POLİTİKA - 21 Ocak 2023 Cumartesi 10:38

Sosyolog Palabıyık: "HDP, bölgedeki vekil kontenjanlarını DEVA ve Gelecek partileri ile bölüştü"

A
A
A
Sosyolog Palabıyık: "HDP, bölgedeki vekil kontenjanlarını DEVA ve Gelecek partileri ile bölüştü"

Bitlis Eren Üniversitesinde (BEÜ) Sosyolog Prof.

Bitlis Eren Üniversitesinde (BEÜ) Sosyolog Prof. Dr. Adem Palabıyık, gündeme dair yaptığı açıklamasında HDP’nin, özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki vekil kontenjanlarını DEVA ve Gelecek partileri ile bölüştüğünü söyledi.


HDP’nin özellikle seçimler için başka partilere de kapı araladığını ve bu sebeple istediği bakanlıklar konusunda direteceğine yönelik İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Adem Palabıyık, "HDP, altılı masaya uyguladığı şantajda ikinci boyuta evrildi ve yeni bir aşamaya geçti. HDP’nin şimdiki adımı, altılı masaya dayattığı bütün ilkeleri kabul etmesi yönündeki baskısı olacaktır. Çünkü bakanlık ve Diyarbakır annelerini pasifleştirmek isteyen HDP, altılı masadan ilk bunları isteyecektir. Fakat bunu yaparken DEVA ve Gelecek partilerinin de olurlarını alabilmek için bölge vekil kontenjanlarını DEVA ve Gelecek partilerine hediye edecek. CHP ile anlaşması ise büyük illerde devam ediyor. Çünkü CHP’nin, çeşitli illerdeki tercihleri ile zaten HDP’nin tercihleri örtüşüyor, bu sebepten bölgede HDP’nin oy aldığı iller için bir pazarlık yapılmadı. CHP ile yapılan pazarlık büyükşehirlere dayanıyor ve bakanlık üzerinden devam ediyor" dedi.


"DEVA ve Gelecek parti adaylarını HDP belirleyecek"


HDP’nin, DEVA ve Gelecek partileri temsilcileri ile sık sık görüştüğünü belirten Prof. Dr. Palabıyık, "PKK’nın siyasal taleplerinin HDP üzerinden yürüdüğünü biliyoruz. Ama bu taleplerin kapatma davası ile aşikâr olduğu iyice anlaşıldı. Buna rağmen DEVA ve Gelecek partilerinin, HDP’nin isteklerine ‘evet’ diyerek bölge vekillerine ortak olmak istemesi, inanılır gibi değil. Mecliste grup kurmak isteyen DEVA ve Gelecek partilerinin, HDP’nin taleplerine sıcak bakması için HDP’nin yapamayacağı neredeyse yok. Özellikle Van, Diyarbakır, Muş, Hakkari, Şırnak, Mardin, Bitlis, Bingöl, Tunceli gibi illerde HDP’nin DEVA ve Gelecek partileri ile anlaştığı biliniyor. Büyükşehirlerde de benzer hesaplar yapılıyor. Ama asıl amaç bölgede AK Parti’ye engel olabilmek. Çünkü HDP, Cumhurbaşkanı seçimlerinde süreci ikinci tura bırakmanın hesabını yapıyor ve böylece vazgeçilmez hale gelmek istiyor. Seçimlerde vereceği vekil desteği ile gücünü hissettirmeye çalışıyor. Ayrıca, seçim sonrasında talepleri kabul edilmezse verdiği hediye vekilleri de geri almayı planlıyor. Çünkü HDP, DEVA ve Gelecek için belirlenen isimlerin birçoğu için kendi kararını vermeyi planlıyor. Yani DEVA ve Gelecek için bazı isimleri kendi belirlemek istiyor. HDP tarafından belirlenen isimler ise AK Parti’den oy çalabilmek için sürece itiraz etmeyecekler ve bu da planın bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.


"Ahmet Türk’ün açıklaması DEVA’ya sempati kazandırdı"


Ahmet Türk’ün geçtiğimiz günlerde DEVA partisinin açıkladığı eylem planındaki bazı maddeleri sıcak karşıladığına dikkat çeken Palbıyık, “AK Parti’nin çoktan çözdüğü ama çözülmemiş gibi gösterilen bazı hususların DEVA tarafından çözülecekmiş gibi sunulması, bir anda reklamlaştırılarak gündeme alındı. Türk’ün bu çıkışı bölgede DEVA’yı sempatik gösterme çabasıdır. AK Parti’nin bu planı bölge halkına anlatması gerekiyor. Bunun için acilen çalışmaların başlatılması gerekiyor" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.