Yerel Haberler
Bitlis
08 Mayıs 2026 Cuma - 13:25 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Bitlis’ten başka ile hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis’te bugün bin 65 yatak bulunduğunu belirterek, "Başka ile hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız ve Bitlis’i sağlık anlamında da Türkiye’nin iyi şehirlerinden bir tanesi haline getireceğiz" dedi. Çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve Bitlis Eren Üniversitesi’nde (BEÜ) dün başlayan 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi’ne katılmak üzere Bitlis’e gelen Bakan Memişoğlu, ilk olarak Bitlis Valiliğini ziyaret etti. Bitlis’te sağlık alanında yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Bakan Memişoğlu, vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kaliteli şekilde ulaşabilmesi için yatırımların sürdüğünü belirtti. Kentteki hastaneler, sağlık personeli kapasitesi ve devam eden projeler hakkında da açıklamalarda bulunan Memişoğlu, sağlık altyapısının güçlendirilmesi adına çalışmaların devam edeceğini ifade etti. Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı kapsamında illerimize ulaşıyoruz. Bugün tarihimizin, medeniyetimizin en önemli şehirlerinden Bitlis’imizi ziyaret ediyoruz. Burada sağlık hizmetlerini değerlendireceğiz. Daha iyi insanlarımıza sağlık hizmeti sunmak için valimiz, milletvekilimiz, başkanlarımızla beraber Bitlis’in sağlıkla ilgili durumunu yerinde görmek için buradayız. Öncelikle Bitlis’te sağlıkla ilgili 365 yatağı varken, bugün bin 65 yatağıyla 20 senede sağlıkta dönüşümde önemli yerlerden bir tanesi olmuş. Biz bunu daha da geliştirmek istiyoruz" dedi. Güroymak ve Hizan’da planla yaptıklarını ve en kısa zamanda hastane inşaatlarına başlayacaklarını belirten Bakan Memişoğlu, "Bu hastanelerimiz fiziki olarak gerçekten çok iyi hastanelerimiz olacaklar ve 50’şer yataklı, 25 odalı hastanelerimizle insanlarımıza hizmet vereceğiz. Burada aynı zamanda bağışçılarımızla beraber yaptığımız güzel bir hastanemiz daha var. Bu hastanemizle beraber Bitlis aynı zamanda tıp fakültesiyle öğrenci yetiştirmesiyle sağlığa hizmet edecek bir hale gelecek. Bu konuda da emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizler de Bitlis’te, Tatvan’da, Güroymak’ta, Hizan’da ve bütün ilçelerimizde daha iyi sağlık hizmeti vermek için çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bitlis’te sağlıklı hayat merkezlerinden iki tane bulunduğunu ve daha aktif olmasını istediklerini vurgulayan Memişoğlu, "Aile hekimlikleriyle de ilgili yeni düzenlemeler yaptık. Bitlis halkının kendi aile hekimiyle daha çok buluşması için de elimizden gelen bütün imkanları kullanacağız. Ben herkese teşekkür ediyorum. Bitlis’imizin, bu güzel ilimizin daha iyi sağlık hizmeti sunması için bakanlık olarak da bütün ekibimizle buradayız. İnşallah birçok hizmeti daha iyi hale getireceğiz. Çünkü anjiyo cihazını yenileyeceğiz. Yeni bir anjiyo cihazı da alacağız. Bitlis’ten başka ile hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız ve Bitlis’i sağlık anlamında da Türkiye’nin iyi şehirlerinden bir tanesi haline getireceğiz" şeklinde konuştu. Valilik ziyaretinin ardından Bitlis Belediyesini de ziyaret eden Bakan Memişoğlu, kentte yürütülen çalışmalar hakkında Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay’dan bilgi aldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:13 Bitlis’te bilim ve sağlık buluşması Bitlis’te 07-09 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi düzenlenen açılış programı ile başladı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. Programın açış konuşmasını yapan kongre başkanı Prof. Dr. Mehmet Sait İzgi yaptı. İzgi Katılanlara teşekkür ederek, kongrenin başarılı geçmesi dileklerinde bulundu. Programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, "Kongrede 1. Uluslararası Sağlık Bilimleri ve Tıp Kongresinde farklı üniversitelerden alanında uzman birçok akademisyen hocamız katılıyor ve bu hazırlanan bilimsel bildirilerin sunulması, sağlık ve Türk bilimlerinin çeşitli disiplinlere yönelik güncel çalışmaların ele alınacak olması organizasyonun önemini ortaya koymaktadır. Tabii sağlık alanında üretilen her bir bilgi, yapılan her bilimsel çalışma insan hayatına doğrudan dokunan ve toplumların geleceğini şekillendiren değerli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kongrenin bilimsel bilgi paylaşımını güçlendireceğine, yeni araştırmalara ilham vereceğine ve ulusal ve uluslararası düzeyde önemli işbirliklerine zemin hazırlayacağına yürekten inanıyoruz" dedi. Bu tür organizasyonların şehirlerin bilimsel, dünyasında akademik kimliğinin gelişmesinde de önemli katkılar sunduğuna değinen Vali Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü: "Bitlis’in böyle anlamlı bir kongreye ev sahipliği yapması hepimiz için gurur vericidir. Gerçekten Bitlis yüzyıllardır bölgenin bilim merkezi olan her alanda Bulunduğu bölgeye ışık saçan kadim bir şehir. Bu nedenle bilimin en çok yakıştığı şehirlerden birisi. Kültürün sanatın en çok yakıştığı şehirlerden birisi. Bu çerçevede son 5 yıl projeksiyona baktığımızda bir kısıtlı çok kıymetli değişiklikler var. İnşallah bunu da güçlendirip devam edeceğiz. Tabii insan hayatının olduğu her alanda geçerlidir. Tabii üniversitemiz malumunuz olduğu üzere üniversiteler bulundukları şehrin adeta dışarıya açılan pencereleridir. Bilim, kültür, sanat alanında, her alanda Bitlis Eren Üniversitesi’nde de çok değerli rektörümüzün liderliğinde güzel faaliyetler gerçekleştiriliyor ve bu bizim şehrimize de önemli katkılar sağlıyor. En son olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın temsilcilerle, Sağlık Bakanlığımız, YÖK Başkanlığımızın destekleriyle ilimize tıp fakültesi onayı çıkması, kazandırılması hem ilimiz hem bölgemiz için bir heyecan verici bir gelişme olmuştur. Ben tekrar buradan emeği geçenlere, başkanım, başkanımız olmak üzere şükranlarımı, halk adına arz ediyorum. Emeği geçen herkesi kutluyorum. Kongrenin başarılı şekilde geçmesini temenni ediyorum" Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, üniversitelerinin artık nitelikli bir eğitim vermeye başladığını, kısa sürede büyük işler yaparak, 9 fakülte ve 9 meslek yüksek okuluyla bölgenin eğitimine katkı sunduklarını belirtti. Bitlis Eren Üniversitesi’nin turizm alanında ihtisasa üniversitesi olduğunu ifade eden Rektör Elmastaş, "Üniversitemiz ile ilgili bir turizm alanı, bir de sağlık alanından bahsederek konuşma bitirmek istiyorum. Yaklaşık 2 yıl önce turizm alanında biz ihtisas üniversitesi olduk. İhtisas üniversitesi olmamızın temel nedeni Bitlis’in sahip olduğu büyük ve çeşitli turizm potansiyeli. Bunu biz talep ettik. YÖK başkanımız da kabul etti. Ve biz şu anda bu alanda ihtisas üniversitesiyiz. Çalışmalarımıza başladık. Akademik birimlerimizle, turizm fakültemizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir taraftan da Bitlis ilindeki bazı bazı mekanları turizm alanına dönüştürerek turizm sektörüne katkı sağlamaya çalışıyoruz. Tabii sağlık turizmi ile burada önemli bir alan. Orada da yoğunlaşmayı inşallah sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın Ahlat’a gelişiyle verdiği müjdeyle 27 Ağustos 2025 tarihinde tıp fakültemiz kurulmuş oldu. Tabii bu fakülte önemli bir akademik birim üniversitemiz için. Üniversitemizi geliştiren bir fakülte olacak. Bununla birlikte Bitlis’te sağlık hizmeti, kalite anlamında da ihtiyaca büyük bir cevap olacaktır. İnşallah en kısa sürede bu fakültemizi tamamlayacağız. Şu anda hoca almaya başladık. Aralık ayında ilan gittik. 6-7 hocamızın atama süreçleri bitmek üzere yeni bir ilan gittik kısa bir süre önce ve bu yıl içerisinde çeşitli ilanlarımız olacak. İnşallah biz bundan sonra ağırlığımızı buraya vereceğiz. Çünkü biz bunun önemli olduğunu en önemli alanlardan birisi sağlık olduğunu ve bu kaliteli hizmetin de burada geçtiğini biliyoruz. İnşallah bu süreci biz başlattık. Aynı zamanda bu sene ilk öğrencilerimizi alıyoruz. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde 30 öğrenci ile eğitim öğretime başlıyoruz. İlk 3 yıl öğrencilerimiz burada eğitim görecek. Daha sonra inşallah şu anda devam eden hastanemiz Eren Araştırma Hastanesi yine morfoloji binası projesi tamamlanınca öğrencilerimiz 4’ncü yılında Bitlis’te olacaklar" diye konuştu. Önemli bir kongreye ev sahipliği yaptıklarını da belirten Rektör Elmastaş, "Bugün önemli bir kongre gerçek gerçekleştiriyoruz. Bitlis’te bir ilk bizim açımızdan bir ilk sağlık ve tıp alanında bir kongreyi gerçekleştiriyoruz. Tabii Türkiye’nin farklı yerlerinden bilim insanları ve araştırmacılar katılım sağlamakta. Türkiye dışından da araştırmacılarımız var. Bu geniş katılım kongremizin yalnızca bölgesel değil ulusal ölçekte de önemli bir bilimsel platform haline geldiğini göstermektedir. Kongre kapsamında toplam 170 bilimsel bildiri sunulacaktır. Hazırlanmasında emeği geçenlere ve destek verenlere teşekkür ediyor başarılı bir kongre olmasını diliyorum" dedi. Bitlis Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene de kısa bir konuşma yaptı. Ergene, "İlk kez düzenlenen bu kongre yalnızca bilimsel bilgi paylaşımının yapıldığı bir platform değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin niteliğini arttırmaya yönelik ortak aklın ve akademik işbirliğinin güçlü bir tesiri Bu anlamlı organizasyonun ilimizde gerçekleştiriliyor olması Bitlis’in sağlık ve bilim anlamındaki gelişim vizyonunun somut bir göstergesidir." ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, "Tıp Fakülteleri ve Afiliasyon" konulu sunumu gerçekleştirdi. Kongrenin açılışı Bitlis Ziya Eren Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencilerinin hazırladığı mini konserle tamamlandı. Bitlis Eren Üniversitesi Rahva Yerleşkesindeki Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılışa Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Bitlis Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene, AK Parti İl Başkanı Engin Günceoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 08:47 Öğrencilerin kurtarmaya çalıştığı yavru kuşu karga kaptı Bitlis’in Tatvan ilçesinde ağaçtan düşen yavru kuşu ezilmemesi için yoldan alıp kaldırıma koyan öğrencilerin iyiliği, bir karganın hamlesiyle şoka dönüştü. Olay, öğle saatlerinde Tatvan ilçesi Saray Mahallesi Kazım Paşa Caddesi Ordu Evi civarında meydana geldi. Okul servisini bekleyen öğrenciler, ağaçtan düşen savunmasız haldeki kuş yavrusunun araçlar tarafından ezilmemesi için harekete geçerek minik kuşu yoldan alıp kaldırıma bıraktı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, öğrencilerin kuş yavrusunu güvenli bir yere taşıdığı görülürken, bir karganın ise olayın başından itibaren çevrede pusuda beklediği fark edildi. Öğrencilerin kuşu kaldırıma bırakıp uzaklaşmasını fırsat bilen karga, ani bir hamleyle yavru kuşu pençelerinin arasına alarak gözden kayboldu. "Zarar görmesin diye koymuştuk, şoke olduk" Olayın tanıklarından öğrenci Mina Okay, yaşadıkları üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi: "Okula gitmek için servis bekliyorduk. Bir anda ağaçtan küçük bir kuşun düştüğünü gördük. Arkadaşlarımla birlikte yolda ezilmesin, zarar görmesin diye onu dikkatlice alıp kaldırıma koyduk. Ama her şey bir anda oldu; bir karga gelip kuşu kapıp gitti. Hepimiz çok şaşırdık ve üzüldük, resmen şok olduk." Öğrenci Ervanur Tüzün ise yaşadıkları paniği anlatarak, "Yavru kuşu kurtarmak istemiştik. Kaldırımda güvende olacağını düşündük ama karga bizi takip ediyormuş. Bir anda saldırıp kaçırdı. O anları kaydederken çok korktuk ve ne yapacağımızı bilemedik. Çok üzücü bir durumdu" ifadelerini kullandı. Öğrencilerin cep telefonu kamerasına yansıyan kayıtlarda, karganın saldırı anı ve öğrencilerin yaşadığı büyük panik ise seslerine yansıdı. Doğanın kendi içindeki bu amansız mücadelesi, çevredeki vatandaşlar tarafından da hayretle karşılandı.
Cil Gölü görenleri hayran bırakıyor
07 Temmuz 2023 Cuma - 11:09 Cil Gölü görenleri hayran bırakıyor Bitlis’in Adilcevaz ilçesine bağlı Sütey Yaylası’ndaki Cil Gölü, görenleri hayran bırakıyor.Sütey Yaylası’nda yer alan ve kuş cenneti olarak da bilinen Cil Gölü havadan görüntülendi. Süphan Dağı eteklerindeki göl, barındırdığı onlarca kuş türü ile adete bölgenin saklı cennetlerinden biri olarak kabul ediliyor. 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile doğal sit alanı ilan edilen ve Türkiye’nin önemli doğal ve kuş alanlarından biri olan Cil Gölü’nün karlı Süphan Dağı ile oluşturduğu manzara ise görenleri hayran bırakıyor. Havadan çekilen görüntülerde gölde yaşamlarını sürdüren kuşların görüntüsü ise izleyenleri adeta büyülüyor.Cil Gölü’nün karlı Süphan Dağı ile oluşturduğu manzarayı fotoğraflayan fotoğraf sanatçısı Faruk Akbaş, “Van Gölü, ülkemizin tartışmasız en güzel doğa fotoğrafları parkurlarından bir tanesi. Sadece gölün kendisi değil, çevresindeki doğal güzellikler ve zenginlikler de biz fotoğrafçıları bekliyor. Adilcevaz-Ahlat sınırında Süphan Dağı’nın eteklerindeki Cil Gölü’nde biz fotoğrafçılara sürprizler sunuyor. Kaçırmayın bu fırsatı, tam zamanı” dedi.Öte yandan önemli bir kuş üreme alanı olan Cil Gölü’nde küçük batağan, karaboyunlu batağan, bıyıklı sumru, bahri, sakarmeke, leylek, kızkuşu, tepeli patka, gri balıkçıl, pasbaş patka, angıt, elmabaş patka, karabaş martı, saz delicesi ve Van Gölü martısı gibi onlarca kuş türü bulunuyor.
Bitlis’te 557 yıllık tarihi mescit yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
07 Temmuz 2023 Cuma - 09:36 Bitlis’te 557 yıllık tarihi mescit yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Gölbaşı beldesinde geçen yıl kayıp kitabesinin bulunması neticesinde 557 yıllık tarihi geçmişi olduğu tespit edilen tarihi “Hazır Baba” mescidi, bakımsızlık ve kaçak kazılardan dolayı yok olma tehlikesi yaşıyor.Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 24.09.2008 ve 28.07.2022 tarihlerinde tescil edilen ancak tarihiyle ilgili net bilgi bulunmayan tarihi mescit ile ilgili geçen yıl önemli tarihi verilere ulaşılmıştı. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) “Tarihi Hazır Baba Türbesi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya” ve “Asırlık Hazır Baba Türbesi göz göre göre yok oluyor” haberleriyle gündeme taşıdığı tarihi yapı, tarihçilerin de dikkatini çekmişti. İHA’nın gündeme getirmesi sonrası tarihi alanla ilgili çalışma yapan Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Demirtaş ve BEÜ Tarih Bölümü Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Vural Genç, Bitlis ve bölge tarihine ışık tutacak önemli verilere ulaşmıştı. Araştırma neticesinde; tarihi mescidin Diyâdinî Hâkimleri Dönemine ait Rojkî Aşiretler Konfederasyonunun en önemli iki kolundan biri olan Kavalisi Aşiretine mensup Abdurrahman Kavalisî’nin oğlu Süleyman Ağa tarafından Hicri 870, Miladi 1465-1466 tarihinde inşa edilen 557 yıllık mescit olduğu ortaya çıkmıştı. Tarihi yapı ayrıca; bölge ile ilgili şu ana kadar elde edilen en önemli tarihî mekân olarak kayda geçmişti.“Tarihi mescit tarihe karışma tehlikesiyle karşı karşıya”Defineciler tarafından yapılan kaçak kazılar ve zamanla oluşan tahribatlarla büyük bir bölümü yıkılan mescit tahrip edilmeye devam ediyor. Tarihi geçmişi olduğunun ortaya çıkması sonrası gerekli tadilat veya restorasyonun başlatılması beklenirken, aradan geçen 1 yıllık süreye rağmen mekânla ilgili halen herhangi çalışma başlatılmış değil. Tarihi önemi ile yetkililerden çok definecilerin dikkatini çeken tarihi yapı, gerçek tarihinin ortaya çıkmasıyla birlikte definecilerin hedefi haline geldi. Her geçen gün biraz daha tahrip edilen tarihi yapı tarihe karışmamak için adeta zamana ve ihmale direniyor. Son hali içler acısı olan tarihi mescidin tadilat veya restore sürecine dahil edilmemesi ise tepkilere neden oluyor.“Bölge tarihi için son derece önemli, yetkililerin el uzatması gerekiyor”Konuyla ilgili konuşan BEÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, mescit ile ilgili geçen yıl yaşanan gelişmenin Bitlis tarihi açısından sevindirici ancak geçen süre zarfında yapıya sahip çıkılmamış olmasının üzücü bir durum olduğuna dikkat çekti. Bölgede birçok tarihi alanın ve yapının bulunduğunu ifade ederek, tarihi yapıların sadece tescillenmesinin yeterli bir koruma sağlamadığına vurgu yapan Demirtaş, “Hazır Baba Mescidi, Güroymak’la ile ilgili şu ana kadar elde edilen en önemli tarihî mekân olarak kayda geçmişti. Burası Bitlis ve bölge tarihi için oldukça önemli bir yapı. Bu nedenle sadece buranın tescillenmesi yeterli değil, koruma sağlanması ve restorasyon ya da tadilat yapılıp yeniden yöreye kazandırılması gerekiyor. Bu noktada yetkilileri göreve davet ediyorum” dedi.557 yıllık tarihe sahip bir mescidin bu halde olmasının doğru olmadığını vurgulayan Demirtaş, “Buna benzer çok sayıda örnek vermek mümkündür. Daha önce sit alanı ilan edilen veya koruma altına alınan birçok yerin tahribatının durmadığı ve hızla devam ettiği ortadadır. Nitekim Tatvan Antik Kenti, Nemrut’un Devleri, Van Gölü Feribot Sahası içinde yer alan ve toprakla örtülü tarihi kale bunların sadece bir kaçıdır. Bu saydığım yapıların tamamı tescilli ve sit alanı olduğu halde ne yazık ki, hızla yok oluyor. Bitlis’in, bazılarının iddia ettiği gibi kabuğunu kırdığını söylemek gerçeği yansıtmaktan uzak bir yaklaşımdır. Resmi verilere bakıldığında bütün gelişmişlik endekslerinde şehrimiz maalesef son sıralarda yer almaktadır. Sağlıkta, eğitimde, sosyo-ekonomik yapıda durum içler acısıdır. İşsizlikte ise ilk sırlarda yer almaktadır. Bütün bu gerçekler ortada olduğuna göre durumu düzeltmek için hamasetten uzak, gerçekçi bir yaklaşımla büyük çaba sarf etmek gerekiyor” diye konuştu.“Bitlis turizm potansiyeli bakımından Anadolu şehirleri arasında çok önemli bir yere sahiptir”Kalkınmanın en önemli unsurlarından birinin turizm olduğuna dikkat çeken Demirtaş, şöyle konuştu:“Bunun için de en etkili ve sağlıklı çare turizmi, olması gereken noktaya getirmektir. Bitlis, turizm potansiyeli bakımından Anadolu şehirleri arasında çok önemli bir yere sahiptir. Bitlis turizmin her çeşidi için oldukça güçlü bir birikimi barındırmaktadır. Nitekim Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevim esnasında üniversiteyi turizm üniversitesi haline getirmek için tarafımdan detaylı raporlar hazırlamış ve Yüksek Öğretim Kurulu nezdinde girişimde bulunulmuştu. Ancak o dönemde herhangi bir sonuç elde edilememişti. Çare hala budur. Üniversitenin öncülüğünde turizm hamlesi tek seçenektir. Turizmi iyi anlamak lazım. Seyahatle sınırlandırmak oldukça yanlış olur. Bu açıdan turizmin her türü için Bitlis çok uygundur. Bunun için ise öncelikle yetkililerin şehri iyi tanıması ve bu meseleyi öncelikli işleri ve görevleri olarak kabul etmesi şarttır. Ancak bu sayede şehrimizdeki tarihi alanların ve sahip olduğumuz bütün zenginliklerin farkına varabilir ve tanıyabiliriz. Çünkü insan bir şeyi tanımadıkça sevemez, sevmedikçe koruyamaz. Bütün bu konularda Bitlis Valisinin duyarlılığının şehir için bir şans olduğunu düşünüyor, yeni siyasi tablodan da ümitli olduğumu ifade etmek istiyorum.”
Bitlis’te açılan ücretsiz futbol okuluna rekor başvuru
06 Temmuz 2023 Perşembe - 13:08 Bitlis’te açılan ücretsiz futbol okuluna rekor başvuru Bitlis’te bulunan ve Türkiye’nin en eski kulüplerinden biri olan Yeni Yıldırımspor’un açtığı ücretsiz futbol okuluna 320 öğrenci başvuru yaptı.1926 yılında kurulan ve bu yıl ilk defa açtığı ücretsiz futbol okuluyla yoğun ilgi gören Yeni Yıldırımspor Kulübü, Bitlis Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün de desteğiyle 8’e çıkan antrenör sayısıyla eğitim veriyor. 8 Ağustos Şehir Stadı’nda haftanın 5 günü futbolla ilgili gerek uygulamalı gerekse kurs şeklinde eğitimler alan 320 öğrenci, öğrenerek futbol oynamanın keyfini yaşıyor. Yeni Yıldırımspor Kulüp Başkanı Yıldırım Aslan, Türkiye’nin ve Bitlis’in en eski kulüplerinden biri olmanın gururu ile bu yıl bir futbol okulu açtıklarını ifade etti. Ücretsiz futbol okulunda ilk olarak 60 öğrenci ve 2 antrenörle başladıklarını belirten Aslan, halktan da talep gelince her geçen gün bu sayının arttığını söyledi. Yıldırım Aslan, “Hemen hemen Bitlis’in her mahallesinden çocuklarımız futbol okulumuza geliyor. Bu da oldukça memnuniyet verici. Burada amacımız geleceğimizin teminatı çocuklarımızı spor yapmaya teşvik etmektir. Böylelikle kötü alışkanlıklardan da uzak tutmaktır” dedi.“Kulübümüz 1926 yılında kurulmuştur” diyen Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Yaklaşık 100 yıllık bir ömrü var. Tabii çok köklü bir kulüp olduğu için halkımıza bir yaz futbol okulu açalım dedik. 60-70 kişi ile başladığımız bu ekipte sayı 320’lere ulaştı. Böyle olunca hoca sayımızı arttırmak zorunda kaldık. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü daha önce 2 antrenör desteğinde bulunmuştu. Sayımız artınca 6 antrenör de biz bularak bu sayıyı 8’e çıkardık. Sunulan imkanlar istikametinde haftanın 5 günü sabah 09.00 ile 11.00 saatleri arasında çocuklarımıza ve gençlerimize kurs veriyoruz. Bu yıl ilk olduğu için tabii ki eksikliklerimiz de var. Bu eksikliklerin giderilmesi için de devletimizden gerekli yardımların yapılmasını istiyoruz.”
Dünyanın ikinci büyük krater gölüne dalış
04 Temmuz 2023 Salı - 16:11 Dünyanın ikinci büyük krater gölüne dalış Bitlis’in Tatvan ilçesinde Venuma Dağcılık ve Su Altı Sporları Topluluğu üyeleri tarafından dünyanın ikinci büyük krater gölü olan Nemrut Krater Gölü’nün derinliklerine tüpsüz dalış gerçekleştirildi.Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi çerçevesinde "Mükemmeliyet Ödülü" alan 2 bin 247 rakımdaki Nemrut Krater Gölü, doğal güzelliğinin yanı sıra gizemli göl altı güzelliğiyle de dikkat çekiyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Nemrut Krateri, doğal güzelliğiyle kendine hayran bırakıyor. Manzarasıyla her mevsim farklı güzelliklere bürünen krater gölü, özellikle son dönemlerde sualtı tutkunlarının da dikkatini çekmeye başladı. Daha öncesinde farklı deniz ve göllerde dalışlar gerçekleştiren Venuma Dağcılık ve Su Altı Sporları Topluluğu üyeleri, Nemrut Krater Gölü’nün derinliklerine tüpsüz dalış gerçekleştirdi. Krater Gölü’nün içinde bulunan Martı Adası ve civarında dalışlar gerçekleştiren ekip, gölün derinliklerindeki güzellikleri fotoğrafladı. Görüntülerde göl içindeki balık sürülerine de denk gelen topluluk üyeleri, gölde hem dalış yapmanın hem de yüzmenin keyfini doyasıya yaşadı. Dakikalarca gölün derinliklerine dalan ekip, balık sürüleriyle yüzüp doğal güzellikleri görme imkanı buldu.“Kraterin üstü de altı da kendine hayran bırakıyor”Gönüllü üyeleriyle birlikte daha önce farklı birçok şehirdeki deniz ve göle dalış gerçekleştirdiklerini belirten Venuma Dağcılık ve Su Altı Sporları Topluluğu yöneticilerinden Emrullah Tüzün, Nemrut Kalderası’nın üstü kadar gölün derinliklerinin de kendini hayran bıraktığını söyledi. Topluluk olarak üyeleriyle birlikte ilk defa dünyanın ikinci büyük krater gölü olan Nemrut Krater Gölü’nün derinliklerine tüpsüz dalış gerçekleştirdiklerini belirten Tüzün, gölün derinliklerinin kendini hayran bırakan güzelliklere sahip olduğunu ifade etti.Gerçekleştirdikleri dalış ve yüzme etkinliğiyle hem yüzme hem de dalış keyfi yaşadıklarını dile getiren Tüzün, “Daha öncesinde çok farklı deniz ve göllerde hem dalış yapma hem de yüzme imkanı bulmuştum. Ancak gönüllü üyelerimizle ilk defa Nemrut Kraterine dalma imkanı bulduk. Gerçekten burası tam bir doğa harikası yer. Kalderanın zaten kendine hayran bırakan doğal bir güzelliği var. Ancak kraterinde masmavi suyunun derinliklerinde ise saklı bir doğal güzellik var. Tüpsüz dalış gerçekleştirmemiz nedeniyle çok derinlere kadar inemedik, ancak dalış yaptığımız bölgelerdeki güzellikler bizi kendine hayran bıraktı. Dalış esnasında balık sürüleriyle karşılaştık. Burası bizler için farklı bir deneyim oldu. Herkesi Nemrut Kraterine dalış yapmaya ve yüzmeye davet ediyoruz. Burası gerçekten muazzam bir yer, keşfedilmesi gereken bir yer. En kısa sürede tam donanımlı olarak ekipçe yeni dalışlar gerçekleştirmek için tekrardan gelmek için planlama yapacağız” diye konuştu.