EKONOMİ - 20 Ocak 2023 Cuma 09:59

Ahlat’taki tekstil atölyeleri kadın istihdamına büyük katkı sağlıyor

A
A
A
Ahlat’taki tekstil atölyeleri kadın istihdamına büyük katkı sağlıyor

Bitlis’in Ahlat ilçesinde son yıllarda açılan tekstil atölyeleri kadın istihdamına büyük katkı sağlıyor.

Bitlis’in Ahlat ilçesinde son yıllarda açılan tekstil atölyeleri kadın istihdamına büyük katkı sağlıyor.


Daha önceleri batılı şehirlerde bu işi yürüten iş insanlarının doğdukları şehirlere vefa borçlarını ödemek, kadın istihdamına katkı sağlamak ve tekstil sektöründe kentin potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla kurdukları tekstil atölyelerinde üretim son hızıyla devam ediyor. Kurulan tekstil atölyelerinde çalışan personelin yüzde 80 ile 90’ını kadınlar oluştururken, iş hayatına atılan kadınlar ise ayaklarının üzerinde durmanın onurunu yaşıyor.



“Kadın istihdamına önem veriyoruz”


İstanbul’da tekstil alanında faaliyet yürüttüklerini belirten tekstil atölyesi ortağı Fehmi Gündoğan, memleketleri olan Ahlat ilçesinde de istihdama katkı sağlamak ve tekstil sektöründe kentin potansiyelini açığa çıkarmak için 1 yıl önce tekstil atölyesi kurarak üretime başladıklarını söyledi. Gündoğan, “Firmamız bayan panduf, patik ve erkek boxser grubunda üretim yapmaktadır. Uzun yıllar İstanbul’da üretim yaptık ve ben Ahlatlı olarak doğduğum, büyüdüğüm topraklara ahde vefayı göstermek için geçen yıl burada bir oluşuma girdik. Çok şükür başarılı da olduk. Şu an için 70 kişi istihdam ediyoruz. Çalışanlarımızın yüzde 90’ı kadın. Kadın istihdamına önem veriyoruz. Burada kurduğumuz tekstil fabrikamız bir entegre tesis. Sadece fason üretim değil, kendi kumaşımızı alıp kendi üretimimizi yapıyoruz. Nakışımız, baskımız, dikimhanemiz, lazerimiz, laminasyonumuz komple burada. Dışarıdan hiçbir destek ya da ürün almadan burada ürün üretmekteyiz” dedi.


İlçede faaliyet gösteren bir başka tekstil atölyesinin sahibi Saffet Kutas ise “Uzun yıllar İstanbul’da işletmecilik yaptım. Daha sonra kendi memleketimize döndük. Burada Ahlat’ta bu işin olmadığını gördük. İnsanların işsiz olduğunu gördük. Bu işletmeciliğe burada başladık. İlk başta 45 kişiyle başladık. Şu anki kapasitemiz 110 kişi. Bu çalışanların yüzde 80’i kadın. Kadın istihdamına ağırlık veriyoruz” diye konuştu.



“Kendi paramızı kazanıyoruz”


Tekstil atölyesinde çalışan kadınlardan Ebru Tiryaki de çalışıp kendi paralarını kazanmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “1 yıl oldu burada çalışalı. Çok memnunuz. Burası çok güzel bir istihdam alanı. Doğu’da bayanların çalışması zor bir durum. Buradaki çalışanların çoğu bayan ağırlıklı olduğu için çok memnunuz. Gelirimiz var, ailemize destek çıkıyoruz, kendimize destek çıkıyoruz. Kimseye bir muhtaçlığımız olmadan yaşayabiliyoruz” dedi.



“Kendi ayağımızın üzerinde durabiliyoruz”


Tekstilde çalışan Hülya Şarkbülbülü ise bir yılı aşkın sürededir çalıştığını ifade ederek, “Öncelikle bu iş yerini açan, iş verenlerime ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Benim gibi buranın çalışanlarının yüzde 90’ı bayan. Önceleri iş istihdamı yoktu burada, özellikle bayanlara hiç yoktu. Şu anda iş istihdamı var aile bütçesine de katkıda bulunuyoruz. Özgüvenimiz var, kendi ayağımızın üzerinde durabiliyoruz. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Diğer iş adamlarına da sesleniyorum. Memleketimize sahip çıkalım ve özellikle bayanlara böyle iş imkanları sunalım” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.