POLİTİKA - 24 Ağustos 2021 Salı 08:51

Dr. Adem Palabıyık’tan, Diyarbakır anneleriyle ilgili bilimsel çalışma: “HDP’nin gençlik kolları evlatların kaçırılmasında aktif çalışıyordu”

A
A
A
Dr. Adem Palabıyık’tan, Diyarbakır anneleriyle ilgili bilimsel çalışma: “HDP’nin gençlik kolları evlatların kaçırılmasında aktif çalışıyordu”

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kültürel ve Sosyal Çalışmalar Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç.

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kültürel ve Sosyal Çalışmalar Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Adem Palabıyık, Diyarbakır anneleri ile ilgili ilk kez bilimsel bir çalışma yaptı. Konuyla ilgili İHA’ya açıklamalarda bulunan Palabıyık, “Görüştüğüm aileler, özellikle evlatlarının kaçırılmasında HDP’nin aktif rol oynadığını ifade etti” dedi.


Diyarbakır anneleri ile ilgili çalışmasına ilişkin konuşan BEÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Palabıyık, “Sosyolojik araştırması için nöbetteki 15 anne ve 5 baba ile görüşüldü. Hikayeleri tek tek dinlendik. Yapılan araştırma çarpıcı sonuçları ortaya çıkardı. Orada hem asker anneleri, hem polis anneleri bir de sivil anneler var. Sivillerin orada olması bir terör olayı yaşandığını ve HDP’nin de Türkiye’de yaşanan bir terör olayına karşı sessiz kaldığını ortaya koyuyor” dedi.



“HDP, PKK’nın politikalarını uygulayan bir partidir”


Doç. Dr. Adem Palabıyık, HDP’nin ifade ettiği bütün tezlerin çöktüğünü dile getirerek, “Bu tezler, terör örgütü PKK’nın tezleridir ve bu pratikle anlaşılmaktadır ki HDP, PKK’nın politikalarını uygulayan bir partidir. HDP, Kürt sorunundan ziyade PKK’yı kurtarma ve ayrıcalık sağlama peşindedir. Ayrıca, ilk defa Kürt kavramı üzerinde bir siyasal mücadele içinde olmadan sivil bir mücadele başlatıldı. Bu protesto, Kürt sorunu ile PKK’nın ayrı konular olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur” diye konuştu.


“Görüştüğüm aileler, özellikle evlatlarının kaçırılmasında HDP’nin aktif rol oynadığını ifade etti” diyen Palabıyık, şöyle konuştu:


“HDP’nin çözüm sürecini sabote ettiğine dair söylenenlerin ne kadar gerçek olduğu bu görüşmelerden sonra kolaylıkla anlaşılabilir. Cemile Hanım ile konuşurken söylediği şu cümleleri dinleyen bütün anneler katılmıştır. ‘HDP’nin gençlik kolları çok aktif çalışıyordu. Sürekli evimize gelip oğlumu soruyorlardı. Okulda da hep yanındaymışlar. En başta bilmiyordum, sonra öğrendim.’ Bu cümleden sonra birçok sivil evlat annesi, çocukları ile kurulan bağlardan en başlarda haberdar olmadıklarını deklare etmişlerdir. Toplu şekilde bu sözlere onay verildikten sonra Cemile Hanım sözlerine şöyle devam etti; ‘HDP’lilere defalarca evlatlarımdan uzak durun dedim ama çocuğumu kandırmışlardı. HDP’ye lanet olsun, Kürt halkının yüzüne baka baka yalan söylediler. Evlatlarımızı PKK’ya bizzat götürdüler. Hakkımı helal etmiyorum’ diyor. Cemile Hanım’ın bu sözünden sonra alkışlar oluştu ve ağlamalar başladı. Çünkü bütün annelerin, evlatlarını kaybetme süreci böyle başlamıştı. Evlatları asker ve polis olanların ise hikâyesi biraz farklıydı. Cennet, Songül ve Sadiye hanımların evlatları ise asker ve polistir. Genellikle kaçırılış yılları 2013-2015 yılları arasına karşılık gelmektedir. Songül Hanım’ın oğlu Müslüm askermiş ve 19 yaşında kaçırılmış. Kaçırılma olayını Songül Hanım şöyle ifade etmiştir, ‘Oğlumu otobüs ile yolcu etmiştik ve askerdi. Tunceli/Pülümür yolunda PKK otobüsün önünü kesmiş ve asker olanları kaçırmıştır. Benim oğlumu o zaman kaçırdılar. HDP her şeyi biliyordu, belki de PKK’ya onlar söylemiştir’ diyor. Hemen hemen bütün anne ve babalar çocuklarının kaçırıldığı süreçte HDP ile diyalog kurmuş ama hiçbir karşılık alamamışlardır. Kurulan bu diyalog ise HDP’ye destek anlamına gelmemektedir. Evlatlarını isteyecek bir mekân olarak HDP’yi gördükleri için HDP vekillerine özellikle gitmiş ve görüşmüşlerdir."


Doç. Dr. Palabıyık, tüm ailelerin bir an evvel evlatlarına kavuşması temennisinde bulunarak, “Örneğin Cennet, Sadiye ve Songül Hanım’a oğullarının videoları izletilmiş ve gönderilmiştir. Salih Bey ise oğlu Ömer için 10 bin dolar ödemiş ama kandırılmıştır. Celil Bey ise evini satarak 125 bin TL ödemiş ama yine de oğlu Yusuf teslim edilmemiştir. Paraların HDP’ye verildiğini ve onların da PKK’ya verdiklerini ifade eden anne ve babalar, çocuklarından hiçbir haber almamışlardır. Örneğin Celil Bey şunları ifade etmiştir, ‘HDP’liler ile tartıştık. Çocuğumu geri getirmek için para istediler. Evimi sattım, 125 bin TL aldım. Cizre’ye gittim. Parayı verdim ama bana bu az dediler. Üç katını istediler. Veremeyeceğimi söyledim. Paramı alıp, gittiler ve oğlumu vermediler. Şimdi evsiz kaldım’ diyor” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Salihli Kaymakamı Güldoğan’dan şehit ailesine bayram ziyareti Manisa’nın Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla şehit ailesi, gazi ve ilçe protokolü ile birlikte çeşitli kurumlara ziyaretlerde bulundu. Bayram programı kapsamında ilk olarak Şehit Piyade Asteğmen Hakan Bozkurt’un ailesini ziyaret eden Kaymakam Güldoğan, şehit ailesiyle bir araya gelmenin önemine dikkat çekerek, "Aziz şehitlerimizin emaneti olan ailelerimizin her zaman yanındayız" ifadelerini kullandı. Şehidi rahmet ve minnetle anan Güldoğan, aileye sağlıklı ve huzurlu bir bayram temennisinde bulundu. Program kapsamında Gazi Erdoğan Orak ve ailesini de ziyaret eden Kaymakam Güldoğan, gazilerin milletin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu belirterek devletin her zaman gazilerin yanında olduğunu vurguladı. Gazi Orak ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Kaymakam Güldoğan, ayrıca Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği önünde gerçekleştirilen trafik uygulamasına katılarak sürücülerle bir araya geldi. Vatandaşlara trafik kurallarına uyulması, hız limitlerine dikkat edilmesi ve emniyet kemeri kullanımının ihmal edilmemesi yönünde uyarılarda bulunan Güldoğan bayram yolculuklarının güvenli geçmesi temennisinde bulundu. Trafik tedbirlerini yerinde inceleyen Kaymakam Güldoğan, görevli personelin de bayramını tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi. İlçe protokolü ile birlikte Salihli İtfaiye Müdürlüğü, İlçe Jandarma Komutanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü Huzurevi ve Salihli Devlet Hastanesi’ni de ziyaret eden Güldoğan, personelin ve hastaların bayramını kutladı.
Gaziantep Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda bayram yoğunluğu Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, Kurban Bayramı tatilinde ziyaretçilerin akınına uğradı. Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesi olan park, bayramın ilk günlerinden itibaren yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın 3’üncü, dünyanın ise 4’üncü büyük doğal yaşam parkı olma özelliğini taşıyan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, Kurban Bayramı tatilinde yerli turistlerin uğrak noktası oldu. Bayram tatilini Gaziantep’te geçirmek isteyen vatandaşlar, aileleriyle birlikte doğal yaşam parkına akın etti. Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği parkta ziyaretçiler, birbirinden farklı hayvan türlerini yakından görme fırsatı buldu. Bayram süresince yoğunluk yaşanan parkta vatandaşlar hem doğayla iç içe vakit geçirdi hem de keyifli anlar yaşadı. Zürafa, aslan, kaplan, fil, ayı, zebra, maymun ve sürüngen türleri başta olmak üzere yüzlerce canlıyı gören ziyaretçiler, bol bol fotoğraf çekti. 100 bin ziyaretçi hedefleniyor Bayramın ilk 2 gününde ziyaretçi akınına uğrayan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda yoğunluğun tatilin son gününe kadar sürmesi bekleniyor. 350 türden yaklaşık 10 bin hayvana ev sahipliği yapan parkın, bayram tatili sonunda 100 bin ziyaretçiye ulaşması hedefleniyor. "Yoğun bir ziyaretçi akınına uğradık, hedefimiz 100 bin ziyaretçi" Ziyaretçi akınına uğradıklarını ve 9 günlük bayram süresince 100 bin kişiyi ağırlamayı hedeflediklerini söyleyen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Daire Başkanı Celal Özsöyler, "Burası Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın 3., dünyanın da 4. en büyük doğal yaşam parkı. Herkese iyi bayramlar diliyoruz özellikle. Kurban Bayramı dolayısıyla yaklaşık olarak 9 günlük bayram tatilinde 100 bin kişiyi hedeflemiş bulunmaktayız. Bayramın bugün 2 günü ama arefe gününden beri de yoğun bir ziyaretçi akınına uğradık. Günlük yaklaşık olarak 17-18 bin kişi Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’mızı ziyaret ediyor. Özellikle çocukların kitaplarda, dergilerde ve televizyonda gördükleri hayvanları burada birebir canlı görmeleri çok ilgisini çekiyor. Çevre illerden ve çevre ülkelerden bayağı ziyaretçi aldık ve hala gelmekte. Özellikle burada gelen Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na ziyarete gelen ziyaretçilerimiz, buradan sonra gastronomi şehirlerinden, bu şehri olan yemek ve içme şehrimize de gelerek oraları da geziyorlar. Özellikle burada tropik kelebek bahçemizi, safari parkımızı, zooloji ve doğa müzemizi, bunun yanında yırtıcıları ve yeni getirdiğimiz gergedanları çok hoşlarına gidiyor. Yakın zamanda Türkiye’nin ilk defa zürafa yavrusunu aldık ve bir anket yaptık. İsmini de Çınar çıktı ve Çınar koyduk. Çınar’ı da insanlar görebilmek için akın akın buraya geliyorlar. Bu Kurban Bayramı 9 günlük tatilinde 100 bin kişiyi burada ağırlayacağımızı tahmin etmekteyiz" dedi. "Kesinlikle herkese tavsiye ederim" Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın hijyen ve hayvanların çeşitliliği açısından ön planda olduğunu söyleyen ziyaretçilerden Meryem Keklik, "Güzel bir yolculuk sonrası buraya geldik. Benim hayvanat bahçesine ikinci gelişim kızım çocuktu geldiğimde şu anda ise onun çocuklarını getirdim. Torunlarımı getirdim onlar da görsün diye. Temizlik yönünden hayvanların daha çok çeşitli olması yönünden sevdiğim bir ortam yani dünyanın üçüncü ve Türkiye’nin de en büyük hayvan bahçesi olduğu için burayı tercih ediyorum yoksa bizim Mersin’de de var ama pek tercih etmiyoruz. Dediğim gibi kızım küçüktü, şimdi büyüdü, evlendi, iki çocuğu oldu. Onları da getirdim. Piknik alanı olarak çok güzel olmuş. Ortam olarak daha çok hijyen olmuş, temiz olmuş. İnsanlar rahat rahat gezebiliyor en azından. Güvenlik olsun, çalışanlar olsun. Güzel yani beğendim. Ben maymunları çok seviyorum. Maymun ve Jaco papağanı hastasıyım. Gezmeye yeni başladık. Bakalım bizi neler bekliyor. Kesinlikle herkese tavsiye ederim. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer" ifadelerini kullandı. "Biz çok memnun kaldık" Hayvanat bahçesini beğendiklerini ve tüm arkadaşlarına tavsiye edeceklerini söyleyen ziyaretçi Dursun Ali Akgün, "Güneydoğu’yu geziyoruz. Hayvanat bahçesi çok güzel. Çalışmaları çok güzel. Teşekkür ediyoruz böyle bir hayvanat bahçesini ülkemize kazandırmışlar. Biz çok memnun kaldık. Arkadaşlarımıza da tavsiye edeceğiz görmeleri için. Çocuklarımızla beraber geziyoruz şu anda. Genelde ülkemizde olmayan hayvanlar daha çok ilgimizi çekiyor. Gezdiğimiz bölümde sürüngenler ve balıklar hoşumuza gitti. Güzel bir çalışma. Sağ olsunlar, var olsunlar" diye konuştu. (UD-SVY-Y)