MAGAZİN - 28 Temmuz 2023 Cuma 08:40

Bitlislilerin ünlü gelini büryan yedi, Van Gölü’nde yüzdü

A
A
A
Bitlislilerin ünlü gelini büryan yedi, Van Gölü’nde yüzdü

Ünlü oyuncu Wilma Elles, yaklaşık bir yıl önce dünyevine girdiği Bitlisli avukat eşi Mehmet Şah Çelik’in memleketini ziyaret ederek, büryan kebabı yiyip Van Gölü’nde yüzdü.


Ayağının tozuyla geldiği Bitlis’te ilk olarak Güroymak ilçesine bağlı Gölbaşı beldesine giden ünlü oyuncu, burada ikamet eden kaynanasını ziyaret edip elini öptü. Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından da paylaşımlar yapan Wilma Elles, “Bitlis’te Beş Minare” türküsünü ekleyip yaptığı paylaşımda, “Bitlis’e geldik, kaynanamın evi” diye not düştü. Beldede bol bol fotoğraf ve videolar paylaşan ünlü oyuncu, eşinin ailesiyle bol bol vakit geçirdi. Bitlis ziyareti çerçevesinde daha sonra eşi ve çocuklarıyla birlikte Bitlis’in meşhur yöresel lezzeti olan büryan kebabından tadan ünlü oyuncu kentin tarihi ve doğal güzelliklerini gezmeyi de ihmal etmedi. Avukat eşi Mehmet Şah Çelik ve iki çocuğunun eşlik ettiği ünlü oyuncu, Bitlis’in önemli tarihi mekanlarına sahip Ahlat ilçesine gelip burada da tarihi Selçuklu Mezarlığı ve Abdurrahman Gazi Türbesini ziyaret etti. Ailesiyle birlikte Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nde yüzmenin de keyfini yaşayan güzel oyuncu, kente hayran kaldı.


Üçüncü çocuğuna hamile olan ve geçtiğimiz günlerde bunun müjdesini paylaşan ünlü oyuncu, ziyaret ettiği yerlerde vatandaşların da yoğun ilgisiyle karşılaştı. Hayranlarının fotoğraf çekme isteğini geri çevirmeyen ünlü oyuncu bol bol fotoğraf çektirdi.



“Evlilik cüzdanımda Bitlis yazıyor, ben de artık bir Bitlisliyim”


Ahlat Selçuklu Mezarlığı ziyaretinde açıklamada bulunan Wilma Elles, ailesiyle birlikte bir süre daha kentte kalıp hem eşinin ailesiyle bol bol vakit geçireceğini hem de bölgedeki tarihi ve doğal güzellikleri gezmeye devam edeceğini belirtti. İlk defa geldiği Bitlis’i çok beğendiğini söyleyen Elles, “22 Kasım 2022’de eşim Mehmet Şah Çelik ile evlendiğim için çok mutluyum. Çünkü hem Bitlis’i hem de eşimin ailesini çok sevdim. Bu aileden olmak, Bitlis’te olmak, eşimin ailesinin ve Bitlis’in bir parçası olmak benim için gurur verici bir duygu. Bitlis zaten çok tarihi bir yer. Şu anda da bu tarihin bir parçası olan Selçuklu Mezarlığındayız. Buradaki tarihi ve tarihe olan saygı bambaşka, burada binlerce yıllık mezarlar var ve bunlar halen ayakta. Ben buradaki saygıyı insanlarda da gördüm. Buradaki insanlar birbirlerine sahip çıkıyor. Ben de bunun için son derece mutluyum. Benim de evlilik cüzdanımda Bitlis yazıyor, ben de artık bir Bitlisliyim” diye konuştu.



“Van Gölü harika bir göl, hayran kaldım”


Ziyaret vesilesiyle geldiği Ahlat’ta Van Gölü’nde yüzme fırsatı da bulduğunu belirten Elles, “Van Gölü çok harika. Tek balık türü bulunuyor. Sodalı ve tertemiz bir su, oldukça ferahlatıyor. O kadar büyük bir göl ki şaşırıyorum. Çok daha fazla bilinmesi lazım diye düşünüyorum. Çok etkileyici bir göl” dedi.



“Büryan yedik, tarihi yerleri gezdik”


Bitlis ziyaretlerinin asıl amacının eşinin ailesini ziyaret etmek olduğunu kaydeden Elles, “Bu sebeple burada olduğumuz sürenin büyük bölümünü ailemizle vakit geçireceğiz. Uzun bir zamandır planlıyorduk. Şimdi aile ziyareti yapmak nasip oldu. Bunun yanında burada çok fazla gezilecek yerler var. Yavaş yavaş göreceğiz. Bitlis’te büryan yedik ve çok güzel. Türkiye tarihi eserler bakımından çok iyi. İl merkezi tarihi dokusu korunarak restore ediliyor. Bu da çok önemli. Bu anlamda bu bölge de her geçen gün daha önemli bir hale geliyor. Bu sebeple de buraların çok daha fazla bilinmesi ve tanınması gerekiyor. Herkese de buraları gelip görmeyi ve gezmeyi tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.



“Hamilelik sorunsuz gidiyor, haftaya cinsiyetini öğreneceğiz”


Üçüncü çocuğuna hamile olan ünlü oyuncu, hamileliğin 8’inci ayında olduklarını ve önümüzdeki hafta bebeğin cinsiyetini öğreneceklerini dile getirerek, şöyle konuştu:


“Şu anda hamileliğimin 8’inci ayındayım. Bir hafta sonra da inşallah cinsiyetini öğreneceğiz. Çok mutluyuz. Şu anda her şey çok iyi gidiyor, her şey yolunda. Sadece sıcak havalar beni biraz rahatsız ediyor. Bebeğimizin doğumu için şimdiden bazı hastaneler davet etti. Ama doğumun Bitlis’te mi yoksa İstanbul’da mı olacağına bakacağız. Daha zamanımız var, bakalım artık sürpriz olacak diyelim. İsim konusunda da hem kız hem de erkek bebek isimlerine bakıyoruz. İki gün kadar daha burada olacağız. Ailemizle vakit geçireceğiz. Eşimin köyü de çok güzel. İnsanları çok iyi. Manevi değerlere çok değer veren insanlar. Hepsini çok seviyorum. İyi ki varlar.”



“Wilma tarihe çok önem ve değer veriyor”


Wilma Elles’in Bitlisli eşi Avukat Mehmet Şah Çelik ise Bitlis’in kültürel ve tarihi bakımdan çok önemli bir şehir olduğuna vurgu yaptı. Eşinin tarihe çok önem ve değer verdiğini ifade eden Çelik, “Bitlis kültürel ve tarihi bakımdan çok önemli bir şehir. Sürekli anlatmak ve tanıtmak gerekiyor. Bu vesileyle eşim Wilma’ya buraları tanıtmak istedim. Türklerin ilk yerleşim yeri olan Ahlat’tayız. Selçuklu Meydan Mezarlığındayız. Bizim için çok gurur verici bir şey. Tabi Wilma tarihe çok önem ve değer veriyor. En son çok güzel bir tarihi film projesinde yer aldı. Kızılelma - Bir Fetih Öyküsü, TRT dijital dizi projesi Tabii.com’da. Fatih Sultan Mehmet’in hayat hikayesini anlatan bir fetih öyküsünde oynadı. O zamandan bu yana hep buraları görmek istiyordu. Bizler de gelmek için uygun zamanı kolluyorduk. Yazın daha uygun olacağını düşünerek geldik. Memleketimiz gerçekten muazzam bir yer. Buraların sürekli gezilmesi, görülmesi ve tanıtılması gerekiyor. Bu anlamda memleketimize gelerek bu değerleri tanıttığı için çok teşekkür ediyorum. Bitlisli olarak her zaman memleketimle gurur duydum. Eşimle de gurur duyuyorum. Kısmet olursa iki gün kadar daha burada olacağız. Bu arada evlilik ve hamilelik süreci de çok güzel gidiyor. Haftaya bebeğimizin cinsiyetini öğrenmiş olacağız. İsim konusunda da her iki kültürü yansıtacak bir isim düşünüyoruz. Bunun üzerinde de sık sık konuşuyoruz. Her şeyin hayırlısının olmasını diliyorum” diye konuştu.


Bitlislilerin ünlü gelini büryan yedi, Van Gölü’nde yüzdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da bahar hareketliliği: Fide satışları başladı Van’da hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte tarım ve bahçecilik sezonu açılırken, fide ve sebze tohumu satışlarında ise yoğunluk yaşanmaya başladı. Van ve çevresinde bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesi üzerine vatandaşlar ekim dikim işlerine hız verdi. Kırsal kesimde yaşayan köylüler arazileri ve bahçeleri için fide temin ederken, şehir merkezinde ikamet eden vatandaşlar ise evlerinin bahçeleri ile balkonlarındaki saksılarda yetiştirmek üzere fide satıcılarına yöneldi. Piyasadaki fide fiyatları türüne göre 10 ile 30 TL arasında alıcı buluyor. Satış noktalarında en çok ilgiyi ise domates, biber, salatalık, soğan, patlıcan ve çilek fideleri görüyor. Üreticiler ve satıcılar, havaların daha da ısınmasıyla birlikte talebin artarak devam etmesini beklediklerini ifade etti. "101 çeşit ürünle sezona başladık" Fide satışı yapan esnaf İsmail Çınar, havaların ısınmasıyla birlikte sezonu açtıklarını belirtti. Vatandaşın kendi ürettikleri yerli tohumlara rağbet gösterdiğini ifade eden Çınar, "Normalde sezonumuz 10 Nisan’da başlıyor ve 15-20 Haziran gibi sona eriyor. Havaların ısınmasıyla birlikte ’hayırlı olsun’ diyerek başladık. Yaklaşık 1,5-2 ay süren bir sezonumuz var. Fidelerimiz Antalya, Mersin ve Baykan’dan geliyor; ancak kendi seçtiğimiz tohumlardan Van’da ürettiğimiz fidelerimiz de mevcut. Domates, biber ve salatalık en çok tercih edilenler arasında. Yeşilliklerden meyveye kadar hemen hemen 101 çeşit ekilecek ürünümüz bulunuyor" dedi. Tohum seçiminde titiz davrandıklarını dile getiren Çınar, "Kendi seçtiğimiz tohumları kullandığımız için müşterilerimiz her sene sonuçtan çok memnun kalıyor, bu konuda şanslıyız. Fidelerimiz genelde apartman balkonlarındaki saksılara, ev bahçelerine dikiliyor" diye konuştu.
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi.Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.Zanlılar tutuklandıŞüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.Anne ve baba DNA örneği verdiYapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu."Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi."Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu."Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli.""İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı."Kolunda 80 bin liralık saati vardı"Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi.Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde, ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta. İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak" dediği kaydedildi.Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E., yaralanmıştı.Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti.Öte yandan olay öncesi Rüzgar E’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E., ile cep telefonu üzerinden görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E’nin "Annen sana kurban olsun annen göz yaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemlimi. Sence ben sözümden geri döner miyim. O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği görüldü.Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
Giresun Yöre halkı maden kirliliğine karşı ses yükseltti Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren ve dereye atık su deşarj ettiği gerekçesiyle ceza kesilen maden işletmesine vatandaşlar tepki gösterdi. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik Şirketi’ne yönelik tepkiler sürüyor. Çatalağaç Deresi’nde kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle daha önce de iki kez ceza uygulanan işletmeye, son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerin ardından 2 milyon 517 bin lira idari para cezası kesildi. Yapılan incelemelerde, işletmeye ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğinin tespit edildiği bildirildi. Yaşanan çevre kirliliğine tepki gösteren vatandaşlar ise CHP’nin çağrısıyla Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde bir araya geldi. Bölge halkı, çevre tahribatı nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulanan para cezalarının yaşanan zararı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Yöre halkından Esra Aydın, yaşam alanlarının büyük zarar gördüğünü belirterek, "Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Her yer heyelan. Kesilen cezalar bizim yaşam alanımızı geri vermiyor. Onlar cebini doldurup memleketine gidecek, çocuklarına ekmek götürecek ama biz çocuklarımıza ve torunlarımıza zehir bırakacağız. İleride çocuklarımız ‘Bu memlekette hiç mi kimse yoktu? Bu memleketi neden bu hale getirdiler?’ diye sormayacak mı? Maden atık suları bahçelerimizin içinden geçiyor. Kokudan kapıya çıkamıyoruz" dedi.