EKONOMİ - 31 Mayıs 2023 Çarşamba 09:22

Bitlis’teki 60 tekstil fabrikasında 13 bin kişi istihdam ediliyor

A
A
A
Bitlis’teki 60 tekstil fabrikasında 13 bin kişi istihdam ediliyor

Bitlis’te son yıllarda devlet desteği ile açılan tekstil fabrikalarında 13 bin kişi istihdam ediliyor.

Bitlis’te son yıllarda devlet desteği ile açılan tekstil fabrikalarında 13 bin kişi istihdam ediliyor.


Kent genelinde bulunan 60 tekstil fabrikasında yaklaşık 13 bin kişi istihdam edilirken, işletmeciler desteğin sürmesi halinde daha fazla istihdam olacağını belirtti. Yatırım Teşvik Programı çerçevesinde 6. bölgede yer alan Bitlis’te tekstil alanında son yıllarda yapılan devlet destekli yatırımlarla binlerce kişi iş sahibi oldu. Yatırımcıların olmazsa olmazı güvenlik ve terör konusu olurken, terörle mücadelede başarılı operasyonlarla bölgede huzur ve güvenliğin sağlanması ile fabrikalar da peş peşe açıldı. Gerek arazide, gerek vergi-sigortada gerekse İş-Kur desteği alan yatırımcıların bazıları hali hazırda bulunan tütün depolarını tekstil fabrikasına dönüştürürken, bazıları ise ya kendi arazilerine ya da organize sanayi bölgesinde (OSB) devletin tahsis ettiği alanlarda fabrika kurdu.


Gerek yurt dışına gerekse iç pazara çalışan tekstil firmaları ürettikleri ürünleri pazarlayarak kent ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Tekstil işletmecisi Emirhan Uludil, son zamanlarda Türkiye’deki büyük firmaların kendilerini değil de yurt dışını tercih ettiklerini söyledi. Uludil, “Türkiye’deki büyük giyim markalarının yurt dışından üretim almaması için devletten destek beklediklerini ifade eden Uludil, “Yaklaşık 19 yıldır Bitlis’te tekstil alanında çalışıyoruz. İlk başladığımız zamanlarda 50-100 kişi ile başlamıştık. Şimdi ise 450 kişi ile çalışıyoruz. Memleketimizde tekstil sektörü oldukça gelişti. Bu sayede yatırımcılar da gelmeye başladı. İl genelinde yaklaşık 60 fabrika oldu. Bunların en az çalıştırdığı kişi 100 ile 120 arasındadır. Daha büyük kapasiteye sahip olanlar da var. Şu anda yaklaşık 13 bin insanımız çalışıyor. İstihdam konusunda çok ve daha da gelişebilir. Umuyoruz ki hep tekstil değil de farklı farklı sektörlerde gelir” diye konuştu.


Bazı büyük firmaların ürünlerini yurt dışından temin ettiğini de sözlerine ekleyen Uludil, “Devletimiz buna mutlaka bir çare bulması lazım. Avrupa firmaları ve Türkiye içinde büyük firmalarla da çalışıyoruz. Ancak son zamanlarda fiyatlardan dolayı bazı büyük firmalar ürünlerini yurt dışından temin ediyorlar. Devletimizin ve hükümetimizin muhakkak buna bir çare bulması lazım. Tekstil sektörüne daha çok önem verilmesi lazım. Çünkü tekstil sektörü gerçekten de istihdamı çok daha çoğaltan bir sektördür. Yetkilerden bu sektöre önem vermelerini rica ediyoruz. Çünkü maliyetler gerçekten de arttı. Bizler sadece şehir merkezlerinden değil köylerden de personel topluyoruz. Bu da bize ekstradan bir külfet demektir. Bizim düşüncemiz sadece şehirdekiler değil köylerdeki insanımızda gelip buralarda çalışsın. Bizim firmamıza 100 kilometre uzaklıktan gelip çalışan personelimiz var. Bizlerde bırakın elimizi bu memleket için gerçekten de gövdemizi taşın altına koyuyoruz. Benim çağrım devlet ve marka büyüklerimize, bizler Türkiye içerisinde neler yapabiliriz onu konuşmamız lazım. İstihdamı güvence altına almamız için yeni teşvikler olması lazım” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çine Ovası’nda balya mesaisi başladı Aydın’ın Çine ilçesinde hububat hasadıyla birlikte tarlalarda yoğun mesai başlarken, üreticiler kurutulan buğdayları balyalayarak kaba yem olarak hazırlıyor. Üretici Taner İçöz, bu yıl yağışların verimi artırdığını belirterek sezondan umutlu olduklarını söyledi. Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden olan Aydın’da hububat hasadıyla birlikte tarlalarda da kaba yem olarak bilinen ’balya’ mesaisi başladı. Çine ilçesi Kahraman Mahallesi Muhtarı ve üretici Taner İçöz, geçen yıl kuraklık nedeniyle zor günler geçiren çiftçilerin bu yıl yağışların iyi gitmesiyle umutlandığını söyledi. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren üreticiler, biçilen otları balyalama makineleri ile işleyerek hayvanların tüketebileceği kaba yem haline getiriyor. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte ovada yoğun mesai yaşanırken, çiftçiler bir yandan verimli sezonun sevincini yaşarken diğer yandan artan maliyetlerle mücadele ediyor. Çine Ovası’nda arpa, buğday ve yonca hasadının sürdüğünü belirten İçöz, üreticilerin biçim, toplama ve balyalama işlemleriyle yoğun şekilde çalıştığını ifade etti. Hasat edilen ürünlerin yaklaşık bir hafta bekletildikten sonra toplandığını, ardından balyalama sürecine geçildiğini kaydeden İçöz, makinacılık ve balyacılık işlerinin zorluğuna dikkat çekti. "Ümidimiz yüksek verimde yüksek parayı almak" Tarım sektöründe en büyük sorunlardan birinin işçi bulmak olduğunu söyleyen İçöz, "Arazilerimizde hasat dönemindeyiz. Arpa, buğday paketleme işle uğraşıyoruz. Sezonun tam üstündeyiz. Yonca paketleri oldu. Şimdi arpa ve buğdaydayız. Önce bunları biçiyoruz. 7-8 gün bekledikten sonra toplamaya geçiyoruz. Toplamadan sonra balyalama işine geçiyoruz. Makinecilik işi zor, balyacılık işi zor. İşçi bulmakta zorlanıyoruz. İşçi bulamıyoruz. Oradan bir sorunumuz var ama bu sene en azından yağışlar güzel gitti. Onun bir güzelliği var. Ürünlerimiz çok güzel. Bunun arkasında mısır ekeceğiz. Bu yerlerimize. Süt mısır ekiliyor bölgelerimizde. Bir de kuru mısır ekiyoruz. Domates eken yerler var. Bunlarla uğraşıyoruz. Şimdi bunlar kalktıktan sonra yerden arazilerimize giriş yapacağız. En azından su sorunumuz yok. Allah’a şükür olsun. En azından o bizi sevindiriyor şu anda. Fiyatlar belli değil. Bir belirsizlik var. Şu an yaptığımızı kaç paraya satacağımızı bilmiyoruz yani. Gübre ve mazot çok yüksek olduğu için işçi maliyeti yüksek. Bunun için de biz şu anda fiyat belirleyemiyoruz. Geçen sene biz çiftçiler olarak kurak bir yıl geçirdik. Para kazanmadık. Onun için bu sene ümitliyiz biraz daha. Geçen sene 36-37 lira civarındaydı. Bu sene 70-75 TL’lerde mazot alıyoruz. En azından ümidimiz kuru mısır da olsun silajlık mısır da olsun yüksek verimde yüksek parayı almak. Çünkü geçen sene bütün çiftçilerimiz zarar da etmedi, kâr da etmedi. Çok düşük paralara gitti işleri. Geçen sene balya fiyatları bizim arazide 150 liraydı. Şu anda 250-300 lira düşünüyoruz bir balya otun. Eskiden arpa vardı, şimdi buğdaya geçti. Fiğ yulaf var. Çeşit çok hayvanlar için ama insanların alım gücü düşük. Biz 300 lira düşünüyoruz şu anda ama daha verilmiş bir fiyat yok. Balyalarda artık buğday yapıyoruz. Arpa ekiyorduk eskiden biz tarlalarımıza, arpayı biçerdik, onu hasat yapardık. Şimdi bu sene komple ovada, arazide buğday ve yulaf ekiliyor. Bunlar daha iyi. Hayvana daha iyi yaradığı için çiftçilerimiz ona yöneldi şimdi" dedi.