GÜNDEM - 01 Ağustos 2024 Perşembe 09:03

Bir annenin 42 yıllık fedakarlığı

A
A
A

Bitlis’in Tatvan ilçesinde yaşayan doğuştan spastik Levent Güzel, annesinin sayesinde hiç okula gitmeden ilkokul, ortaokul, lise ve üniversiteyi bitirdi.

Levent Güzel’in (42) engellerin üstesinden gelmesi ve eğitimde başarı sağlaması, annesi Güzel’in büyük fedakarlığıyla devam ediyor. Anne Nurtaç Güzel, Levent’in çocukluk döneminde karşılaştıkları zorlukları ve onun azmi sayesinde nasıl büyük başarılar elde ettiğini anlattı. Levent Güzel, doktorların olumsuz söylemlerine rağmen, annesinin desteğiyle yürümeyi öğrenip, hiç okula gitmeden büyük bir başarıya imza attı.

Bir annenin 42 yıllık fedakarlığı

Okuma yazmayı evde öğrenen Levent Güzel, eğitimini dışarıdan tamamlayarak ilkokul, ortaokul ve lise diploması aldı. Üniversite sınavlarını kazanarak Türk dili ve edebiyatı bölümünü bitiren Levent Güzel, hem bitirdiği bölüm hem de okuduğu romanlardan esinlenerek yaklaşık 70 şiir yazdı.

Bir annenin 42 yıllık fedakarlığı

Levent Güzel’in hayat hikayesini anlatan Nurtaç Güzel, en büyük hayalinin oğlunun yazmış olduğu şiirlerin kitap haline gelmesini görmek olduğunu söyledi. Nurtaç Güzel, “Oğlum 1982’de dünyaya geldi ve dünyaya geldiği zaman da engelliydi. Levent iki yaşına kadar hiç oturmadığı için rahatsızlığını fark edemedik. Daha sonra oğlumun rahatsızlığını fark edince doktora götürdük. Doktorlar o zaman herhangi bir teşhis koyamıyordu. Daha sonra Levent’i İstanbul’a götürdük. Orada spastik çocuklar derneğinde tedavi gördü. 7 yaşına kadar hiç yürümedi ve 7 yaşından sonra ayağa kalktı. Tam olarak 10 yaşında yürümeye başladı. O dönemler çok eziyet ve zahmet çekti. Bizlerde sadece onun üzüntüsünü yaşadık. Yoksa ona bakmakla ilgili bir yorulma ve zahmet olmadı. 7 yaşından sonra ben kendi imkanlarımla evde okuma yazmayı öğrettim. Daha sonra ise ilköğretim için okuryazarlık belgesini aldık. Ardından ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdikten sonra üniversite için açık öğretime kayıt yaptık. Edebiyat mezunu ve okuduğu kitaplardan esinlenerek şiire merak saldı. Çok severek ve çok duygusal şiirler yazıyor. Şiirlerine kitap haline getirmek istiyoruz. Tek amacım şimdi onun şiir kitabını görmek. Başka bir isteğim yok, çok şükür sağlığı da yerindedir. Yemeğini ben yediriyorum üstünü ben değiştiriyorum. Levent benim arkadaşım oldu can yoldaşım oldu. Hayatımın anlamı desem yeridir” diye konuştu.

Bir annenin 42 yıllık fedakarlığı

Vahit Olcay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.