ÇEVRE - 20 Ocak 2023 Cuma 09:01

Süphan Dağı’na Cumhuriyet’in 100. yıl özel tırmanışı

A
A
A
Süphan Dağı’na Cumhuriyet’in 100. yıl özel tırmanışı

Türkiye Dağcılık Federasyonuna kayıtlı seçkin dağcılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100.

Türkiye Dağcılık Federasyonuna kayıtlı seçkin dağcılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılına özel hazırladıkları tırmanışlarının startını Süphan Dağı’nda verdi.


Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde bir araya gelen 3’ü kadın toplam 12 seçkin dağcı, Süphandosd Kulübü öncülüğünde Süphan Dağı’na tırmanış gerçekleştirdi. 12 seçkin dağcı, bu yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına özel tırmanışlar gerçekleştirdikten sonra dünyanın en yüksek zirvesi olan Everest Dağı’na final tırmanışı yapacaklar.


Her yıl geleneksel yaptıkları Süphan Dağı tırmanışlarının bu yıl 20’ncisini yaptıklarını belirten Süphandosd Kulübü Başkanı Adem Gül, bu yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılına özel hazırladıkları 100. yıl özel tırmanışlarının ilkini Süphan Dağı’na tırmanarak yaptıklarını söyledi. Adem Gül, “Bu yıl 20’ncisini düzenlediğimiz Süphan Dağı kış etkinliğine geldik. Fakat bu yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıl dönümü. Bu yıl farklı bir anlamı var. Bu seneki Süphan Dağı etkinliğimizi Cumhuriyetimizin 100. yılında yapmaya karar verdik. Startı burada verdik, buradan da Türkiye’deki bütün dağlara kış tırmanışı yaparak en sonda Everest’e gitmeyi planlıyoruz. Süphan Doğa Sporları bundan 16 yıl önce bölgede kuruldu ve o günden beri her yıl geleneksel olarak Süphan Dağı kış tırmanışını şubat ayında yapmaktadır. Bu yılda Cumhuriyetimizin 100. yıl anısına bu zirveyi yapıyoruz. Umarım keyifli bir tırmanış olur. 3’ü kadın toplam 12 kişilik Türkiye’nin seçili dağcılarıyla oluşan bir ekiple tırmanış yapmayı planlıyoruz. Bundan sonraki hedefimiz Ağrı, İran’da bir dağ, Türkiye’deki diğer zirveler ve en son da dünyanın en yüksek noktası olan Everest’tir” dedi.


Tırmanış yapan dağcılardan Esin Handal ise bu seneki tırmanışların çok anlamlı olduğunu belirterek, “Bu seneki tırmanışların bizim için farklı bir anlamı var. Cumhuriyetimizin 100. yılı için şöyle bir projemiz var. Önce Türkiye’deki bütün dağlara çıkıp en son Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamak için dünyanın en yüksek noktası olan Everest Dağı’na tırmanmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.