Yerel Haberler
Bitlis
Atlı polisler tarihi ilçe Ahlat’ın caddelerinde
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 17:00 Atlı polisler tarihi ilçe Ahlat’ın caddelerinde Malazgirt Zaferi etkinliklerin 954’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Ankara’dan gelen atlı polis ekipleri, Bitlis’in tarihi ilçesi Ahlat’ta devriye görevi gerçekleştirdi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü Atlı Polis Birliği, Ahlat ilçe merkezinde ve tarihi kümbet etrafında devriye görevini yaptı. İlçenin Selçuklu Çarşısından devriye görevine başlayan atlı polisler, Çiftte Kümbetlere kadar gidip dönüş yaptı. Atlara ilgi gösteren vatandaşlar ve çocuklar hatıra fotoğrafları çekilirken güzel görüntüler de oluştu. Atlı Polis Birliği Baş Polis Memuru Mahmut Kılınç, "Ankara il Emniyet Müdürlüğünde görevliyim. Malazgirt Zaferi yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Bitlis Emniyet Müdürlüğünün talebi doğrultusunda takviye olarak burada görevlendirildik. Şu an Ahlat ve Tatvan ilçelerimizde görev yapıyoruz. 22-25 Ağustos tarihleri arasında etkinlik alanlarında görev yapacağız. Vatandaşlarımız bizleri kendi kültüründen, simgesinden gördüğü için atlarla video ve fotoğraf çektirmek istiyorlar. Bundan da emniyet teşkilatı olarak guru duyuyoruz" dedi. Vatandaşlardan Nafiz Alkış, Malazgirt Zaferi’nin 954.yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Ahlat’ta gelen atlı polislerin güzel görüntüler oluşturduğunu belirterek, 22-25 Ağustos tarihlerinde herkesi ilçeye beklediklerini söyledi. Vatandaşlardan Refa Gökbulak ise "1071 kutlama etkinlikleri 22 Ağustos’ta başlayacak. Bugünde atlı polisler şehir merkezinde devriye yaptı. Tüm ziyaretçilerimizi Ahlat’a 1071 etkinliklerine davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
Sıcaktan bunalan ayılar kendilerini Nemrut’un serin sularına attı
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 08:57 Sıcaktan bunalan ayılar kendilerini Nemrut’un serin sularına attı Bitlis’in Ahlat, Güroymak ve Tatvan ilçe sınırları içinde bulunan Nemrut Kalderası’nda yaşayan ayılar sıcaktan bunalınca kendilerini Nemrut’un serin sularına attı. Dünyanın ikinci, Türkiye’nin ise en büyük krater gölü olan Nemrut Kalderası, bu kez ilginç görüntülere sahne oldu. Kavurucu yaz sıcaklarından bunalan ayılar, serinlemek için kendilerini Nemrut Krater Gölü’nün buz gibi sularına bıraktı. Ziyaretçiler tarafından cep telefonlarıyla kaydedilen görüntülerde, ayıların gölde keyifle yüzdüğü ve zaman zaman suyun içinde oyun oynadığı anlar dikkat çekti. Özellikle sıcak havalarda sık sık ortaya çıkan ayılar, bu kez doğal yaşamın en sevimli karelerini oluşturdu. Doğaseverler, Nemrut’un yalnızca eşsiz manzarasıyla değil, aynı zamanda yaban hayatıyla da büyük bir zenginlik sunduğunu belirterek, bu anların doğanın en güzel sürprizlerinden biri olduğunu ifade etti. Nemrut Kalderası, endemik bitki çeşitliliği, gölleri ve vahşi yaşamıyla her yıl binlerce turisti ağırlarken, bu kez ayıların serinleme sevinci görenlere unutulmaz bir deneyim yaşattı. "Anne ve yavru ayılar piknikçilerin sofralarına misafir oldular" Nemrut Kalderası’nda doğa yürüyüşü ve piknik yapan vatandaşlar, unutulmaz bir sürpriz yaşadı. Anne ve yavru ayılar, piknikçilerin kurdukları sofralara yaklaşarak yiyecek aradı. Sıcak havada kalderanın serin doğasında vakit geçirmek isteyen vatandaşlar, bir anda karşılarında anne ayı ve iki yavrusunu görünce şaşkına döndü. Ayıların piknik masalarına yaklaşarak yiyecek arayışına girmesi, cep telefonlarıyla kaydedildi. Ziyaretçiler, davetsiz misafirlere zarar vermeden ve panik yapmadan sofralarını onlara bırakıp güvenli mesafeden izledi. Uzmanlar ise kalderada yaşayan ayıların beslenme alışkanlıklarının bozulmaması ve insanlara yaklaşmamaları için ziyaretçilerin yiyeceklerini açıkta bırakmamaları ve ayıları beslememeleri konusunda uyarılarda bulundu. Doğa ve uzay gözlemciliği yapan Dr. Cihan Önen, son günlerde Nemrut Krater Gölü civarında ayı sirkülasyonunun bir hayli fazla olduğunu belirtti. Bir anne ayı ve iki yavrusunun, insanların yoğun olarak bulunduğu alanlarda dolaştığını ifade eden Önen, ziyaretçilerin bir kısmının ayıları elle beslediğini ve onlarla özçekim yaptığını söyledi. Doğada ayı ve insanların karşı karşıya gelmesinin istenmeyen bir durum olduğunu vurgulayan Önen, bu tür karşılaşmaların hem insanlar hem de ayılar için risk oluşturabileceğini kaydetti. Ayıların saldırabileceğini, yaralanmalara yol açabileceğini ya da zarar görebileceğini belirten Önen, ayrıca bu tür temasların ayıların beslenme alışkanlıklarını bozduğunu ve insanların bulunduğu alanlara daha sık gelme eğilimi kazandırdığını dile getirdi. Bunun dışında bölgede diğer ayıların da sürekli insanların olduğu alanlarda dolaştığını aktaran Önen, bu durumun riskleri artırdığını vurguladı. Göl çevresinde yüzülmemesi gerektiğine dair uyarılar yapıldığını da hatırlatan Önen, boğulma riskinin yanı sıra ayıların su içmek ve yüzmek için göl kenarına geldiğini aktardı. İnsanların bir koyda yüzerken, 150-200 metre ötede başka bir koyda ayıların yüzebildiğine dikkat çeken Önen, birçok kişinin ayıların yüzebildiğinden haberdar olmadığını ifade etti. Yetkililerin, vahşi hayvanların elle beslenmemesi ve bölgede yüzülmemesi konusunda sık sık uyarılarda bulunduğunu da sözlerine ekledi.
DSİ Genel Müdürü Balta: "Bitlis taşkına karşı güçleniyor"
19 Ağustos 2025 Salı - 12:51 DSİ Genel Müdürü Balta: "Bitlis taşkına karşı güçleniyor" Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde taşkın riskine karşı yürüttüğü kapsamlı projelerle vatandaşların can ve mal güvenliğini güvence altına almaya devam ediyor. DSİ Genel Müdürlüğü Türkiye genelinde taşkın riskine karşı yürüttüğü kapsamlı projelerle çerçevesinde Bitlis ili ve ilçelerinde taşkınların yol açabileceği zararları önlemek amacıyla büyük ölçekli yatırımlar hayata geçirildi. Bitlis’in coğrafi yapısı nedeniyle taşkın riski yüksek bir bölgede yer aldığına dikkat çeken DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, il genelinde yürütülen 9 taşkın koruma projesinden 8’inde inşaat sürecinin başlatıldığını, kalan 1 projenin ise kısa süre içinde uygulamaya alınacağını belirtti. DSİ Genel Müdürü Balta, yürütülen bu çalışmaların çok yönlü faydalar sağlayacağını ifade etti. Projeler sayesinde yerleşim alanları ve tarım arazilerinin taşkın riskini azaltacağı, su akışının kontrol altına alınmasıyla birlikte erozyon ve toprak kaybının da önüne geçileceğini belirtti. Bu sayede hem can ve mal güvenliği artırılacak hem de altyapı sistemlerinde yaşanabilecek hasarların ve ulaşımda oluşabilecek aksamaların önüne geçileceğini vurguladı. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bitlis’in zorlu coğrafyasında, halkımızı doğa kaynaklı afetlerden koruyacak çağdaş altyapılar inşa ediyoruz. Hedefimiz sadece taşkınlara karşı koruma sağlamak değil; aynı zamanda bölge halkının yaşam kalitesini yükseltmek ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemektir. Uygulamada olan bu projelerle Bitlis ve ilçelerinde yaşayan vatandaşlarımıza güvenli ve huzurlu bir gelecek inşa ediyoruz."
Tatvan’da keçinin inadı limon ağacını devirdi
19 Ağustos 2025 Salı - 09:57 Tatvan’da keçinin inadı limon ağacını devirdi Bitlis’in Tatvan ilçesinde caddesi üzerinde bir işyerinin önünde bulunan saksı içerisindeki limon ağacı, keçilerin hedefi oldu. Tatvan ilçesinde ilginç bir olay yaşandı. Saray Mahallesi Kazım Paşa Caddesi üzerinde bir işyerinin önünde bulunan saksı içerisindeki limon ağacı, keçilerin hedefi oldu. Bir çoban tarafından sürü halinde sokaktan geçirilen koyun ve keçiler arasından bir grup, işyerinin önündeki saksıya yöneldi. Önce yapraklarını yiyen keçiler, ardından saksıyı devirmek için uzun süre uğraştı. Çabalarına rağmen başarılı olamayan keçiler teker teker pes ederken, içlerinden biri inatla denemeye devam etti. Dakikalar süren uğraşın ardından keçi sonunda limon ağacını devirmeyi başardı ve olay yerinden uzaklaştı. Devrilen saksı ise kısa süre sonra binadan çıkan bina sakinleri tarafından yeniden düzeltilerek yerine konuldu. Yaşanan bu ilginç anlar işyerinin güvenlik kamerasına yansırken, görenleri gülümsetti. Sabah uyandıklarında limon ağacının saksısıyla birlikte devrildiğini gördüklerini belirten işyeri sahibi Serkan Tüzün, ilk etapta ya şahıslarca ya da araba çarpması sonucu devrilmiş olabileceğini düşündüklerini ancak kamera kayıtlarına baktıklarında durumun çok farklı olduğunu gördüklerini kaydetti. Görüntüleri izlediklerinde hem çok şaşırdıklarını hem de inatçı keçinin çabalarına gülümsediklerini anlatan Tüzün, "Bu limon ağacımız uzun süredir kapalı alandaydı. Boyu uzayınca bizde kapalı alandan işyerinin önüne çıkardık. Uzun bir süredir de burada. Her gün sulama ve genel bakımlarını yapıyoruz. Bu gün sabahta erken saatlerde uyanıp işyerini açmaya geldiğimizde devrilmiş vaziyette bulduk. İlk etapta ya şahıslarca ya da araba çarpması sonucu devrilmiş olabileceğini düşündük. Emin olmak içinde kamera kayıtlarına baktık. Ancak gördüğümüz görüntü ile düşündüğümüz senaryo birbirinden çok farklı çıktı. Sabah saat 6-7 gibi keçi ve koyunlardan oluşan bir sürü caddeden geçiriliyor. O esnada limon ağacını fark eden bir grup koyun ve keçi hemen yapraklarına saldırıyor. Diplerdeki yaprakları yedikten sonra tepede olan yapraklara uzanmak istiyorlar ancak başarısız olunca hep birlikte önce devirmeye çalışıyorlar. Uzun uğraşlar sonucu istedikleri sonuca ulaşamayınca bir bir pes edip yoluna devam ediyor. Ancak içlerinden bir keçinin inadı tutuyor. Tek başına uzun süre ağacı devirmeye çalışıyor. Nitekim uzun uğraşlar sonucunda da başarılı oluyor. Sonuca ulaşmanın verdiği gururla saksı devrilir devrilmez yapraklarını yemeden hemen hızla olay yerinden kaçıyor. Tabii bizler bu anları izlerken bir yandan devrilen ve kısmen dalları zarar gören ağacımıza üzülürken, bir yandan da inatçı keçinin tavırları karşısında gülümsedik. Canları sağ olsun, ne yapalım. Ağacımızı tekrar düzelttik, kurulan dallarını budadık, sulamasını yaptık. Artık daha dikkatli olup, gerekli tedbirleri alacağız" diye konuştu
Tatvan Sesi Gazetesi 33 yıldır yerel haberlerin nabzını tutuyor
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 12:12 Tatvan Sesi Gazetesi 33 yıldır yerel haberlerin nabzını tutuyor Bitlis yerel medyasında köklü bir geçmişe sahip olan Tatvan Sesi Gazetesi, 33 yıldır kesintisiz bir şekilde yerel haberlerin nabzını tutuyor. Bitlis’in medya sahnesinde uzun yıllardır önemli rol üstlenen Tatvan Sesi Gazetesi kentin ve bölgenin sesi olmaya devam ediyor. Tatvan ilçesinde 7 Eylül 1992 tarihinde yayın hayatına başlayan Tatvan Sesi Gazetesi, tam 33 yıldır kentin gözü, kulağı ve hafızası olmayı sürdürüyor. Bölgedeki güncel gelişmelerin yanı sıra, yerel kültür etkinlikleri, spor haberleri ve toplumsal meseleleri de kuruluşundan bu yana geniş bir perspektif ile okuyucularına ulaştıran gazete 33 yıllık yayın hayatı ile kentin yayın hayatına devam eden en köklü gazetesi olma unvanını da elinde bulunduruyor. Şehrin tarihi mirası, kültürel zenginlikleri ve sosyal yaşamıyla ilgili detaylı haberler sunmanın yanında kentin kimliğinin korunmasına da önemli katkılar sağlayan Tatvan Sesi Gazetesi, yalnızca bir gazete değil, adeta bir şehrin belleği oldu. Her manşetinde Bitlis’in, Tatvan’ın ya da diğer ilçelerinin çarşısından bir ses, her satırında halkın nabzından bir iz, her fotoğrafında ilçenin hafızasında saklı bir kare bulunuyor. Gazetenin sayfaları yalnızca haberlerden ibaret değil; aynı zamanda bir şehrin umutlarını, sevinçlerini, acılarını ve mücadelelerini de saklıyor. Tatvan Sesi de 33 yıldır tam da bunu yaptı. Kentin ilk asfalt yolundan en büyük yatırımlarına, acı kayıplarından en mutlu günlerine kadar her gelişme gazetenin sararmış sayfalarında birer hatıra olarak yer alıyor. 33 yıllık emek, fedakârlık ve istikrarla ayakta duran Tatvan Sesi, bugün de aynı sorumluluk duygusuyla yoluna devam ediyor. İlçenin geçmişini yarınlara taşırken, her yeni sayısında "Tatvan’ın sesi" olmaya istikrarını sürdürüyor. Gazetenin Yazı İşleri Müdürü Abdulhalim Kızılkaya, "Tatvan Sesi, ilçemizin tarihini kayıt altına alan bir arşivdir. Bizim için her haber, aynı zamanda geleceğe bırakılmış bir emanettir" diyerek bu yolculuğun anlamını özetliyor. "Bu şehrin sesi olmaya devam edeceğiz" Geride bıraktıkları 33 yıllık yayın hayatını değerlendiren Tatvan Sesi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Abdulhalim Kızılkaya şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da kentin sesi olmaya devam edeceklerinin altını çizerek "Tatvan Sesi Gazetemiz 7 Eylül 1992 tarihinde ilk sayısıyla okurlarının karşısına çıktı. O günden bugüne kadar aralıksız süren yayın hayatı boyunca güvenilir, tarafsız ve ilkeli habercilik anlayışını benimsedi. Kuruluşundan itibaren doğru bilgiyi en hızlı şekilde okurlarına ulaştırmayı kendine görev edinen Tatvan Sesi Gazetesi dile kolay, bir ömür denebilecek 33 yıllık serüveninde kentin en önemli olaylarına tanıklık etti. Yerel hikâyelerin peşine düşerek tarihin izini sürdü, şehrin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi dinamiklerini titizlikle takip ederek sayfalarına taşıdı. Tatvan Sesi Gazetesi, yalnızca haberleriyle değil, okurlarıyla kurduğu güçlü bağlarla da kentin belleğinde özel bir yer edindi. Dijital medyanın hızla yükseldiği günümüzde bile, haberi yerel gazetelerden okumayı tercih eden ve gündemi gazetenin sayfalarından takip eden sadık okurlarının varlığı, bu köklü geleneğin değerini ortaya koyuyor. Yerel gazeteciliğin kendine özgü zorlukları bulunsa da Tatvan Sesi için bu yolculuk, her zaman sevgiyle yapılan bir meslek oldu. Bugün geriye dönüp baktığımızda, 33 yıllık bir emek ve istikrarın ürünü olarak, kentin tarihine düşülen notların kıymeti daha da iyi anlaşılıyor. Tatvan Sesi Gazetesi olarak, gelecekte de Bitlis’in tarihi gelişmelerine şahitlik eden bir gazete olmayı sürdüreceğiz Bölgenin köklü geçmişini yansıtmaya, yerel hikâyelerin ve tarihin izini sayfalarında taşımaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Kentin hafızası konumda" Bitlis yerel medyasında 33 yılı geride bırakan Tatvan Sesi Gazetesini ziyaret eden Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hakan Okay da, gazetenin kentin hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bitlis yerel medyasında köklü bir geçmişe sahip olan Tatvan Sesi Gazetesi’nin, bölgenin hafızası niteliğinde olduğunu ifade eden Okay, "Tatvan Sesi Gazetesi, yalnızca bir gazete değil; Tatvan’ın yaşayan belleğidir. 33 yıldır tarafsız, ilkeli ve fedakârca yürüttüğü yayın hayatıyla şehrimizin tarihine not düşen en önemli yerel basın organlarından biri oldu. Yerel medyanın güçlüklerle ayakta kalmaya çalıştığı bir dönemde Tatvan Sesi’nin istikrarlı yolculuğu, tüm meslektaşlarımız için ilham verici bir örnektir. Cemiyet olarak böyle köklü bir gazetenin varlığını çok kıymetli buluyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.