KÜLTÜR SANAT - 12 Ağustos 2024 Pazartesi 12:34

Tarihi mezarlıkta Birinci Dünya Savaşı’nda oluşan tahribatın izleri siliniyor

A
A
A
Tarihi mezarlıkta Birinci Dünya Savaşı’nda oluşan tahribatın izleri siliniyor

Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan dünyanın en büyük Türk İslam mezarlığı olma özelliğini taşıyan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında, Birinci Dünya Savaşı’nda oluşan tahribatın izleri siliniyor.


Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve mali desteğiyle Van YYÜ Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kulaz başkanlığında yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında mezarlığın tam ortasından geçen ve birinci dünya savaşında Ahlat-Tatvan yolu olarak kullanılan yolun oluşturduğu tahribatların izleri siliniyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında mezarlığın ortasından geçen 470 metre uzunluğundaki yol nedeniyle tahribata uğrayan sandukalı, şahideli ve akıt denilen oda mezarların restore edilerek tahribatı gideriliyor.


Birinci Dünya Savaşı’nda Ahlat-Tatvan kara yolu olarak kullanıldığı ve büyük tahribata uğrayan alanda kazı ve restorasyon çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirten Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ve Eski Ahlat Şehri Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kulaz, “2024 yılı sezonu içerisinde yoğun olarak çalıştığımız alan Birinci Dünya Savaşı sırasında Ahlat-Tatvan yolu olarak kullanılan alanda rehabilite çalışması gerçekleştirmektir. Bu alan Birinci Dünya Savaşı sırasında yol olarak kullanılmış ve bu yolun 470 metrelik kısmı mezarlığın içinden geçirilmiş. Bu yol yapımı sırasında tabi yüzlerce şahide ve sanduka tahribat görmüş, bununla beraber mezarlıkta bulunan bazı yer altı oda mezarları (bu yörede onlara akıt deniliyor) da tahribattan nasibini almış. Bizimde 2023 yılından itibaren çalışma önceliğimiz, Birinci Dünya Savaşı sırasında oluşan tahribatı gidermek, rehabilite etmektir. Bu senede bu çalışma devam ediyor ve ağustos ayı içerisinde bu çalışmayı bitirmeyi düşünüyoruz. Bu çalışmalarda şahide ve sandukalarda kırıkları yapıştırma, birleştirme, blokaj gibi işlemler yapıldı. Bunun yanı sıra zemin düzeltme yapıldı, zemin düzeltme sırasında yüzey toprağı alındı. Yüzey toprağı alınırken yeni mezarlarda ortaya çıkıyor. Bu mezarların yüzde 60-70’i çocuk mezarlarından oluşuyor. Bu yeni ortaya çıkan çocuk mezarlarında eğer varsa tahribatlar giderildi, müdahale edildi ve eski konumlarına getirildi. Bu çalışmalar esnasında sadece şahide ve sandukalara müdahale etmedik ayrıca tonoz örtülü akıt, yani yer altı oda mezarlarının da restorasyonunu yapmaya çalıştık. Bu 470 metrelik alanın tamamında ne kadar tahribat varsa müdahale etmeye çalıştık. Yer altı oda mezarlarında restorasyon gerçekleştirdik, yıkılmak üzere olan duvarlarıyla üst örtüsüyle yapıları öncelikli olarak sağlamlaştırdık. İhata duvarları Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle yapıldı. Bizde orijinal durumlarını göz önüne alarak mezar taşlarını özgün konumlarına getirmeye çalışıyoruz” dedi.



Tarihi mezarlıkta Birinci Dünya Savaşı’nda oluşan tahribatın izleri siliniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Tarihi ilçe Göynük’te ’sürdürülebilir turizm’ dönemi başlıyor Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle hayata geçirilen SENTRUM projesinin üçüncü durağı Bolu’nun tarihi ilçesi Göynük oldu. İlçeyi "yeşil destinasyona" dönüştürecek sürdürülebilir ve doğa dostu turizm protokolü için imzalar atıldı. Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy ve İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı tarihi Birgi köyünün ardından rotasını Bolu’ya çeviren Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi için Göynük’te imza töreni düzenlendi. Çarşamba günü gerçekleştirilen törene Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve çok sayıda davetli katıldı. Turizm dört mevsime yayılacak Atılan imzalarla birlikte tarihi Göynük ilçesinin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterlerine uygun bir ’yeşil destinasyona’ dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında kamu binalarında enerji etütleri yapılacak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılacak ve yerel paydaşlara eğitimler verilecek. Kadınlar ve gençlerin istihdamını da destekleyecek projeyle ilçedeki turizm hareketliliğinin belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması planlanıyor. Öte yandan 2025 yılı analizlerine göre projeye yapılan her 1 TL’lik yatırımın bölgeye 2,34 TL sosyal fayda olarak geri döndüğü vurgulandı. "Tecrübemizi Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz" Törende konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, "‘Daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzla enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bin 500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi, mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi. "Daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz" UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ise, "Göynük’te SENTRUM projesinin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve sürdürülebilir kalkınma amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.