GÜNDEM - 08 Ağustos 2024 Perşembe 19:30

Turistik trenle Bitlis’e gelen öğrenciler tarihi mekanları gezdi

A
A
A
Turistik trenle Bitlis’e gelen öğrenciler tarihi mekanları gezdi

Ankara’dan önceki gün yola çıkan Tatvan turistik treni ile Bitlis’e gelen İstanbul Üniversitesi öğrencileri, tarihi mekanları ve Nemrut Krater Gölü’nü gezdi.


Tatvan turistik treni ile dün akşam Bitlis’in Tatvan ilçesine ulaşan İstanbul Üniversitesi öğrencileri ve gazetecilere görkemli bir karşılama yapıldı. Bitlis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü etkinliklerine katılan öğrenciler, çarşı merkezinde bulunan tarihi köprüleri, hanları ve hamamları gezdi. Ardından Nemrut Krater Gölü’ne giden öğrenciler, burada keyifli anlar geçirdi. Öğrenciler Nemrut Krater Gölü gezisinden sonra dünyanın en büyük Türk İslam mezarlığı olan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı ziyaret ederek, burayla ilgili bilgiler aldı.


Nemrut Krater Gölü’nün muazzam bir güzelliğe sahip olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencisi Serhat Tetik Arabacı, "Nemrut Dağı’nın yamaçlarındayız. Önümüzde krater gölü bulunuyor. Doğayla iç içeyiz. Yolculuğumuz uzun oldu, bizim için fazlasıyla yorucuydu. Güzel bir ekip tarafından davulla zurnayla karşılandık. Daha sonra Ahlat’taki gençlik kampımıza geçtik. Daha sonra Bitlis merkezde bulunan tarihi mekanları ve dere üstündeki köprüleri gezdik” dedi.


Tren garında çok güzel ağırlandıklarını ifade eden öğrencilerden Berfin Ada Doğar, “Devamlı gezilerimiz oldu. Bitlis merkezi gezdik, daha sonra Nemrut Krater Gölü’ne geldik gördük. Gerçekten gezilmesi ve görülmesi gereken yerler olduğunu düşünüyorum” dedi.


İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Mehmet Akif Kalkan, gittikleri her yerde Bitlis ve Bitlislinin misafirperverliğini anlatacaklarını söyledi. Kalkan, “Gezimizin son duraklarından bir tanesindeyiz. Ahlat mezarlığındayız. Aslında baktığımız zaman gezimiz çok verimli geçti. Bir de bugünün Bitlis’in kurtuluş gününe denk gelmesi bizim için oldukça duygusaldı. Anadolu’da birçok ilin kurtuluşunu biliyoruz ama ayrıyeten törenlere şahit olmak bizim için çok güzeldi. Valimizde sağ olsun bizi gayet misafirperver karşıladı. Onun haricinde Nemrut Krater Gölü’ne gittik ve medyada gördüğümüz ayılarla karşılaştık. Genel olarak Bitlis halkının misafirperverliği, sokakta bizi gören insanların ’Aç mısınız, gelin evde yemek yiyelim’ demesi bizim için oldukça kıymetliydi” diye konuştu.


Van 100. Yıl Üniversitesi Araştırma Görevlisi Özge Ersezer, İstanbul Üniversitesi’nin bu programına dahil oldukları için çok mutlu olduklarını belirterek, şunları söyledi:


“Bu geziye 10 öğrencimizle katıldık. Gerçekten bizim açımızdan çok keyifli geçti. Belki bizlerin burayı daha önce görme şansımız olmuştu ama bu ekiple gezmek bizi mutlu etti.”



Turistik trenle Bitlis’e gelen öğrenciler tarihi mekanları gezdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu" dedi. CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. Yaklaşık 7 saat süren toplantının ardından Parti Sözcüsü Zeynel Emre, PM ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, "Biz güçlü belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız" diye konuştu. "Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız" CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından bir hukuk birimi oluşturduklarını hatırlatan Emre, "Kapsamlı bir şekilde hukukçular sürekli olan biteni raporladı, gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak" CHP olarak sahaya ineceklerini duyuran Emre, sözlerine şöyle devam etti: "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini gerçekleştirecekler ama MYK üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri, PM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki arkadaşlarımız sahadaki il ve ilçe başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız. 196 bin sandık görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bini tekrar görev yapacak şekilde iletişime geçildi, görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık görevlisi, kendi sandık, saha, bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz. CHP yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde de bir dahaki seçim ortamına kadar, ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmayı, çabayı sergilemeye devam edeceğiz." Partiden ihraç edilenler geri dönüyor Emre ayrıca geçmiş dönemlerde partiden ihraç edilenlere yönelik şunları söyledi: "Tam rakam olarak 30 civarında geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim çizgimiz gereği bağışlanma talebi ve dosyaları görüşülmüş, eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu."
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜ-YAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası" toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüştüğü ve telif haklarının bu dönüşümün en kritik başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM), Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği (MÜ-YAP) iş birliğiyle düzenlenen "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası" başlıklı toplantıya MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüştüğü ve telif haklarının bu dönüşümün en kritik başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Başkanı Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC, yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27 bin 327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe katetmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "Beş ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar, berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere kadar. Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz. Bunlar içinde otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.