GÜNDEM - 31 Ocak 2024 Çarşamba 09:06

Denizden bin 646 metre yükseklikteki Van Gölü’nde asayiş berkemal

A
A
A
Denizden bin 646 metre yükseklikteki Van Gölü’nde asayiş berkemal

BİTLİS (İHA) – Savunma Sanayi Başkanlığınca üretilen, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Bitlis İl Emniyet Müdürlüğüne tahsis edilen ve Şehit Çarşı ve Mahalle Bekçisi İsa Budak’ın adının verildiği kontrol botu Van Gölü’nde hizmete alındı.


Deniz polisleri için Savunma Sanayi Başkanlığınca üretilen Kontrol Bot-1301, Bitlis Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Van Gölü’nde kaçakçılara göz açtırmıyor. Bitlisli Şehit Çarşı ve Mahalle Bekçisi İsa Budak’ın adının verildiği botla Van Gölü’nde yaşanan olaylara anında müdahale edilebilecek. Bitlis’e tahsis edilen 12 metre uzunluğunda ve saatte yaklaşık 66 kilometre hıza ulaşabilen bot, yüksek manevra kabiliyeti ile Van Gölü’nde yaşanan olaylara daha hızlı ve etkin müdahale edebiliyor. Van Gölü’nde kaçak avlanmanın önlenmesi için kontrollerde bulunan gemi adamları ve kurbağa adamlar, gölde asayişin sağlanması, boğulma vakalarına müdahale, arama kurtarma ve yasak avcılığın önlenmesi gibi olaylara anında müdahale edebilmek için hazır bekliyor.


Türkiye’nin en büyük iç suyu olan Van Gölü’nde asayişi sağlamak için hazır kıta beklediklerini söyleyen Bitlis Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürü Soner Ersoy, “Emniyet Genel Müdürlüğümüz, illerimizin bot ihtiyacını karşılamak için Savunma Sanayi Başkanlığımızın yürütmüş olduğu kontrol botu projesine dahil olarak toplamda 57 adet bot emniyet teşkilatımıza kazandırılmış, bu botlardan 23 tanesi illerimize tahsis edilerek denizlerimizde aktif olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Bitlis ilimize tahsis edilen yüzde 100 yerli ve milli kontrol botumuz, 12 metre boyunda, 35 nat hıza sahip yüksek manevra kabiliyetine ve yüksek teknolojik donanımlara sahiptir. Kontrol botumuz deniz polisimizin denizde yapacağı faaliyetlerde önemli bir katkı sunacaktır. Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü Gemi Adamları ve Seyir Hizmetleri Büro Amirliğimizde 3 gemi adamı ve Su Altı Grup Amirliğinde 6 kurbağa adam personel ile birlikte amacımız Türkiye’nin en büyük iç suyu olan Van Gölü’nde meydana gelen akaryakıt, silah, uyuşturucu madde ve göçmen kaçakçılığı ile ilgili olayları önlemek, uluslararası ve ulusal düzeyde aranan ya da çalınan her türlü deniz taşıtını aramak, her türlü deniz taşıtında denetim yapmak, devlet büyüklerinin deniz üzerinde korumasını yapmak, deniz üzerinde ya da Bitlis ilimize bağlı iç sulara atılan, saklanan cesetleri ve suç aletlerini delil niteliği bozulmadan bulup çıkarıp ilgili birimlere teslim etmektir. Denizimizde avlanma sezonu haricinde yapılan her türlü balık avlanma olayına karşı gemileri, tekneleri ve yüzen araçları kontrol etmek, bu faaliyetlerine son vermek ve ilgililerle ilgili işlem yapmak görevlerimiz arasındadır. Ayrıca sel ve su felaketlerinde arama ve kurtarma faaliyeti yürütmek ve sit alanı ilan edilen Van Gölü kıyı şeridinde turistik dalış yapan ekiplerin tarihi eser kaçakçılığının önüne geçmek adına denetleyip birlikte dalış yapmak da görevlerimizdendir. Türkiye’mizin en büyük iç suyu Van Denizimizin kıyısında yaşayan milletimizin huzurlu bir yaşam sürmesi için yine yüce milletimizin dua ve desteği ile her türlü suç ve suçluyla azim ve kararlıkla mücadelemiz duraksamadan devam edecektir” dedi.



Denizden bin 646 metre yükseklikteki Van Gölü’nde asayiş berkemal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt’ta, boş binada uyuşturucu ticareti yapan şahıslar yakalandı Esenyurt’ta, boş bir binada uyuşturucu madde ticareti yapan ve uyuşturucu maddeleri ayakkabılarına saklayarak satan 2 şüpheli ile uyuşturucuyu temin ettikleri şüpheli gözaltına alındı. Esenyurt İstiklal Mahallesi’nde, boş bir binada E.C. ile Ç.C.’nin uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerce yürütülen uyuşturucu madde ticareti suçunun önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında şahıslar takibe alındı. Çalışmalar sırasında ekipler, şüphelilerin bir süre boş binada beklediğini, daha sonrasında ise binadan ayrıldıklarını tespit etti. Şahısların, temin ettikleri uyuşturucuları ayakkabılarına saklayarak satışını yaptıkları, sonrasında ise binadan ayrıldıkları anlar bina içerisindeki güvenlik kamerasına yansıdı. Öte yandan şahıslar, binadan ayrıldıktan kısa bir süre sonra aynı mahallede gözaltına alındı. Uyuşturucuyu temin ettikleri şahıs da gözaltında Şüphelilerin üst aramasında 15.34 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Emniyette ifade veren E.C., maddeyi Ç.Ç. isimli şahıstan aldığını beyan etti. Ç.C. ise ifadesinde, uyuşturucuları H.A. isimli başka bir şahıstan aldığını belirtti. Yapılan çalışmalar neticesinde, H.A. isimli şüpheli de gözaltına alındı. Emniyet ekiplerince şüphelilerin adreslerinde de arama yapıldı. Çalışmalarda, 2 adet uyuşturucu hap, 1 adet fişek ile 1 adet cep telefonu ve bir miktar nakit para ele geçirildi. Şüpheli E.C. ‘uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanma, satın alma, bulundurma’ suçundan sevk edildiği adli makamlarca serbest bırakıldı. Ç.C. ve H.A.’nın ise ‘uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız imal, ithal, ihraç etme, satma veya bulundurma’ suçundan adliyedeki işlemleri sürüyor.
Erzurum Ölümcül DMD hastalığıyla mücadele eden Ahmet Sami kendisine uzanacak yardım elini bekliyor Erzurum’da ölümcül Duchenne Musküler Distrofi (DMD) ile mücadele eden 10 yaşındaki Ahmet Sami Yıldırım, sağlığına kavuşup yeniden koşacağı ve çocukluğunu doyasıya yaşayacağı günü umutla bekliyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım açılan kampanyaya destek isterken, küçük kardeş Eymen, "Abim koşmadıkça bende koşmayacağım" dedi. Ahmet Sami Yıldırım için Erzurum Valiliği onayıyla 26 Eylül 2025 tarihinde başlatılan yardım kampanyasında hedeflenen tutarın yüzde 53’ü toplandı. Ancak baba Halil İbrahim Yıldırım, çocuğunun hastalığının ilerlemeden tedavi sürecine başlanabilmesi için kampanyanın kısa sürede tamamlanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, Ahmet Sami’nin en büyük hayali ise iyileşip yeniden koşabilmek, bisiklete binmek ve çocukluğunu doyasıya yaşayabilmek. "Vakit kaybetmeden tedavi başlamalı" Ahmet Sami Yıldırım 10 yaşında ve teşhisi konulan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) Kas Hastalığı ile mücadele ediyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım bu hastalıkta en önemli hususun teşhis zamanı ve ilerleyen süreçte hastanın yaşına bağlı olarak görülen kaslardaki güç kaybı ve hatta kas yıkımı sebebiyle hareket kısıtlamasına yol açması olduğunu ifade ederken, Ahmet Sami’nin halihazırda güç kaybının oluştuğunu, yürümekte zorlandığı ve uzmanların bu komplikasyonların günden güne artarak devam edeceğini dile getirdiğini söylediler. Halil İbrahim ve Leyla Yıldırım çiftinin evladı olan Ahmet Sami Yıldırım’a, 2,5 yaşındayken kas erimesi olarak bilinen DMD teşhisi konuldu. Yıllardır hastalıkla pençeleşen ve son dönemde hareket kabiliyeti iyice kısıtlanan Ahmet Sami’nin tek kurtuluşu, yurt dışında uygulanan ve yaklaşık 2,9 milyon dolar maliyeti olan gen tedavisi. "Oğlum gözlerimin önünde eriyor" Evladının sağlığına kavuşması için öğretmenlik mesleğine ara vererek kendini oğluna adayan anne Leyla Yıldırım, zamanın daraldığını vurguladı. Hastalığın her geçen gün kasları daha fazla etkilediğini belirten anne Leyla Yıldırım, "Ahmet Sami artık akranları gibi koşamıyor, merdiven çıkarken zorlanıyor. Bu tedavi bizim tek umudumuz. Bir annenin evladının gözleri önünde günden güne güçten düşmesini izlemesi çok ağır. Lütfen sesimizi duyun" diyerek hayırseverlere çağrıda bulundu. Küçük Ahmet Sami’nin hayali pilot olmak Hastalığına rağmen umudunu yitirmeyen ve derslerinde oldukça başarılı olan 10 yaşındaki Ahmet Sami ise en büyük hayalinin sağlığına kavuşup pilot olmak olduğunu söyledi. Arkadaşlarıyla yeniden futbol oynamak istediğini belirten küçük Ahmet Sami, "İyileşince yeniden koşmak, bisiklete binmek istiyorum. Bilgisayarları çok seviyorum, mühendis olup ülkeme faydalı işler yapmak istiyorum. Bana yardım eden herkese çok teşekkür ederim" dedi. Küçük Eymen abisinin en büyük destekçisi Henüz ana okuluna giden ve hastalıkla mücadele eden abisine en büyük desteği veren minik Eymen ise, "Abim koşuncaya kadar bende koşmayacağım. O bazen yere düşüyor, yerden kaldırıyorum. İyileştiği zaman onunla bisiklete bineceğiz, futbol oynayacağız. Zengin amcalar abime yardım etsin" dedi.
Sakarya Cinayetin işlendiği tesisteki bungalovlar ölen kişinin ailesi tarafından yıktırıldı Sakarya’nın Sapanca ilçesinde iki ortak arasında çıkan ve bir kişinin silahla vurularak hayatını kaybettiği kavganın ardından, ölen iş adamının ailesi, cinayetin işlendiği tesisteki bungalovları bir gün sonra yıktırdı. Olay, Gazipaşa Mahallesi Yedigöz Caddesi üzerinde bulunan bungalovda dün meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Z.M. (40) ile ortağı Aykut Saban (37) arasında henüz belirlenemeyen bir sebeple tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Z.M., yanındaki ruhsatsız tabancayla Saban’ı göğsünden vurdu. Silah seslerini duyanların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, Aykut Saban’ın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Saban’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından Sapanca İlçe Devlet Hastanesi morguna ardından kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Korucuk Ön Otopsi Merkezi’ne gönderildi. Zanlı tutuklandı Z.M., cinayette kullandığı ruhsatsız tabancayla birlikte polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Son yolculuğuna uğurlandı Ortağı tarafından vurularak öldürülen Aykut Saban’ın cenazesi, işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Saban, bugün Yazlık Merkez Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanlığında toprağa verildi. Cinayetin işlendiği tesisteki bungalovlar yerle bir edildi İki ortak arasında çıkan ve Aykut Saban’ın ölümüyle neticelenen kavganın ardından Saban’ın ailesi, cinayetin işlendiği tesisteki bungalovları içerisindeki eşyalarla birlikte bir gün sonra iş makineleriyle yıktırdı.
İstanbul Esenyurt’ta, boş binada uyuşturucu ticareti yapan şahıslar böyle görüntülendi Esenyurt’ta, boş bir binada uyuşturucu madde ticareti yapan ve maddeleri ayakkabılarına saklayarak satan 2 şüpheli ile şahısların uyuşturucuyu temin ettikleri bir diğer şüpheli gözaltına alındı. Şahıslardan 1’i serbest kalırken, 2 şüphelinin işlemleri sürüyor. Esenyurt İstiklal Mahallesi’nde, boş bir bina içerisinde, E.C. ile Ç.C.’nin uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerce yürütülen uyuşturucu madde ticareti suçunun önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında şahıslar takibe alındı. Çalışmalar sırasında ekipler, şüphelilerin bir süre boş binada beklediğini, daha sonrasında ise binadan ayrıldıklarını tespit etti. Şahısların, temin ettikleri uyuşturucuları ayakkabılarına saklayarak satışını yaptıkları, sonrasında ise binadan ayrıldıkları anlar bina içerisindeki güvenlik kamerasına yansıdı. Öte yandan şahıslar, binadan ayrıldıktan kısa bir süre sonra aynı mahallede gözaltına alındı. Uyuşturucuyu temin ettikleri şahısta gözaltına alındı Şüphelilere yönelik yapılan üst aramasında, 15.34 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Emniyette ifade veren E.C., maddeyi Ç.Ç. isimli şahıstan aldığını beyan etti. Ç.C. ise ifadesinde, uyuşturucuları H.A. isimli başka bir şahıstan aldığını belirtti. Yapılan çalışmalar neticesinde, H.A. isimli şüpheli de gözaltına alındı. Emniyet ekiplerince şüphelilerin adreslerinde de arama yapıldı. Çalışmalarda, 2 adet uyuşturucu hap, 1 adet fişek ile 1 adet cep telefonu ve bir miktar nakit para ele geçirildi. Şüpheli E.C. ‘uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanma, satın alma, bulundurma’ suçundan sevk edildiği adli makamlarca serbest bırakıldı. Ç.C. ve H.A.’nın ise ‘uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız imal, ithal, ihraç etme, satma veya bulundurma’ suçundan adliyedeki işlemleri sürüyor.