ASAYİŞ - 10 Ocak 2026 Cumartesi 12:11

Bitlis’teki narkotik operasyonunda 27 kişi tutuklandı

A
A
A
Bitlis’teki narkotik operasyonunda 27 kişi tutuklandı

BİTLİS (İHA) – Bitlis’te polis ekipleri tarafından yürütülen narkotik operasyonunda 27 kişi tutuklanırken, uyuşturucu madde ile silah ve el bombası ele geçirildi.


Bitlis Valiliğinden yapılan açıklamada, "Bitlis, Tatvan ve Hizan Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında; uyuşturucu madde satıcılarına yönelik Bitlis Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, özel harekat timleri destekli Bitlis, Tatvan ve Hizan’da 29 şüpheliye eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, 29 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 27’si çıkarıldığı adli mercilerce tutuklandı. 2 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Yapılan aramalarda, 117 bin 814 içimlik peçeteye emdirilmiş sentetik kannabinoid maddesi, 1 kilo 103 gram metamfetamin maddesi, 360 gram skunk, 77 gram eroin, 18 gram sentetik kannabinoid ham maddesi, 6 adet 765 mm silah, 108 adet tabanca fişeği, 14 adet ak 47 fişeği, 3 adet el bombası, 5 adet hassas terazi, suçtan elde edildiği değerlendirilen muhtelif miktarda para ele geçirildi. Hemşerilerimizin huzuru ve güvenliği için uyuşturucu madde imalatı, kaçakçılığı ve kullanımına karşı yürütülen kararlı mücadelemiz devam edecektir" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Ankaralı ebru sanatçısı geleneksel baskı sanatını yerinde öğrenmek için Tokat’a geldi Ankara’da yaşayan ebru sanatçısı Kültür Yolu Festivali’nde etkilendiği geleneksel Tokat baskı sanatını öğrenmek için Tokat Belediyesi BELMEK kurslarına katılarak kültürel mirası yerinde inceliyor. Ankara’da ikamet eden ve 30 yılı aşkın süredir ebru sanatıyla ilgilenen emekli Turizm Bakanlığı personeli Adalet Özdürük, Tokat Belediyesi tarafından açılan BELMEK kurslarında geleneksel Tokat baskı sanatını öğrenmek üzere Tokat’a geldi. Kültür Yolu Festivali ilham oldu Sanatçı Adalet Özdürük, Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali’nde izlediği Tokatlı baskı sanatçısının kendisinde büyük bir ilgi uyandırdığını belirterek, bu sanatı yerinde öğrenme kararı aldığını ifade etti. Özdürük, "Otuz yıldan beri ebru sanatıyla ilgileniyorum. Kültür Yolu Festivali’nde izlediğim baskı sanatı beni çok etkiledi. Bu sanatı gerçekten öğrenmem gerektiğini düşündüm ve Tokat’a gelmeye karar verdim" dedi. Tokat baskı sanatını yerinde öğreniyor Tokat’ın köklü el sanatları mirasının önemli unsurlarından biri olan Tokat baskı sanatıyla BELMEK kurslarında tanıştığını dile getiren sanatçı, "Tokat’ta çok güzel karşılandık. Tokat Belediyesi BELMEK kurs merkezinde kalıpları, boyaları ve teknikleri öğreniyoruz. Bu sanat gerçekten çok hoşuma gitti ve devam etmeyi düşünüyorum" diye konuştu. Öğrendiklerini Ankara’ya taşıyacak Tokat’ta edindiği bilgi ve tecrübeleri Ankara’da da uygulamayı planladığını belirten Özdürük, BELMEK kurslarının özellikle kadınlar için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Özdürük, "Özellikle ev hanımları için bu kurslar çok büyük bir imkân. Hem üretmek hem de kültürel bir değeri yaşatmak açısından çok kıymetli. Bu imkânları bizlere sunan Tokat Belediye Başkanımız Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’na teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. BELMEK kursları kültürel mirası yaşatıyor Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen BELMEK kursları, geleneksel el sanatlarını yaşatmanın yanı sıra kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımına da katkı sağlıyor. Kurslar, Tokat baskı sanatı başta olmak üzere kentin kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasına imkân sunuyor.
Ankara Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Tunahan’ın avukatı: "Mansur Yavaş geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı" Ankara’da başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Tunahan Yılmaz’ın avukatı Aslıhan Ergün Ercan, "Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı. İdareye başvurduğum zaman, Ankara Büyükşehir Belediyesi benimle görüşmedi. Ben defalarca haber gönderdim yine ilgilenmedi. Aileyi ziyaret etmedi, bir derdiniz var mı, herhangi bir sıkıntınız var mı demedi" dedi. Ankara’da 7 Aralık 2023’te Keçiören Kafkaslar Mahallesi’nde okula giderken sahipsiz köpeklerin saldırısına uğrayan ve ağır yaralanan Tunahan Yılmaz davasında yeni bir gelişme yaşandı. Ankara 8. İdare Mahkemesi, Tunahan’ın ailesinin açtığı manevi tazminat davasında Ankara Valiliği, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Keçiören Belediyesi’nin toplam 5 milyon lira manevi tazminat ödemesine hükmetti. Mahkeme kararında, Tunahan’ın okula giderken saldırıya uğradığı an hatırlatıldı ve olayın hizmet kusuru oluşturduğu değerlendirilerek, ilgili kurumların görevlerini yerine getirmediği belirtildi. Bu nedenle tazminatın söz konusu kurumlarca ödenmesine karar verildi. Tunahan’ın yaşadığı fiziksel ve psikolojik travmanın ağır olması, uzun süren tedavi süreci ve yaşanan sancıların kararın temelini oluşturduğu kaydedildi. Mahkeme, tazminatın ’manevi acıyı hafifletme amaçlı’ olduğunu belirtti. Tunahan’ın avukatı Aslıhan Ergün Ercan, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) verdiği özel röportajda, mahkeme kararının benzer davalar açısından önemli bir emsal teşkil etmesi gerektiğini belirtti. "Sokaktaki tüm köpekleri toplamak zorundalar" Tunahan Yılmaz’ın başıboş köpekler tarafından saldırıya uğradığını ve bu olayın ne ilk ne de son olacağını belirten Ercan, "Tunahan evladımızın manevi tazminat davası sonuçlandı. Maddi tazminat davası devam ediyor. Manevi tazminat davasında çektiği acı, ızdırap için mahkeme 5 milyon lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Aynı zamanda gerekçeli kararda idarelerin sorumluluğunu kusursuz olsalar dahi sorumlulukların devam ettiğini belirtti. Çünkü olay, eski 5199 sayılı yasanın güncel olduğu dönemlerde gerçekleşti. O dönemde olmasına rağmen idarenin kusurunu kabul etti ve müştereken ilçe belediyesi ve valiliği sorumlu tuttu. Aynı zamanda manevi tazminatın Tunahan’ın acıları için yeterli olmadığını mahkeme de bir nebze olsun beyan etmiş oldu. ’Biz bu kararı acısı için değil, aslında aynı zamanda idarelere bir uyarı vermek için veriyoruz’ dedi. Bu bugüne kadar görülmüş araştırmalarımıza göre emsal niyetinde rekor bir tazminat. Çünkü bundan sonra biz kısırlaştırdık sokağa saldık gibi bir artık kurtulma yolları yok. Sokaktaki tüm köpekleri toplamak zorundalar, hepsini muhafaza etmek zorundalar. Okula giderken korkan çocuklar, vatandaşlar, camiye giden vatandaşlar, giderken yolunu değiştirmek zorunda olan insanlar, korkudan dolayı kaçıp yaralanan insanlar, hiçbir şey olmasa bile sadece korkmaları bile tazminat davaları açmaları için yeterli. Vatandaşlarımızın hizmet kusuru nedeniyle idarelere dava açmasını tavsiye ediyorum. Bununla ilgili emsal kararımız çıktı. Artık daha rahat yapabilirler" diye konuştu. "Mansur Yavaş, geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı" Tunahan’ın ağır yaralanması üzerine ne büyükşehir belediyesinden ne de ilçe belediyesinden herhangi bir ziyaret yapılmadığını ve bu durumun da Tunahan’ın ailesini bir hayli düşündürdüğünü açıklayan Ercan, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, geçmiş olsun bile ziyareti yapmadı. İdareye başvurduğum zaman, Ankara Büyükşehir Belediyesi benimle görüşmedi. Ben defalarca haber gönderdim yine ilgilenmedi. Aileyi ziyaret etmedi, bir derdiniz var mı, herhangi bir sıkıntınız var mı demedi. Herhangi bir sıkıntı varsa giderelim denmedi. Bunu hiç umursamadılar. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya çok ciddi ilgilendi, onu ayrıca belirteyim. Merkezi yönetim ilgilendi diyebilirim. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Tunahan’ın yaralandığı sene, yaklaşık 200 milyon lira başıboş köpekler için bütçe ayırmış. 5 bin ayrı noktada beslenme noktası yaptırmış. 200 milyonun karşılığında Tunahan acıları için 5 milyon aldı. Bu kalemler çok farklı yerlerde kullanılabilir. Köpekler kutsal varlıklar değil. Biz hayvanları seviyoruz. Türk halkı olarak merhametimiz çoktur, hepsini seviyoruz. Köpeğin de bir kutsallığı yok. Zarar verdiği noktada fare de öyle, yılan da öyle. Ne zarar veriyorsa bertaraf edersin, kontrolü de elinde tutarsın, faydalanacaksan faydalanırsın. 9 yaşındaki bir çocuk her türlü güvenlik önlemi altında, güvenli bir sokakta okuluna gidebilmek zorunda. Türkiye bu halde olmak zorunda. Bizim mücadelemiz de bunun için. Bugün başıboş köpek, yarın başka bir şey. Yine de mücadele edeceğiz. Ülke bizim, çocuklar bizim" şeklinde konuştu.
Rize Güney Kore’den iş için geldiği Türkiye’ye damat oldu Ülkesi Güney Kore’den 4 yıl önce iş için Türkiye’ye gelen Yeong Jun, Rize’de evlendi. Rizeli Melisa Şat (26), İstanbul’daki bir iş toplantısı için Güney Kore’den Rize’ye gelen Yeong Jun (28) ile tanışarak arkadaşlık kurdu. 4 yıl süren arkadaşlıklarını ilerleten çift geçtiğimiz temmuz ayında nişanlarını yaparak evliliğe ilk adımlarını atmıştı. Güney Koreli damat ile Melisa Şat’ın düğünü, Rize’nin Çayeli ilçesinde gerçekleşti. Evliliğe giden yolda yaşadıkları zorlukları dile getiren gelin Melisa Şat, "Ben biraz Korece öğrendim. Kendimi daha iyi ifade edebildiğim için bu yüzden kendimi daha iyi hissediyorum. Açıkçası evrak hazırlama süreci çok zordu ama üstesinden geldik. Can (Jun) Kore’den gelince bana çok yardımcı oldu. Bir şekilde şu an buradayız. Bugün bizim en mutlu günümüz. Sevdiklerimizle beraber çok güzel bir düğün olmasını diliyorum" dedi. Çevresindeki insanların çok güzel tepkiler verdiğine değinen Şat, "Nişandan sonra insanlar çok güzel tepkiler verdiler. Nişanımın çok güzel olduğunu söylediler. Düğünüm için beklentilerin daha da arttığını paylaştılar. Can’ın Güney Koreli olması bence çok bir şey değiştirmiyor. Benim sevdiklerim zaten başından beri yanımdalar. Misafirler de Can’la tanışınca Can’ı çok sevdiler" ifadelerini kullandı. Kilometrelerin sevgiye engel olmadığını dile getiren Melisa Şat, "Bence seviyorsa gerçekten kilometreler hiçbir şekilde engel değil. Ben uzak bir ilişki tercih etmeyecektim. Can gibi bir insanla karşılaştıktan sonra ben bile tercih ettim. Benim de kendime ait değerlerim vardı. Müslüman oldu elhamdülillah. Bu benim için çok önemliydi o da bunu yerine getirdi. Bu yüzden bence şimdi bu yola adım atması çok daha güzel oldu. Düğünden sonra İstanbul’a gideceğiz. Can, Güney Kore’ye gittikten iki hafta sonra tahminim benim e-vizem çıkar. Ben de Güney Kore’ye gideceğim orada yaşayacağız" şeklinde konuştu. Güney Koreli Damat Yeong Jun ise ülkesi ile Türkiye arasında olan kardeşlik bağına değinerek damat olduğu ülkeyi geçmişten bugüne de çok sevdiğinin altını çizdi ve "Türkiye zaten benim için her zaman çok iyi bir ülkeydi. Türkiye ve Güney Kore’nin ilişkileri zaten çok iyiydi ve iyi olmaya devam ediyor. Kardeş ilişkisi olarak görülüyor. Yine devam ediyor bu şekilde. Rize’nin yemekleri olarak herhangi bir sorun yaşamadım. Ailem şu anda burada zaten biz gezme sürecindeyiz. Ayder olsun Uzungöl olsun geziyoruz. Türkçeyi işimden dolayı çok fazla meşgul olduğum için öğrenemedim. Evlendikten sonra Kore’ye gittiğimizde Türkçe öğrenmeye devam edeceğim" dedi.