GÜNDEM - 27 Ocak 2026 Salı 09:57

Afetlere karşı dirençli kentler Osmangazi’de konuşuldu

A
A
A
Afetlere karşı dirençli kentler Osmangazi’de konuşuldu

Osmangazi Belediyesi, "asrın felaketi" olarak hafızalara kazınan 6 Şubat depreminin yıl dönümü öncesinde, kent yaşamına ve toplumsal farkındalığa katkı sunan önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Afetlere Karşı Dirençli Kentler ve İletişim’ programı, katılımcılara hem bilgi dolu hem de ilham verici bir deneyim sundu.


Ördekli Kültür Merkezi’nde Sevda Kurul’un moderatörlüğünde düzenlenen programda, alanında uzman isimler bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Doç. Dr. Burcu Zeybek, "Afet ve Deprem Sürecinde İletişim ve Dezenformasyon" başlıklı sunumuyla, kriz anlarında doğru bilginin hayati önemini vurguladı. Dijital çağda yanlış bilginin yayılma hızına dikkat çeken Zeybek, sağlıklı iletişim stratejilerinin toplumun psikolojik dayanıklılığı üzerindeki etkilerini çarpıcı örneklerle aktardı.


"Teyide muhtaç bilgiyi etkileşim ağına sokmak yanlış"


Afetlerin öncesinde, sırasında ve sonrasında olmak üzere bölümlendirildiğinde her bir süreç için her alandan bilim insanının, yerel yöneticinin, idari mülki amirin yapacağı pek çok şey olduğuna değinen Doç. Dr. Burcu Zeybek, şu açıklamalarda bulundu:


"Artık dijital bir dönüşüm çağındayız, dolayısıyla sadece geleneksel medya değil dijitalde içerik ürettiğimiz tarafta da çok dezenformasyon ve krizin büyümesine açık bir ortam var. Çünkü orada herkes içerik üreticisi ve biz bunu 6 Şubat depreminde yaşadık. Arkası gelmeyen ihbarlar, dezenformasyon içeriklerin çok geniş ve etkileşimli bir şekilde yayıldığını gördük. Bu platformlarda, hem içerik tüketicisi, hem üreticisiyiz ama teyide muhtaç bilgiyi etkileşim ağına sokmak burada yanlış olan. Bu platformların kullanıcıları olarak görevlerimizde etik ve yasal çerçeveyi bilerek içerik üretiyor olmak gerek. Teyit edilmemiş bilgi, algoritmaya takılıyor. Biliyorsunuz, orada algoritma üzerinden yürüdüğü için çok daha geniş kitleye duyurulmasına imkan veriyoruz. Bu platformların algoritmalara göre işlediğinin farkında olmak lazım. İçerik seçtiğini, gölge banlama yaptığını biliyor olmak gerekiyor. Önce tüketici olarak, sonra içerik üreticisi olarak bunun farkında olmak ve yasal, etik çerçeveleri bilmek gerekiyor."


"Coğrafyanın şartlarını kabul etmeliyiz"


Programın bir diğer konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Tezer ise "Deprem ve Planlama Ekseninde Geçmişten Bugüne Antakya" başlıklı sunumunda, kentsel planlamanın tarihî gelişimi ile afetlere hazırlık arasındaki ilişkiyi ele aldı. Antakya üzerinden yapılan değerlendirmeler, katılımcılara hem geçmişten ders çıkarma hem de geleceğe yönelik çözüm önerileri üretme imkanı sundu.


13 yıldır Antakya üzerinde çalışmalar yaptığını söyleyen Tezer, sözlerinde şu ifadeleri kullandı:


"Antakya, Kahramanmaraş merkezli depremlerde merkeze uzak olmasına rağmen en büyük yıkımı yaşayan kentlerden biri oldu. Bu da bize şehir planlamasında, yapılaşmada ve denetimde ciddi hatalar yaptığımızı gösteriyor. Aslında depremle ilgili neyin doğru neyin yanlış olduğunu biliyoruz ama uygulamada sınıfta kalıyoruz. Doğa bize açık mesaj veriyor. Fay hatlarına, su kenarlarına, zemini zayıf alanlara yerleşmemek gerekiyor. Planlama mevzuatımız buna uygun ama planlama-uygulama-denetim zincirinin birbirinden ayrılmaması gerekiyor. Müteahhitlik ciddi bir teknik iş olmasına rağmen yeterince nitelikli yürümüyor. Bir de imar affı gerçeği var; Antakya’daki örnek bize en az 56 bin yapının affedildiğini gösterdi. Bu sadece Hatay’ın değil, tüm Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğu gerçeğini yüzümüze vuruyor. Özetle, Coğrafyanın şartlarını kabul edip, bilimi, teknolojiyi ve denetimi ciddiye alarak doğru yerlere, doğru şekilde yerleşmemiz şart."


Soru-cevap bölümüyle interaktif bir atmosfere dönüşen programda, izleyiciler merak ettikleri konuları uzman isimlere doğrudan yöneltme fırsatı buldu. Yoğun ilgi gören etkinlik, afetlere karşı bilinçli bir toplum oluşturma yolunda önemli bir adım olarak değerlendirildi.



Afetlere karşı dirençli kentler Osmangazi’de konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Minik arkeologlar tarihi Osmangazi’de keşfediyor Osmangazi Belediyesi, çocukların tarihe olan ilgisini artırmak ve bilinçli bireyler yetiştirmek amacıyla hayata geçirdiği ‘Minik Eller Arkeoloji Atölyesi’ projesiyle minikleri müzelerle buluşturup ardından arkeolojik kazı çalışmaları düzenliyor. Geçmişin izini süren minik arkeologlar, müze gezileri ve arkeolojik çalışmalarla hem öğreniyor hem de eğleniyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Minik Eller Arkeoloji Atölyesi’ projesi kapsamında 8-12 yaş aralığındaki öğrenciler, ilk olarak Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’ni rehber eşliğinde gezerek Bursa’nın fethi olan 1326 yılına yolculuk yaptı. Burada Bursa’nın yüzlerce yıl önceki haliyle ilgili bilgiler edinen öğrenciler, ardından o döneme ait bardak, çanak ve sikkelerin replikalarını toprak altından fırçalar yardımıyla arkeolojik yöntemlerle çıkarmayı öğrendi. Kazı çalışmasının ardından kil atölye çalışmasına da katılan çocuklar, hayal ettikleri bir objeyi tasarladı. ‘Minik Arkeologlar İş Başında’ projesiyle öncelikle çocukların tarih bilinci kazanmasını amaçladıklarını belirten Arkeolog Tolga Şevik, "Çocuklara Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’ni rehber eşliğinde gezdirerek Bursa’nın fethi olan 1326 yılına götürdük. Tarihi gezinin ardından çocukların kum havuzunda arkeolojik kazı çalışmasına katılmalarını sağladık. Kazı çalışmasında çocuklar, Bursa’nın yüzlerce yıllık tarihi eserlerinin birebir kopyalarının toprak altından çıkardılar. Yapılan çalışmalar sayesinde çocukların arkeolojik kazıların nasıl gerçekleştirildiği konusunda deneyim kazandı ve kazı sonrası katıldıkları kil atölyesinde de hayal güçlerini kullanarak istedikleri objeleri tasarladı" şeklinde konuştu. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Minik Arkeologlar İş Başında’ projesine katılan çocuklar ise keyifli bir gün geçirdiklerini dile getirdi.
Diyarbakır Kulp’ta hayat normale döndü Diyarbakır’ın Kulp İlçe Belediyesi yoğun kar yağışı sonrası cadde ve kaldırımlarda biriken kar yığınlarını kamyonlarla şehir dışına sevk etmesinin ardından ilçe merkezinde trafik ve esnaf hareketliliği yeniden başladı. Kulp’ta son günlerde etkisini gösteren yoğun kar yağışının ardından cadde ve sokaklarda biriken kar kütleleri, iş makineleri ve kamyonlarla kent dışına çıkarıldı. Kulp Belediyesi ekiplerinin yaptığı temizlik çalışmalarıyla birlikte yollar yeniden açılırken, araç trafiği ve esnaf hareketliliği normale döndü. Yoğun kar nedeniyle günlerce cadde kenarlarında biriken kar yığınları, hem araç parkını hem de ulaşımı olumsuz etkiledi. Özellikle ilçe merkezinde dükkanların önünde oluşan kar kütleleri, esnafın çalışmasını kısıtlamış, araç sürücüleri için de park alanı sıkıntısı oluşturmuştu. Belediye ekiplerinin 2 gündür başladığı temizlik çalışmasında cadde üzerindeki kar kütleleri iş makineleriyle kamyonlara yüklendi. Yükler, ilçe dışındaki belirlenmiş bölgelere sevk edilerek kaldırıldı. Temizlik çalışmalarının tamamlanmasının ardından araçların cadde kenarlarına park edebildiği, esnafın dükkanlarını yeniden açarak işlerine döndüğü ve ilçe merkezinde hayatın olağan akışına geçtiği gözlendi. Vatandaşlar rahatladı İlçe sakinlerinden Murat Nergiz, yapılan çalışmalardan memnun olduklarını ifade ederek, ’’Son birkaç gündür yağan yoğun kar nedeniyle ilçe merkezinde yolların kenarında büyük kar yığınları oluşmuştu. Araçlarımızı park edecek yerimiz dahi kalmamıştı. Ancak belediye ekipleri karları temizleyince rahat bir nefes aldık. Şimdi hem araç park yeri bulabiliyoruz hem de işlerimize daha rahat gidip geliyoruz’’ dedi. Çalışmaların mahalle aralarında da sürdüğü belirtilirken, belediye yetkililerinin kar yağışının tekrar etmesi ihtimaline karşı ekiplerini hazır tuttuğu öğrenildi.