. Ben lise mezunuyum, üniversite mezunu değilim. Beni oraya müdür olarak görevlendirdiler. Arıza denilen husus 2017 yılından bu yana mevcut ve bu durum mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporlarında da yer alıyor. Beraatimi istiyorum" dedi. Hüseyin A., "Beraatimi talep ediyorum" derken, Aziz A. da "Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, beraatimi istiyorum" dedi. Mahkeme heyeti tarafından son sözü istenilen tutuksuz yargılanan sanıklar, beraatini talep etti. Savcı mütalaasında 7 sanık için mahkumiyet istemişti Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E., Serkan Y., Suphi K. ve Edip Kemal B. hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan mahkumiyet talep etmişti. Savcı, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile K.K., O.K., H.A. ve A.A. hakkında ise aynı suç yönünden beraat istemişti. Savcı ayrıca, tüm sanıklar hakkında ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçundan beraat talebinde bulunmuştu. Ek bilirkişi raporu dosyaya girmişti Davanın önceki celsesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştu. Raporda Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E. ve Serkan Y.’nin birinci derecede, Edip Kemal B.’nin ise ikinci derecede sorumlu olduğu değerlendirmesine yer verilmişti. Raporda, Suphi K. ile Kazım K. hakkında kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından ise görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaati paylaşılmıştı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz bakımından ise kaza tarihinde resmi görevi bulunmadığı, kaza öncesindeki süreçteki etkisi ve sorumluluğunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmişti. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, tarafların son beyanlarının ardından hükmünü açıkladı. Heyet, ’taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle Edip Kemal B., Mesut Kocagöz, Hüseyin A. ve Aziz A. hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme, Kazım K. ile Orhan K.’yi aynı suçtan 3 yıl 4’er ay, Özgür E.’yi 4 yıl 2 ay, Serdar T.’yi 5 yıl hapis cezasına mahkum etti. Ahmet Buğra S., Okan E., Serkan Y. ve Suphi K. ise ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, 8 sanık hakkında hüküm kurarken iyi hal indirimi hükümlerini de uyguladı. Mahkeme ayrıca, tüm sanıklar hakkında ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçundan suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Karara karşı 2 hafta içinde itiraz yolunun açık olduğu bildirildi. Olayın geçmişi Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen 1 kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabinde bulunan 2’si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 12 sanığın, ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ ile ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçlarından 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edilmişti.