SAĞLIK - 19 Eylül 2025 Cuma 10:56

Alzheimer hastalığında erken teşhis hayat kurtarıyor

A
A
A
Alzheimer hastalığında erken teşhis hayat kurtarıyor

Halk arasında bilinen adıyla bunama türü olan alzheimer hastalığı, 65 yaş üstü bireylerde en sık görülürken, özellikle 85 yaşından sonra daha yaygın hale geliyor. Araştırmalara göre, bu yaş grubunda hastalığın görülme oranı yüzde 40-50’lere kadar çıkabiliyor.


Nilüfer Doruk Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, Alzheimer hastalığıyla ilgili önemli uyarılarda bulunarak erken teşhisin kritik rolüne dikkat çekti. Alzheimer’ın en önemli bulgusunun unutkanlık olduğunu vurgulayan Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, "Önceleri yakın geçmişe ait olayları unutan hastalar, ilerleyen dönemde geçmiş yaşantılarına dair hatıraları da hatırlamakta zorlanır. Bu durum, günlük yaşam aktivitelerini etkiler ve kişiyi zamanla başkalarının bakımına muhtaç hale getirir" dedi.


Nöroloji Uzmanı Dr. Yetiker, hastalığın kesin bir tedavisi bulunmadığını ancak erken tanı ve uygun ilaç tedavileriyle sürecin yavaşlatılabildiğini belirtirken, "Böylece hem hastaların yaşam kalitesi korunuyor hem de bakım verenlerin yükü hafifliyor" ifadelerini kullandı.


"Yaşlılıkla Karıştırılmamalı"


Unutkanlık ve hafıza problemlerinin yalnızca yaşlılıkla ilişkilendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Nilüfer Doruk Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, "Unutkanlık yaşlılığın doğal bir parçası gibi görülmemeli. Erken tanı hem hastalık sürecinde büyük fark oluturur hem de ailelerin yükünü hafifletir" diye konuştu.


Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, yakın çevresinde unutkanlıkla ilgili sorun yaşayan yakınları olan kişileri uyararak, Alzheimer konusunda ihmalkar davranılmaması ve nöroloji polikliniklerine başvurmaları gerektiğini belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.