Yerel Haberler
Bitlis
05 Mayıs 2026 Salı - 09:04 Halı kursuyla kadınlar güçleniyor Bitlis’in Güroymak Kaymakamlığına bağlı aile destek merkezi (ADEM) bünyesinde açılan halı dokuma kursunda kadınlar hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkı sunuyor. Ev hanımları ve genç kızların yoğun ilgi gösterdiği kursta, geleneksel halı dokuma sanatı yaşatılarak yeni nesillere aktarılıyor. Hafta içi her gün sabah 08.00 ile 12.00 saatleri arasında faaliyet gösteren kursta toplam 8 kursiyer eğitim alıyor. Kursiyerler, el emeği göz nuru ile binlerce ilmek atarak ürettikleri halılarla hem el becerilerini geliştiriyor hem de ekonomik kazanç elde ediyor. Büyük emekle hazırlanan el dokuması halılar, daha tamamlanmadan alıcı bulurken, kurs ise bölgedeki kadın istihdamına da katkı sağlıyor. Kurs eğitmeni Azize Güleryüz Kara, 22 yıllık eğitmenlik hayatında binlerce kadının hayatına dokunduğunu ifade etti. Güleryüz Kara, ev hanımlarına ve genç kızlara meslek öğretmenin yanı sıra sosyalleşmede de yardımcı olduklarını belirterek, "Binlerce insanın, binlerce kadınımızın hayatına dokunuyoruz. Onlara meslek öğretiyoruz, sosyalleştiriyoruz, aile bütçelerine katkı sağlamalarını sağlıyoruz. Başta bu desteği bize sağlayan ilçe kaymakamımıza ve ADEM çalışanlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Dokuduğumuz halılar genelde sipariş üzerine geliyor. Pazarlama olanağı yelpazemiz çok geniş. Halılarımız yüzde 100 yün. Desenleri kendim ayarlamaya çalışıyorum, renkleri kendim belirliyorum. Kursiyerlerimize de bu şekilde aktarıyorum. Onlar da ellerinden geldiği kadar kaliteli halılar dokunmaya çalışıyorlar. Zaten bu sayede edindiğimiz bir markamız var. Bu şekilde satışlarımız çok güzel, başarılı, avantajlı kazançlarımız oluyor. Halılarımız kilitli yel dokuma diye geçiyor. Kursiyerlerimiz bunu 1,5-2 ay içerisinde ilmek ilmek, emek vererek, göz nuru harcayarak dokuyorlar" dedi. Ev hanımı Ayten Çavunmirza da halı dokuma kursu sayesinde hem meslek edindiğini hem de para kazandıklarını ifade ederek, "Hem öğreniyoruz hem de ücretli. Ailemize yardımcı oluyoruz" dedi. Güroymak ADEM Koordinatörü Meryem Akın ise ADEM bünyesinde toplamda 11 kursun olduğunu belirtti. Bu kurslarda ise 200’e yakın kursiyerin bulunduğunu söyleyen Akın, "Kurslardan yararlanan yaklaşık 200’e varan kursiyerimiz var. 11 adet kursumuz ve bu kursumuzun lokomotifi olan halı kursumuzla şu an faaliyet gösteriyoruz. Halı kursumuzun ve diğer kurslarımız için kadınlara önerebileceğim en elzem durum, boş vakitlerini değerlendirebilecekleri, hem sanatsal aktivitelerden yararlanabilecekleri çok muazzam kurslarımız var. Bu kurslarımızı gezip görmeleri ve değerlendirmeleri adına sizler aracılığıyla kadınları buraya davet ediyoruz" diye konuştu.
Dünyaca ünlü Adilcevaz cevizinin hasadı devam ediyor
17 Ekim 2023 Salı - 09:22 Dünyaca ünlü Adilcevaz cevizinin hasadı devam ediyor Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde üretilen dünyaca ünlü cevizin hasadı devam ediyor. Yağı, tadı ve aroması ile damaklarda lezzet bırakan cevizler toplandıktan sonra tezgahlarda yerini almaya başladı. Adilcevaz cevizinin bu yılki fiyatı 150 TL’den başlarken, alıcıların özellikle ev cevizini tercih etmeleri konusunda önerilerde bulundu. Adilcevaz cevizini yemek isteyenlerin ellerini çabuk tutmaları konusunda da uyarılarda bulunan ceviz fidanı üreticisi Mehmet Akkoyun, Adilcevaz cevizinin diğer cevizlerle kıyaslanamayacağını söyledi. Bin 800 rakımlı Adilcevaz’da yıllık 20 bin adet sertifikalı ceviz fidanı üretimi yaptıklarını ifade eden Akkoyun, “Adilcevaz’da ceviz hasadına başladık. Bu yılki hasadımızı yine makine ile hasat etmeye başladık. Bunun en büyük özelliği, ağaca zarar vermeden meyveyi alıyoruz. Adilcevaz cevizinin özelliği; yağı, tadı, aroması ve damakta çok güzel tat bırakmasıdır. Bu cevizi temin etmek isteyenler evlerden temin etsinler. Bu cevizler 3 ay içerisinde hem tüketiliyor” dedi. Akkoyun, Adilcevaz cevizinin güzel çeşitleri olduğunu da belirterek, “Sertifikalı olarak 2 çeşit üzerinde fidan üretimi yapıyoruz. Çeşitlerimiz Adilcevaz-13 ve Kazankaya’dır. Bin 800 rakımda üretim yapıyoruz. Kendi kendini dölleyen bir çeşittir. Çeşitlerimizin en büyük özelliği gramaj olarak da 20 gram geliyor. Ayrıca dölleyici bir fidan istemiyor. Türkiye’nin her tarafında gönderiyoruz. Ayrıca bölgede de Tarım ve Orman Müdürlüğü bizlerden aldığı fidanları vatandaşlara da dağıtıyor” ifadelerini kullandı. Adilcevaz cevizinin diğer cevizlerle kıyaslanamayacağını söyleyen Akkoyun, “Vatandaşlarımız, çeşitli makinelerden geçerek yetiştirilen ve marketlerde satılan cevizlerle Adilcevaz’daki cevizleri kıyaslamasınlar. Çünkü biz organik olarak üretim yapıyor, bunu da 3 ay içerisinde tüketiyoruz. Bu bölgede cevizlerde mantari hastalık olmasına rağmen vatandaşlar ilaç kullanmıyor” diye konuştu.
Piknik sofrasına misafir olmak isteyen boz ayıları sopalarla kovaladılar
17 Ekim 2023 Salı - 08:58 Piknik sofrasına misafir olmak isteyen boz ayıları sopalarla kovaladılar Bitlis’in Tatvan ilçesinde bulunan Nemrut Krater Gölü civarında piknik yapmak isteyen aile, sofralarına misafir olmak isteyen boz ayıları sopalarla kovaladı. Dünyanın ikinci, Türkiye’nin en büyük krater gölünü barındıran Nemrut Kalderası, doğaseverlerin uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Biyoçeşitliliğiyle ve sonbahar aylarında doğa güzelliği ile dikkat çeken bölge, boz ayılara da ev sahipliği yapıyor. Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi bünyesinde “Mükemmeliyet Ödülü” alan 2 bin 250 rakımdaki Nemrut Krater Gölü, son dönemde burada yaşayan ayılarla da gündemdeki yerini koruyor. Kalderayı ziyaret eden doğaseverler ve piknikçiler, ayılarla karşılaşmaları sonucu büyük sürpriz yaşadı. Akşam saatlerinde piknik yapmak için Nemrut’a giden aile, boz ayılarla karşılaşmanın heyecanını yaşadı. Piknik yapmak isteyen aile bütün hazırlıklarını yaparak Nemrut’a gitti. Kendilerine uygun piknik yeri bulan aile hesapta olmayan ayılarla karşılaşınca paniğe kapıldılar. Karşılaştıkları boz ayılar ile heyecanlı dakikalar yaşayan aile fertleri etraftan buldukları sopalarla ayıları kovalamaya başladılar. Ayıları kendi imkanları ile uzaklaştıran aile fertleri, daha sonra kendilerini güvende hissederek pikniklerine kaldıkları yerden devam etti. Doğa ve uzay gözlemleri yapan Öğretim Üyesi Dr. Cihan Önen, Nemrut Krater Gölü yakınlarında yaşayan ve vatandaşların elleriyle beslediği görüntülerle gündeme gelen ayılarla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Önen, “Bazı ziyaretçiler burada piknik yapmakta, mangal yakmakta ve ayıları beslemeye çalışmaktadır. Böylece ayılar kokunun etkisi ve çevreye atılan çöplerden dolayı daha çok görünür oldu. İnsanların ayılarla karşı karşıya gelmesi ölüm ya da yaralanma riski oluşturabilmektedir. Daha öncesinden de pek çok defa saldırılara tanık olduk. Biliyoruz ki bu tür doğal ortamlar bu canlılar için makul bir ortamdır. İnsanlarla bu canlıların bir arada olması bir tehlike oluşturabiliyor. Yakın zamanda da şehir dışından gelen bu aile, ortamdaki ayı sürüsünden habersiz piknik yaparken çaresiz kaldıklarına tanık olduk. Doğasever arkadaşım Mustafa Uçak ile birlikte ayılara karşı panik havasında olan bu aileye karşı gerekli telkinlerde bulunduk. Çok şükür herhangi bir ciddi durum yaşanmadan ayılar ve piknikçiler bölgeden ayrıldı” dedi.
Bitlis’in son “Harik” ustası 27 yıldır mesleği tek başına sürdürüyor
16 Ekim 2023 Pazartesi - 15:19 Bitlis’in son “Harik” ustası 27 yıldır mesleği tek başına sürdürüyor Bitlis’in son harik (yöresel ayakkabı) ustası olan Haydar Yılmaz, yöre halkının yüzyıllardır kullandığı ancak son yıllarda kaybolmaya yüz tutan el sanatlarından biri olan harik sanatını 27 yıldır tek başına sürdürmeye çalışıyor. Keçi kılı ve kendirden yapılan ve bir dönem yöre halkı ve sanat camiasının gözdesi olan Bitlis’e has harik sanatı, eski popülerliğini kaybetmiş durumda. İlginin her geçen gün biraz daha azaldığı harik sanatı yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutan halk sanatları arasındaki yerini almaya başladı. Yöre halkının geçmişte ayakkabı olarak kullandığı harik, yazın serin, kışın ise ayakları sıcak tutan, ayaklarda mantar oluşumunu da önleyen ve bu anlamda ayak sağlığı için önerilen bir giyim eşyası olarak biliniyor. Zorlu bir üretim süreci olan harik sanatı, ustasının elinde 12 farklı yapım aşamasından geçerek tamamlanabiliyor. Keçi kılı ve kendir kullanılarak tamamen el işçiliğiyle üretilen harik, çuvaldızla yaklaşık 2 bin 500 dikiş atılarak 5 günde üretilebiliyor. Yaklaşık 650 yıllık bir geçmişi bulunan sanatın son ustası olan Haydar Yılmaz ise bu değerli sanatın kaybolmaması için 27 yıldır mücadele veriyor. 1997 yılında başladığı harik sanatını sürdürmenin gayreti içerisinde olan devlet sanatçısı unvanına sahip Haydar Yılmaz, kaybolmaya yüz tutan harik sanatını yaşatmaya çalıştığını belirtiyor. Harikin üretiminden tanıtımına kadar her aşamasıyla ilgilenen Yılmaz, harik yapımının zorlu ve emek gerektiren bir süreç olduğunu ifade ediyor. Ülke genelinde düzenlenen fuar ve festivallere katılarak sanatını tanıtmaya çalışan Yılmaz, en çok ilgisizlikten yakınıyor. “Yapımı 12 farklı aşamadan geçiyor” Yüzyıllardan beri yöre halkının kullandığı harikin hammaddesine ve kullanım özelliğini değinen Yılmaz, yapımının 12 ayrı aşamadan geçtiğini belirtti. Mesleğin emek ve sabır gerektiren zor bir meslek olduğunu kaydeden Yılmaz, “Tabanını keçi kılından yapıyoruz. Dikim öncesi diğer kullandığımız hammadde olan kendiri ip haline getiriyoruz. Çuvaldız iğneyle önce iç dikişini yapıyoruz. Sonra üst örgüsünü yaparak monte ediyoruz. En son nakış işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Bir harikin oluşması için 12 farklı aşamadan geçmesi gerekiyor. Bir çift harik, en az 4-5 günümüzü alıyor. Numarası büyüdükçe bir haftaya da yayılabiliyor. Çırak için daha fazla zaman alıyor. Çok zahmetli bir sanattır. Fiyatı da numara ve türüne göre değişiyor. Giyildiği ayağın şeklini alıyor. Keçi kılından dolayı ayaktaki romatizma ağrısının tedavisinde yardımcı olur. Ayakta mantarın oluşumuna engel olur. Yazın serin, kışın ise sıcak tutuyor. Yaklaşık 27 yıl önce harik yapımına başladım. O günden bu yana usta olarak bu mesleği sürdürüyorum. Bu sanatın Bitlis’teki son ustasıyım. Yaklaşık 150’nin üzerinde kurs açtım, çıraklar yetiştirdim. Ama mesleğin zorluğu ve pazar sıkıntısından dolayı kursiyerler devam ettiremiyorlar. Bıraktığım zaman bu meslek tarihe karışacak. Bazen uzun bir süre hiç sipariş alamadığım dönemler oluyor. Bu da ister istemez maddi açıdan bizleri zorluyor. Hal böyle olunca mesleği sürdürmek güçleşiyor. Günümüzde ekseriyetle hediyelik süs eşyası olarak yapıyoruz. Ancak artık maalesef eski ihtişamı mumla arıyoruz desek daha doğru olur. Her geçen gün daha da ilgi azalıyor. Ama ben yinede bu sanatı elimden geldiği kadar yaşatmaya çalışacağım” şeklinde konuştu. “650 yıllık bir kültür yok olma tehlikesiyle karşı karşıya” Bitlis Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün zaman zaman açtığı kurslar ile desteklendiğini, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün de kendisine üretim yeri konusunda katkı sunduğunu kaydeden Yılmaz, “Sanatın devamı için kısmi destek veren kurumlarımız oldu. Bu kısmi destekler geçimimi yapmaya ve sanatımı sürdürmeye yeterli değil. Bu desteklerle ne hammadde alabiliyor ne de üretim yapabiliyorum. 27 yıldır Bitlis’in bu önemli kültür ve sanatını inatla ayakta tutmaya çalışıyorum. İstiyorum ki Bitlis’e gönül vermiş, sanatını ve kültürünü seven insanlar da bu sanatın ayakta kalması için bana destek versinler. Bu sanata piyasa oluşturmazsam bırakmak zorunda kalacağım. Çünkü gelirim yok. Ciddi bir pazar ve hammadde sorunu yaşıyoruz. Bundan dolayı Bitlis’teki kurumların, Bitlis dışında yaşayan Bitlisli iş adamlarımızın sesime kulak vermesini, bu sanatı yaşatmadaki çırpınışıma destek olmalarını istiyorum. Burada neredeyse 7 asırlık geçmişi bulunan bir sanattan bahsediyoruz. Kentimiz, yöremiz ve sanat tarihimiz için bu kadar önemli bir olan bir sanatın göz göre göre yok olmasına seyirci kalmamamız gerekiyor. Geçmişi neredeyse 7 asırlık olan bu denli önemli olan bir el sanatının yok olmaması için ben 27 yıldır ciddi mücadeleler verdim ve vermeye de devam ediyorum" diye konuştu. “Korunup, devamlılığının sağlanması gerekiyor” Bitlis’te son ustasının elinde hayat bulan harik sanatı ile ilgili değerlendirmede bulunan Konya Selçuk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi El Sanatları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emine Nas ise sanatın korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekerek, üretimin devam etmesi noktasında önemli somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Anadolu’nun kültür varlıkları bakımından oldukça zengin bir mirasa sahip olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Emine Nas, “Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu toprakları, bu medeniyetlerin izleriyle oldukça zengin yöresel halk sanatına sahiptir. Her bölgenin ayrı ayrı kendine özgü özellikleri bulunmaktadır. Geleneksel bir kültüre sahip olan Anadolu halkı sadece halk sanatları ile değil; gündelik yaşamlarında yer alan düğün, doğum, ölüm adetlerinde de özgün karakteristik özellikler sergiler. Bitlis de Anadolu’nun kültürel değerleri yönünden zengin illerinden bir tanesidir. Bitlis’in kendine has birçok kültürel değeri bulunmaktadır. Gej, aba, halıcılık, kilimcilik, harik, bastonculuk, taş işçiliği, iğne ve boncuk oyaları kentin önemli başlıca halk el sanatlarındandır. Bunlardan biri olan harik sanatı, zengin yapım ve süsleme özellikleri ile geleneksel halk sanatları içinde ön planda kendini göstermeye devam etmektedir. Günümüz küresel yaşam hızına uyum göstermeye çalışan harik sanatı, ne yazık ki mesleğin uzun yıllardır tek usta ile yürütülmesi sonucu unutulmaya yüz tutmuş el sanatları tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu nedenle korunması ve sanatın sürdürülebilirliğinin sağlanması önem taşımaktadır. Yöresel unsurlar ve estetik kalıpları çerçevesinde üslup kazanan ve günümüzde halen süs, hediyelik eşya ve folklorik bir giyim eşyası olarak tercih edilen harik geleneksel ayakkabılarının üretiminin devam etmesi çerçevesinde önemli somut adımlar atılmalıdır. Sanatın; ekonomi, sosyal yaşam ve turizm unsurları bünyesinde ele alınması ve yenilikçi bakış açıları ile üretiminin desteklenmesi bölge açısından önemlidir. Asırlık bir geçmişe sahip olan harik sanatı, tarihi bir meslek kolu olarak özellikle bölgenin turizm endüstrisi içinde yer almalıdır. Yöresel bir ayakkabı olan harik, estetik ve sanatsal özellikleri ile moda tasarımı ve el sanatları alanında değerlendirilmeli ve özgün karakteri bozulmadan günümüz yaşamında yeni tasarımlar ile varlığını sürdürmelidir. Bu anlamda; gerek yerel yönetimlerin gerekse eğitim kurumlarının etkin faaliyetler ile harik sanatını desteklemeleri ve sanatı geleceği ile ilgili girişimlerde bulunmaları gereklidir. Ülkemiz genelinde varlığını sürdürmeye çalışan geleneksel el sanatları bünyesinde atılacak gerekli adımların ve girişimlerin ivedilikle yapılması, toplumda farkındalığın artmasına, kültürüne ve tarihi geçmişine karşı saygılı, bilinçli ve koruyucu bir nesil oluşturması önem arz etmektedir” şeklinde konuştu. “Harik neden ‘Klompen’ olmasın” Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Şükrü Azizi de, yapılacak ulusal çapta destekleme ve tanıtma çalışmaları ile harikin, Hollanda’nın ahşaptan yapılan dünyaca ünlü geleneksel ayakkabısı olan “Klompen” gibi olabileceğine dikkat çekti. Azizi, “Dünyada hemen her toplum, ulaşabildiği hammadde ile yaşadığı coğrafya şartlarına uygun olarak ayakkabı üretmiştir. Keçi kılından keçeye, hayvan derilerinden ahşaba pek çok hammadde kullanmıştır. Bu örneklerden bazıları günümüzde biçim değiştirmiş ve yaşadığımız çağa uyum sağlamıştır. Biçim değiştiremeyenler ise yok olmuş ya da müzelerdeki yerini almıştır. Keçi kılı, yün ve kendirin hammaddesini oluşturduğu harik ayakkabılar da bu örneklerden bir tanesidir. Tarihi yüzyıllara dayanan harik ayakkabılar da kendi coğrafyasının şartları doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Günümüzde harik yapımının sadece Bitlis’te ve Haydar usta tarafından üretilmesinin de bir sebebi var. Kültürel kodlar, “aidiyet duygusu ya da geçim kaynağı adı her ne olursa olsun bugün bu zanaatı elinde bulunduran son temsilci Haydar Yılmaz ustadır. Klasik olarak desteklenmeli, yaşatılmalı söylemlerinden ziyade harik üretimi ve tanınırlığı için öneriler sunulması daha önem arz etmektedir. Bu anlamda; tarihi 800 yıllık olan ve ülke kültüründe önemli bir yeri olan Hollanda’nın dünyaca ünlü klompen ayakkabıları örnek verilebilir. Klompen ayakkabılar, hammaddesi ahşap olan geleneksel Hollanda ayakkabılarıdır. Günlük hayatta ya da dijital platformlardan aşina olduğumuz klompen ayakkabıların tarihi yaklaşık 800 yıl geriye gitmektedir. İlk başlarda geleneksel tekniklerle klompen ayakkabı üretimi yapılmış olsa da şimdilerde teknolojik makineler ile değişik formlarda ve ebatlarda ayakkabı üretimi yapılmaktadır. Üretimdeki hız, ayakkabıların daha kolay üretilmesine ve daha ucuza satılmasına imkan sağlamıştır. Bunun yanı sıra Hollanda’da ‘International Klompen Museum’ adlı bir müze kurulmuş ve burada 45 ülkeden getirilen 3 bin çift ahşap ayakkabı sergilenmektedir. Klompen ayakkabı hikayesinde olduğu gibi harik ayakkabılarına da ulusal çapta destekleme ve tanıtma çalışmaları yapılmalıdır. Günümüz teknolojisi ile üretim yapan ayakkabı markalarını, klasik harik ayakkabıların yakalaması zor görünmektedir. Modern zamanın gerisinde kalmamak adına, makine mühendisliği, tekstil mühendisliği ve sanat alanından uzmanların bir araya geldiği multidisipliner bir çalışma ile harik üretimine yeni bir bakış sağlanabilir. Hızlı ve inovatif üretim teknikleriyle hem ürün ağı genişler hem de daha uygun fiyata satışlar yapılır. Her yıl yüzlerce yerli ve yabancı turistin uğradığı Bitlis’te özellikle ‘Harîk Müzesi’ kurulmalı ve bu müze içerisinde harik yapımının bütün aşamaları gösterilmedir. Yine birçok müzede olduğu gibi burada da showroomlar olmalı ve ürün satışları burada yapılmalıdır. Sonuç olarak harik ayakkabılar, Haydar ustanın emeği ve çabalarıyla ayakta kalmaktadır. Yukarıda verilen öneriler değerlendirildiğinde özel sektör ya da devlet desteğiyle harik, klompen olabilir” şeklinde konuştu.
Atık malzemeler öğrencilerin ellerinde hediyelik eşyalara dönüşüyor
16 Ekim 2023 Pazartesi - 13:29 Atık malzemeler öğrencilerin ellerinde hediyelik eşyalara dönüşüyor BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Tatvan ilçesinde bulunan Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü öğrencileri, atık tekstil ürünlerinden ürettikleri ürünlerle ilçedeki okullara katkı sağlıyorlar. Tatvan Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde 4 yıl önce döner sermaye ile kurulan Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü meyvelerini vermeye başladı. Okulda açılan atölye sayesinde bir yandan meslek öğrenen öğrenciler bir yandan da atölyede kullanılan tekstil ürünlerinden artan atık malzemeleri geri dönüşüme kazandırıyor. Bir yandan dışarıdan gelen siparişleri hazırlayan öğrenciler diğer yandan ise bu ürünlerden artan atıl tekstil ürünlerini çöpe atmak yerine farklı tasarımlarda kullanıyor. Geri dönüşüme büyük katkı sunan öğrenciler, bu ürünlerden ürettikleri cepli kitaplık ve diğer okul ihtiyacı ürünlerini ise ilçedeki okullara ücretsiz bir şekilde dağıtıyor. Atölyede üretilen ürünlerden cepli bez kitaplığı da ilçede bulunan Van Gölü İlkokuluna hediye edildi. Cepli bez kitaplıktan oldukça memnun olduklarını dile getiren Van Gölü İlkokulu Müdürü Şahin Ballıkaya, “Van Gölü İlkokulu ve Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak bu yıl kardeş okul olduk. Bu kardeşliğin vesilesiyle Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Fatih Uzun hocamız ve öğrencileri, atölyelerinde atık malzemelerle bu güzel ve nadide cepli bez kitaplığı okulumuz için oluşturup bizlere hediye ettiler. Bizim için çok değerli bir hediye çok teşekkür ederim. Biz de bu cepli bez kitaplığımızı aynı şekilde atık malzemelerden oluşturduğumuz kütüphanemize asacağız” dedi. “Sıfır Atık” projesinin değerlendirip atölyelerinde fazla kalmış kumaşlardan cepli bez kitaplık ürettiklerini söyleyen Tatvan Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Fatih Uzun ise “Tatvan Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü öğrencilerimizin atık kumaşlardan cepli bez kitaplığını yaparak Van Gölü İlkokuluna hediye ettik. Şu an yaptığımız bu proje Milli Eğitim Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımızın da desteklediği ‘Sıfır Atık’ projesinin bir devamıdır. Proje, katı atıkları geri dönüşüme kazandırmak üzere ve devlet ekonomisine katkı sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Bizler de fazla kalmış kumaşları çöpe atmadan değerlendirdik” şeklinde konuştu.
TATSO heyetinden Salihli ve Gerede ziyareti
15 Ekim 2023 Pazar - 15:33 TATSO heyetinden Salihli ve Gerede ziyareti Bitlis’in Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası (TATSO) Yönetim Kurulu ve meclis üyelerinden oluşan bir heyet, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Manisa’nın Salihli ile Bolu’nun Gerede ilçelerine ziyaretler gerçekleştirdi. Ziyaret programına ilk olarak Manisa’nın Salihli ilçe ziyaretiyle başlayan TATSO Başkanı Bilal Adabağ başkanlığındaki TATSO heyeti, ilçedeki programları çerçevesinde Salihli Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret etti. Salihli TSO Başkanı İbrahim Yüksel ve heyetiyle bir araya gelinen ziyarette iki kurumun işbirliği yapabileceği konularda fikir alışverişi yapıldı. Ardından TATSO heyeti, Salihli TSO Yönetim Kurulu ve meclis üyelerinin eşliğinde Salihli Organize Sanayi Bölgesini ve burada bulunan fabrikaları ziyaret ederek, üretim ve ihracat hakkında bilgi aldı. Yapılan kültür gezisi ile ilçedeki program tamamlanırken, TATSO Başkanı Bilal Adabağ ve Salihli TSO Başkanı İbrahim Yüksel tarafından karşılıklı hediye takdimleri yapıldı. Salihli ziyareti sonrası temaslarına Bolu’nun Gerede ilçesinde devam eden TATSO heyeti, burada da kardeş oda Gerede Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret etti. Ziyaret çerçevesinde Gerede TSO Başkanı Ersin Kaşka ve yönetimiyle bir araya gelen TATSO heyeti toplantı gerçekleştirdi. Ziyarette iki kurumun işbirliği yapabileceği konularda fikir alışverişi yapılırken, özellikle iki kuruma katkı sunacak ortak AB Projeleri konusunda işbirliği yapılmasına karar verildi. Ardından ortaklık kültürünün yaygın olduğu ilçedeki helal sertifikalı jelatin üretimi gerçekleştiren fabrika başta olmak üzere örnek işletmeler ziyaret edilip çalışmalarla ilgili bilgi alındı. Ortaklık kültürü ile kurulan fabrikaların ilçe ekonomisine büyük katma değer kazandırdığını gördüklerini kaydeden Başkan Bilal Adabağ, bölgede de benzer örnek uygulamaların teşvikinin önemli olduğunu vurguladı. TATSO heyeti, Gerede TSO ziyareti sonrasında ise Gerede Kaymakamı Fatih Kaya ve Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar’a ziyaretler gerçekleştirip temaslarını tamamladı. Ziyaret programlarının oldukça verimli geçtiğini kaydeden TATSO Başkanı Bilal Adabağ, odalar arasında kurulan ikili ilişkiler sayesinde ileri ki süreçlerde her iki odanın üyelerine katkı sunacak güzel işlere imza atılacağına inandığını ifade etti. Ziyaret sayesinde yapılan örnek yatırımları yerinde görme ve analiz etme imkanı bulduklarını kaydeden Adabağ, misafirperverlikten ötürü teşekkürlerini ileterek benzer saha ziyaretleri ve fikir alışverişlerinin devam edeceğini vurguladı.
"(Cumhurbaşkanı seçilseydi) Kılıçdaroğlu, ABD dış politikasına gebe kalabilir ve Filistin’in karşısında konumlanabilirdi"
15 Ekim 2023 Pazar - 09:08 "(Cumhurbaşkanı seçilseydi) Kılıçdaroğlu, ABD dış politikasına gebe kalabilir ve Filistin’in karşısında konumlanabilirdi" Bitlis Eren Üniversitesinden (BEÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Adem Palabıyık; ABD’nin, Kılıçdaroğlu’nun başkan olabileceği bir siyasal düzeni çok kolay yönetebileceğini iddia ederek, “Kılıçdaroğlu, ABD’den aldığı destek sebebiyle ABD dış politikasına gebe kalabilir ve Filistin’in karşısında konumlanabilirdi” dedi. Filistin-İsrail savaşı ve Türkiye’nin arabuluculuk rolü hakkında açıklamalarda bulunan yapan Palabıyık, “İsrail hiçbir ayrım gözetmeden kadınları, çocukları, yaşlıları, bebekleri ve sivilleri katlediyor ve maalesef birçok ülke buna sessiz kalmış durumda, bunların arasında Müslüman ülkeler de var” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakı’nın Türkiye için bir beka sorunu olduğunu savunan Palabıyık, “ABD’de hamburger yemeğe giderken kimlerle görüştüğü hâlâ bilinmeyen Kılıçdaroğlu, özellikle ülkemizin güvenliğinin geleceği açısından ciddi bir sorun oluşturuyor. Çünkü FETÖ’den uzaklaştırılan bireylerin göreve geleceğine dair söz veren Kılıçdaroğlu, bu isimler arasından bürokrat olarak görev vereceği birilerini seçmiş olsaydı, şu an muhtemelen Türkiye, bilfiil İsrail’in yanında olacaktı” diye konuştu. “ABD, Kılıçdaroğlu’na istediğini yaptırabilirdi” Palabıyık, Kılıçdaroğlu’nun kolay yönetilecek bir lider olduğunu ileri sürerek şunları söyledi: “ABD, AK Parti ve Erdoğan isimlerine karşı ciddi alerji duyuyor. Bu sebepten Biden, ‘muhalefetle işbirliği yapmalıyız’ demişti. Bunları göz önüne alırsak ABD’nin, Kılıçdaroğlu’nun başkan olabileceği bir siyasal düzeni çok kolay yönetebileceğini iddia edebiliriz. Çünkü Kılıçdaroğlu, ABD’den aldığı destek sebebiyle ABD dış politikasına gebe kalabilir ve Filistin’in karşısında konumlanabilirdi.” Kılıçdaroğlu’nun Filistin açıklamasına değinen Palabıyık, “Kılıçdaroğlu, sorulan soru sonrası ezberlenmiş cümlelerle cevap verdi ve ‘Filistin’e desteğiz’ dedi. Bu bildiğimiz ezberlenmiş bir cümledir. Dış politikaya dair tek bir rasyonel veya politik söz ifade edemedi. Tam tersine Cumhurbaşkanımız ise önemli çağrılar yaptı ve diplomasiyi harekete geçirdi. Sadece bu iki örnek dahi Kılıçdaroğlu başkan olsaydı, ciddi sorunların başlayacağı bir dış politikanın olacağına dair önemli işaretler sunuyor” dedi. Arap ülkelerinin ABD’ye güvenmediğini ifade eden Sosyolog Palabıyık, “Arap ülkeleri ABD’ye güvenmiyor ve bu sebepten Kılıçdaroğlu yine muhtemeldir ki Arap ülkeleri ile ilişkileri asgari düzeye indirerek siyasi manevralar yapacaktı. Bu olay sonrası tüm Arap dünyası ile ilişkilerimiz ciddi bir hasar alabilirdi. Ayrıca Türkiye, Müslüman toplumların karşısında düşman dahi addedilebilirdi. Kılıçdaroğlu’nun ABD kökenli danışmanları asla ama asla Filistin lehine herhangi bir siyasi adımın atılmasına izin vermeyecekti. Çok şükür 14 ve 28 Mayıs seçimleri yerli ve milli duruş sergileyen halkımız ile tüm bu olumsuz ve olabilecek gelişmelere izin vermedi” ifadelerini kullandı.
’26. Adilcevaz Ceviz Festivali’ renkli görüntülere sahne oldu
14 Ekim 2023 Cumartesi - 15:03 ’26. Adilcevaz Ceviz Festivali’ renkli görüntülere sahne oldu Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde bu yıl 26’ncısı düzenlenen ‘Adilcevaz Ceviz Festivali Kültür’ etkinlikleri ile toplu sünnet töreni renkli görüntülere sahne oldu. Adilcevaz Kaymakamlığı ve Adilcevaz Belediye tarafından “26. Adilcevaz Ceviz Festivali ve Kültür Etkinlikleri" düzenlendi. İnce kabuğu ve lezzetiyle dünyaca ünlü bir marka haline gelen Adilcevaz cevizinin tanıtımı için Adilcevaz Belediye Meydanı’nda kortej yürüyüşüyle başlayan etkinlikte, saygı duruşu ve akabinde İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Adilcevaz Halk Eğitim Merkezi folklor ekibinin yöresel halk oyunlarını sergilenmesinin ardından ödüllü halat çekme ve bilek güreşi yarışmalarının ardından renkli görüntülere sahne olan etkinlikte en iyi ceviz yetiştiriciliği ve en iyi ceviz reçeli yarışmasına geçildi. Ey iyi ceviz yetiştiriciliği kategorisinde Murat Dereli birinci, Murat Birinci ikinci ve Gönül Tağma üçüncü oldu. En iyi ceviz reçeli kategorisinde ise Ayşenur Tağma birinci, Salihe Dalkıran ikinci ve Ayşe Köse üçüncü oldu. Dereceye girenlere protokol tarafından ödülleri verildi. Festival çerçevesinde Adilcevaz Belediyesi tarafından sünnet ettirilen 26 çocuğa hediye dağıtımı ve pasta kesimiye yapıldı. Gün boyu devam edecek etkinlikte saat 15.00’te ’Gece Yolcuları’ ve TRT Türk Halk Müziği sanatçıları sahne alacak. Festivale, Tarım ve Orman Genel Müdürlüğü Bitki Üretim Genel Müdürü Nuri Erdem, daha önceden Adilcevaz Kaymakamlığı yapan şimdi Erzurum Valisi olan Mustafa Çiftçi, Adilcevaz Kaymakamı İsmail Demir, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Adilcevaz Belediye Başkanı Necati Gürsoy, çevre ilçe belediye başkanları, kurum ve birim amirleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Bitlis’ten İsrail zulmüne kınama
14 Ekim 2023 Cumartesi - 14:33 Bitlis’ten İsrail zulmüne kınama Bitlis’te bir araya gelen Sivil Toplum Örgütleri (STK) ‘Soykırıma Hayır, Filistin’e Destek ve Siyonizme Lanet’ mitingi düzenledi. Bitlis merkezde bulunan Ulu Cami meydanından düzenlenen mitingde basın açıklamasını Memur-Sen Bitlis İl Başkanı Cabir Durak okudu. “Bugün 81 ilimizde Siyonist İsrail’in yaptığı soykırımı lanetlemek, Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermek için alanlardayız” diyen Durak, “Siyonizme karşı onurluca direnen kardeşlerimize omuz vermek, direnişi selamlamak için buradayız. İkiyüzlü suskunluğa karşı insanlık onurunu haykırmak için buradayız. Dünyanın tüm iyi insanlarına “zulmün ateşi insanlığı kuşatıyor” uyarısında bulunmak için buradayız” dedi. “Şu vahşetin ortasında kan ve irinden beslenen siyonistlerin söylediklerine bakın, nasıl bir kötülükle karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anlarsınız” diyen Durak, “İsrail savunma bakanı çıkıyor, Filistinliler hakkında, “Onlar insan değil, hayvanlarla savaşıyoruz” diyor. Kötülüğün simgesi Netenyahu “Gazzeyi dümdüz edeceğiz”, diyor. Sözde Sağlık Bakanı, "Hastanelere başvuran Filistinlileri tedavi etmeyeceğiz" diyor. Hatta “Hastanede yatan Filistinliler infaz edilebilir”, diyerek kutsal bir mesleği terör aracına dönüştürüyor. Cumhurbaşkanı, “Elektrik, su, yiyecek verilmeyecek. Ulaştırmaya çalışan araçlar vurulacak”, derken, sözde bir milletvekili, “Nükleer silah kullanmalıyız” diyebiliyor. Her savaşın bir hukuku vardır. Bütün mahlukatta bir denge vardır. Fakat bu kandan, irinden beslenen örgüt, vahşetini sınırlayacak hiçbir değere, hukuka sahip değil. Bakın savunma bakını ne diyor. “Askerler her şeyi yapabilir. Hiçbir yaptığı için sorumlu değiller, Yargılanmayacaklar” ABD’li bir senatör ise “Bu bir din savaşı. Her yeri bombalamalıyız” diyerek kötülük rejime dini bir kılıf geçiriyor” diyerek sözlerine son verdi. Düzenlenen miting dualar edilmesi ve slogonları atılmasının ardından son bulurken, toplanan kalabalık ise sessizce dağıldı.
Tatvan’da Hayati İnanç etkinliğine yoğun ilgi
14 Ekim 2023 Cumartesi - 10:43 Tatvan’da Hayati İnanç etkinliğine yoğun ilgi Kitapseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ve her gün farklı bir yazarın katıldığı Tatvan Doğu Anadolu Kitap Fuarının 7. günün konuğu Araştırmacı-Yazar Hayati İnanç oldu. Tatvan Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi yapılan Tatvan Doğu Anadolu Kitap Fuarına yoğun bir katılımla devam ediyor. Fuar alanında okurlarını bekleyen binlerce kitabın yanı sıra ünlü şair ve yazarlar da okurlarıyla buluşuyor. Kitapseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ve her gün farklı bir yazarın katıldığı etkinliklerin 7. gününün konuğu Araştırmacı-Yazar Hayati İnanç oldu. Yoğun bir katılımın olduğu söyleşi programında kitapseverler ile bir araya gelen Hayati İnanç, katılımcılara tavsiyelerde bulunurken, kendi hatıralarını ve tecrübelerini de dinleyicilerle paylaştı. Hayati İnanç, Tatvan Doğu Anadolu Kitap Fuarının çok güzel olduğunu belirterek, “Tatvan Belediyesi başarılı bir organizasyon yapmış. Henüz ikincisi olmasına rağmen kitapseverlerin çok yoğun bir ilgisi var ve bir hevesin olduğunu görüyoruz. Söyleşi bir saat sürmesine rağmen vatandaşlar çok dikkatli bir şekilde dinledi. Buradan hepsine teşekkür ediyorum” dedi. İnanç, kitap fuarını düzenleyen Tatvan Belediyesine de teşekkür ederek, katılımından dolayı memnuniyetini dile getirdi. Tatvan Belediye Başkanı Mehmet Emin Geylani ise yaptığı söyleşi için Hayati İnanç’a teşekkür ederek, plaket ve çiçek takdiminde bulundu.