POLİTİKA - 09 Ekim 2022 Pazar 11:17

Sosyolog Prof. Dr. Adem Palabıyık: "Osmanlı’da Alevi sorunu yoktu, sorun Osmanlı sonrasında başladı"

A
A
A
Sosyolog Prof. Dr. Adem Palabıyık: "Osmanlı’da Alevi sorunu yoktu, sorun Osmanlı sonrasında başladı"

Sosyolog Adem Palabıyık, "Osmanlı’da Alevi sorunu yoktu, sorun Osmanlı sonrasında başladı" dedi.

Sosyolog Adem Palabıyık, "Osmanlı’da Alevi sorunu yoktu, sorun Osmanlı sonrasında başladı" dedi. Palabıyık, Aleviliğin, Türkiye’deki seyrinin ciddi sorunlarla karşılaştığını ve sorunun AK Parti’ye gelene kadar ötelendiğini ve ilk defa AK Parti ile birlikte kurumsallaşma şansı yakaladığını söyledi.


Alevilerin sosyo-politik olarak önemli bir şans kazandığını ifade eden Palabıyık, “Alevilik tarihsel kodlar açısından oldukça fazla sorunla karşılaştı. Hem siyasal açıdan hem de din sosyolojisi boyutu ile karşılaşılan sorunlar aşamadılar. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren başlayan bir sorun olarak Alevilik problemi tarihimizdeki hiçbir siyasal parti tarafından çözüme kavuşturulmadı. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Alevilik sorunu ciddi anlamda büyüdü veya büyütüldü. Alevilere yönelik çeşitli kesimler siyasal politikalar aracılığı ile düşmanlaştırıldı. Alevilik ve Sünnilik birbirlerine karşı ötekileştirildi ve Alevilik, siyasal bir tercih olarak anlatıldı. İlginç olan ise Alevi kesimlerin de bu süreçte bahsi geçen anlatım biçimini kabullenmiş olmasıydı. Belki de Alevilere birçok alanda açılım yapabilecek bir liderin yokluğu bu sorunun asıl sebebiydi. Bugün sayın Cumhurbaşkanımız, Alevilere yönelik çeşitli adımları açıklarken aslında toplumsal hafızayı da tazeledi ve Alevilerin, AK Parti’ye kadar sorunlarına çözüm sağlayabilecek hiçbir girişimin olmadığının resmini de adeta çizmiş oldu. Alevilik sahip olduğu tarihsel kodlar açısından hiçbir zaman kurumsallaşamadı ve kurumsallaşamadığı için de temsil açısından çeşitli sorunlar yaşamaya devam etti. İşte Cumhurbaşkanımızın açıklamaları aslında tüm bu sorunlara cevap olacak bir adım oldu ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulacağını açıkladı. Bu adım, Aleviliğin ilk defa devlet nezdinde kurumsallaşacağını ve muhatap alınacağını resmi olarak beyan etti. Böylece Aleviler, Cumhuriyet’in kuruluşundan beri ilk defa AK Parti ile birlikte kurumsallaşma fırsatını yakalamış oldu” ifadelerini kullandı.



"Osmanlı’da böyle bir sorun yoktu, sorun Osmanlı sonrasında başladı"


Osmanlı Devleti’nde böyle bir sorunun olmadığını belirten Prof. Dr. Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Her fırsatta Osmanlı Devleti ile Aleviliği sorunlu göstermeye çalışan bir kesim vardır. Bunlara göre Osmanlı Devleti, Alevilere yönelik olumsuz politikalar izlemişlerdir. Hâlbuki tam aksine, Osmanlı Devleti sahip olduğu ileri görüşlü politikalarla birçok konuya çözüm getirmiş ve kültür mozaiği oluşturmuştur. Osmanlı Devleti’nin hoşgörü anlayışı her dönemde kendisini göstermiştir ve özellikle zulümden kaçan birçok millet Osmanlı Devleti’ne sığınmıştır. Ne zaman ki Osmanlı Devleti zayıflamış ve başka devletlerin kışkırtmaları artmışsa o süreçlerde birçok toplumsal ve dini kesim ciddi sorunlar yaşamaya başlamışlardır. Ayrıca ulus-devlet anlayışının benimsenmesi de Aleviliği ciddi anlamda olumsuz etkilemiştir. Çünkü milletin tanımı değişmiş ve anlamı, batıcı kavramlar ile güncellenmiştir. Alevilik ise Anadolu’ya ait bir olgudur ve batının tanımlamaları karşısında savunmasız kalmıştır. Tam bu sebepten Cumhuriyet’in kurulması ile Alevilik, çeşitli sorunlarla baş edemez hale gelmiş ve sorunlar bugüne kadar ulaşmıştır. AK Parti’nin açıkladığı başkanlık birimi bu anlamda oldukça önemli bir hoşgörü adımı ve sosyo-politik çözüm fırsatıdır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İskoçya’da şampiyonluk düğümü yarın çözülecek İskoçya Premier Ligi’nde şampiyonluk düğümü yarın oynanacak Hearts-Celtic maçının ardından belli olacak. Celtic, kazanarak ’en çok şampiyon olan takım’ ünvanını elde etmek isterken, Hearts ise 41 yıllık hakimiyeti sonlandırmak için sahaya çıkacak. İskoçya Premier Ligi’nde şampiyonu belirleyecek Celtic ile Hearts maçı yarın TSİ 14.30’da Celtic Park’ta oynanacak. Ligde 80 puanlı Hearts, bu maçtan galibiyet veya beraberlikle ayrılması halinde şampiyonluğunu ilan edecek ve 41 yıl sonra Celtic ve Rangers dışında bu başarıyı yakalayan ilk takım olacak. 79 puanı bulunan Celtic’in ise şampiyon olabilmesi için sahadan 3 puanla ayrılması gerekiyor. Hearts 41 yıllık hakimiyeti bozmak istiyor Hearts şampiyon olduğu takdirde 41 senedir devam eden Celtic ve Rangers hakimiyetini yıkacak. Bu iki takım dışında en son 1984-1985 sezonunda Alex Ferguson yönetimindeki Aberdeen şampiyon olmuştu. En son 1959-1960 sezonunda şampiyonluk kazanan Hearts, toplamda kazandığı 4 şampiyonluk ile Aberdeen ve Hibernian ile birlikte şampiyonluk sıralamasında 3. sırayı paylaşıyor. Celtic için ’En çok şampiyon olan takım’ olma şansı Celtic ise 1930 yılında ezeli rakibi Rangers’a kaptırdığı ’en çok şampiyon olan takım’ ünvanını 96 yıl sonra geri almak istiyor. Ligde Celtic ve Rangers 55’er şampiyonlukla zirveyi paylaşıyor. Celtic’in 2011-2012 sezonunda başlayan ve 9 sezon devam eden şampiyonluk serisi, 2020-2021 sezonunda Steven Gerard yönetimindeki Rangers’ın şampiyon olmasıyla bitmişti. Sonraki sene aldığı şampiyonlukla tekrar seri yakalayan Celtic, art arda aldığı 4 şampiyonlukla Rangers ile şampiyonluk sayısını eşitledi.
Ankara Bakan Bak’tan Anıtkabir’e ziyaret Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında Anıtkabir’i ziyaret etti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen ‘Gençlik Haftası’ etkinlikleri kapsamında beraberindeki heyetle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Bakan Bak ve beraberindeki heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi. Bak’ın mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı: "Aziz Atatürk, Cumhuriyetimizin emanetçisi gençlerimizle birlikte Gençlik Haftası’nın başladığı bugün de manevi huzurunuzdayız. Türkiye, huzurun, güvenin ve sarsılmaz bir istikrarın merkezi olarak köklü birliğimizi, kardeşlik iklimimizi ve dayanışma ruhumuzu yarınlara taşıyan, istikbaline emin adımlarla yürüyen bir ülke olmayı sürdürmektedir. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda bilimde, sanatta, sporda, teknolojide ve üretimin her alanında ortaya koydukları vizyon, azim ve başarıyla insanlığa değer katan gençlerimiz, al bayrağımızı bugün dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırıyor. Bu toprakların köklü hafızasından ve milli ruhundan aldığı güçle yetişen yeni nesillerimiz çalışkanlığı, yüksek idealleri ve emanetinize duyduğu sarsılmaz sadakatle Cumhuriyetimizi aynı inanç ve kararlılıkla yarınlara taşıyor. Gençlik Haftası’nı bu yıl da ülkemizin dört bir yanında aynı coşku, heyecan ve güven duygusuyla idrak edecek olmanın gururuyla zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyoruz. Ruhunuz şad olsun."
İzmir Gastronomi öğrencileri ve işitme engelli gençler mutfakta buluştu Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu arasında beş aydır yürütülen anlamlı iş birliği, uygulama mutfağında düzenlenen coşkulu bir kapanış etkinliğiyle taçlandı. Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında hayata geçirilen protokol çerçevesinde, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri ile işitme engelli ortaokul öğrencileri mutfakta bir araya gelerek sadece yemek yapmayı değil, iletişimin sınırlarını aşmayı da deneyimledi. "Onlar bana gönül dilini öğrettiler" Projenin yürütücülerinden Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Uygulama Mutfağı Yönetici Şefi Selin Güloğlu, beş ay süren bu yolculuğun kendisi için en özel deneyim olduğunu vurguladı. Başlangıçta iletişim kurma konusundaki endişelerini dile getiren Güloğlu, şunları söyledi: "İlk beş dakikada o aradaki boşluğu nasıl kullanacağımı çok düşünmüştüm. Ama anladım ki aslında çok fazla konuşmaya gerek yokmuş. Ben onlara pasta, makarna veya kurabiye yapmayı öğrettim; ama onlar bana gönül dilini, dokunarak anlaşmayı öğrettiler. Bu, yaptığım projeler arasında en iyisiydi." Kabukları kıran iş birliği Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu Rehber Öğretmeni ve Projenin Koordinatörü Özen Güventürk de Bornova’daki iki kurumun komşuluğuyla pekişen projenin, öğrencilerin hayatı tanıması ve toplumdaki "engelli birey" algısının olumlu yönde değişmesi adına büyük bir adım olduğunu söyledi. Güventürk, Yaşar Üniversitesi’ne ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerine ve akademik kadroya teşekkür etti.
Antalya Çıralı’da sahil temizliği yapıldı Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan ve Türkiye’nin en önemli sahilleri arasındaki Çıralı sahilinde temizlik etkinliği yapıldı. Kemer Belediyesi ile Ulupınar Mahalle Muhtarlığı iş birliğince düzenlenen etkinliğe, katılanlar, Kemer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından dağıtılan eldiven ve çöp poşetlerini alarak sahildeki atık ve çöpleri temizlerken, ’Çöpünü sahilde bırakma’, ’Mavinin tadını çıkar kirletme’, ’Plajlarımız kül tablası değildir’, ’Doğaya iyi bak, başka bir dünya yok’ yazılı pankartlar açarak farkındalık oluşturdu. Plastik atıklar dikkat çekti Etkinlikte, özellikle son günlerde ticari gemilerin plastik atıkları öğüterek denize bırakması nedeniyle sahile ulaşan plastik atıklara dikkat çekildi. Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, yaptığı açıklamada, "Ticari gemilerin öğütmüş olduğu plastik atıkların dalga ile sahile vurduğu bir durumla karşılaştık. Denizimizi ve doğamızı korumak amacıyla hızlı şekilde belediye personelimizle gerekli temizliğimizi yaptık. Doğamızı korumaya devam edeceğiz" dedi. Gemilere yaptırım istedi Ticari gemilerinin bıraktığı plastik atık sorununun önceki yıllarda da yaşandığını hatırlatan Başkan Yardımcısı Semih Top, konu hakkında yetkililerin bir yaptırımda bulunmasını beklediklerini kaydetti. Sahil temizliğine Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, Kemer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Adnan Karataş, Ulupınar Mahalle Muhtarı Salih Sarıca, Kemer Turizmci ve İş İnsanları Derneği (KEMİAD) Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kıyar, belediye personeli ve vatandaşlar katıldı.
Bolu Kurbanlık pazarında büyükbaş fiyatları küçükbaşa talebi artırdı Bolu’da Kurban Bayramı’na sayılı günler kala hayvan pazarları ve besihanelerde hareketlilik devam ederken, büyükbaş kurbanlık fiyatlarının yüksek seyretmesi vatandaşı küçükbaşa yöneltti. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, kurban ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşların telaşı Bolu’daki hayvan pazarlarında ve besihanelerde yoğun hareketliliğe dönüştü. Büyükbaş hayvan fiyatlarının ve hisse bedellerinin 34 bin liradan başladığı Bolu’da, küçükbaş fiyatı ise 12 bin liradan başlıyor. "Küçükbaşa yoğun bir talep var" Satışların iyi gittiğini ifade eden Erkan Ercan, "Bu sene büyükbaş fiyatları yüksek olduğu için küçükbaşa yoğun bir talep var. Büyükbaşımız fazla yok, ağırlıklı olarak küçükbaş satıyoruz. Küçükbaşlarımız 12 bin liradan başlıyor, kademe kademe hayvanına göre 40 bin liraya kadar seçeneğimiz var. Büyükbaşlarda da 34 bin liradan hisse seçeneğimiz var. Günümüz şartlarında vatandaşın hali ortada. O yüzden küçükbaşa talep var" dedi. Vatandaşlara kurbanlık seçimi konusunda da uyarılarda bulunan Ercan, alınacak hayvanın İslami şartlara uygun, boynuz, ayak, göz ve kulak yapısının eksiksiz olması gerektiğinin altını çizdi. Kurbanlıkların güvenilir kişilerden alınması tavsiyesinde bulunan Ercan, "Vatandaşa önerim; sorun yaşadığında muhatap bulabileceği, devamlı bu işi yapan tanıdığı kişilerden kurban alması daha mantıklı olur" dedi. Ercan ayrıca, talep eden vatandaşlar için Afrika bölgesinde 5 bin lira bedelle kurban organizasyonu da yaptıklarını sözlerine ekledi.
Rize Hayata ikinci kez tutundu, bu kez kep attı Rize’de 2018 yılında meme kanserine yakalanan 64 yaşındaki Meryem Sarıahmetoğlu, verdiği yaşam mücadelesini kazanarak hem hastalığı yendi hem de yıllardır içinde ukde kalan üniversite hayalini gerçekleştirdi. Rize’de 2018 yılında meme kanserine yakalanan 64 yaşındaki Meryem Sarıahmetoğlu kanseri yenmeyi başardı. Gördüğü tedavi sürecinde ailesi, yakın çevresi ve doktorlarının desteğiyle yeniden hayata tutunan Sarıahmetoğlu, şimdi ise başarı hikayesiyle birçok kişiye umut oluyor. Kanser tedavisinin ardından hayatını ertelemek yerine hayallerinin peşinden gitmeye karar veren Sarıahmetoğlu, bir arkadaşından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) bünyesinde açılan 3. Yaş Üniversitesi’ni duydu. Hiç vakit kaybetmeden kayıt yaptıran Sarıahmetoğlu, eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak, üniversite mezunu olmanın mutluluğunu yaşadı. Hayatında ikinci bir başlangıç yapan Sarıahmetoğlu, yaşadığı sürecin kendisine çok şey kattığını belirterek, özellikle kanser tedavisi gören ve atlatanlara "Lütfen kenara çekilmeyin" diye seslendi. Üniversite eğitiminin kendisine moral verdiğini dile getiren Sarıahmetoğlu, yeni arkadaşlıklar edindiğini, sosyal hayata daha güçlü şekilde katıldığını ve yıllardır gerçekleştiremediği bir hayalini tamamlamanın gururunu yaşadığını ifade etti. Azmi ve yaşam enerjisiyle dikkat çeken Meryem Sarıahmetoğlu’nun hikayesi, hem kanserle mücadele eden hastalara hem de yaşıtı olup eğitim almak isteyenlere ilham oldu. Meme kanserini yendikten sonra sonra 3. Yaş Üniversitesi ile üniversite hayalini de yerine getirdiğini dile getiren Meryem Sarıahmetoğlu "3. Yaş Üniversitesi’ni bir arkadaşım sayesinde öğrendim. Buraya kaydımı yaptırdım. Gelmekle çok büyük bir işi başardığımı zannediyorum. Çünkü üniversite hayallerimiz burada bir kısmı gerçekleşti. Ben 2018 yılında bir meme kanseri atlattım. Çok yoğun bir program aldım, yani hastalıkla ilgili ilaçlar aldım. Acaba ben de normal hayata dönebilir miyim dedim. Dedim bütün sosyal projelerde olmak istiyorum. Bu hastalığı atlatan arkadaşlara da şunu diyorum; lütfen hastayız diye bir kenara çekilmeyin. Sosyal projelerde bulunun, aktif yaşamın içinde olun, hayatı sevin, kanseri yenin, üniversitemize öğrenci olun" ifadelerini kullandı. İkinci mezunlarını veren 3. Yaş Üniversitesi ile her yaşın güzelliğinin ortaya çıktığını ifade eden RTEÜ Toplumsal Katkı ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü Doç. Dr. Ayten Yılmaz Yavuz ise, "Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi olarak öğrencilerimiz, akademik ve idari personelimiz ile tüm paydaşlarımızın katkılarıyla bilgi ve teknolojinin gücünü toplumsal faydaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda toplumun ihtiyaçlarını gidermek, sorunlarını çözmek amacıyla çeşitli sosyal sorumluluk projelerini hayata geçiriyoruz. Üniversite olarak toplumsal katkı ve hayat boyu öğrenme anlayışıyla hayata geçirdiğimiz 3. Yaş Üniversitesi sosyal sorumluluk projesinin 2025-2026 akademik yılı mezuniyet heyecanını bugün yaşıyoruz. Bu proje ile her yaşın güzelliğini ortaya çıkarmış bulunmaktayız. 3. Yaş Üniversitesi, kendi deneyimlerini bilimsel öğrenimle sağlayarak kendini gerçekleştiriyor olmanın yanı sıra sosyal katkıda bulunma fırsatı sağladı" diye konuştu.