GÜNDEM - 19 Nisan 2026 Pazar 14:30

Şampiyonlar Pazaryeri’nin gururu oldu

A
A
A
Şampiyonlar Pazaryeri’nin gururu oldu

Bilecik’in Pazaryeri ilçesinden sporcular, Diyarbakır’da düzenlenen turnuvada elde ettikleri derecelerle ilçeye büyük gurur yaşattı.


Diyarbakır’da düzenlenen Yeşilay Türkiye Kick Boks Turnuvası’nda önemli dereceler elde eden sporcular, ilçeye dönüşlerinde protokol tarafından karşılandı. Şampiyon sporcular, antrenörleri Fehmi Piliç ile birlikte Pazaryeri Kaymakamı Muhammet Mustafa Kara ve Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin’i ziyaret ederek gururlarını paylaştı. Gerçekleştirilen organizasyonda Bilecik’i temsil eden Pazaryerili sporcular, elde ettikleri derecelerle dikkat çekti. Genç bayanlar 56 kilogram ‘Low Kick’ kategorisinde mücadele eden Fatmagül Yağcı, tüm rakiplerini mağlup ederek Türkiye şampiyonu oldu. Genç erkekler 63,5 kilogram ‘Low Kick’ kategorisinde ringe çıkan Mert Demir ise turnuvayı Türkiye üçüncüsü olarak tamamladı. Takım sporcularından Tuba Nur Yağcı ve Ömer Faruk Özbay da performanslarıyla takdir topladı.


"Bu başarı tesadüf değil, azmin ve disiplinin eseri"


Ziyarette konuşan Kaymakam Muhammet Mustafa Kara, genç sporcuların elde ettiği derecelerin ilçe adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Gençlerimizin böylesine önemli bir organizasyonda Türkiye dereceleri elde etmesi bizleri son derece mutlu etti. Bu başarı, disiplinli çalışmanın ve inancın bir sonucudur. Sporcularımızı ve onları yetiştiren antrenörümüzü yürekten kutluyorum" ifadelerini kullandı.


Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin ise spora verilen desteğin artarak süreceğini vurgulayarak, "Pazaryeri’nin adını Türkiye çapında duyuran sporcularımızla gurur duyuyoruz. Desteklerimiz devam edecek" dedi.


Antrenör Piliç’ten teşekkür


Antrenör Fehmi Piliç ise elde edilen başarının arkasında büyük bir emek olduğunu belirterek, "Sporcularımız aylarca büyük bir özveriyle çalıştı. Bu başarı onların alın teridir. Bizlere her zaman destek olan Sayın Kaymakamımıza ve Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Destek oldukça bu başarıların artarak devam edeceğine inanıyorum" şeklinde konuştu.


Ziyaret, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.



Şampiyonlar Pazaryeri’nin gururu oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Mesir Festivali doğayla buluştu Bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında hayata geçirilen "Spil Dağı Kamp Etkinliği", yüzlerce doğaseveri bir araya getirdi. Spor, söyleşi ve eğlence dolu programda katılımcılar doğayla iç içe unutulmaz bir gün yaşadı. Festival etkinlikleri çerçevesinde Spil Dağı’nda ilk kez düzenlenen kamp organizasyonuna 350 lisanslı sporcu katıldı. Gün boyu süren etkinliklerde katılımcılar hem fiziksel aktivitelerle enerjilerini yükseltti hem de alanında uzman isimlerin katıldığı söyleşilerle bilgi edindi. Programa katılan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, moderatörlüğünü Ulaş Utku Güldal’ın yaptığı söyleşide Orkun Olgar, Zorbey Aktuyun ve Cüneyt Mete Gazioğlu ile birlikte Manisa’nın doğa, spor ve tarih turizmi potansiyelini değerlendirdi. Söyleşide konuşan Orkun Olgar, Türkiye’nin eşsiz doğal ve tarihi zenginliğine dikkat çekerek bu değerlerin doğru tanıtılmasının önemine vurgu yaptı. Olgar, hareketli yaşamın teşvik edilmesi ve doğa sporlarında doğru ekipman kullanımının hayati olduğunun altını çizdi. Manisa’nın stratejik konumuna değinen Cüneyt Mete Gazioğlu ise özellikle Aigai Antik Kenti başta olmak üzere bölgenin tarihi mirasının büyük bir turizm değeri taşıdığını ifade ederek, kentin doğru tanıtımla önemli bir turizm merkezi haline gelebileceğini söyledi. Zorbey Aktuyun da Manisa’nın kaya tırmanışı açısından önemli bir merkez olduğunu belirterek, Spil Dağı ve çevresinde yeni rotalar açıldığını ve bölgenin uluslararası sporcuların ilgisini çekmeye başladığını dile getirdi. Başkan Besim Dutlulu ise Mesir Festivali’nin kapsamını genişlettiklerini belirterek, "Bu organizasyonu sadece mesir saçım töreni olmaktan çıkarıp gastronomi, doğa sporları ve tarihi değerlerle bütünleştirdik. Amacımız Manisa’nın sanayi kimliğinin yanında doğa ve tarih zenginliğini de dünyaya tanıtmak" dedi. Gün boyu süren etkinliklerde zumba, halat çekme ve çuval yarışı gibi aktivitelerle renkli anlar yaşanırken, program DJ performansı ve kamp ateşi etrafında gerçekleştirilen eğlenceyle sona erdi.
Trabzon KTÜ’de "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Arkeoloji Bölümü tarafından düzenlenen "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi Fahri Kuran Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış programına KTÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İlhami Tekin Cinemre, Trabzon Müzesi Müdürü Levent Alnıak, Doğa-Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz ile akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan KTÜ Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Demirel, Trabzon’un yaklaşık 2 bin 400 yıllık kesintisiz yerleşim geçmişine sahip çok katmanlı bir kent olduğuna işaret ederek, hızlı kentleşmenin kent hafızası ve kültürel miras üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çekti. Korumanın planlama süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirten Demirel, disiplinler arası iş birliğinin önemini vurguladı. Doğa-Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, "Trabzon Kent İçi Kültür Aksları; Tarihi Yollar, Kaleler ve Yapıların Koruma, Kullanma Durumu", Doğa-Tarih Derneği Yönetim Kurulu üyeleri Yüksek Mimar Sedat Türkmen ve Dr. Öğretim Üyesi Güler Erüz ise, "Kültürel ve Doğal Miras Sürmene-Bayburt Kervan Yolu" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Yüksek Mimar Sedat Türkmen, çalıştayın ardından yaptığı açıklamada, "Çalıştayı organize eden ve ev sahibi Arkeoloji Bölüm Başkanı Serkan Demirel hocamıza Doğa-Tarih Derneğimiz adına çok teşekkür ediyoruz. Derneğimizin uzun yıllardır özveriyle yaptığı çalışmalar ve güncel durumlar hakkında ilgili kurum, kişi ve ilgi duyan taraflara bilgilendirme, hatırlatma ve farkındalıklarını tazeleme imkanı sağlayan bu tür çalıştaylar ve akademik ortamlarda özellikle kültürel miraslarımızın korunması süreçlerine ilişkin yaklaşımlarımızı ve tutumumuzu sergileme imkanı vermektedir. Çalıştaya konuşmacı ve sunumlarıyla katkı veren Dernek Başkanımız ve Yönetim kurulu üyelerine, ayrıca katılım sağlayan dernek üyelerimize çok teşekkür ediyoruz" dedi. Üç oturum olarak planlanan çalıştayın ilk oturumunda kültürel miras yönetimi, koruma mevzuatı ve uygulama deneyimleri ele alındı. İkinci oturumda Trabzon’un kent dokusu, süreklilik ve sürdürülebilirlik çerçevesinde değerlendirildi. Üçüncü oturumda ise kent içindeki arkeolojik alanların araştırılması ve korunması konusu tartışıldı. Alanında uzman akademisyenler, kurum temsilcileri ve yerel paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Trabzon’un kültürel mirasının korunmasına yönelik uygulanabilir önerilerin geliştirilmesi hedeflendi. Çalıştay, gün boyunca yapılan değerlendirmelerin ardından kurumlar arası iletişim ve iş birliğinin güçlendirilmesi, ortak sorun alanlarının belirlenmesi ve çözüm önerilerinin ortaya konulmasına yönelik sonuç bildirgesi çerçevesinin oluşturulmasıyla sona erdi.
Bursa Bursa’nın mahalle kültürü kitap fuarında Bursa’nın tarihi katmanları ve mahalle kültürü Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda konuşuldu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü’nü kazanan araştırmacılar Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Bursa’nın geçmişine ve toplumsal hafızasına ışık tutan çalışmalarını düzenlenen söyleşide paylaştı. Nilüfer Belediyesi’nin kentin akademik birikimine katkı sunmak amacıyla düzenlediği "Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü"nde başarılı olan araştırmacılar, Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda İznik’in katmanlı tarihini ve Hürriyet Mahallesi’nin değişen çehresini anlattı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu’nda düzenlenen "Bursa’yı Anmak, Bursa’yı Yazmak" temalı söyleşinin moderatörlüğünü Hacı Tonak yaptı. Bu zenginliği geleceğe taşımalıyız İznik üzerine yaptığı araştırmayı anlatan Gözde Kirli, kentin sadece fiziksel yapılarından ibaret olmadığını vurguladı. İznik’in tarih öncesinden bu yana kesintisiz bir yaşam alanı olduğunu belirten Kirli, "İznik, tarih öncesinden beri varlığını sürdüren bir kent. Bugün hala bu kentte, surlarla beraber gündelik yaşantımızı hiç zorluk çekmeden sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İznik’in stratejik, tarihi ve dini önemine de değinen Kirli, kentin neden sürekli bir mücadele alanı olduğunu şöyle açıkladı: "İznik bir ‘arzu nesnesi’ olarak tarihler boyunca ortaya çıkmış ve hep alınmak istenmiş bir yer. Bu yüzden sürekli savaşlara, tahribatlara ve depremlere maruz kalmış. Elimizdeki kent stoğu tükenmiş, yeniden yapılandırılmış. Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar her gelen kendi kültürünü getirmiş ve ciddi bir kültürel katmanlanma oluşmuş. Bugün göl altında gördüğümüz yapılar ise aslında yapıldıkları dönemde toprak üzerindeydi. Altımızda çok ciddi bir tarihi rezerv bulunuyor. Bunun için değerli madenleri de sayabiliriz. Doğru koruma politikalarıyla bu zenginliği geleceğe taşımalıyız." Mahalle kültürü zayıfladı Hürriyet Mahallesi’ndeki mekan ve gündelik yaşam ilişkisini inceleyen Sercan Eklemezler ise mahallenin hafızasını henüz tanıkları hayattayken kaydetmenin önemine dikkat çekti. Mahallenin kuruluş yıllarına dair ilginç bir anektodu paylaşan Eklemezler, "Mahalle ilk kurulduğunda tüm evler tek tip ve beyaz badanalıydı. İnsanlar gece vardiyasından geldiklerinde kendi evlerini bulamazlardı. Bu çok özel bir hatıradır. 1980’li yıllara kadar belediye başkanı ile mahallenin manavı aynı masada oturur, gündelik yaşamı paylaşırdı. Sonrasında ise sınıfsal ayrışmaları görüyoruz" dedi. Günümüzdeki toplumsal değişime de parmak basan Eklemezler, mahalle kültüründeki zayıflamaya dikkat çekerek, "Eskiden çocuklar sokakta büyür, annelerimiz ekmeklerimize reçel sürerdi ve hayat böyle akardı. Ancak saha çalışmam boyunca gördüm ki, artık mahallede kimse balkonlara bile çıkmıyor. Herkes kendi özel yaşantısına çekilmiş durumda. Biz sosyologlar olarak sadece tabloyu ortaya koyuyoruz. ‘Gündelik hayatın o eski canlılığına ve sokağın aktifliğine nasıl dönebiliriz?’ bunu sorgulamaya çalışıyoruz" diye konuştu.