Yerel Haberler
Bitlis
11 Nisan 2026 Cumartesi - 09:18 Van Gölü’nde nesli tehlike altındaki Dikkuyruk görüntülendi Bitlis’in Adilcevaz, Ahlat ve Tatvan sınırları içinde bulunan Van Gölü havzasında nesli tehlike altında bulunan dikkuyruk kuşu görüntülendi. Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tehlike altında olarak sınıflandırılan Dikkuyruk türü Van Gölü havzasında görüntülendi. Göl çevresinde gözlem yapan doğa fotoğrafçıları tarafından fark edilen dikkuyruk, bir süre su yüzeyinde görüntülendi. Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği Temsilcisi ve doğa gözlemcisi Dr. Cihan Önen dikkuyruğun yaşam alanlarının korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, sulak alanların kirletilmemesi ve insan kaynaklı rahatsızlıkların en aza indirilmesi gerektiğini belirtti. Van Gölü’nün, göçmen kuşlar için önemli bir durak noktası olduğunu ifade eden Önen, bu tür gözlemlerin doğanın korunmasına yönelik farkındalığı artırdığını vurguladı. Dr. Cihan Önen, Van Gölü Havzası’nın pek çok kuş türüne ev sahipliği yaptığını belirterek, şunları söyledi. "Geçen haftalarda flamingolar havzaya gelerek bölgeyi renklendirdi. Nesli tehlike altındaki Dikkuyruk türünün bölgede gözlemlenmesi, havzanın biyolojik önemini ve zenginliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. IUCN tarafından "Nesli Tehlike Altında (Endangered)" kategorisinde yer alan bu kuşlar için Van Gölü, binlerce kuş türüne ev sahipliği yapan önemli habitatlar arasında yer almaktadır. Hem su yüzeyindeki hem de su altındaki kirlilik kuşları tehdit ediyor. Besin zinciri ve sulak alanların korunmasında büyük önem taşıyor. Bu türlerin korunmasında sivil toplum örgütleri ile toplumun iş birliği yapması, sulak alanların korunması ve yerel halkın bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması ve sağlıklı doğa alanlarının gelecek nesillere aktarılması, tüm toplumun ortak sorumluluğudur" dedi.
Nemrut Kalderası’na zirve yürüyüşleri başladı
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:01 Nemrut Kalderası’na zirve yürüyüşleri başladı Bitlis’in eşsiz doğal güzelliklerinden biri olan Nemrut Kalderası, ilkbahar mevsiminin gelişiyle birlikte doğaseverlerin ilgi odağı haline geldi. Ahlat, Tatvan ve Güroymak ilçeleri sınırlarında yer alan kaldera, zirve yürüyüşü yapmak isteyen gezginleri ağırlamaya başladı. Ahlat ilçesinden yola çıkan dört doğa tutkunu, sabahın erken saatlerinde Serinbayır köyünden zirveye doğru yürüyüşe geçti. Yaklaşık üç saat süren zorlu parkur boyunca hem doğanın uyanışına tanıklık eden hem de tertemiz havayı soluyan doğaseverler, kalderanın zirvesine ulaşmanın mutluluğunu yaşadı. Zirveye varan doğaseverler, Nemrut Kalderası’nın büyüleyici manzarası karşısında yorgunluklarını unuttu. Doğa yürüyüşüne katılan Abdulalim Tandoğan, Nemrut Kalderası’nın yalnızca Bitlis’in değil Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından biri olduğunu ifade etti. Tandoğan, "Bizler şu an Nemrut Dağı’nın zirvesindeyiz. Nemrut Dağı Bitlis’in Ahlat, Tatvan ve Güroymak ilçelerinin sınırları içerisinde bulunmaktadır. Dünyanın en büyük ikinci volkanik gölü burada. Nemrut Dağı’nın zirvesine çıktığınızda Van Gölü hemen ayağınızın altında, arkasında hemen Nazik Gölü. Tatvan, Ahlat ve hatta buradan Van’a kadar görebiliyorsunuz. Nemrut Dağı turizm açısından Doğu Anadolu’nun gezilip görülmesi gereken bir yeri. Buradan özellikle seslenmek istiyorum vatandaşlarımıza, fırsat buldukça mutlaka gelip burayı görmeleri gerekiyor" dedi.
Bitlis’te kurslarda üretilen el emeği ürünler yıl sonu sergisiyle görücüye çıktı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:46 Bitlis’te kurslarda üretilen el emeği ürünler yıl sonu sergisiyle görücüye çıktı Bitlis’te halk eğitim merkezlerindeki çeşitli kurslarda üretilen el emekleri düzenlenen yıl sonu sergisi ile görücüye çıktı. Bitlis Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Bitlis Belediyesi ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına bağlı aile destek merkezilerindeki kursiyerlerin yıl içerisinde ürettikleri el emeği göz nuru ürünler düzenlenen sergi ile vatandaşların beğenisine sunuldu. Merkez önünde düzenlenen açılış programında konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, özellikle kadınlara yönelik açılan kursların öğrenmenin yanında bir rehabilitasyon merkezi olarak görev yaptığını belirterek, "Halk eğitim kursları önemli. Devletimizde halk eğitim merkezlerini çok aktif bir şekilde kullanıyor. Halk eğitim merkezlerinde bu kurslardan daha çok hanımlar istifade ederek farklı alanlarda kurslarda kendilerini geliştirme imkanı buluyorlar. Hanımların üretim süreçlerine katılmadığı ve sosyalleşemediği bir ortamda ülkemizin de kalkınması mutlaka yarım kalacaktır. Bu çerçevede halk eğitim merkezlerinin, yaygın eğitimin önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Halk eğitim merkezlerinde ve yaygın eğitim kurumlarımızda gerek okuma-yazma kursları, gerek sanatsal ve kültüre dair kurslarda tek amaç insanlarımız bir şeyler öğrensin mi? Hayır. Öğrenmenin yanı sıra aslında bir nevi rehabilitasyon merkezidir. Bir nevi sosyalleşme ve hanımların kendilerini ifade edebildiği merkezlerdir. Belli bir düzen ve disiplin içerisinde ama samimiyetin başta kadınlar olmak üzere bütün vatandaşlarımız istediği şekilde uygun kurslardan faydalanmaktadır. İlimizde yaklaşık 5 bin vatandaşımız, bunların ekseriyeti hanımefendiler olmak üzere bu kurslardan faydalanmış durumda. Bir sonraki yıl için hedef koyuyoruz. Tabii ki kaliteden ve nitelikten taviz vermeksizin 10 bin kursiyer sayısı olarak iki katını düşünmek lazım. Çünkü Bitlis hem bundan daha fazlasına ihtiyacı var hem de daha fazlasını yapabilir. Bu sergide emeği geçen kurs hocalarımızı ve kursiyerlerimizi tebrik ediyorum" dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Vedat Kaya ise, "Büyük bir azim ve sabırla ürettikleri ürünlerini sergileyen kursiyerlerimizi kutluyorum. Hayat boyu öğrenme sadece sınıfla sınırlı değil. Bireylerin yaşamı boyunca ihtiyaç duydukları alanlarda kendilerini geliştirmeleri için uygulanan sahadaki eğitim sürecidir. Bu sergide emeği geçen herkesi kutluyorum sergimizin hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Halk Eğitim Merkezi Müdürü Cemalettin Duman ise 200’ün üzerinde kursta eğitim gören 4 bin 860 kursiyerin değişik alanlarda kurs aldığını belirterek, "Öğrenmek için hiçbir zaman geç değildir. Gelişmek insanın doğasında vardır. Kendini geliştiren bireyler toplumların kalkınmasında önemli bir role sahiptirler. Bu bilinçle Bitlis Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü olarak bireylerin potansiyellerini keşfetmeleri, geliştirmeleri ve sürdürmeleri için çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Çağımızın gereklilikleri doğrultusunda bireylerin eğitim, sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda kişisel ve mesleki bilgi, yeterlilik ve becerilerinin gelişimlerine katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizin kültürel zenginliklerini yaşatarak geleceğe taşıma misyonuyla hareket eden halk eğitimi merkezimizde, her yaştan vatandaşımız için ihtiyaç duyulan her alanda kurslar düzenliyoruz. Bu ilkelerden yola çıkarak Bitlis Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü 2024-2025 eğitim öğretim yılında okuma yazma kursları, mesleki, eğitici, kültürel, din eğitimi ve spor dallarında toplam 262 kurs açmıştır. Bu kurslarımızda 3 bin 810’u kadın, bin 50’si erkek olmak üzere toplam 4 bin 860 kişiye eğitim verilmiştir. Ayrıca liselerden mezun olmuş gençlerimizi üniversite sınavlarına hazırlamak üzere 72 öğrencimize destekleme ve yetiştirme kurslarında eğitim verilmiştir" diye konuştu. Konuşmaların ardından program kurdele kesimi ve serginin gezilmesi ile sona erdi.
Bitlis’teki kurslarda üretilen el emekleri yılsonu sergisiyle görücüye çıktı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:40 Bitlis’teki kurslarda üretilen el emekleri yılsonu sergisiyle görücüye çıktı Bitlis Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen çeşitli kurslarda üretilen ürünler düzenlenen yılsonu sergisi ile görücüye çıktı. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Bitlis Belediyesi ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına bağlı aile destek merkezilerindeki kursiyerlerin yıl içerisinde ürettikleri el emeği göz nuru ürünler düzenlenen sergi ile vatandaşların beğenisine sunuldu. Bitlis Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü önünde düzenlenen açılış programında konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, özellikle kadınlara yönelik açılan kursların öğrenmenin yanında bir rehabilitasyon merkezi olarak görev yaptığını belirterek, "Halk eğitim kursları önemli. Devletimizde halk eğitim merkezlerini çok aktif bir şekilde kullanıyor. Halk eğitim merkezlerinde bu kurslardan daha çok hanımlar istifade ederek farklı alanlarda kurslarda kendilerini geliştirme imkanı buluyorlar. Hanımların üretim süreçlerine katılmadığı ve sosyalleşemediği bir ortamda ülkemizin de kalkınması mutlaka yarım kalacaktır. Bu çerçevede halk eğitim merkezlerinin, yaygın eğitimin önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Halk eğitim merkezlerinde ve yaygın eğitim kurumlarımızda gerek okuma-yazma kursları, gerek sanatsal ve kültüre dair kurslarda tek amaç insanlarımız bir şeyler öğrensin mi? Hayır. Öğrenmenin yanı sıra aslında bir nevi rehabilitasyon merkezidir. Bir nevi sosyalleşme ve hanımların kendilerini ifade edebildiği merkezlerdir. Belli bir düzen ve disiplin içerisinde ama samimiyetin başta kadınlar olmak üzere bütün vatandaşlarımız istediği şekilde uygun kurslardan faydalanmaktadır. İlimizde yaklaşık 5 bin vatandaşımız, bunların ekseriyeti hanımefendiler olmak üzere bu kurslardan faydalanmış durumda. Bir sonraki yıl için hedef koyuyoruz. Tabii ki kaliteden ve nitelikten taviz vermeksizin 10 bin kursiyer sayısı olarak iki katını düşünmek lazım. Çünkü Bitlis hem bundan daha fazlasına ihtiyacı var hem de daha fazlasını yapabilir. Bu sergide emeği geçen kurs hocalarımızı ve kursiyerlerimizi tebrik ediyorum" dedi. Bitlis Milli Eğitim Müdürü Vedat Kaya ise "Büyük bir azim ve sabırla ürettikleri ürünlerini sergileyen kursiyerlerimizi kutluyorum. Hayat boyu öğrenme sadece sınıfla sınırlı değil. Bireylerin yaşamı boyunca ihtiyaç duydukları alanlarda kendilerini geliştirmeleri için uygulanan sahadaki eğitim sürecidir. Bu sergide emeği geçen herkesi kutluyorum sergimizin hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Halk Eğitim Merkezi Müdürü Cemalettin Duman ise 200’ün üzerinde kursta eğitim gören 4 bin 860 kursiyerin değişik alanlarda kurs aldığını belirterek, "Öğrenmek için hiçbir zaman geç değildir. Gelişmek insanın doğasında vardır. Kendini geliştiren bireyler toplumların kalkınmasında önemli bir role sahiptirler. Bu bilinçle Bitlis Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü olarak bireylerin potansiyellerini keşfetmeleri, geliştirmeleri ve sürdürmeleri için çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Çağımızın gereklilikleri doğrultusunda bireylerin eğitim, sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda kişisel ve mesleki bilgi, yeterlilik ve becerilerinin gelişimlerine katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizin kültürel zenginliklerini yaşatarak geleceğe taşıma misyonuyla hareket eden halk eğitimi merkezimizde, her yaştan vatandaşımız için ihtiyaç duyulan her alanda kurslar düzenliyoruz. Bu ilkelerden yola çıkarak Bitlis Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü 2024-2025 eğitim öğretim yılında okuma yazma kursları, mesleki, eğitici, kültürel, din eğitimi ve spor dallarında toplam 262 kurs açmıştır. Bu kurslarımızda 3 bin 810’u kadın, bin 50’si erkek olmak üzere toplam 4 bin 860 kişiye eğitim verilmiştir. Ayrıca liselerden mezun olmuş gençlerimizi üniversite sınavlarına hazırlamak üzere 72 öğrencimize destekleme ve yetiştirme kurslarında eğitim verilmiştir" diye konuştu. Konuşmaların ardından çocuklardan oluşan mankenlerin sunduğu gösterinin ardından halkoyunları ekibi gösterisini sundu. Program kurdele kesimi ve serginin gezilmesi ile sona erdi.
Adilcevaz’da renkli yıl sonu sergisi
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 09:01 Adilcevaz’da renkli yıl sonu sergisi Bitlis’in Adilcevaz Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen sergi büyük ilgi gördü. Van Gölü sahilinde bulunan Sevgi Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından sahnelenen çeşitli etkinlikler izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Minik öğrencilerin gerçekleştirdiği defile gösterisi büyük beğeni toplarken halk oyunları gösterileri de programa renk kattı. Etkinlikler sonrasında protokol üyeleri hep birlikte serginin açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından yıl boyunca çeşitli kurslarda üretilen el sanatları, giyim, resim, ahşap işleri gibi birçok alanda hazırlanan eserlerin yer aldığı sergi gezildi. Katılımcılar kursiyerlerin emekleriyle hazırladığı ürünleri ilgiyle inceledi. Sergi boyunca kursiyerlere ve eğitmenlere desteklerinden dolayı teşekkür edildi. Adilcevaz Halk Eğitim Merkezi Müdürü Selma Medeni Aslanlı, hayat boyu öğrenmenin toplum için önemine dikkat çekerek, bu tür etkinliklerin her yıl daha da geliştirileceğini belirtti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Emre Yılmaz ise etkinliğe katılanlara teşekkür ederken, kursiyerlere ise başarılar diledi. Usta öğretici Arzu Beşkardeş de, kadınların büyük bir emek sarf ettiklerini belirterek, "Bu güzel çalışmanın meyvesini bayanlarımız inşallah alacaklar. Sergiye katılan ve emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederim" dedi. Serginin açılışına Adilcevaz Kaymakamı Nurhalil Özçelik, Adilcevaz Belediye Başkanı Abdullah Akbaba, Bitlis Milli Eğitim Müdürü Vedat Kaya, Adilcevaz İlçe Milli Eğitim Müdürü Emre Yılmaz, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.
Bitlisli miniklerden halkoyunları yarışmasında büyük başarı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 09:00 Bitlisli miniklerden halkoyunları yarışmasında büyük başarı Bitlis Selahaddin Eyyubi Ortaokulu Halk Oyunları Ekibi, Batman’da düzenlenen Kulüpler Arası Halk Oyunları Grup Yarışması’nda birinci oldu. Bitlis’in kültürel değerlerini yaşatmak ve tanıtmak amacıyla uzun süredir çalışmalarını sürdüren Selahaddin Eyyubi Ortaokulu Halk Oyunları Ekibi, Batman’da düzenlenen Kulüpler Arası Halk Oyunları Grup Yarışmaları’nda birincilik elde ederek şehre büyük bir gurur yaşattı. Şehr-i Bitlis Spor Kulübü çatısı altında yarışmaya katılan minik yetenekler, gösterdikleri performansla izleyenlerden tam not aldı. Yıl boyunca Bitlis’in yanı sıra Kars, Mardin ve Düzce gibi farklı illerde düzenlenen yarışmalarda da önemli dereceler elde eden ekip, disiplinli çalışmaları ve sahne performanslarıyla adından söz ettiriyor. Batman’daki başarılarıyla adeta taçlanan bu yolculuk, Bitlis’in halk oyunları alanındaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi. Selahaddin Eyyubi Ortaokulu Müdürü Fuat Karasu, elde edilen başarıdan dolayı büyük bir gurur duyduklarını belirterek, "Öğrencilerimizin azmi, gayreti ve özverili çalışmaları sayesinde bu önemli başarıya ulaştık. Onları en iyi şekilde hazırlayan değerli hocamız Ferit Yılmaz’a ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizi tek tek kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz" dedi.
Prof. Dr. Nevin Şanlıer: "Her 10 çocuktan 2 tanesi obezite"
27 Mayıs 2025 Salı - 09:11 Prof. Dr. Nevin Şanlıer: "Her 10 çocuktan 2 tanesi obezite" Ankara Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Obezite Diyetisyenliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Nevin Şanlıer, "Türkiye’de maalesef ben 10 yıl sonra çocuklarımızın obeziteyle çok mücadele edeceğini düşünüyorum. Her 10 çocuktan 2 tanesi obezite. Yani yüzde 10 civarında. Yani hafif şişman değil benim söylediğim, gerçekten morbid obezite dediğimiz obezite. Birçok tedavi yöntemleri var. Ama biz tabii diyetisyenler olarak beslenmeyle bu işin çözüme ulaşacağını düşünüyoruz" dedi. Beslenme, fizik tedavi, fizyoterapi ve sağlıklı beslenme ile ilgili çalıştaya katılmak üzere Bitlis’e gelen Prof. Dr. Nevin Şanlıer, obezitenin erkeklere nazaran kadınlarda daha çok görüldüğünü ve ciddi hastalıklara yol açtığını kaydetti. Obezitenin kanser hastalığı başta olmak üzere migren, şizofreni ve kalp rahatsızlığı gibi hastalıkları beraberinde getirdiğini beliren Prof. Dr. Şanlıer, "Obezite çok önemli bir halk sağlığı problemi. Bizim ülkemizde de hem yetişkinler için hem de çocuklar için sıkıntılı bir durum" dedi. Şanlıer, obezitenin tüm dünya ülkelerini ilgilendiren bir sorun olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Ben obezite demiyorum, globuzite diyorum. Çünkü global düzeyde, dünya çapında bütün dünya ülkelerini ilgilendiren çok önemli bir konu. Çocukluk çağından başlamak üzere aslında bebeğin beslenmesi anne karnında başlıyor. Anne karnından annenin beslenmesiyle başlayan bir süreç ölene kadar sürüyor. Eskiden bir dirhem et bin ayıp örter diyorduk. Şimdi bütün ayıplarımızı obezite ortaya çıkarıyor. Çünkü tepeden tırnağı, yani bugün yapılan çalışmalarda migren, kanser, hatta şizofreni, depresyondan tutun osteoporoza kadar pek çok hastalıkla, kalp hastalıkları, diyabetle ilişkisinin olduğunu biliyoruz." "Artık dünyada insan ömrü artarken sanırım bir taraftan da azalacak" Prof. Dr. Şanlıer, kadınların erkeklere nazaran biraz daha obez olduğunu sözlerine ekleyerek, "Obezite, vücut ağırlığındaki özellikle yağ miktarının artması demek. Erkeklerde bu oranın yüzde 25’in üzerinde olması, kadınlarda da yüzde 32’nin üzerinde olması obezite olarak tanımlanıyor. Bizim ülkemize baktığımız zaman kadınlar biraz daha erkeklere göre daha obez. Son verilerde erkeklere göre bir buçuk kat daha fazla olduğunu görüyoruz. Ama erkeklerde de maalesef özellikle karında biriken yağlar, bizim metabolik sendrom dediğimiz diyabet, obezite, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon disiplini dediğimiz hastalıkların üçünü kapsıyorsa biz buna metabolik sendrom diyoruz. Bu metabolik sendrom eskiden sadece yetişkinlerin problemiydi. Ancak şu an çocuklarda da metabolik sendromu görüyoruz. Artık dünyada insan ömrü artarken sanırım bir taraftan da azalacak. Çünkü bulaşıcı olmayan dejeneratif bu hastalıklar sebebiyle hepimizin herhalde yaşam süresi kısalacak. Obezite başta olmak üzere kardiyovasküler hastalıklar bütün dünyada şimdi ikinci sırada. Kanserden ölümler görülme oranı da yüksek ve beslenmeyle de çok ilişkilendiriliyor. Özellikle de bizim son yıllarda beslenme tarzımızın değişmesi, batı tipi beslenme dediğimiz testop tarzı besinlerin çok fazla kullanılıyor olması, evde çok tencere yemeklerinin yapılmaması açıkçası bu beni çok üzüyor. Bu sebeple daha çok doymuş yağ oranı yüksek, protein oranı yüksek besinler çok fazla tüketiliyor. Buna bağlı olarak da tabii ki obezite oluşuyor. Obezite gelişmiş ülkelerin sorunu mu? Hayır. Az gelişmiş ülkelerin ya da gelişmemiş ülkelerin de sorunu. Çünkü gelişmişlik derecesi arttıkça protein ve doymuş yağ alımı artarken az gelişmiş ülkelerde de karbonhidrattan beslenme tarzı artıyor. Bu nedenle de obeziteyi sıklıkla görüyoruz. Yine Türkiye’de maalesef ben 10 yıl sonra çocuklarımızın obeziteyle çok mücadele edeceğini düşünüyorum. Her 10 çocuktan 2 tanesi obezite. Yani yüzde 10 civarında. Yani hafif şişman değil benim söylediğim, gerçekten morbid obezite dediğimiz obezite. Birçok tedavi yöntemleri var. Ama biz tabii diyetisyenler olarak beslenmeyle bu işin çözüme ulaşacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Yaz aylarında günde en az 12 bardak su tüketilmeli" Şanlıer, kırmızı etin yerine daha çok beyaz et tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, "İlaç tedavileri, ameliyatlar yapılabiliyor ama yaşam kalitesini arttırmak adına bir beslenme planıyla, yani kişinin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite düzeyine, özel durumuna ya da herhangi bir hastalığı varsa buna göre biz beslenme planlarımızı yapıyoruz. Herkesin beslenme planı farklıdır, parmak izi gibidir. Kişiye özel olması gerekiyor. Mümkün olduğu kadar da Akdeniz tipi beslenme. Yani ne demek? Her şeyin doğalını kullanmayı tavsiye ediyorum. Bol su tüketelim. Hele şimdi yaz geliyor, 12 bardak su içelim. Bunun dışında tam tahıllardan yapılan ekmek, tam buğday unundan yapılan ekmek, makarna, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, kuru baklagilleri mutlaka soframızdan eksik etmeyelim mümkün olduğu kadar. Kırmızı etin miktarını azaltalım, haftada 2-3’e düşürelim. Daha çok beyaz etleri tüketmekte fayda var. Bol sebze meyve, tabii meyve ile oturup bir kasa meyve yemeyeceğiz. Bizim ihtiyacımız olan günde 2-3 porsiyon, buna göre 2-3 porsiyon tüketmek lazım. Süt, yoğurt, ayran biliyorum Doğu Anadolu’nun çok sofralarında eksik etmediği bir besin. Özellikle yoğurt. Bunun tüketimini de arttırarak sağlıklı beslenme sağlayabiliriz. Aynı zamanda iyi yağlar kullanalım. İyi yağlar dediğimiz zaman mesela ben salatama zeytinyağı kullanabilirim ama yemeklerde ayçiçek yağı, en azından üç tür yağı karıştırarak yemeklerinize ilave etmenizde yarar var diye düşünüyorum. Aynı zamanda da fiziksel aktivite. Maalesef çocuklarımız, hepimiz aslında televizyon, bilgisayar, akıllı telefonlar, bunların başında çok vakit kaybediyoruz. Hareketli olmak lazım, daha aktif yaşamak lazım. En azından haftada 3-4 kez, yarım saat, 45 dakika, gücümüz yetiyorsa 1 saat yanımızdaki biriyle konuşabilecek düzeyde yürüyüş yapsak bile spor salonuna gitmemize gerek yok. Bu yürüyüşü yapmamız bile bizim için bir fiziksel aktivite olacaktır. Obeziteli vatandaşlarımızın vücut ağırlıklarını öğrenerek en yakın sağlık kuruluşlarına veyahut da diyetisyen arkadaşlarımızın olduğu birimlerde gidip sağlıklı beslenme önerileri almalarında yarar var. Çünkü obezite artık ayıplarımızı ortaya çıkarıyor. Bizler insan olarak sağlıklı yaşama hakkımız olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de lütfen sağlıklı beslenelim, yeterli, dengeli beslenelim. Özellikle çocuklarımıza şeker içeren meşrubatlar, gazlı içecekler, kızartmalar, paketli ürünleri tükettirmeyelim. Anne baba olarak ısrara bazen dayanamıyoruz ama lütfen hiç tükettirmeyelim. Çok istiyorlarsa ayda bir iki kez olabilir, öyle tükettirelim, daha fazla tükettirmeyelim diyorum" şeklinde konuştu.