Yerel Haberler
Bitlis
Ahlat elmasına iç piyasada yoğun talep
05 Kasım 2024 Salı - 13:19 Ahlat elmasına iç piyasada yoğun talep Bitlis’in Ahlat ilçesinde yetiştirilen elmalar yurt içi pazarda yoğun talep görüyor. Ahlat Kaymakamlığı tarafından hazırlanan ve Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından yüzde 50’si hibe destekle finanse edilen “Ahlat’ta Meyveciliğin Geliştirilmesi Güdümlü” projesi ile Ahlat’ta kapama elma bahçeleri kuruldu. Kurulumu yapılan elma bahçelerinde yetiştirilen elmalar, yurt içi pazarda aranılan ürünler arasına girmeye başladı. Ahlat’ın Kınalıkoç köyündeki 60 dönümlük tarım arazisini devletten aldığı fidan desteğiyle 6 yıl önce kapama elma bahçesine dönüştüren Harun Örken, bu yıl bahçesinden 200 ton elma hasadı gerçekleştirdi. Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nihat Keskin, elma üreticisi Harun Örken’in kapama elma bahçesini ziyaret ederek hayırlı ve bol kazançlar diledi. Ahlat’ta 3 bin dekar alanda elma üretimi gerçekleştirildiğini belirten Keskin, Ahlat elmasının aranılan ürünler arasına girdiğini söyledi. Keskin, “Ahlat ilçemiz Doğu Anadolu Bölgemizin en önemli tarım alanlarında olan ilçelerinden biridir. Özellikle kuru fasulye ve patates üretimiyle Türkiye’de önemli bir üretim oranına sahip olan ilçemizde son yıllarda meyvecilik ve başta da elma üretimi olmak üzere meyvecilik konusunda da ciddi adımlar atılmaya başlandı. İlçemizde 3 bin dekarın üzerinde elma bahçesi kurulu olup son birkaç yıl içerisinde tesis ettiğimiz scarlet çeşidiyle kurduğumuz elma bahçeleri de üretime geçti, verimler alınmaya başlandı. Şu anda da ilçemizin Kınalıkoç köyünde Harun Örken isimli çiftçimizin elma bahçesindeyiz. Başta üreticimiz Harun Örken olmak üzere tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli kazançlar dilerim” dedi. Elma üreticisi Harun Örken de, yetiştirdikleri elmalara her yerden talep olduğunu söyledi. Örken, “Burayı 60 dönüm bahçe olarak 2018 yılında kurduk. 7 bin 500 ağaçtan oluşan bir elma bahçesi kurdum. Elma fidanlarımızın çeşitleri ana fidanımız scarlettir kırmızı elma, tozlayıcılarımız golden ve granny smithdir. Ürünlerimizi iç piyasaya ve Doğu Anadolu Bölgesine satıyoruz. Özellikle Ağrı iline satıyoruz. Oradan gelen müşterimizde memnun olduğu için ürün satışında hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz” diye konuştu. Bahçeyi kurarken devletten sertifikalı fidan desteği aldıklarını vurgulayan Örken, “60 dönümden oluşan bahçemizde dönümüne 3 ila 3,5 ton arasında ürün elde ediyoruz. İç piyasası çok güzel. Daha önceden patates, şeker pancarı ve kuru fasulye gibi ürünler ekiyordum. Onlardan vazgeçtik, şu an tamamen bahçeciliğe ve meyveciliğe yönelmişiz. Geliri güzel masrafı da diğer tarım ürünlerine göre daha az. Güzel bir kazanç elde ediyoruz. Allah nasip ederse bunun devamını da getireceğiz” diye konuştu.
Kızılay’ın kuruluşu meşaleli yürüyüşle kutlandı
04 Kasım 2024 Pazartesi - 22:02 Kızılay’ın kuruluşu meşaleli yürüyüşle kutlandı Bitlis’te Türk Kızılay’ın kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında meşaleli yürüyüş düzenlendi. Bitlis Eren Üniversitesi Rahva Yerleşkesi içerisinde bulunan kız yurdu önünde toplanan yaklaşık 150 kişi, ellerinde meşalelerle mehteran takımının çaldığı marşlar eşliğinde yürüyüş yaptı. Yaklaşık 2 kilometre yürüyen gençler, daha sonra kendileri için hazırlanan Kış Bahçesi’ndeki ateşin etrafında ısındı. Türk Kızılay Bitlis Şube Başkanı Ali Cengiz, Kızılay’ın kuruluşu çerçevesinde bir haftalık etkinliklerin son gününde gençler ve gönüllülerle birlikte meşaleli yürüyüş yapıldığını belirterek, etkinliklere katkıda bulunan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve gönüllülere teşekkür etti. Cengiz, “Bugün Kızılay Haftamızın etkinliklerinin son gününü meşaleli ve mehteranlı bir yürüyüşle tamamlamayı düşündük. Üniversitemizden, Belediyemizden destek alarak gençlerimizi yurtlardan ve kampüs içerisinden toplayarak Sağlık Bilimleri Fakültemizin önünden bu alanımıza kadar yürüyüş yaptık. Ellerimizde meşaleler, bayraklar ve Kızılay bayrakları vardı. Amacımız Kızılay Haftası’nın üniversite içerisindeki kardeşlerimiz tarafından da bilinmesi, duyulmasıydı. Güzel bir katılımla programımızı tamamladık. Emeği geçen tüm gönüllülerimiz, gençlerimiz ve destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.
Bitlis’te Kızılay’ının kuruluşu nedeniyle gençler meşalelerle yürüdü
04 Kasım 2024 Pazartesi - 21:52 Bitlis’te Kızılay’ının kuruluşu nedeniyle gençler meşalelerle yürüdü Bitlis’te Türk Kızılay’ının kuruluş yıldönümü kutlama etkinlikleri kapsamında meşaleli yürüyüş programı düzenlendi. Bitlis Eren Üniversitesi Rahva Yerleşkesi içerisinde bulunan Kız yurdu önünde toplanan yaklaşık 150 kişilik grup ellerinde meşaleler ve mehteran takımı ile birlikte marşlar söyleyerek yürüyüş yaptı. Yaklaşık 2 kilometre yürüyen gençler daha sonra kendileri için hazırlanan Kış Bahçesindeki ateşin etrafında ısındı. Etkinlik çerçevesinde açıklamalarda bulunan Türk Kızılayı Bitlis Şube Başkanı Ali Cengiz, Kızılay’ın kuruluşu çerçevesinde bir haftalık etkinliklerin son gününde gençler ve gönüllülerle birlikte meşaleli yürüyüş düzenlendiğini, katkıda bulunan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve gönüllülere teşekkür etti. Ali Cengiz açıklamasında şunları söyledi, “Bugün Kızılay haftamızın etkinliklerinin son gününü meşaleli ve mehteranlı bir yürüyüşle tamamlamayı düşündük. Üniversitemizden, Belediyemizden destek alarak gençlerimizi yurtlardan ve kampüs içerisinden toplayarak Sağlık Bilimleri Fakültemizin önünden bu alanımıza kadar yürüyüş yaptık. Ellerimizde meşaleler, bayraklar ve kızılay bayrakları vardı. Amacımız Kızılay haftasının üniversite içerisindeki kardeşlerimiz tarafından da bilinmesi, duyulmasıydı. Güzel bir katılımla programımızı tamamladık. Emeği geçen tüm gönlülerimiz, gençlerimiz ve destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyoruz.” (VO)
Bitlis’te kış tedbirleri toplantısı düzenlendi
04 Kasım 2024 Pazartesi - 12:58 Bitlis’te kış tedbirleri toplantısı düzenlendi Bitlis Valisi Ahmet Karakaya başkanlığından kış öncesi “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu” toplantısı gerçekleştirildi. “2024-2025 yılı kış mevsiminde alınacak tedbirler ile ilgili “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu” toplantısında konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, kış öncesi koordinasyonun sağlanması için bir araya geldiklerini belirterek, “Kış tedbirleri konusu ülke genelinde çok önemlidir. Bitlis’in bir kış memleketi olduğunu düşünürsek bizler için daha da önem kazanıyor. Buradaki tüm kurumlar tecrübeli. Yılladır bu bölgede çalışıyor. Aksayan yönleri, alınması gereken tedbirleri analiz etmişler. Sürpriz kış şartları ile karşılaşmazsak yapılacaklar bellidir. Ama daha önceki yıllara nazaran daha iyi bir mücadele sergilemek amacındayız. Yani vatandaşımızın olağan hayat akışını etkilemeyecek şekilde karla mücadele çalışmamızı yapacağız. Beklentinin sınırı yok. Kar yağdığı saatte ortadan kaldırmak mümkün değil. Vatandaşın hayatını kolaylaştıracak tedbirleri önceliyoruz. İyi planlamamız lazım. Meteoroloji ve kurumlar ile koordinasyonu sağlayarak gerçekleştirmek zorundayız” dedi. Kış ayları öncesi alınacak tedbirler ve muhtemel meydana gelebilecek olaylarla ilgili kurumların koordinasyonunu anlatan Tunçtan, kurumu ile ilgili istatistiki bilgileri de katılımcılarla paylaştı. AFAD Müdürü Erdal Tunçtan, “İlgili genelge ile kış mevsimi süresince afet risklerinin azaltılması trafik güvenliğinin sağlanması, vatandaşlarımızın güvenli ve huzurlu bir şekilde seyahat yapabilmeleri, can ve mal güvenliğinin sağlanması, trafik akışının sağlanabilmesi amaçlanmaktadır. İlimiz en fazla kar yağısı alan illerin başında yer almaktadır. Bu kapsamda da ilimizde ara ara afetler yaşanabilmektedir. Maalesef can ve mal kayıpları da olabilmektedir. Müdürlüğümüzce hazırlanmış olan Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında ilgili genelgeyle ya da önce paydaş kurumlarımızla yapmış olduğumuz ortak çalışmalarımız olmaktadır. Yapacağımız ortak çalışmalarla afet risklerinin azaltılması hedeflenmektedir” dedi. Vali Karakaya’nın konuşmasının ardından ilgili kurumlar hazırladıkları sunumlarla yaparak çalışmaları değerlendirdi. Toplantı, Vali Karakaya’nın değerlendirmesi ile sona erdi. Toplantıya vali yardımcıları, Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Dilek Özşahin Kireçci, Bitlis Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aslan ve kurum amirleri katıldı.
Van Gölü çekildikçe su altındaki tarih ortaya çıkıyor
03 Kasım 2024 Pazar - 09:12 Van Gölü çekildikçe su altındaki tarih ortaya çıkıyor Bitlis’in Ahlat ilçesine 18 kilometre mesafedeki kıyı şeridinde bulunan adacığın çevresinde görülen su altındaki yapı kalıntıları gün geçtikçe daha belirgin hale geliyor. Dronla çekilen görüntülerde alanda düzgün kent planı belirgin bir şekilde göze çarparken, kalıntıların Urartular dönemine ait olduğu tahmin ediliyor. Van Gölü’nün su seviyesinin düşmesi, gölün dibinde yer alan tarihi ve doğal kalıntıların gün yüzüne çıkmasına neden oluyor. Özellikle tarihi yerleşim alanları ile eski yapılar ortaya çıkarken, bu durum, bölgedeki tarih ve kültür açısından büyük bir önem taşıyor. Azalan yağışlar ve artan buharlaşma, göl seviyesinin düşmesine yol açarak daha önce su altında kalan yapı kalıntılarını görünür hale getirdi. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, su altındaki bu yapıların ilgili uzmanlar tarafından tarihlendirilmesi gerektiğini söyledi. Elmastaş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi. “Son yıllarda küresel ısınmayla birlikte bazı alanlarda ciddi kuraklıklar yaşanmakta. Van Gölü Havzasında da bu kuraklığın etkisini görebilmekteyiz. Havzada son 3-4 yıldır yağışlarında büyük oranla azalmasıyla ciddi bir seviye alçalması yaşanmakta. Bu seviyeler düştükten sonra da gölün altında ki bazı mikrobiyalitler gün yüzüne çıkmış durumda. Bununla birlikte bazı eski dönemlerdeki yerleşme kalıntıları da yüzeye çıktı ya da çıkmak üzere. Tabi bu alanlarla ilgili ciddi araştırmaların yapılması gerekmekte. Özellikle ilgili uzmanlar tarihçiler ya da yerleşme alanları ile ilgili çalışma yapan uzmanların buralarda bir takım çalışmalar yapması gerekiyor. Çünkü burada göl seviyesi daha aşağıdaydı. Bu zaten göl seviyesinin bir dönem yükseldiğini ifade ediyor. Bunların ilgili uzmanlar tarafından tarihlendirilmesi gerekiyor. Özellikle Tatvan’dan Ahlat’a oradan da Adilcevaz’a buradaki kıyılarda bazı kalıntıları çıplak gözle görebiliyoruz." Ahlat kıyı şeridinde bulunan adacığın çevresinde görülen su altındaki yapı kalıntıları geçmişte ilk olarak keşfettiklerini belirten Adilcevaz Yukarı Deniz Derneği Başkanı Cumali Birol, “Buranın ismi değiştirilerek yeni yeni ortaya çıkmış gibi haberler yapıldı. Aslında öyle bir şey yok burası bilinen bir noktaydı” dedi. Konya Selçuklu Üniversitesinde Su Altı Arkeoloji Bölümü uzmanları tarafından burada gerekli incelemelerin yapılması için davette bulunan Birol, “Van Gölü Havzasının hemen hemen her kıyısında yaşam izlerine rastlamaktayız. Evlerin olduğu bu bölgede yaşayan insanların olduğu birçok medeniyeti içinde barındırdığını görebiliyoruz. 2007 yılında Adilcevaz kıyısı açıklarında gördüğümüz yerlerde zaten paylaşımlar yapmıştık. O 29 metre derinlikteydi. Göl bu kadar çekilmemişti. Yeni bulgularda çıkacak. Burayı geçmiş dönemde suyun altında çekimler yapmıştık. Ama bugün görüyoruz ki su daha çekiliyor. Yaklaşık 3 metreye tekabül ediyor. Gerek küresel ısınma gerekse iklim değişikliği ve bilinçsiz su kullanımı da bu çekilmeye etkendir. Bu bölgede de Van Gölünün kurumasına inşallah sebep vermeyiz. Çünkü Van Gölü bizim için çok değerli. Van Gölü altında birçok gizemi barındırıyor. Burada da birçok medeniyetlerin yaşadığını da görebiliyoruz. Adilcevaz kalesinde birçok yaşam izine rastladık. Bunlardan birisi Urartular birisi Selçuklular birisi Persler. Dolayısıyla bu yaşam izleri her geçen medeniyet kendi izini bırakmış geçmiş. Kültürel miras ve kültürel değer aslında budur. Selçuklulardan Osmanlılardan izler görüyoruz. Kime ve hangi medeniyete ait olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti bayrağı altında bulunan tüm tarihi eserler Türkiye’nin malıdır. Bizim bunları korumamız lazım ve bu değerlere sahip çıkmamız lazım. Buranın ismi değiştirilerek yeni yeni ortaya çıkmış gibi haberler yapıldı. Aslında öyle bir şey yok burası bilinen bir noktaydı. Çünkü biz burayı su altında görüntülemiştik. Altta farklı medeniyetler gördük. İnsanlar orada yaşamış. Yollar var bahçeler var evlerin sütunları olduğu gibi duruyor. Aynı zamanda kurnalar ve dibekler gördük. Hatta bir yuvarlak taş tekerleğe denk geldik. Bunun araştırılması üniversitelere ve değerli hocalarımıza kalıyor. Konya Selçuklu Üniversitesinde Su Altı Arkeoloji Bölümü var. Bunların gelip incelemesi lazım. Bizler yapmış olduğumuz sportif dalışlarla bulguları buluyoruz” diye konuştu.