EKONOMİ - 19 Şubat 2026 Perşembe 14:58

BTSO ve GEN Türkiye’den ‘Girişimcilik’ buluşması

A
A
A
BTSO ve GEN Türkiye’den ‘Girişimcilik’ buluşması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, teknolojik dönüşümün baş döndürücü bir hızla gerçekleştiğini belirterek, "Geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil." dedi.


Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, girişimcilik ekosisteminde farkındalık oluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. BTSO ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği’nde "Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri" başlıklı panel ve Open House Meeting oturumları düzenlendi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, girişimcilik ekosisteminin dünyadaki gelişimine yönelik önemli bilgiler aktardı. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin hızlandığını ifade eden Burkay, "Dijitalleşme hayatın her alanını dönüştürüyor. Rekabet ortamı öngörülebilir olmaktan çıktı; belirsizlik artık yeni normalimiz oldu. Eskiden başarıyı metrekareyle ölçerdik, bugün vizyonla ve hızla ölçüyoruz. Genç bir girişimci, bir bilgisayar ve güçlü bir fikirle küresel pazarlara ulaşabiliyor. Dolayısıyla geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil." ifadelerini kullandı.


"Yerleşik tüm dengeler bir anda değişebiliyor"


Yakın geçmişe kadar bir iş insanının kendi sektörünü ve rakiplerini tanımasının başarı için yeterli görüldüğüne dikkati çeken Başkan Burkay, "Beklenmedik bir teknolojik sıçrama ya da ezber bozan bir inovasyon, yerleşik tüm dengeleri bir anda altüst edebiliyor. İşte bu noktada bütün ezberleri bozan girişimciler devreye giriyor. Bugün genç bir girişimci, elinde bir bilgisayarla, internet bağlantısı ve sınırları zorlayan bir fikirle dev firmaların onlarca yılda kurduğu pazarlara bir gecede girmeyi başarabiliyor. Artık başarıyı vizyonla, hızla ve o parlak fikirle ölçüyoruz." dedi.


"Start-uplar devletlerle yarışır hale geldi"


Günümüzde start-up niteliğindeki yatırımların ekonomik büyüklükleriyle devletlerle yarışır hale geldiğine işaret eden İbrahim Burkay, "2000’li yılların başında dünyanın en değerli beş şirketi petrol ve finans devlerinden oluşurken, bugün bu listenin tamamı teknoloji ve veri odaklı şirketlerin elinde. Geleneksel bir otomobil markasının 50 yılda ulaştığı piyasa değerine, yazılım tabanlı bir elektrikli araç girişimi 5 yıldan kısa sürede ulaşabiliyor. Bizim geniş bir vizyonla hareket etmemiz lazım. Çünkü ileriyi görmek, güçlü olmaktır." ifadelerini kullandı.


Başkan Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin kalbi, bereketin adresi olduğunu belirterek, BTSO olarak bu tarihî sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini; sanayi devriminden dijital devrime geçişte öncü şehir olma hedefine önemli projelerle destek verdiklerini sözlerine ekledi.


"Risk almayı bu şehirde öğrendim"


GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın da Bursa’da bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Nevzat Aydın, "Bugün Bursa’da olmak benim için sadece profesyonel bir ziyaret değil, aynı zamanda kişisel bir eve dönüş. Gençlik yıllarım bu şehirde geçti. Risk almayı, kalıplara sığmamayı ve ‘yapılamaz’ denileni zorlamayı burada öğrendim. Sadece bir yatırımcı ya da GEN Türkiye Başkanı olarak değil, karakteri bu şehirde şekillenmiş biri olarak duruyorum." diye konuştu.


"Önümüzdeki 4-5 yıl çok daha hızlı ve acımasız olacak"


Girişimcilik ekosisteminin belirli merkezlerle sınırlı kalamayacağını belirten Aydın, "İş yapış şekillerini kökten değiştirecek dönüşümün tam eşiğindeyiz. Girişimcilik yalnızca İstanbul’da bir zümrenin işi olamaz. Bu anlamda Bursa çok önemli bir şehir. Bursa demek, Türkiye’nin üretim omurgası, sanayi, çarkların işlemesi, somut değer katma demek. Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerle entegre olamazsak oyunun dışında kalırız. Artık eski hantal yapılara gerek kalmayacak insan gücüne dayalı ağır operasyonlar tarihe karışacak. Sadece iki-üç kişiyle yönetilen milyar dolarlık şirketlerin mikro unicornların dönemi başlıyor. Bursa’nın sağlam üretim tecrübesi bu yeni nesil teknolojilerle ve yapay zeka ile entegre edemezsek maalesef oyunun dışında kalırız. Önümüzde 4-5 yıl içinde çok daha hızlı ve acımasız bir dönüşüm var. Hazır olanlar büyüyecek, hazır olmayanlar geride kalacak." diye konuştu.


‘Üretimde yeni dönem’


Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem’in üstlendiği "Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri" başlıklı panel gerçekleştirildi. Üretimde yaşanan dönüşüm, yeni iş modelleri, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sanayiye etkisi ile girişimcilik ekosisteminin geleceği panelde kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programın ikinci bölümünde ise girişimcilerin mentörlerle bir araya geldiği Open House Meetingi etkinliği gerçekleştirildi.



BTSO ve GEN Türkiye’den ‘Girişimcilik’ buluşması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Uzm. Dr. Akdemir: "Nefes darlığı olan hastalar pulmoner rehabilitasyon programları ile egzersiz yapabilirler" Manisa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Selim Erkan Akdemir, "Nefes darlığı olan kronik solunum sorunlu hastalar pulmoner rehabilitasyon programları ile güvenli bir şekilde egzersiz yapabilirler" dedi. Manisa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Selim Erkan Akdemir Pulmoner Rehabilitasyon Haftası kapsamında bilgilendirmelerde bulundu. Pulmoner rehabilitasyonun nefes darlığı yaşayan hastalar için planlanan kapsamlı bir sağlık programı olduğunu belirten Uzm. Dr. Akdemir, "Nefes darlığı yaşayan, günlük aktivitelerde çabuk yorulan bireyler için özel olarak planlanan kapsamlı bir sağlık programıdır. Bu programın temel amacı, hastaların hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha güçlü hissetmesini sağlamaktır. Egzersizlerden eğitime, beslenme danışmanlığından psikolojik desteğe kadar pek çok basamağı içerir. Genellikle haftada birkaç kez uygulanan bu programlar, kişinin ihtiyacına göre birkaç hafta ya da ay sürebilmektedir" dedi. Pulmoner rehabilitasyon hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Akdemir, "Nefes darlığı, günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanma, yaşam kalitesinde azalma ve/veya egzersiz kapasitesinde kısıtlılığı olan tüm solunum hastalarına pulmoner rehabilitasyon uygulanabilmektedir. Pulmoner rehabilitasyon, her yaştaki solunum hastalarına rehabilitasyon ünitelerinin özelliklerine bağlı olarak hastanede, ayaktan ya da evde uygulanabilmektedir. KOAH (Kronik obstrüktif akciğer hastalığı) başta olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları, nöromusküler hastalıklar, akciğer nakli öncesi ve sonrası, akciğer kanseri, obezite ilişkili tüm akciğer hastalıklarında pulmoner rehabilitasyon programı başarı ile uygulanabilmektedir. Hastalığa bağlı gelişen nefes darlığı ve fonksiyonel yetersizliği ortadan kaldırması, hastalığın ilerlemesini önlenme, egzersiz toleransının artırılması, sağlık durumunun iyileştirilmesi, komplikasyonların önlenmesi ve tedavisi, hastalık atak sayısının azaltılması ve atak şiddetinin hafifletilmesi, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, hastaneye başvuru sıklığı ve yatış süresinin azaltılması sonucunda sağlıkla ilişkili harcamaların azaltılması, sağ kalımda artış sağlamasıdır. Pulmoner rehabilitasyonun en önemli ve temel bileşen egzersiz eğitimidir. Bireyin ihtiyaçları doğrultusunda diğer bileşenler de hasta ve ailesinin eğitimi, vücut kompozisyonunun değerlendirilmesi gerekli olgularda beslenme desteği, psikososyal destek, nefes darlığı ile baş edebilme yöntemleri, iş-uğraşı tedavisi, enerji koruma yöntemleri vb. pulmoner rehabilitasyon programlarında yer almaktadır." dedi. Pulmoner rehabilitasyon ile güvenli şekilde egzersiz yapılabileceğini belirten Uzm. Dr. Akdemir, "Nefes darlığı olan kronik solunum sorunlu hastalar pulmoner rehabilitasyon programları ile güvenli bir şekilde egzersiz yapabilirler. Kronik akciğer hastalarında nefes darlığı ve/veya yorgunluğun neden olduğu günlük yaşamdaki hareketsizlik; kemik ve kas içeriğinin, kalp ve akciğer fonksiyonlarının, hareket yeteneğinin gittikçe azalmasına neden olur. Egzersiz ile kas kuvveti artar, kas dayanıklılığı artarak daha uzun mesafeler yürünebilir, kas ve eklemler daha iyi hareket eder, gevşemeyi sağlar, daha güçlü ve enerjik hissedilir, kalbin çalışması iyileşir, nefes darlığı azalır. Pulmoner rehabilitasyon programı en az 8 hafta (toplam 24 seans) süre ile uygulanmalıdır. Egzersiz eğitimi bırakıldığında kazanımlar kaybedildiği için egzersiz alışkanlığının devam ettirilmesi gerekmektedir." ifadelerini kullandı.
Şırnak Şırnak’ta zabıta ekiplerinden tavizsiz "gramaj ve hijyen" denetimi Halk sağlığı için sahaya inen Şırnak zabıtası, pastane, fastfood ve fırınların imalathanelerini mercek altına aldı. Teknik standartlara uymayan işletmeler uyarılırken, denetimlerin 7 gün 24 saat süreceği bildirildi. Şırnak’ta vatandaşların sofrasına giren gıdaların güvenilirliği için denetimler sıkılaştırıldı. Şırnak Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları ortadan kaldırmak amacıyla şehir merkezindeki işletmelere yönelik geniş çaplı bir denetim gerçekleştirdi. Ekipler, fırın, pastane, restoran ve fastfood işletmelerinin özellikle müşteri tarafından görülmeyen imalathane bölümlerine odaklandı. Denetimlerde üretim alanlarının temizliği, personelin hijyen kurallarına uyumu ve kullanılan ekipmanların teknik uygunluğu tek tek kontrol edildi. Sadece temizlik değil, aynı zamanda vatandaşın ekonomik haklarını korumaya yönelik ürün gramajı kontrolleri de yapıldı. Satışa sunulan ekmek ve unlu mamullerin belirlenen standartlara uygunluğu hassas terazilerle ölçüldü. Standartların altında kalan veya hijyen eksikliği tespit edilen işletmelere uyarılar yapılarak, eksiklerin giderilmesi için yasal süre tanındı. Belediye yetkilileri, Şırnak halkının sağlıklı ve huzurlu bir şekilde alışveriş yapabilmesi için gıda kontrol mekanizmasının aralıksız işleyeceğini belirtti. Vatandaşların da karşılaştıkları olumsuz durumları belediyeye bildirmeleri çağrısında bulunuldu.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin, "Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Grup Toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve bölgede yaşanan sıcak çatışmalara ilişkin durumları değerlendirdiklerini belirtti. Hürmüz Boğazı’nda 15 adet Türk gemisinin beklediğini ve personelle irtibat halinde olduklarını ifade eden Uraloğlu, gemilere herhangi bir saldırı olmadığını ve personelin sağlık durumlarının iyi olduğunu sözlerine ekledi. "Hava trafiğinde ciddi risk var" Bölgede yaşanan çatışmalar sebebiyle birçok ülkenin hava sahasını kapattıklarını ve bu riskin yönetilmesinin gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Hava trafiğinde ciddi risk var. O riskin yönetilmesi lazım. Özellikle Suriye’de, Irak’ta, İran’da ve İsrail’de hava sahası zaten kapalı. Diğer ülkelerde de yer yer kapanıyor. Bütün gayretimiz Umman’dan ve Suudi Arabistan’dan bölge ülkelere kara yolu ile gidip, Türk ve yabancı vatandaşları İstanbul’a, İstanbul üzerinden de diğer ülkelere gitmeleri noktasıdır. İlave seferler konusunda ilgili ülkelerle anlaştık. Seferler devam ediyor. Aksama yok. Diğer taraftan kara yolu noktasında da bir sıkıntı yok. Oradan da geçişler devam ediyor. İran’da kalan Pegasus ve Türk Hava Yolları’nın uçakları var. İki tane uçağı getirdik. Bir problem yok. Savaşın seyrine göre uçakların alınması söz konusu olacak. Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz. İhtiyaçlarının giderilmesi konusunda bir sıkıntı yok. Hürmüz Boğazı rahatlarsa onları da oradan çıkarmış olacağız. Şu an için herhangi bir saldırı yok" diye konuştu.