Yerel Haberler
Bitlis
DATÜB Ahlat’ta ‘Hatıra Ormanı’ oluşturdu
11 Kasım 2024 Pazartesi - 16:09 DATÜB Ahlat’ta ‘Hatıra Ormanı’ oluşturdu Bitlis’in Ahlat ilçesinde Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) tarafından oluşturulan hatıra ormanına ‘Milli Ağaçlandırma Günü’nde düzenlenen törenle fidanlar dikildi. Cumhurbaşkanlığı genelgesi doğrultusunda her yıl 11 Kasım gününün “Milli Ağaçlandırma Günü” olarak kutlanması sebebiyle 81 ilde eş zamanlı olarak yapılan fidan dikim programı Bitlis’in Ahlat ilçesinde de gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla Ukrayna’daki savaş bölgesinden getirilip Ahlat ilçesine yerleştirilen Ahıska Türkleri de “Milli Ağaçlandırma Günü” nedeniyle ilçenin Kulaksız Mahallesi’nde bin 300 dekar alanda ‘DATÜB Hatıra Ormanı’ oluşturdu. Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) katkıları ve Orman Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan ‘Hatıra Ormanı’nda yapılan fidan dikim etkinliğine Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov, Bitlis Orman İşletme Müdürü Mehmet Uzun, protokol üyeleri, Ahıska Türkleri, vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, “Ahıska Türk’ü kardeşlerimize öncelikle bu güzel programdan dolayı teşekkür ediyorum. Bugün burada Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 11 Kasım tarihi, ülkemiz genelinde bir milli ağaçlandırma seferberliği ilan edilmiş ve yıllardır devam ediyor. İnşallah her 11 Kasım’da milyonlarca ağaç toprakla buluşuyor ve bulunduğu bölgeye can olmaya başlıyor. Bu çerçevede geleceğimize nefes olmak için dikilen bu fidanların medeniyetimizde çok önemli bir yer edindiğini ifade etmek isterim. Biz kıyamet kopsa dahi ağaç dikilmesini söyleyen bir medeniyetin sahibiyiz. Bu çerçevede bugün çok büyük bir anlam ifade ediyor. Dünya Ahıska Türkleri Birliği Başkanlığımız olarak buradaki Ahıska Türkü kardeşlerimiz yapabilecekleri en güzel işlerden birisini yaparak şehrimize, ilçemize binlerce fidanı hediye ediyorlar. Tabi burası hepimizin yurdu. Türkiye bütün Türklerin, bütün medeniyetlerin beşiği olmuş bir memleket. Biz burada inşallah çok daha güçlü olmak zorundayız. Bu gücü de birlikteliğimizi de omuz omuza mücadele ederek elde edeceğiz inşallah. Ben tekrar Dünya Ahıska Türkleri Birliği Başkanlığımıza teşekkür ediyorum. Buradaki Ahıska Türkü vatandaşlarımıza, kadim kentimiz Bitlis’e, Türk İslam medeniyetinin Kubbet-ül İslam kentlerinden olan Ahlat ilçemize hoş geldiniz diyorum. Tüm vatandaşlarımıza olduğu gibi Ahıska Türkü kardeşlerimize de gerek iskan gerek tarım arazileri noktasında yapabileceğimiz her konuda Cumhurbaşkanımız riyasetinde elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız. Onlar bizim öz kardeşlerimiz. Bunu çok iyi biliyorum. Ahıskalı kardeşlerimiz bulundukları her yere güzellik, çalışkanlık götürmüşler ve güzel bir şekilde barınmayı başarmıştır. Hep birlikte güçlü Türkiye’nin yollarını birlikte yürüyeceğiz. İnanıyoruz ki Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti hem 86 milyon vatandaşı hem de mazlum milletler için çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir. Bu fidanların Ahlat ilçemize, Bitlis’imize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. DATÜB Başkanı Ziyatdin Kassanov ise “Bugün Ahısklalılar için tarihi bir gündür. Çünkü Türklerin ilk Anadolu’ya giriş zamanında ilk başkenti olan Ahlat’ta ve sonra Ahıska Türkleri olarak buraya gelmemiz çok büyük bir anlam taşıyor. Türkiye Devleti, Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız, milletvekilleri, Türk milleti acı günümüzde bizi tek bırakmadılar. Yardım ettiler ve gerçekten çok zor durumda kalan, Ukrayna’da savaş altında kalan, evleri bomba altında yıkılan ve mağdur olan on binden fazla Ahıska Türkünü 2015 - 2022 senelerinde Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hepsi Türkiye’ye geldi. 2015 yılında bilirsiniz Erzincan Üzümlü bölgesine 700 aile, onun 632 kişi Üzümlü’de ev ve iş sahibi oldu. 72 ailede Ahlat’a geldi. Ondan bu yana da bizim Ahlat ile ilgili özel ilişkilerimiz oluştu. Ahlat’ı çok sevdik ve Türk olarak gurur duyuyoruz ki Ahlat bizimdir ve tüm Türklerindir” diye konuştu. Elazığ’dan 371 ailenin Ahlat’a geleceğini de söyleyen Kassanov, “Onun ardından kalan 400 ailede gelecek ve Ahlat’ta tamamen 1072 aile olacak. İsteriz ki bu fidanlar gibi Ahıskalılar da burada kalıcı olsunlar. Burayı öz toprağı ve ata baba yurdu bilsinler. Ahıskalı Türkler çok eziyet çektik. 3 kere sürgüne uğradık. İstiyoruz ki bu son olsun. Çünkü bu dikilen fidanlar bizim için hem manevi bir anlamda taşıyor hem de bu bölgeye katkımız olsun diye fidan dikmeyi düşündük. Ahıska Türkleri buraya yerleşmiş fidanlar gibi burada köklenir ve gelecekte bu bölgeye fayda verir. Gerçekten Cumhurbaşkanımızın 11 Kasım’ı Milli Ağaçlandırma Günü ilan etmesi, devletimize büyük bir destektir. İstiyoruz ki Ahıska Türkleri kendi emekleriyle, faaliyetleriyle bu bölgelerin gelişmesine katkıda bulunsunlar. Bu ormanımız ve fidanlarımızda gelecekte bunun hatırası olacaktır” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, protokol üyeleri, vatandaşlar ve ilçede yaşayan Ahıska Türkleri fidanları topraklarla buluşturup can suyu verdiler. Programa katılanlara Ahıska Türkleri tarafından yöresel Özbek Pilavı ikramında bulunuldu.
AFAD Uzmanı Hakan Okay: “Medyanın ayı saldırılarına yönelik habercilik yaklaşımı, Nemrut Kalderası ekosistemini tehdit ediyor”
11 Kasım 2024 Pazartesi - 13:00 AFAD Uzmanı Hakan Okay: “Medyanın ayı saldırılarına yönelik habercilik yaklaşımı, Nemrut Kalderası ekosistemini tehdit ediyor” Acil Durum ve Afet Yönetim Uzmanı Hakan Okay, medyanın ayı saldırılarına yönelik habercilik yaklaşımının Nemrut Kalderası ekosistemini tehdit ettiğini söyledi. Bitlis’in Tatvan ilçesinde bulunan Nemrut kalderasındaki ayı saldırılarına ilişkin medyada sıkça yer alan haberlerin, bölgedeki yaban hayatı üzerindeki etkilerini değerlendiren Acil Durum ve Afet Yönetim Uzmanı Hakan Okay, bu tür olayların haberleştirilme biçimlerinin kamu algısı üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Medyanın, doğa olaylarını aktarırken kullandığı dilin ve görsel tercihlerinin toplum üzerinde farklı etkiler doğurabileceğine dikkat çeken Okay, ayı saldırısı gibi olayların haberleştirilmesinin, bölgedeki yaban hayatı dengesi üzerinde doğrudan etkiler oluşturabileceğini ifade etti. “Geçici yayın yasağı, doğal dengenin korunması için bir adım olabilir” Özellikle son dönemlerde artan ayı saldırılarına ilişkin haberlerin sürekli görünür hale getirilmesinin, halk arasında gereksiz korku ve merak uyandırdığına işaret eden Okay, bu durumun Nemrut kalderası gibi doğal alanlara olan ziyaretçi talebini artırdığını belirtti. Medyanın, bölgedeki ayı saldırılarını tehlike başlıklarıyla sunmasının, ayıların doğası gereği tehlikeli canlılar olarak algılanmasına yol açabileceğini vurgulayan Okay, "Bu tür bir algının önüne geçmek ve ayılarla ilgili yanlış düşünceleri engellemek için bölgedeki ayı saldırısı haberlerine geçici bir yayın yasağı getirilmesi, sürecin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayacaktır. Bu adım, Nemrut kalderasına yaban hayat gözlemi için gelen ziyaretçi sayısının azalmasını sağlayacak ve kaldera ekosisteminin kendini yenilemesine fırsat tanıyacaktır” dedi. “Medyanın sorumlu habercilik anlayışı, ekosistem üzerindeki baskıyı azaltabilir” Medyanın yaban hayat olaylarını aktarırken sorumlu bir dil kullanmasının önemine vurgu yapan Okay, kaldera ekosisteminin korunmasına yönelik bilgilendirici ve doğa dostu bir habercilik anlayışının benimsenmesinin gerekliliğini belirtti. Nemrut kalderası gibi doğal alanların, insan faaliyetlerinin minimum seviyede tutulduğu, doğal dengeye saygı gösterilmesi gereken ekosistemler olduğunu kaydeden Okay, “Bu çerçevede medyanın, halkı bilinçlendirici içeriklerle bölgeye yönelik doğru bir farkındalık oluşturması kritik bir role sahiptir. Medyada sıkça yer alan ‘tehlikeli’ veya ‘saldırgan’ başlıkları, yaban hayvanlarına yönelik olumsuz algıların oluşmasına zemin hazırlamaktadır” ifadelerini kullandı. “Doğa dostu bir perspektifle yaban hayatı ve insan güvenliği dengelenmeli” Medyanın, yalnızca ayı saldırılarını değil, aynı zamanda doğanın korunması ve ziyaretçilerin yaban hayatı tehdit etmeyecek şekilde hareket etmeleri konusunda da kamuoyunu bilinçlendirmesi gerektiğini belirten Okay, doğa dostu bir bakış açısının önemini vurguladı. Hakan Okay, "Medya, yaban hayat olaylarına dair haberlere etik ve sorumlu bir dille yaklaşarak, Nemrut kalderası gibi ekosistemlerin sürdürülebilirliğine katkıda bulunabilir. Bu sayede, halkın bilinçlenmesi ve bölgede daha az insan etkisiyle doğanın kendini yenileme süreci desteklenmiş olur. Ziyaretçilerin güvenliğini sağlarken, bölgenin ekolojik geleceği de koruma altına alınır. Medyanın yaban hayata dair haberciliğinde dikkatli ve sorumlu bir dil kullanarak, ayılara dair olumsuz algıların önüne geçmenin yanı sıra toplumda yaban hayatına karşı sağlıklı bir farkındalık geliştirilmesi, yalnızca doğal alanlar için değil insan güvenliği için de faydalı olacaktır” şeklinde konuştu.
Van Gölü aktivistleri göldeki antik yolda yüzdüler
10 Kasım 2024 Pazar - 21:41 Van Gölü aktivistleri göldeki antik yolda yüzdüler Van Gölü aktivistleri, Van Gölü’nde suların çekilmesiyle gün yüzüne çıkan antik yolda yüzme etkinliği gerçekleştirdiler. “Tarihe Tanıklık Et” etkinliği kapsamında Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Adabağ köyü sahilinde bir araya gelen aktivistler ve doğaseverler, Van Gölü sularının çekilmesiyle gün yüzüne çıkan ve yüzlerce yıllık olduğu öngörülen mezarlık ile yerleşim alanında yürüyüş yapıp, antik yolu kulaç atarak geçti. Havadan da görüntülenen tarihi alanda suya girip bir süre yürüyen 15 kişilik grup, mezar alanındaki taşları aştıktan sonra kulaç atarak göldeki adaya ulaştı. Vangölü Aktivistleri Derneği Yönetim Kurulu üyesi Maşallah Özel, “Van Gölü’nde bugün tarihi bir ana şahitlik ediyoruz. Tatvan ilçesine bağlı Adabağ köyü sahilindeyiz. Van Gölü kıyısındaki bu alanda amacımız Van Gölü’ndeki tarihi ve doğal güzelliklere dikkat çekmektir. Ayrıca Van Gölü’nün kirletilmemesine ve korunmasına dikkat çekmek istiyoruz. Bu nedenle burada toplandık, Van Gölü kirlenmesin, mavi kalsın” dedi. Bitlis Eren Üniversitesi’nde öğrenci olduğunu ve etkinliğe gönüllü olarak katıldığını ifade eden Türkmenistan uyruklu Snezhana Urazbayeva, “Van Gölü’ndeki tarihi güzellikleri ve antik yolu görmek için düzenlenen bu etkinliğe katıldım” diye konuştu. Van Gölü’nün soğuk sularına aldırış etmeden bir süre yüzen aktivitler ve doğaseverler, antik yol yürüyüşü sonrası “Van Gölü kirlenmesin mavi kalsın” sloganı atarak etkinliği sonlandırdı.
Vali Karakaya yolları yapılan köylerde incelemelerde bulundu
10 Kasım 2024 Pazar - 16:54 Vali Karakaya yolları yapılan köylerde incelemelerde bulundu Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, il özel idaresi tarafından yolları yapılan iki köyde incelemelerde bulundu. Vali Karakaya, Bitlis merkeze bağlı Delikli Taş ve Çeltikli köy yollarında yapılan sıcak asfalt ve parke çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerde bilgiler aldı. Vali Karakaya, ilk olarak Delik Taş köyünde yapılan asfalt çalışmalarını yerinde inceleyerek, köylülerle bir araya geldi. Buradan Çeltikli köyüne geçerek yapımı halen devam eden parke çalışmalarını inceleyen Karakaya, Bitlis İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Adem Aydoğdu’dan bilgiler aldı. Vali Karakaya, gazetecilere açıklamalar yaparak, “Vatandaşımız devletinden hizmet aldıkça daha da üst kalite yönünden beklenti oluşuyor. Gerek Bitlis İl Özel İdaremiz gerekse Köylere Hizmete Götürme Birliği (KÖYDES) olarak vatandaşımızın köylerine ulaşımı sağlayacak yolların kalitesini arttırmak için gayret sarf ediyoruz. Bugüne kadar çok güzel hizmetler yapılmış, bundan sonra da bu hizmetlere devam edeceğiz. Bugün Çeltikli grup yolumuzda ve Delikli Taş köyümüzdeki çalışmaları yerinde gördük. Öncelikle köylülerimize hayırlı olsun. Biz mümkün olduğunca kalıcı hizmet olması açısından sıcak asfaltı ve beton parkeyi önceliyoruz. Vatandaşlarımızın merkezden köylerine rahat gelip gidebilmesi bizim önceliklerimiz arasında. 2025 yılı sezonunun hazırlıklarına şimdiden başladık. Mevsim şartları el verdiği sürece hızlı bir giriş yapacağız. Vatandaşımız devletinden hizmet aldıkça daha da üst kalite yönünden beklenti oluşuyor. Bu bizim için aslında bir gurur vesilesidir. Vatandaşımız, devletine güveniyor ve daha kaliteli hizmet istiyor. Bizde elimizden geldiğince öncelik sırasına göre en fazla vatandaşımızın yaşadığı köylere öncelik tanıyarak bu hizmetleri yerine getireceğiz. Bugüne kadar gerek özel idaresi gerekse ilçelerde kaymakamlarımız en iyi çalışmaları zaten yapmışlar. Biz vatandaşlarımızın her daim hizmetlerin en iyisine layık olduğunu düşünüyoruz ve bu çerçevede yoğun bir çalışma içinde olacağız” dedi. Vali Karakaya, yol incelemesinin ardından Çeltikli Jandarma Karakoluna da ziyarette bulundu.
Bitlis’te 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü
10 Kasım 2024 Pazar - 12:30 Bitlis’te 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü Bitlis’te 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü nedeniyle anma programı düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk heykeline çelenk sunulması ile başlayan program, saat 09.05’te saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Daha sonra Bitlis Kültür Merkezine geçen protokol üyeleri, burada Atatürk’ün hayatının yer aldığı sinevizyon gösterisini izledi. Öğretmen ve öğrenciler tarafından günün anlam ve önemini belirten konuşmaların yapılması ve şiirlerin okunmasının ardından oratoryo gösterisi yapıldı. Burada konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, “Tarihte çok kahramanlar çıkmıştır. Ne mutlu bize ki en fazla kahraman çıkaran milletlerin başında geliyoruz. 1881’de dünyaya gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk henüz 38 yaşındayken büyük bir milletin tarihi bir sorumluluğunu omuzlarına aldı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ve çıkarak; Amasya’da, Sivas’ta ve Erzurum’da yapılan kongrelerde istişareler yapılarak, milletçe ayağa kalkmaya, emperyalist uşaklarına yüreğimizle ve bileğimizle kıt imkanlarla cevap vermeye karar verdi. Bu çerçevede halkımızla birlikte Atatürk büyük bir kahraman ve büyük bir askeri değerdir. Gerçekten de Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti bizim milli ve manevi değerlerimizle birlikte daha çok çalışarak, üreterek muasır medeniyetler seviyesine çıkaracağız. Bunu başardığınız zaman göreceksiniz ki sadece 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti değil, bütün mazlum milletlerdeki coğrafyayı ayağa kalkabilme gücünü kendinde bulacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı Cumhuriyetin muasır medeniyetlere ulaşması ve ilelebet payidar kalması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz ve birbirimizi daha çok seveceğiz. Farklılıklarımızı zenginlik olarak göreceğiz ve bu zenginliği inşallah bilimde, sanatta, kültürde, teknolojide her alanda ama her alanda ülkemizin, bayrağımızın daha da yücelmesini cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında başaracağız” dedi. Konuşmaların ardından öğretmen ve öğrenciler tarafından okunan şiirlerden sonra orotoryo gösterisi ve Ziya Eren Güzel Sanatlar Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan Atatürk’ün en sevdiği şarkıların seslendirilmesi ile program sona erdi. Törene Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Eğitim ve Doktrin (EDOK) Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Mücahit Zorlutuna, Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Cumhuriyet Başsavcısı Emre Genç, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.
BEÜ’de akademik yılı açılış töreni düzenlendi
08 Kasım 2024 Cuma - 20:30 BEÜ’de akademik yılı açılış töreni düzenlendi Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) merkezi konferans salonunda 2024-2025 akademik yılı açılış töreni düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlarken, üniversitenin tanıtım filminin gösterimi ile devam eden program konser ile devam etti. Törende açılış konuşmasını yapan BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, üniversitenin bu yıl 6 fakülte 9 meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezi ve sayısı 15 bini geçen öğrenci ile eğitim öğretim faaliyetlerine devam ettiklerini söyledi. Elmastaş, konuşmasının devamında ise şunları söyledi. “Açılış programımıza teşrif ederek bizleri onurlandıran YÖK yürütme kurulu üyemiz Prof. Dr. Hüseyin Karaman hocamıza teşekkür ediyoruz. Bitlis Eren Üniversitesi 29 Mayıs 2007 yılında kuruldu. Her ile bir üniversite projesi kapsamında kurulan üniversitelerden biriyiz. Kuruluşunda 2 fakülte bir enstitü ve bir yüksekokul ile eğitim öğretimine devam eden üniversitemiz bu yıl 6 fakülte 9 meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezi ve sayısı 15 bini geçen öğrenci ile eğitim öğretim faaliyetlerimize devam ediyoruz. 2021 yılı şubat ayında ve açıldığı günden bu yana üniversitemizin alt ve üst yapı eksikliklerini hızla tamamlamak için düzenlemek içi büyük bir çaba sarf ettik. Kampüsümüzün çevre düzenlemesi yemekhane binası ve diğer fiziki binaların düzenlenmesi gibi önemli çalışmaları kısa süre içerisinde hayata geçiren modern bir eğitim ve yaşam alanı oluşturduk. Bu iyileştirmelerle hem öğrencilerimizin hem de akademik ve idari personelimizin daha verimli ve keyifli bir ortamda çalışmalarını sağlamayı hedefledik. Üniversitemiz bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması programı kapsamında önemli bir adım atarak turizm alanında ihtisas üniversitesi oldu. Bu misyon doğrultusunda bölgenin kültürel doğal zenginliklerini ön plana çıkaracak çalışmalar yaparak hem turizm sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hem de Bitlis’in turizm potansiyelini arttırmayı hedefliyoruz." Açılışta konuşma yapan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, üniversitelerin bulunduğu şehre evrenselliği getiren farklı bir atmosfer yaşatan ve şehri her alanda yükselten kıymetli kuruluşlardan biri olduğunu ve Eren Üniversite’sinin de Bitlis’e birçok katkısı olduğunu söyledi. Yeni akademik yılın hem üniversiteye hem de Bitlis’e hayırlı olmasını dileyen, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay ise, "Kadim şehir Bitlis’e Eren Üniversitemizin ve Eren ailemizin katkıları büyük. Bundan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu yıl inşallah Eren üniversitesi şehrimize ekonomik olarak hem sosyal olarak daha büyük katkılar sunacağını umuyorum" dedi. Programa Vali Ahmet Karakaya, Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Emre Genç, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Rektör Necmettin Elmastaş, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayhan Yılmaz, Prof. Dr. Ayşe Dilek Özhan Kireçci, AK Parti İl Başkanı Kadir Köstekçi, fakülte dekanları, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleri, kurum müdürleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.