Yerel Haberler
Bitlis
05 Nisan 2026 Pazar - 09:35 Başsavcı Ateş, 2025 büro ve suç bazlı soruşturma verilerini değerlendirdi Bitlis’in Tatvan Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Ateş, 2025 yılı büro ve suç bazlı istatistik raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlçedeki suç profili ve yargı süreçlerini rakamlarla ortaya koyan 2025 yılı faaliyet raporunda; aile içi şiddetten bilişim suçlarına, uyuşturucu operasyonlarından çocuk suçlarına kadar tüm branşlardaki soruşturma verileri ve sonuçları detaylı bir şekilde yer aldı. Hazırlanan raporla ilgili değerlendirmede bulunan Tatvan Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Ateş, Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yürütülen soruşturmalara ilişkin verileri paylaşarak farklı suç türlerinde yürütülen işlemlerin detaylarını açıkladı. "Aile içi şiddet ve çocuk suçları verileri" Toplumun temel taşlarını ilgilendiren bürolardaki verileri aktaran Başsavcı Ateş, "Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Bürosu’na 2025 yılı içerisinde toplam 220 adet soruşturma kaydı yapılmıştır. Yürütülen soruşturmalar neticesinde 138 adet dosya hakkında asliye ceza mahkemelerine iddianame tanzim edilerek kovuşturma işlemlerine başlanılmış, 48 adet dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, 16 adet dosya hakkında ise yetkisizlik kararı verilmiştir. Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu’nda ise 18 yaşından küçük çocukların karıştığı olaylara ilişkin toplam 284 adet soruşturma kaydı yapılmıştır. Bu dosyaların 71’i hakkında asliye ve ağır ceza mahkemelerine iddianame tanzim edilmiş, 89 dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirken, 6 dosya hakkında yetkisizlik kararı çıkmıştır" dedi. "Uyuşturucu suçlarıyla mücadele ve erteleme kararları" Uyuşturucu ile mücadeledeki kararlılığını rakamlarla ifade eden Ateş, şu bilgileri verdi: "Uyuşturucu madde kullanma suçu kapsamında alınan kan, kıl, tırnak ve tükürük örnekleri neticesinde uyuşturucu kullandığı tespit edilen şüpheliler hakkında 398 adet soruşturma kaydı yapılmıştır. Bu kapsamda 101 adet iddianame tanzim edilmiş, 93 dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, 66 dosyada ise şüphelilerin önceki erteleme kararları nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek dosyalar ilgili başsavcılıklara gönderilmiştir. Uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin soruşturmalar neticesinde ise 54 adet dosya hakkında ağır ceza mahkemelerine iddianame tanzim edilmiştir. 15 dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, 14 dosya hakkında ise yetkisizlik kararı verilmiştir. Ayrıca Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Bürosu’nda uyuşturucu veya alkollü araç kullanma gibi suçlardan 78 adet dosya hakkında 5 yıl süreyle erteleme ve tedavi tedbiri uygulanmıştır. 50 dosya hakkında iddianame tanzim edilmiş, 10 dosyada ise erteleme süresinin bitmesiyle takipsizlik kararı verilmiştir." "Faili meçhul dosyalarda büyük başarı: 255 fail tespit edildi" Faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışmalara değinen Başsavcı Ateş, "2025 yılı içerisinde faili tespit edilemeyen; 71 bilişim sistemleri, banka dolandırıcılığı, 78 sesli, yazılı, görüntülü hakaret, 40 tehdit, 26 basit yaralama, 23 mala zarar verme, 15 hakaret, 14 göçmen kaçakçılığı, 10 resmi belgede sahtecilik, 4 kadına karşı tehdit, 4 kasten yaralama ve 1 uyuşturucu madde kullanma suçu işlendiği tespit edilmiştir. Soruşturma başlangıcında kimlik bilgileri tespit edilemeyen 286 şüpheliden 255 tanesinin kimlik bilgileri yapılan araştırmalar neticesinde tespit edilerek haklarında soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. Kimliği henüz belirlenemeyen şüpheliler hakkında ise daimi arama kararı verilmiştir" ifadelerini kullandı. "Bilişim, cinsel suçlar ve göçmen kaçakçılığı" Başsavcı Ateş, diğer önemli büro verilerini ise şu şekilde sıraladı: "Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu; toplam 584 adet soruşturma kaydı yapılmış; 374 adet dosya hakkında ağır ceza mahkemelerine iddianame tanzim edilmiştir. 245 dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, 127 dosya hakkında yetkisizlik kararı verilmiştir. Göçmen kaçakçılığı suçu; 2025 yılında 58 adet soruşturma kaydı yapılmış, bunlardan 37’si hakkında iddianame tanzim edilerek kovuşturma başlatılmıştır. Cinsel suçlar; 3 basit cinsel saldırı, 4 sarkıntılık ve 6 nitelikli cinsel saldırı olmak üzere toplam 13 dosya üzerinden işlem yapılmıştır. Bunların 2’si hakkında iddianame tanzim edilmiş, 3’ünde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, 4 dosya hakkında ise yetkisizlik kararı verilmiştir. Seri Muhakeme Usulü Bürosu; toplam 86 adet soruşturma kaydı yapılmıştır. 32 dosya hakkında iddianame tanzim edilmiş, 28 dosyada ise basit yargılama usulü kabul edildiği için talepname düzenlenerek mahkemeye gönderilmiştir."
Bitlis’te evler restore edilerek turizme kazandırılacak
16 Eylül 2025 Salı - 09:00 Bitlis’te evler restore edilerek turizme kazandırılacak Bitlis’te tarihi ve kültürel dokunun korunması amacıyla sivil mimari örneklerine yönelik kamu kurumları örnek bir uygulamaya imza atmaya hazırlanıyor. Bitlis’te kamuya ait tarihi eserlerin restorasyonlarının sona yaklaşmasının ardından sivil mimariyi de ayağa kaldırmak için Bitlis Valiliği örnek oluşturabilecek bazı yapıları restore ederek turizme sunmaya hazırlanıyor. Sivil mimarinin son durumlarını görmek üzere bir saha çalışması yapan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, beraberinde Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Arslan, Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Yılmaz, Kültür ve Turizm Şube Müdürü Metin Çoban, ilgili kurum amirleri ve teknik personelle birlikte tarihi dokusu bulunan birçok sivil mimariyi yerinde gördü. Bitlis’te Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ilgili kurumlarının yürüttüğü restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirten Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, artık sivil mimarinin de ayağa kaldırılması gerektiğini söyledi. Buna öncülük etmek istediklerini belirten Vali Karakaya, kurumlar olarak Bitlis’te birkaç sivil mimariyi restore ederek turizmin hizmetine sunmak için saha çalışması yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "Bitlis oldukça kadim bir şehir. Kadim şehrin çok önemli vurguları vardır. Bunlardan birisi elbette ki mimari yapısı, mimari özelliğidir. Bildiğiniz üzere Bitlis ilimizde çok sayıda anıt eser restorasyonları bitti ya da devam ediyor. Bu anıt eserlerin restorasyonları tamamlanma aşamasına geldiğinden dolayı sivil mimarinin de artık restorasyonlarına başlanması gerektiği kanaatindeyiz. Üniversitemizle, belediyemizle, Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı’yla (BETAV), Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüzle, Vakıflar Bölge Müdürlüğümüzle değerlendirdiğimizde önemli bir husus olduğunu hepimiz görüyoruz. Dolayısıyla biz de valilik olarak ya da bu bahsettiğim diğer kurumlar olarak restorasyon konusunda bir öncülük yapabileceğimiz bina tespit edebilir miyiz? diye bir teknik gezi yapıyoruz. Bitlis’in kültür turizmi açısından oldukça önemli bir konu olacağını düşünüyoruz. Bir iki örnek bu kurumlarımız tarafından restorasyonları tamamlanıp işlevlendirilebilirse, butik otel olarak, kafe olarak yani tarihi doku içerisinde hem Bitlisli hemşehrilerimiz hem de dışarıdan gelen misafirlerimiz, yerli yabancı turistler bu tarihi dokuyu hissederek bu hizmeti kullanabilirler. Biz inanıyoruz ki diğer mülk sahipleri de bundan örnek alarak kendi konaklarını, eski yapılarını restore etmek için bir çalışma içerisine gireceklerdir."
Bitlis’te köylülere süt sağım makinesi desteği
12 Eylül 2025 Cuma - 23:23 Bitlis’te köylülere süt sağım makinesi desteği Bitlis’te, Orman Köylülerini Destekleme Projesi (ORKÖY) kapsamında 14 kadına süt sağım makinesi ve sertifikaları dağıtıldı. Merkeze bağlı Kireçtaşı köyü taziye evinde düzenlenen programla süt sağım makinelerinin dağıtımı sağlanırken, programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, tarım ve hayvancılığın dünyanın en stratejik sektörü olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılık alanında ihtiyacını karşılayamayan ve başkalarına muhtaç olan ülkelerin diğer alanlardaki gelişmelerinin tam anlamıyla yeterli gelmediğini anlatan Karakaya, "Özellikle genç nesillerimizi tarım ve hayvancılık konusunda özendirmemiz gerekiyor. Onların bu alanda çalışmaya devam etmesi için uygun şartların oluşturulması gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığımızın Orman Genel Müdürlüğümüzün en önemli hizmetlerinden biri Orköy projesidir. Bu desteklerin özellikle genç ve kadın çiftçilerimize önemli katkılar sağladığını biliyoruz. Ülkenin kalkınması için hepimizin üzerine düşen borçlar var. Bunun en önemlisini de çiftçi kardeşlerimiz yapıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ’köylü bu milletin efendisidir’ diyor. Çünkü sizler üretmezseniz, çalışmazsanız ülkemiz her alanda geriye gidecektir. Bu çerçevede kadınların rolüne yürekten inanıyorum" dedi. Cumhurbaşkanlığınca bu yılın "Aile Yılı" ilan edildiğini belirten Karakaya, ailenin temel taşının kadınlar olduğunu belirterek, kadınlar ailesine sahip çıktığında, eşlerini yönlendirdiğinde o evde ve o ülkede kalkınma ve gelişmenin hızla yaşandığını aktardı. Valilik olarak ve bağlı kurumların köylerin altyapılarıyla ilgili ciddi çalışmalar yaptığını dile getiren Karakaya, şunları söyledi: "Köylerin yollarından tutun içme suları ve altyapısına kadar ciddi hizmetler yürütülüyor ancak vatandaşlarımız köyünde geçim kaynağı sağlayamadığı takdirde köyün yolunun iyi olmasının, telefonun iyi çekmesinin, elektriğinin sorunsuz olmasının önemi azalıyor. Vatandaşımızın köylerde yaşarken altyapı hizmetlerini aldığı gibi gelirlerinin de iyi seviyede tutulması gerekiyor. Bu çerçevede yapılan önemli hizmetlerden birisi tarıma ve hayvancılığa, sanayi, endüstri ve teknolojinin girmesi gerekiyor. Bu hizmetin köyümüze hayırlı olmasını diliyorum." Elazığ Orman Bölge Müdürü Mustafa Arpacı ise Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü olarak Orköy desteklerini her yıl düzenleri olarak artan miktarlarda vatandaşlara ulaştırdıklarını belirtti. Orman Genel Müdürlüğü olarak köylüleri en yakın paydaş olarak gördüklerini aktaran Arpacı, "Ormanların korunmasında birlikte hareket ettiğimiz orman köylerimizin ekonomik ve sosyal yönden desteklenmesi genel müdürlüğümüzün birinci amaçları arasında yer almaktadır. Orköy desteklerini Genel Müdürlüğümüzün gülen yüzü olarak lanse etmek istiyoruz. Son 20 yılda bugünkü değerle 1 milyar liranın üzerinde orman köylülerimize destek sağlamışız. Bu yıl da Bitlis’te 106 aileye 10 milyon 614 bin 858 lira bütçe ayrılmıştır. Arıcılık desteğiyle 7 aileye 210 kovan, süt sığırcılığı kapsamında 16 aileye 32 büyükbaş hayvan, 3 ailemize de 30+1 olacak şekilde koyun dağıtılmıştır" dedi. "Aile Yılı" dolayısıyla Orman Genel Müdürlüğünün ailenin temel taşı olan kadınlara, yeni evlenen gençlere ve bu ülkenin geleceği ve hayata yeni başlayan gençlere mikro kredi imkanı sağladığını kaydeden Arpacı, şunları aktardı: "Bu kapsamda hamur yoğurma makinesi ve süt sağma makinesi dağıtımını gerçekleştirmeyi planladık. Bitlis’te bu düşüncemize çok güzel bir teveccüh oldu. Ben hepinize teşekkür ediyorum. Umarım bunlar hayatınızı kolaylaştırır. Önceden Orköy desteklerini faizli olarak veriyorduk. Bu uygulamadan vazgeçtik. Artık kredilerin yüzde 80’i faizsiz, yüzde 20’si de hibe şeklinde 3 yıl içinde ödemesi yapılıyor. Bu vatandaşlarımıza kolaylık sağlıyor. Orman köylülerimizin sosyal ekonomik durumunu kalkındırmak için gerekli destekleri vermeye çalışacağız." Süt sağım makinesi alan kadınların adına konuşan Methiye Alkaş ise, devletin kendilerine sahip çıkarak destek verdiğini ifade etti. Alkaş, "Bu destekle evimizi büyüteceğiz, evimizi ve ailemizi daha iyi geçindireceğiz. Emeği geçenlere köylülerim adına teşekkür ediyorum. Bizde söz veriyoruz. Bu yardımları boşa harcamayacağız, Çalışacağız, üreteceğiz ve köyümüz daha da güzelleşecek. Çocuklarımızın geleceği daha da parlak olacak" diye konuştu. Süt sağım makineleri ile süt sağım sertifikalarının dağıtıldığı programa, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Çolak, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, vali yardımcıları, bazı kurum amirleri ve vatandaş katıldı.
Bitlis’te köylülere süt sağım makinesi desteği
12 Eylül 2025 Cuma - 23:15 Bitlis’te köylülere süt sağım makinesi desteği Bitlis’te, Orman Köylülerini Destekleme Projesi (ORKÖY) kapsamında 14 kadına süt sağım makinesi ve sertifikaları dağıtıldı. Merkeze bağlı Kireçtaşı köyü taziye evinde düzenlenen programla süt sağım makinelerinin dağıtımı sağlanırken, programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, tarım ve hayvancılığın dünyanın en stratejik sektörü olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılık alanında ihtiyacını karşılayamayan ve başkalarına muhtaç olan ülkelerin diğer alanlardaki gelişmelerinin tam anlamıyla yeterli gelmediğini anlatan Karakaya, şöyle konuştu: "Özellikle genç nesillerimizi tarım ve hayvancılık konusunda özendirmemiz gerekiyor. Onların bu alanda çalışmaya devam etmesi için uygun şartların oluşturulması gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığımızın Orman Genel Müdürlüğümüzün en önemli hizmetlerinden biri Orköy projesidir. Bu desteklerin özellikle genç ve kadın çiftçilerimize önemli katkılar sağladığını biliyoruz. Ülkenin kalkınması için hepimizin üzerine düşen borçlar var. Bunun en önemlisini de çiftçi kardeşlerimiz yapıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ’köylü bu milletin efendisidir’ diyor. Çünkü sizler üretmezseniz, çalışmazsanız ülkemiz her alanda geriye gidecektir. Bu çerçevede kadınların rolüne yürekten inanıyorum." Cumhurbaşkanlığınca bu yılın "Aile Yılı" ilan edildiğini belirten Karakaya, ailenin temel taşının kadınlar olduğunu belirterek, kadınlar ailesine sahip çıktığında, eşlerini yönlendirdiğinde o evde ve o ülkede kalkınma ve gelişmenin hızla yaşandığını aktardı. Valilik olarak ve bağlı kurumların köylerin altyapılarıyla ilgili ciddi çalışmalar yaptığını dile getiren Karakaya, şunları söyledi:"Köylerin yollarından tutun içme suları ve altyapısına kadar ciddi hizmetler yürütülüyor ancak vatandaşlarımız köyünde geçim kaynağı sağlayamadığı takdirde köyün yolunun iyi olmasının, telefonun iyi çekmesinin, elektriğinin sorunsuz olmasının önemi azalıyor. Vatandaşımızın köylerde yaşarken altyapı hizmetlerini aldığı gibi gelirlerinin de iyi seviyede tutulması gerekiyor. Bu çerçevede yapılan önemli hizmetlerden birisi tarıma ve hayvancılığa, sanayi, endüstri ve teknolojinin girmesi gerekiyor. Bu hizmetin köyümüze hayırlı olmasını diliyorum." Elazığ Orman Bölge Müdürü Mustafa Arpacı ise Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü olarak Orköy desteklerini her yıl düzenleri olarak artan miktarlarda vatandaşlara ulaştırdıklarını belirtti. Orman Genel Müdürlüğü olarak köylüleri en yakın paydaş olarak gördüklerini aktaran Arpacı, şöyle devam etti: "Ormanların korunmasında birlikte hareket ettiğimiz orman köylerimizin ekonomik ve sosyal yönden desteklenmesi genel müdürlüğümüzün birinci amaçları arasında yer almaktadır. Orköy desteklerini Genel Müdürlüğümüzün gülen yüzü olarak lanse etmek istiyoruz. Son 20 yılda bugünkü değerle 1 milyar liranın üzerinde orman köylülerimize destek sağlamışız. Bu yıl da Bitlis’te 106 aileye 10 milyon 614 bin 858 lira bütçe ayrılmıştır. Arıcılık desteğiyle 7 aileye 210 kovan, süt sığırcılığı kapsamında 16 aileye 32 büyükbaş hayvan, 3 ailemize de 30+1 olacak şekilde koyun dağıtılmıştır." "Aile Yılı" dolayısıyla Orman Genel Müdürlüğünün ailenin temel taşı olan kadınlara, yeni evlenen gençlere ve bu ülkenin geleceği ve hayata yeni başlayan gençlere mikro kredi imkanı sağladığını kaydeden Arpacı, şunları aktardı: "Bu kapsamda hamur yoğurma makinesi ve süt sağma makinesi dağıtımını gerçekleştirmeyi planladık. Bitlis’te bu düşüncemize çok güzel bir teveccüh oldu. Ben hepinize teşekkür ediyorum. Umarım bunlar hayatınızı kolaylaştırır. Önceden Orköy desteklerini faizli olarak veriyorduk. Bu uygulamadan vazgeçtik. Artık kredilerin yüzde 80’i faizsiz, yüzde 20’si de hibe şeklinde 3 yıl içinde ödemesi yapılıyor. Bu vatandaşlarımıza kolaylık sağlıyor. Orman köylülerimizin sosyal ekonomik durumunu kalkındırmak için gerekli destekleri vermeye çalışacağız." Süt sağım makinesi alan kadınların adına konuşan Methiye Alkaş ise, devletin kendilerine sahip çıkarak destek verdiğini ifade etti. Alkaş, "Bu destekle evimizi büyüteceğiz, evimizi ve ailemizi daha iyi geçindireceğiz. Emeği geçenlere köylülerim adına teşekkür ediyorum. Bizde söz veriyoruz. Bu yardımları boşa harcamayacağız, Çalışacağız, üreteceğiz ve köyümüz daha da güzelleşecek. Çocuklarımızın geleceği daha da parlak olacak." diye konuştu. Süt sağım makineleri ile süt sağım sertifikalarının dağıtıldığı programa, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Çolak, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, vali yardımcıları, bazı kurum amirleri ve vatandaş katıldı. (VO)
Van Gölü’nde çekilme ve kirlilik alarmı: "Önlem alınmazsa ekosistem tehdit altında"
12 Eylül 2025 Cuma - 09:55 Van Gölü’nde çekilme ve kirlilik alarmı: "Önlem alınmazsa ekosistem tehdit altında" Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nde her geçen yıl artan çekilmeler ve kirlilik endişeye yol açıyor. Kapalı havza özelliği nedeniyle kirleticilerin seyrelme süresi uzun olan gölde, su kalitesi ve ekosistem ciddi tehdit altında bulunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Çevre Koruma Teknolojileri Bölüm Başkanı ve Anadolu Su Altı Araştırma ve Sporları Derneği Kurucusu Prof. Dr. Edip Avşar, Van Gölü’nü bekleyen tehlikeye dikkat çekti. Göle giren akarsu kollarındaki debinin küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle düştüğünü, buna ek olarak endüstriyel ve evsel atıkların gölü besleyen nehirler üzerinden Van Gölü’ne taşındığını belirten Avşar, "Bu kollarda azalan su miktarıyla birlikte kirlilik daha da yoğunlaşmakta, göl su kalitesi ve ekosistem üzerindeki baskı çok daha belirgin hale gelmektedir" dedi. "Atık suların arıtılmadan Van Gölü’ne deşarjının önüne geçilmeli" Bitlis çevresinde önceki yıllarda yapılan çalışmalarda bu kirliliğin etkilerinin net şekilde gözlemlendiğini aktaran Prof. Dr. Avşar, "Van Gölü hem dünyamız hem de ülkemiz için önemli bir değerdir. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, ülkemizin de en büyük gölüdür. Sodalı bir göl olması nedeniyle kendine haiz su kalitesi ve karakteristik özellikleri mevcuttur. Aynı zamanda Van Gölü kapalı bir havzadır. Yani göle su girişleri yağış ve etraftaki nehirlerden beslenme şeklinde gerçekleşmekte olup gölün kendini yenileme kabiliyeti ise sınırlıdır. Kapalı bir havza olması, buraya giren kirleticilerinde seyrelme ve kirletici özelliklerini kaybetme süresini uzatmaktadır. Bilindiği üzere ülkemizde akarsuların yaz kış akış rejimleri oldukça farklıdır. Kurak mevsimde akarsuların akış rejimleri oldukça düşmektedir. Bunun üzerine günümüzde yaşanılan küresel ısınma ve iklim değişikliği olgularının etkileri de eklendiğinde akarsu akımları daha da azalmaktadır. Bu durum Van Gölü üzerinde de etkili olmakta ve Van Gölü’ne giren besleme akımlarının düşmesi nedeniyle gözlenen mevsimsel çekilmeler de önceki dönemlere göre çok daha etkili olmaktadır. Ayrıca göle giren akarsu kollarında azalan debinin yanında endüstriyel faaliyetler ve evsel kirlilikte etkili olmakta, bu kaynaklar gölün beslenmesinden çok kirliliğin göle taşınmasına sebebiyet vermektedir. Bu kollarda azalan su miktarı ile bu kirlilik daha da derişmekte ve göl su kalitesi ve göl ekosistemi üzerindeki kirletici etki çok daha belirgin hale gelmektedir. Bu çerçevede Bitlis çevresinde önceki yıllarda yaptığımız çalışmalarda bu kirliliğin etkilerini net gözlemleme fırsatı elde ettik. Bu duruma karşı önlem alınması açısından elde ettiğimiz verilerden bilimsel çalışmalar da üreterek bunları yayımladık. Elde ettiğimiz sonuçlar; göl çevresindeki akarsulardan su teminine yönelik çalışmaların daha dikkatli yapılması, çekilen suyun gölün beslenmesini etkilememesi, göl etrafındaki yerleşimler ve endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan atık suların arıtılmadan gölü besleyen nehirlere ve dolayısıyla Van Gölü’ne deşarjının önüne geçilmesini gerektirmektedir" diye konuştu.
Türkiye’nin en yüksek rakımlı turizm cennetinde hizmet seferberliği
12 Eylül 2025 Cuma - 09:52 Türkiye’nin en yüksek rakımlı turizm cennetinde hizmet seferberliği Bitlis’in Adilcevaz ilçesine bağlı, Türkiye’nin en yüksek rakımlı dağlarından biri olan Süphan Dağı’nın eteğinde yer alan Aydınlar Belde Belediyesinde hizmet seferberliği devam ediyor. Doğal güzellikleri ve dokusuyla hem turistlerin hem de bölge halkının gözdesi olan Aydınlar beldesi, Belediye Başkanı İbrahim Ergün’ün girişimleriyle hizmetlerine hız kesmeden devam ediyor. Belediyeye bağlı ekipler; altyapıdan çevre düzenlemesine, yol asfaltlama çalışmalarından sosyal projelere kadar geniş bir alanda faaliyet yürütüyor. Belediye Başkan Vekili Rahmi Akdoğmuş, beldenin gelişimi için yoğun mesai harcadıklarını belirterek, "Rakım yüksek olabilir ama hizmet anlayışımız da bir o kadar yüksek. Aydınlar, sadece doğasıyla değil, hizmet kalitesiyle de örnek bir belde olacak" dedi. Belde sakinlerinden Kasım Ergün ise belediye çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Her geçen gün gelişen ve güzelleşen Aydınlar’ın geleceğine umutla bakıyoruz" ifadelerini kullandı. Bir diğer vatandaş Cesim Karamercan da, Başkan İbrahim Ergün’e teşekkür ederek, "Belediye başkanımız herkese eşit ve kaliteli bir hizmet sunuyor. Bundan çok memnunuz" diye konuştu. Aydınlar Belediyesi’nin aralıksız sürdürdüğü çalışmalar, beldeyi hem bölge halkı hem de yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi haline getiriyor.
Van Gölü’nde su seviyesi düşüyor
11 Eylül 2025 Perşembe - 09:13 Van Gölü’nde su seviyesi düşüyor Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nde son yıllarda yaşanan su çekilmesi kıyıdan metrelerce uzaklaşarak ekosistemi ve yaşamı tehdit ediyor. Uzmanlara göre göldeki çekilmenin başlıca nedenleri arasında iklim değişikliği, kuraklık ve sulama faaliyetlerindeki artış yer alıyor. Bu durum, gölde yaşayan canlı türlerini doğrudan etkiliyor. Özellikle bölgeye özgü olan ve nesli korunmaya çalışılan inci kefali balığı, su kaybından en çok etkilenen türlerin başında geliyor. Su seviyesinin düşmesi, insan sağlığı açısından da riskler barındırıyor. Göl tabanında ortaya çıkan tozlu ve topraklı alanlar, rüzgârla birlikte havaya karışarak solunum yolu rahatsızlıklarına yol açabiliyor. Ayrıca göl suyunun azalmasıyla birlikte su altında kalan atıklar ve endüstriyel kirlilik de yüzeye çıkıyor. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında uzmanlar, geniş çaplı ağaçlandırma çalışmalarının önemine dikkat çekiyor. Ağaçlandırma faaliyetlerinin havadaki nem oranını dengeleyebileceği ifade edilirken, uluslararası iş birlikleri ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle sürdürülebilir çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. "Bölgedeki canlı yaşamını tehdit ediyor" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Halk Sağlığı Uzmanı ve Search and Rescue Arama Kurtarma Acil Yardım (SARAKAY) Derneği Bitlis İl Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Cihan Önen, kıyıdan metrelerce uzaklaşan göl suyunun bölgedeki ekosistemi doğrudan etkilediğine dikkat çekti. "Göldeki su kaybı, sadece ekolojik dengeyi değil aynı zamanda bölgedeki canlı yaşamını da tehdit etmektedir" diyen Önen, "Dünyanın en büyük sodalı göllerinden biri olan Van Gölü, aynı zamanda Türkiye’nin de en büyük gölüdür. Ancak son yıllarda gölde dikkat çekici ölçüde su çekilmeleri yaşanmaktadır. Özellikle 2019 yılından itibaren kıyıdan metrelerce uzaklaşan göl suyu, bölgedeki ekosistemi doğrudan etkilemektedir. Bu çekilmenin başlıca nedenleri arasında iklim değişikliği, kuraklık ve sulama faaliyetlerinin çeşitlenmesi sayılabilir. Gölde su kaybı, sadece ekolojik dengeyi değil aynı zamanda bölgedeki canlı yaşamını da tehdit etmektedir. Özellikle Van Gölü’ne özgü olan ve nesli korunmaya çalışılan inci kefali balığı başta olmak üzere birçok canlı türü bu süreçten olumsuz etkilenmektedir. Su çekilmesi, insan yaşamını da farklı boyutlarda etkilemektedir. Göl tabanında ortaya çıkan tozlu ve topraklı alanlar, rüzgârla birlikte havaya karışarak solunum yoluyla insan sağlığı üzerinde risk oluşturabilmektedir. Ayrıca göl suyunun azalmasıyla birlikte daha önce su altında kalan atıklar ve endüstriyel kirlilik de yüzeye çıkmakta, bu da çevresel sorunların boyutunu artırmaktadır. İklim değişikliğiyle mücadelede ise çeşitli yöntemler ön plana çıkmaktadır. Geniş alanlarda ağaçlandırma faaliyetleri, havanın nem dengesini koruyarak bu sürece katkı sağlayabilir. Bunun yanı sıra uluslararası örgütlerle yapılacak iş birlikleri, sürdürülebilir mücadele açısından kritik öneme sahiptir. Yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve halkın ortak çabalarıyla bu sorunların etkileri azaltılabilir" diye konuştu.