GENEL - 13 Haziran 2023 Salı 16:54

Profesör Hulusi Malyer’e vefa

A
A
A
Profesör Hulusi Malyer’e vefa

Koronavirüs salgınında vefat eden Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.

Koronavirüs salgınında vefat eden Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Malyer anısına gerçekleştirilen 2. Bursa Uludağ Üniversitesi Çocuk Alerji, Aerobiyoloji ve İklim Değişikliği Sempozyumu tamamlandı.


BUÜ Rektörlük Jandarma Uzman Onbaşı Sinan Yaylı Salonu’nda düzenlenen programa Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ekrem Kaya, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Barbaros Oral, Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Sapan, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevcan Çelenk, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Rektör Yılmaz: "İklim değişikliği ilk gündemimiz olmalı"


Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, merhum Prof. Dr. Hulusi Malyer’e Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabırlar diledi. Sempozyumun her aşamasında son derece kıymetli konuların ele alınacağına vurgu yapan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; “Hatırasını saygıyla yad ettiğimiz Prof. Dr. Hulusi Malyer hocamızı, yine tam da faaliyet gösterdiği bilimsel çabasına yakışır biçimde bir anma vesilesi kıldığı için sempozyumda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Araştırma Üniversitesi olan Bursa Uludağ Üniversitesi’nin akademik faaliyet çıtasının yükseltilmesinde buna benzer faaliyetlerin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Özellikle disiplinlerarası çalışmaların bizim için kıymeti bir kat daha yüksek oluyor. Programın içeriği hepimizi yakından ilgilendiriyor. Ben iktisat bölümü akademisyeniyim ve konu bizleri de yakından ilgilendiriyor. 1970’li yılların başında Birleşmiş Milletler tarafından çok sayıda bilim insanının katılımıyla yapılan çalışma ve rapor ile iklim değişikliği konusu gündeme getiriliyor. O zaman için ortaya tam bir kıyamet senaryosu koyuluyor. Dönem dönem arka sıralara gerilese de bu konu günümüzde olmazsa olmaz ilk gündem maddelerimiz arasındaki yerini çoktan almış durumdadır. Bu açıdan sempozyumun içeriği hepimizi yakından ilgilendiriyor. Sempozyumun bilimsel faaliyet kültürümüze kıymetli katkılar yapacağına inanıyor, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.


İklim değişikliği ve tıp kongresi önerisi


Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ekrem Kaya ise ameliyat günü olmasına rağmen sempozyum ve sempozyumu düzenleyen bilim insanlarının önemi vesilesiyle kendisine bir boşluk bularak programa katılma ihtiyacı hissettiğini vurguladı. Prof. Dr. Hulusi Malyer ile geçmişte maalesef tanışma fırsatı bulamadığını aktaran Prof. Dr. Ekrem Kaya; “Burada hocamızın ne kadar kıymetli bir akademisyen ve bilim insanı olduğunu çok daha iyi anladım. Sempozyumun içeriği de son derece değerli ve özel. Türkiye’de daha önce böyle bir sempozyumun düzenlenmediğini öğrendim. Yakın gelecekte iklim değişikliği ve tıp adı altında bir kongre gerçekleştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Böylelikle ülke genelinde konu çok daha iyi kavranmış olur. Programı organize eden herkese teşekkür ediyor, başarılı bir sempozyum süreci diliyorum” açıklamasında bulundu.


Prof. Dr. Hulusi Malyer unutulmadı


Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Nihat Sapan da iklim değişikliğinin son derece önemli bir konu olduğuna işaret ederek; “Bu konuyla ilgili her zaman bir çalışma yapmayı istiyordum. Pandemide kaybettiğimiz Prof. Dr. Hulusi Malyer hocamızın da bu alanda yaptığı çalışmaları yakından takip ediyordum. Kendisi olmasa da onun anısına böyle bir sempozyum gerçekleştirebilmek bizleri ayrıca gururlandırıyor. Üniversite ve fakülte yönetiminin geçmiş yıllara dayanan uyumlu yönetimi ile değerli bir gelenek oluşturuldu. Arka planda 50 yıllık bir birlikte çalışma kültürü var. Prof. Dr. Hulusi Malyer hocamızı 30’lu yaşlarda gittiğimiz İngilizce kursunda tanıdım. Sonrasında çalışma arkadaşlığımız devam etti. Benim alanım çocuk alerjisi, bu konuyla ilgili araştırmalar yapmak istedim. Hulusi hocamla ortak çalışmalar yapmaya başladık. Cihazları kendimiz yaptık. Polenler toplamaya başladık. İlk olarak Bursa’da hangi polenlerin olduğunu ve nasıl bir değişim gösterdiğini anlamaya çalıştık. Ekibimizin de genişlemesiyle birlikte İstanbul polenlerini araştırmaya başladık. Dünya çapında ses getiren bir proje oldu. Ardından Türkiye’nin polenlerini araştıran çalışmalara imza attık. Türkiye’nin polen haritasını çıkardık. Bu çalışmalarda bizlere saha araştırması ve diğer bilimsel konularda son derece önemli katkılar sağlayan Hulusi hocama Allah’tan rahmet diliyor, sempozyumumuzun verimli geçmesini diliyorum” şeklinde konuştu.


Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevcan Çelenk ise sempozyumun açılış kısmında Prof. Dr. Hulusi Malyer’in özgeçmişi hakkında detaylı bir sunum yaptı. Malyer’in son doktora öğrencisi Dr. Öğr. Gör. Buse Vatansever’in de kısa bir konuşma yaptığı etkinlik farklı başlıklarda düzenlenen oturumların ardından sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.