ASAYİŞ - 21 Ocak 2026 Çarşamba 05:18

Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi

A
A
A
Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi

Bolu’da Grand Kartal Otel’de geçen yıl çıkan ve 34’ü çocuk 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasının birinci yıldönümünde, acılı aileler otel önünde bir araya geldi. Facianın yaşandığı saat 03.17’de gökyüzüne dilek fenerleri bırakan aileler, kaybettikleri yakınlarını gözyaşlarıyla andı.


Türkiye’yi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangında 34’ü çocuk toplam 78 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan yargı sürecinde, aralarında otel sahipleri ve yöneticilerin de bulunduğu sanıklar hakkında "olası kast" ve "bilinçli taksir" suçlarından rekor hapis cezaları verilmişti. Ancak acıların dinmediği facianın yıldönümünde, geride kalanlar bir kez daha olay yerindeydi.



Yanan otele ‘Melek’ sembolleri yansıtıldı


Gece yarısı hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü Kartalkaya’da, aileler saatler 03.17’yi gösterdiğinde otel binasının önünde toplandı. Duygusal anların yaşandığı anmada, hayatını kaybedenlerin isimleri ve onları temsilen ‘Melek’ sembolleri projeksiyonla otelin duvarına yansıtıldı. Aileler, kaybettikleri çocukları, eşleri ve kardeşleri için gökyüzüne dilek fenerleri bıraktı.



"Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı"


Yangın faciasında manevi kızı Mina, eşi Şenol Akişli’yi kaybeden Menşure Akişli, "Çok acı bir gece. Buraya ayaklarım geri gide gide geldim. Ama hiçbir çaresizlik kocamın yaşadığı çaresizlikten daha büyük olamaz. Çünkü benim kocam uyandı ve defalarca itfaiyeyi aramış. Hiç uyanmadığını düşünerek bir nebze olsun kendimi avuttum. ‘Acı çekmedi, annesini, oğlunu, kızını,karısını düşünmedi’ diye düşündüm. Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" ifadelerine yer verdi.



"Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada"


Yangın faciasında abisi Şenol Akişli, yeğeni Mina Akişli ve annesi Gülçin Akişli’yi kaybeden Oktay Akişli, "Annemi, abimi ve yeğenimi kaybettim bu yangında. Olaydan 78 gün sonra da babamı kaybettim. Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada. Onlarca ailenin ocağı söndü. Onlarca insanın hayallerini umutlarını ellerinden aldılar" dedi.



Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Rize’de 63 köye kar nedeniyle ulaşım sağlanamıyor Rize’de kar yağışı nedeniyle 63 köy yolu ulaşıma kapanırken, Rize İl Özel İdaresi tarafından 124 personelden oluşan ekiple karlı yolları açma çalışmaları sürüyor. Doğu Karadeniz bölgesini etkisi altına alan kar yağışı Rize’de de yer yer ulaşımın aksamasına neden oldu. Rize’nin İkizdere ilçesinde şiddetli kar yağışı nedeniyle 29 köyden 22’sinin yolu ulaşıma kapandı. İlçede yeniden ulaşımın sağlanması için Rize İl Özel İdaresi tarafından görevlendirilen 9 personel ve 4 iş makinesinden oluşan ekiple çalışma başlatıldı. Rize’nin Hemşin ilçesinde ise 8 köyden 6’sının yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı. Burada da kar temizleme çalışması için 7 personel ve 3 iş makinesinden oluşan ekip görevlendirildi. Ardeşen ilçesinde ise 7 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapanırken, Çamlıhemşin ilçesinde 8, Çayeli ilçesinde 13, Derepazarı ilçesinde 1, Fındıklı ilçesinde 2 ve Pazar ilçesinde 4 köy yolu olmak üzere 63 köy yolu kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapandı. Ulaşımın kesintisiz devam edebilmesi için Rize İl Özel İdaresi tarafından il genelinde 56 iş makinesi ve 124 personel ile ulaşıma kapanan yollarda kar temizleme çalışması devam ediyor. Yaylalarda kar kalınlığı 1,5 metrenin üzerine çıktı Öte yandan Rize’nin çiçeği burnunda gözde turizm merkezlerinden olan Handüzü Yaylası’nda Meteorolojiden edinilen bilgiye göre kar kalınlığı 228 santimetreye ulaşıldı. Çamlıhemşin ilçesi Palovit Yaylası’nda 169 olan kalınlığı, İkizdere ilçesine bağlı Cimil Yaylası’nda ise 161 bir santimetreye ulaştı. Yine İkizdere ilçesine bağlı Çağrankaya Yaylası’nda da kar kalınlığı 143 santimetre olarak ölçüldü.
Erzurum ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez; "Türkler için bayrak namustur, bayrak en kutsal değerlerdendir" Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Savaş Eğilmez, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan bayrak provokasyonuna tepki gösterdi. ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, Kandil’deki baronların, SDG’nin çöktüğünü görünce ilk hedef olarak Türkiye’yi ilan ettiğini ve Türkiye’deki Kürtlere neredeyse isyan çağrısında bulunduğunu ifade ederek, "Fakat ses kimden geldi bu anlamda? Türkiye’de PKK terör örgütünün siyasi uzantısı olan, kendisine DEM denilen siyasi oluşumdan geldi. Hemen protestolar organize etmeye başladılar. Bunlardan birini de grup toplantılarını Nusaybin’de yaparak gerçekleştirdiler. Ama Nusaybin’deki toplantılarında bizim açımızdan büyük bir facia yaşandı. Dışarıdan, Kamışlı’dan gelen alçaklar, üç beş tane çapulcu, bizim sınırımızdan içeri giriyor ve gönderdeki bayrağımızı indiriyor. Bu çok önemli bir durum Türk halkı açısından. Çünkü Türkler için bayrak namustur, bayrak en kutsal değerlerden bir tanesidir. Yazık ki burada, oradaki güvenlik güçlerimiz de hiç emir komuta zincirini göz ardı etmeksizin bunu izlemişlerdir. Halbuki yapılması gereken emir komutayı beklemeksizin o bayrağa uzanan elleri orada indirmekti "dedi. "Ateşten bir coğrafyanın içerisindeyiz" 1996 yılında işte Ağustos ayında Kıbrıs’ta, Mağusa’da yaşanan olayı hatırlatan ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, " Kıbrıs Türk Devleti’nin sınırları içerisinde bile değildi. Tampon bölgedeki bayrağı indirmeye çalışan, şimdi adı çok da önemli değil ama Solomos’tu galiba, indirmeye çalışan kişi orada Mehmetçik tarafından vuruldu ve öldürüldü. Şöyle bir anlayış vardı dünyada: Türkler bayraklarına dokundurtmazlar. Ama Nusaybin’deki olaydan sonra bu anlayış da maalesef değişmiş oldu. O eller mutlaka orada kırılmalıydı, öldürülmeliydi. Bakın net söylüyoruz; emir komuta zinciri olmaksızın orada indirilmeliydiler. Bu irade de yok edilmeli, o insanları oraya toplayan irade de mutlaka yok edilip ortadan kaldırılmalı. Çünkü kutsal değerlerimizin ya birinci sırasında bayrak. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şunu görüyoruz, ateşten bir coğrafya içerisinde. Şuna büyük bir ihtiyacımız var; birliğe, beraberliğe. Onun için Türk halkı siyasi farklılıklarını kesinlikle bir kenara bırakarak devletinin yanında olmalı bu süreçte. Türkiye Cumhuriyeti Devleti -şunun da altını net bir şekilde çizelim- Suriye’de yaşanan her şeyin altında, olumlu kısmında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin imzası ve organizasyonu var. Biz de dernek olarak diyoruz ki bu birliğimiz beraberliğimiz hiç bozulmadan daha da güçlenerek devam etmeli" diye konuştu.
Amasya Aynı takımdaki hentbolcu üçüzleri gören şaşırıyor Amasya’da düzenlenen Yıldız Kızlar Türkiye Hentbol Şampiyonası’nda 5’te 5 yapan Aksaray Belediyespor’da hentbolcu üçüzleri gören şaşırıyor. 16 yaşındaki Eda, Elif ve Esra Çakmak kardeşler, Türk milli takımının formasını giymeyi hedefliyor. Aksaray’da yaşayan, 6 kız çocuğu sahibi aşçı Ali Çakmak ve ev hanımı Ayşegül Çakmak çiftinin kızlarından Eda, Elif ve Esra 20 Eylül 2010’da üçüz olarak dünyaya geldi. Aksaray Spor Lisesi’nde 10. sınıfta eğitimlerini sürdüren üçüzler Aksaray Belediyespor hentbol takımında ter döküyor. Takımlarında 20, 21 ve 22 numaralı formaları giyen kardeşlerden birbirine benzeyen Eda ve Elif tek yumurta ikizleri, Esra ise çift yumurta olarak doğdu. Görenleri, duyanları şaşırtan durumu anlatan Elif Çakmak, "Üçüz olduğumuzu başta kimse anlayamıyor. Bizi görenler genelde ikiz sanıyorlar. Sonra üçüz olduğumuzu söylediğimizde çok şaşırıyorlar" dedi. Çok sevdikleri hentbolda başarıdan başarıya koşmaya çalıştıklarını anlatan Esra Çakmak ise hedeflerinin Türk milli takımına uzun yıllar hizmet etmek olduğunu söyledi. "Üçüz sporculara hiç rastlamadım" Amasya’da düzenlenen Yıldız Kızlar Türkiye Hentbol Şampiyonası’nda 5’te 5 yapan takımın skor yükünü sırtlayan Elif’in sol kanat, Eda’nın oyun kurucu, Esra’nın ise pivot mevkiinde oynadığını anlatan Aksaray Belediyespor Antrenörü Muhittin Kılınç, "Geçen yıl Türkiye ikincisi olmuştuk. Bu yıl şampiyonluk istiyoruz. Altyapımızdan yetişen üçüzler sahada mücadele eden takımımızın yarısını oluşturuyor. Çok uyumlu ve çalışkanlar. Zaman zaman isimlerini ben de karıştırıyorum. Üçüz sporculara hiç rastlamadım" diye konuştu.