ÇEVRE - 13 Ağustos 2023 Pazar 09:01

Van Gölü’nde Kayı tamgalı ve haç işaretli taşlar bulundu

A
A
A

Doğu Deniz Derneği ve HAK Arama Kurtarma Derneği tarafından Bitlis’in Tatvan ve Ahlat ilçeleri arasında Van Gölü’nde yapılan dalışta, Kayı tamgalı ve haç işaretli taşlar ile yaşam merkezi olduğu tespit edilen alanlar bulundu.

800 bin yıllık geçmişe sahip Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nün dibindeki kalıntılar, yapılan dalışlarla dünyaya tanıtılırken, bu kalıntılara yenileri eklendi.Amatör ve profesyonel dalgıçlar tarafından yapılan dalışlarda Van Gölü’nün derinliklerinde sularında çekilmesi ile birlikte hem mezarlık hem de köy yaşam izlerinin olduğu alanlar bulundu.

Bitlis’in Adilcevaz ilçesindeki Doğu Deniz Derneği ile Van’da bulunan HAK Arama Kurtarma Derneği üyeleri tarafından yapılan dalışta, Van Gölü’nün derinliklerinde bulunan yeni gizemler çözülmeyi bekliyor.

Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, volkanik Nemrut Dağı’nın patlaması sonucu oluşan ve sodalı suyuyla dikkat çeken 3 bin 713 kilometrekarelik alanıyla tıpkı bir deniz gibi uzanan uçsuz bucaksız sularının altında pek çok sır saklıyor.

Doğu Deniz Derneği Başkanı Cumali Birol, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaptıkları dalışla çözülmeyi bekleyen yeni gizemleri keşfettiklerini söyledi.

Van Gölü’nde Kayı tamgalı ve haç işaretli taşlar bulundu

Tatvan ve Ahlat ilçeleri arasında dalış yaparak buldukları mezar ve köy yaşam izlerinin olduğu alanla ilgili bir telefon aldıklarını belirten Birol, “Bugün aldığımız bir telefonla hemen Van’daki ekibimizi aradık. HAK Arama Kurtarma Derneği üyeleri ve Doğu Deniz Derneği üyeleri ile birlikte uzman dalgıçlarımızla Ahlat ve Tatvan arasında bulunan bir mevkide çok büyük bir alan keşfettik. Mezarlıklar var. Burada Kayı tamgalı ve haç işaretlerinin bulunduğu taşlara denk geldik. Çok enteresandır mezarlıklar içinde Kayı tamgalı büyük bir taşa denk geldik. Çok araştırma yaptık Kayı ile ilgili bir tane taş görebildik. Dolayısıyla haçların arasında ilk defa böyle bir taş gördük” dedi.Van Gölü’nde buldukları yerleşim yerindeki alanda dibekler, kurnalar ve sokağa benzer yerler gördüklerini sözlerine ekleyen Birol, konuşmasına şöyle devam etti:

“Alanda çok büyük bir yerleşim merkezi bulunmakta. Bu yerleşim merkezini içinde dibekler kurnalar var. Yerleşik bir alan sokaklar var. Bu sokaklarda örülü taşlarla bezenmiş. Dalış severlerle çok güzel bir alan oluşturduk ve yeni bir keşif elde ettik. Şnorkel dalışı için çok muazzam bir alan söz konusu. Van Gölü havzasında yıllardır sular çekilmekte. Dolayısıyla bu çekilmeden dolayı mezar taşlarını gün yüzüne çıktığını gördük. Burada da yaşam izlerini Van Gölü havzasının her bölgesinde görmekteyiz. Nuh Tufanı ile ilgili burada çalıştaylar yaptık. Derneğimizin yaptığı çalıştaya İngiltere’den iki jeolog hoca getirdik. Dolayısıyla Van Gölü havzasında Nuh tufanının olduğunu birazda kanıtlamış olduk. Dolayısıyla 23 metre derinlikte rastladığımız bu bulgurlar bizlere bunu kanıtlıyor. Van Gölü gelgitler yaşamış ama bakir ve temiz bir göl. Doğasıyla doğa harikasıyla göl ve sağlık turizmiyle çok farkla bir alana geçiyoruz. Bu dalış okulu da bunun gösteriyor. Halkımıza güzel bir dalış okulu kurduk. Adilcevaz’a. Bugün mısırda olmayan bir yapı var burada. Kanolarımızla öğrencilerimiz eğitim alıyor. Dolayısıyla bizler dalışseverleri buraya bekliyoruz. Van Gölü havzasına ve Adilcevaz’a. Bulduğumuz alanlarda turizm noktasında farklı bir rota elde etmiş oluyor. Bugün mısır dalışın hacı sayılır. Ama mısırdan daha güzel mikrobiyalitler belki canlı popülâsyonunun tek olması, inci kefalinin tek olması ama bunun yanında Rus batığı, Adilcevaz kalesi, mikrobiyalitler esen kıyıdaki bulduğumuz köy ve bugün bulduğumuz köy yaşam izleri çok farklı bir rotaya bizleri sevk etmekte. Biz de dalış severleri Adilcevaz’a Van Gölü havzasına bekliyoruz."

Keşfettiklerimizi önce basınla daha sonra ise bazı üniversitelerdeki hocalarla paylaşacaklarını sözlerine ekleyen Doğu Deniz Derneği Başkanı Cumali Birol, “Elde ettiğimiz görüntüleri ilk önce basınla paylaşıyoruz. Sonra bu görüntüleri üniversitelerdeki hocalarımıza göndereceğiz. Bu görüntüler kayı taşı ile bir haçlı mezar taşının yan yana olduğunu ilk defa burada görülüyor. Bunu da araştırıp inceleyecekler kısmetse bunu da değerli hocalarımıza buradan pas atıyoruz. Gelip bizi bulsunlar orada bir dalış gerçekleştirelim. Orada keşfettiklerimiz hangi medeniyetlere sahip olduğu, hangi medeniyetlerin burada yaşadığını bu noktada değerli halkımıza yanmış olacağız. Yeni bir keşif Bitlis’e hayırlı olsun” dedi.

Vahit Olcay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.