EKONOMİ - 22 Şubat 2026 Pazar 10:18

2025’te Bursa’da aileye büyük destek

A
A
A
2025’te Bursa’da aileye büyük destek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bursa İl Müdürlüğü, 2025 yılı içerisinde evlenecek gençlerden ihtiyaç sahibi ailelere, yaşlılardan korunma ihtiyacı olan çocuklara kadar bir çok aileye ve yardıma muhtaç kişiye dokundu.


Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş’i ziyaret etti. Ziyarette 2025 yılında yapılan çalışmalara değinen Uysal, Aile Yılı çerçevesinde 2025 yılında etkinlik ve farkındalık faaliyetlerinde bir çok konuya değindiklerinin altın çizdi. Evlenecek gençleri ve tüm aileleri kapsayacak şekilde 113 ’Aile Yılı İndirim Anlaşması’ imzalandığını belirten Uysal, "Evlenecek gençlerin destekleme projesi çerçevesinde 6 bin 821 başvuru gerçekleşti. Başvuru yapanlar içerisinde 2 bin 269 çift evlilik öncesi eğitim alırken, 2 bin 139 çift krediden faydalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 01 Ocak 2025 ve sonrasında gerçekleşen doğumlarda, birinci çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için aylık bin 500 lira, üç ve üzeri çocuk için aylık 5 bin lira ödendi. Bu çerçevede 2025 yılında bugüne kadar başvurusu olumlu sonuçlanan hak sahiplerine 272 milyon 26 bin 800 lira ödeme yapıldı" diye konuştu.



"38 bin kişi aile eğitimi aldı"


Eğitim ve danışmanlık programları hakkında da bilgi veren Uysal, "Aile Eğitim Programı (AEP), Evlilik Öncesi Eğitimi (EÖE) ve Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) kapsamında hedef kişi sayısı Bakanlık tarafından 30 bin 929 olarak belirlendi. 2025 yılında toplam 38 bin 504 kişiye aile eğitim programı, evlilik öncesi eğitim ve Türkiye bağımlılıkla mücadele eğitimi gerçekleştirildi. Aile Danışmanlığı, Boşanma Süreci Danışmanlığı ve Bireysel Danışmanlık olmak üzere ise 2025 yılında il genelinde toplam 825 kişiye hizmet verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak Aralık ayında 3 bin 793 aileye sosyal ve ekonomik destek hizmeti sunuldu. Kişi başı ortalama 8 bin 307 lira 56 kuruş, olmak üzere, 2025 yılı itibariyle 6 bin 317 aileye toplamda 339 milyon 749 bin 433 lira 69 kuruş ödeme yapılmıştır" dedi.



"505 çocuğa Aile ve Sosyal Hizmetler Bursa İl Müdürlüğü bakıyor"


Bursa’da 2025 yılında 4 bin 517 çocukla ilgili inceleme ve araştırma yapılarak başvuru işleminin sonuçlandırıldığını belirten Uysal, "331 bakım, bin 644 danışmanlık, bin 231 sağlık ve bin 95 eğitim tedbir kararı alındı. Aralık ayı itibari ile 267 aile yanında 304 çocuğa koruyucu aile hizmeti sağlandı. İl Müdürlüğü bünyesinde resmi olarak 22 çocuk evi ve 7 çocuk evleri sitesinde toplam 366 yatak kapasitesi mevcut olup fiilen kayıtlı 505 çocuğa kurum bakımı hizmeti verilmektedir. Ayrıca, aralık ayında 14 bin 531 aileye Engelli Evde Bakım Ücreti ödenmiştir. Kişi başı 11 bin 702 lira 11 kuruş olmak üzere, Aralık ayı itibariyle 168 milyon 505 bin 29 lira 29 kuruş, 2025 yılında toplamda 16 bin 974 aileye 2 milyar 89 milyon 224 bin 36 lira 4 kuruş ödeme yapılmıştır. 2025 yılı aralık ayı içerisinde 76 Engelli Kurum Bakımı Başvurusu alınmıştır. 12 Engelli Yatılı Kuruluşa yerleştirilmiştir. Resmi kuruluş kapasitesi 84 olup, halen 87 engelliye yatılı bakım hizmeti verilmektedir. Özel kuruluş kapasitesi bin 283 olup, halen bin 154 engelliye yatılı bakım hizmeti verilmektedir. Özel Bakım Merkezlerine Kasım ayı ödeme miktarı 54 milyon 56 bin 827 lira 81 kuruştur. Aralık ayında bin 98 olmak üzere 2025 yılında toplam 9 bin 754 adet Engelli Kimlik Kartı verilmiştir. Bursa’da bugüne kadar toplam 96 bin 336 adet Engelli Kimlik Kartı verilmiştir" diye konuştu.


Bursa’da 2025 yılı Aralık ayında 17 yaşlı kurum bakımı başvurusu alındığını belirten Uysal, "2025 yılı Aralık ayında 6 yaşlı yatılı kuruluşa yerleştirilmiştir. Resmi huzurevleri kapasitesi 329 olup, halen 350 yaşlımıza yatılı hizmet verilmektedir. 602 yaşlımız ise sıra beklemektedir. Ortalama resmi huzurevleri ücretleri, tek kişilik 11 bin 87 lira, iki kişilik 5 bin 891 lira, rehabilitasyon 8 bin 125 liradır. 7 Özel huzurevinin kapasitesi 705 olup halen 418 yaşlımıza yatılı hizmet verilmektedir. Ortalama özel huzurevi ücretleri 50 bin liradır" dedi.


Aralık ayında 6284 Sayılı kanun kapsamında Şiddet Önleme ve İzleme Merkezimizden hizmet alan kişi sayısı bin 843 iken 2025 yılında toplam 14 bin 448 kişiye hizmet verilmiştir. Aralık ayında 6284 Sayılı kanun kapsamında 11 iddianame alınmış olup 11 iddianamenin incelemesi yapılmıştır. 2025 yılı itibariyle toplam 324 iddianame alınmış olup 320 iddianamenin incelemesi gerçekleştirilmiştir. 3 kadın konukevinin toplam kapasitesi 86 olup, halen 77’si kadın, 47’si de çocuk olmak üzere toplam 124 kişiye hizmet verilmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunda nüfusu 100 bin üzerinde olan ilçelerde kadın ve çocuklar için konukevi açılması hükmü yer almakta olup ilimizde sadece Büyükşehir Belediyesine ait konukevi bulunmaktadır. Toplam kapasitesi 20 olan konukevinde 10’u kadın, 13’ü çocuk olmak üzere toplam 23 kişiye hizmet verilmektedir. 11 Sosyal Hizmet Merkezimizde 33 kadın irtibat görevlisi bulunmaktadır" diye konuştu.



2025’te Bursa’da aileye büyük destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.