GÜNDEM - 01 Şubat 2026 Pazar 10:40

Bursa’da Afet Koordinasyon ve Afet Köy Projesi

A
A
A
Bursa’da Afet Koordinasyon ve Afet Köy Projesi

6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü yaklaşırken Osmangazi Belediyesi, afetlere hazırlık çalışmalarını hızlandırıyor. Belediye Başkanı Erkan Aydın, Çukurca’da 17 bin metrekarelik alanda afet koordinasyon merkezi kurulduğunu, burada kesintisiz iletişim için kuleler, internet altyapısı, simülasyon merkezleri ve ilk yardım eğitim salonlarının yer alacağını açıkladı. Çeltik ve Yeniceabat mahalleleri arasındaki 53 bin metrekarelik alanda kurulacak Afet Köy’ün kentsel dönüşüm sırasında da kullanılacağını belirten Aydın, afet arama kurtarma alanında Osmangazi Belediyesi olarak akreditasyonda birinci sınıfa yükseldiklerini AFAD ve Kızılay ile koordineli olarak çalıştıklarını söyledi.


Kahramanmaraş’ın Elbistan ve Pazarcık ilçelerinde 9 saat arayla meydana gelen 7.6 ve 7.7 büyüklüğündeki asrın felaketi olarak bilinen 6 Şubat 2023 depremlerin üzerinden 3 yıl geçti.


14 şehri etkileyen, binlerce evin yıkılıp on binlerce vatandaşın hayatını kaybettiği depremin yarasını Türkiye sarmaya devam ederken Bursa Osmangazi Belediyesi de afetlere karşı kapsamlı projelerini kamuoyuna duyurdu. Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Asrın felaketi" olarak anılan Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan iletişim ve koordinasyon sorunlarını hatırlatarak, Bursa’nın deprem kuşağında yer aldığını ve bu nedenle hazırlıkların öncelikli olduğunu vurguladı.



Çukurca’da 17 bin metrekarelik afet koordinasyon merkezi


Kahramanmaraş depremlerinde kendisinin de 21 gün kaldığını, asrın felaketini yaşadığını belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, depremde hayatlarını kaybeden vatandaşların geride kalan yakınlarına bir kez daha başsağlığı diledi.


Göreve gelir gelmez öncelikli olarak depremle ilgili çalışmalara başladıklarını aktaran Erkan Aydın, Çukurca’da 17 bin metrekarelik alanda kurudukları afet koordinasyon merkezinin afet anında kesintisiz iletişim sağlayacak kuleler, internet altyapısı, simülasyon merkezleri ve ilk yardım eğitim salonlarıyla donatıldığını söyledi.


Burada hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik afet eğitimleri verileceğini aktaran Başkan Aydın, "Depremde WhatsApp mesajlarının günler sonra ulaştığını gördük. Bu kez kesintisiz iletişim için özel kuleler kuruyoruz. Çukurca’daki 17 bin metrekarelik alan için afet koordinasyon merkezi olarak bakanlıktan kamu yararı izni de geldi ve burada özellikle afet anında kesintisiz iletişim internet kuru gıda stoku deprem ve diğer afetlerle ilgili simülasyon merkezleri ilk yardımda eğitilecek insanlar için seminer salonlarını inşa etmeye başladık" dedi.



Mahalle konteynerleri


Osmangazi ilçesindeki çeşitli mahallelere afet konteyneri yerleştirdiklerini, bu konteynerlerin ise tam donanımlı olacağını belirten Erkan Aydın "Konteynerlerin içinde kadın-erkek tuvaleti, hijyen malzemeleri, telefon bataryası, çadır ve beton delici gibi ekipmanlar bulunacağını söyledi. Büyük mahallelere 32 metrelik konteynerler yerleştirilirken, küçük mahallelere daha küçükleri konulacağını aktaran Başkan Aydın, bu yıl 100 afet koordinasyon merkezi hedeflendiğini, 10’unun tamamlandığını, 45’inin ise yolda olduğunu söyledi. Aydın, "Bizim konteynerlerin özelliği büyük mahallelerde 32 metrelik, içinde kadın erkek tuvaletinden, telefon bataryasından, hijyenik malzemelerden çadıra ve beton delicisi keskisine kadar her şeyin olduğu tam teşekküllü konteynerler. Bunların anahtarlarını muhtarlara teslim ediyoruz. Ancak afet durumunda kimin sağ kalacağını bilemediğimiz için de mahallelerde gönüllülere eğitimler veriyoruz. Bu sene içerisinde bu Afet Koordinasyon Merkezleri’nin sayısını yaklaşık 100’e çıkartmayı planlıyoruz. 10 tanesini koyduk. 45 tanesi birkaç ayın içerisinde geliyor. Küçük mahallelere daha küçüklerini koyarak Osmangazi’nin 136 mahallesinde afet acil müdahale istasyonlarını, bu konteynerleri tamamlayacağız" dedi.


Afet Koordinasyon Merkezi’nde kurulacak kulelerle de kesintisiz iletişim sağlayacaklarını aktaran Aydın, "Biliyorsunuz depremde bunu çok yaşadık atılan whatsapp mesajları üç - beş gün bir hafta sonra ancak ulaştı. Bunları yaşamamak adına da bu konuya öncelik veriyoruz. Malumunuz Bursa deprem bölgesi olan ovanın üzerinde 60 - 70 yılda çok hızlı ve kaçak yapılaşma ile çarpık kentleşme oluştuğu bir şehir, biz de umarım geç olur bu afet, ona hazırlık adına bütün çalışmalarımızı yapıyoruz" şeklinde konuştu.



Arama kurtarma ekibi


Osmangazi Belediyesinin arama kurtarma ekiplerinin, sertifikalı köpekleriyle birinci sınıf afet müdahale seviyesine yükseldiğini aktaran Aydın, Kahramanmaraş depreminde görev yapan köpekler sayesinde birçok hayatın kurtarıldığını söyledi. Belediye olarak arama kurtarma alanında birinci sınıfa yükseldiklerini belirten Aydın, AFAD, Kızılay, valilik ve kaymakamlıkla koordineli olarak çalıştıklarını belirtti. Başkan Aydın "Koordinasyon eksikliği yüzünden çok can kaybı yaşandı. Biz bu hataları tekrar etmeyeceğiz" diye konuştu.


Afet müdahale konusunda Osmangazi Belediyesi olarak birinci sınıf olabilmek için gereken tüm şartları yerine getirdiklerini anlatan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Biliyorsunuz bu afet müdahale birimlerinde sınıflandırmalar var. Biz şu anda arama kurtarma köpekleri ile botla Osmangazi‘de deniz yok ama sel olabilir başka afetler olabilir başka yerlere acil destek ihtiyacı olabilir biz birinci sınıf olmak için gerekli bütün şartları şu anda yerine getirdik. Köpeklerimiz Sındırgı depremine ilk giden köpeklerimizden oldu çünkü bunlar hem sertifikalı hem eğitimli ve birçok hayat da kurtarıyor, depremlerde şahit olduk. Şu anda biz en üst seviyede afet müdahale konusunda birinci sınıfa çıkmış durumdayız. AFAD‘la koordine halindeyiz Kızılay’da koordine halindeyiz. Valilik, kaymakamlıkla ve diğer devlet kurumlarıyla da koordine halindeyiz. Çünkü o koordinasyonu yapamadığınız da acil müdahale olmuyor ve ilk etapta çok fazla can kurtarabilecekken bu koordinasyonsuzlukta maalesef can kayıpları sayısını arttırıyor. Bunu biz Maraş depreminde, 6 Şubat depreminde yaşadık. Bunlar üzerine de gerçekten iyi bir ekibimiz var ve çalışıyoruz kısa sürede orayı bitirdiğimizde burada çadır üretimi, konteyner üretimi, eğitimler, simülasyon merkezleri özellikle çocukları oralara getirip sadece deprem değil diğer afetlerle ilgili de neler yapılır karşılaşılabilir ve ilk olarak acil olarak nasıl bundan kurtulup mücadele edebilir bunların eğitimini hedefliyoruz. Bittiğinde gerçekten Türkiye’de sayılı örneklerinden birisi olacak" dedi.



53 bin metrekarelik Afet Köy Projesi


Deprem sonrası Osmangazi ilçesinde depremzede vatandaşların toplanmaları için Çeltik - Yenicebat mahalleleri arasında 53 bin metrekarelik alan içerisinde Afet Köy oluşturacaklarını aktaran Erkan Aydın kentsel dönüşüm sırasında da vatandaşların kiralık ev aramak yerine Afet Köy’de kalabileceklerini söyledi. 53 bin metrekarelik Afet Köy projesinin detaylarını aktaran Erkan Aydın, "Şu andaki kentsel dönüşümle ilgili bürokratik işlemleri aşabilirsek başladığımızda malumunuz bu 2 - 2.5 yıl kadar sürebiliyor. Devletin verdiği kira desteği belli. Bugün vatandaşlarımız Demiryolu Caddesi altında bir yerde kiraya çıktıklarında bile en az 20 bin TL kira ödemek zorunda kalıyor. Biz Afet Köy Projesi’yle kentsel dönüşüm sırasında vatandaşlarımız kiralık yer aramasın, gelsin bizim o yapacağımız afet köyümüzde 2 yıllık sürede devletin verdiği kira yardımının üzerine para almadan konaklamasını yapsın. Konutu bitince de tekrar kendi konutuna girsin diyoruz" dedi.


Çeltik ve Yeniceabat mahalleleri arasındaki 53 bin metrekarelik alanda kurulu projeyi etap etap yapacaklarını anlatan Aydın, "Tabii bir anda hepsini yapmamız mümkün değil. Burası kentsel dönüşüm anında da kullanılacak. Allah geçinden versin eğer bir afet olursa afet köyünde maksimum seviyede konaklamayı artıracak şekilde olacak. Şimdi bir aileye bir konteyner olarak ya da bir prefabrik ev olarak planlıyoruz ama afet durumunda konaklayacak sayısının daha da fazlalaştırılabileceği afet köyü projemiz ile ilgili de çalışıyoruz çünkü afetin ne zaman nasıl geleceği hangi saatte geleceği belli değil. Tam olarak bittiğinde birkaç bin kişinin yaşayabileceği anlık olarak daha sonra büyütebileceğimiz alanlar içerisinde planlama yapıyoruz" diye konuştu.



Bursa’da Afet Koordinasyon ve Afet Köy Projesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da bahar hareketliliği: Fide satışları başladı Van’da hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte tarım ve bahçecilik sezonu açılırken, fide ve sebze tohumu satışlarında ise yoğunluk yaşanmaya başladı. Van ve çevresinde bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesi üzerine vatandaşlar ekim dikim işlerine hız verdi. Kırsal kesimde yaşayan köylüler arazileri ve bahçeleri için fide temin ederken, şehir merkezinde ikamet eden vatandaşlar ise evlerinin bahçeleri ile balkonlarındaki saksılarda yetiştirmek üzere fide satıcılarına yöneldi. Piyasadaki fide fiyatları türüne göre 10 ile 30 TL arasında alıcı buluyor. Satış noktalarında en çok ilgiyi ise domates, biber, salatalık, soğan, patlıcan ve çilek fideleri görüyor. Üreticiler ve satıcılar, havaların daha da ısınmasıyla birlikte talebin artarak devam etmesini beklediklerini ifade etti. "101 çeşit ürünle sezona başladık" Fide satışı yapan esnaf İsmail Çınar, havaların ısınmasıyla birlikte sezonu açtıklarını belirtti. Vatandaşın kendi ürettikleri yerli tohumlara rağbet gösterdiğini ifade eden Çınar, "Normalde sezonumuz 10 Nisan’da başlıyor ve 15-20 Haziran gibi sona eriyor. Havaların ısınmasıyla birlikte ’hayırlı olsun’ diyerek başladık. Yaklaşık 1,5-2 ay süren bir sezonumuz var. Fidelerimiz Antalya, Mersin ve Baykan’dan geliyor; ancak kendi seçtiğimiz tohumlardan Van’da ürettiğimiz fidelerimiz de mevcut. Domates, biber ve salatalık en çok tercih edilenler arasında. Yeşilliklerden meyveye kadar hemen hemen 101 çeşit ekilecek ürünümüz bulunuyor" dedi. Tohum seçiminde titiz davrandıklarını dile getiren Çınar, "Kendi seçtiğimiz tohumları kullandığımız için müşterilerimiz her sene sonuçtan çok memnun kalıyor, bu konuda şanslıyız. Fidelerimiz genelde apartman balkonlarındaki saksılara, ev bahçelerine dikiliyor" diye konuştu.
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi.Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.Zanlılar tutuklandıŞüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.Anne ve baba DNA örneği verdiYapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu."Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi."Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu."Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli.""İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı."Kolunda 80 bin liralık saati vardı"Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi.Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde, ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta. İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak" dediği kaydedildi.Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E., yaralanmıştı.Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti.Öte yandan olay öncesi Rüzgar E’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E., ile cep telefonu üzerinden görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E’nin "Annen sana kurban olsun annen göz yaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemlimi. Sence ben sözümden geri döner miyim. O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği görüldü.Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
Giresun Yöre halkı maden kirliliğine karşı ses yükseltti Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren ve dereye atık su deşarj ettiği gerekçesiyle ceza kesilen maden işletmesine vatandaşlar tepki gösterdi. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik Şirketi’ne yönelik tepkiler sürüyor. Çatalağaç Deresi’nde kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle daha önce de iki kez ceza uygulanan işletmeye, son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerin ardından 2 milyon 517 bin lira idari para cezası kesildi. Yapılan incelemelerde, işletmeye ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğinin tespit edildiği bildirildi. Yaşanan çevre kirliliğine tepki gösteren vatandaşlar ise CHP’nin çağrısıyla Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde bir araya geldi. Bölge halkı, çevre tahribatı nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulanan para cezalarının yaşanan zararı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Yöre halkından Esra Aydın, yaşam alanlarının büyük zarar gördüğünü belirterek, "Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Her yer heyelan. Kesilen cezalar bizim yaşam alanımızı geri vermiyor. Onlar cebini doldurup memleketine gidecek, çocuklarına ekmek götürecek ama biz çocuklarımıza ve torunlarımıza zehir bırakacağız. İleride çocuklarımız ‘Bu memlekette hiç mi kimse yoktu? Bu memleketi neden bu hale getirdiler?’ diye sormayacak mı? Maden atık suları bahçelerimizin içinden geçiyor. Kokudan kapıya çıkamıyoruz" dedi.