GENEL - 06 Haziran 2023 Salı 12:46

Depremzedeler unutulmadı: Abant Gölü’ne 11 ilin isminin bulunduğu çelenk bırakıldı

A
A
A
Depremzedeler unutulmadı: Abant Gölü’ne 11 ilin isminin bulunduğu çelenk bırakıldı

Bolu’da, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Dünya Çevre Günü kutlama programı çerçevesinde Abant Gölü Milli Parkı’nda bulunan göle depremden etkilenen 11 ilin isminin bulunduğu çelenk bırakıldı.

Bolu’da, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Dünya Çevre Günü kutlama programı çerçevesinde Abant Gölü Milli Parkı’nda bulunan göle depremden etkilenen 11 ilin isminin bulunduğu çelenk bırakıldı.


Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri, Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürü Emrullah Güler ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Oğuzhan Kurt’un katılımıyla Abant Gölü’nde düzenlendi. Programda, çevre konularına dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak ve toplumu çevre konularında şuurlandırmak hedeflendi. Katılımcılar, Abant Gölü’nün doğal güzellikleri arasında çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. Çevre temizliği, doğal yaşamın korunması, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi konular üzerinde vurgu yapılırken, aynı zamanda depremzedelerin ihtiyaçlarına yönelik destek ve dayanışma da sağlandı. Abant Gölü Milli Parkı’nda bulunan göle depremden etkilenen 11 ilin isminin bulunduğu çelenk bırakıldı.


Programa, Bolu’daki yurtlarda misafir edilen depremzede vatandaşlar, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği içinde yürütülen Uygulamalı Çevre Eğitim Projesi’nde ödül kazanan okulların idarecileri ve öğrencileri katılım sağladı. Öğrenciler günün anlam ve önemini anlatan şiirler okudu.


Kahramanmaraş’tan gelen Zeynep Kaya, "Afşin’den geliyoruz. Dünya Çevre Günü etkinliğine bizde katıldık” dedi.


Hattat Emin Barın KYK yurdunda kalan depremzede ise "Böyle bir etkinlikte depremzedeleri unutmadıkları için teşekkür ederiz. Bolu Valisi’ne ve Bolu halkına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.