GÜNDEM - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 09:39

Bilecik’te terazi kontrol noktası hizmeti başladı

A
A
A
Bilecik’te terazi kontrol noktası hizmeti başladı

Bilecik’in Söğüt ilçesinde terazi kontrol noktası hizmeti başladı.


Söğüt ilçesinde vatandaşların güvenli ve adil alışveriş yapabilmesi amacıyla Söğüt Belediyesi tarafından pazar yerinde terazi kontrol noktası hizmeti başlatıldı. Belediye tarafından hayata geçirilen uygulama ile pazar alışverişlerinde tartı kontrollerinin yapılması ve vatandaşların aldıkları ürünlerin doğruluğunu kontrol edebilmesi hedefleniyor. Her Perşembe günü kurulan pazar alanında zabıta ekiplerinin gözetiminde hizmet verecek olan kontrol noktası sayesinde vatandaşlar alışveriş sonrası ürünlerini tartarak daha güvenli bir şekilde alışverişlerini tamamlayabilecekler.


Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, uygulamaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Her Perşembe günü kurulan pazarımızda, zabıta ekiplerimiz gözetiminde hizmet verecek olan kontrol noktamız sayesinde hemşerilerimiz alışveriş sonrası ürünlerini tartarak gönül rahatlığıyla alışverişlerini tamamlayabilecektir. Tüketici haklarının korunması ve esnaf-vatandaş memnuniyetinin artırılması adına başlatılan bu uygulamanın ilçemize hayırlı olmasını diliyoruz" dedi.



Bilecik’te terazi kontrol noktası hizmeti başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Uluslararası sularda rehin alınan Sakaryalı Aktivist yaşadığı dehşeti anlattı İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda yer alan Sakaryalı aktivist Özkan Özer, Akdeniz’de maruz kaldıkları insanlık dışı müdahaleyi ve gözaltı sürecinde yaşadıkları dehşeti anlattı. Filistin halkına insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan filoda rehin alınan Özer, maruz kaldıkları darp ve psikolojik şiddetin ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin girişimleriyle kurtarılarak yurda döndü. Uzun zamandır Gazze’de yaşanan olaylardan büyük üzüntü duyduğunu belirterek yola çıkış sürecini aktaran Özkan Özer, "Uzun zamandır Filistin, Gazze’ye uygulanan insanlık dışı, hukuksuz ablukadan rahatsızdım. Orada aç kalan çocuklardan, okuluna gidemeyen çocuklardan, ilaçsız kalan hastalardan. Birşeyler yapmam gerektiğini düşünüyordum. Oradaki zulmü durdurmak için boykotta yapıyordum fakat oraya yardım götürmek isteyen insanlar olduğunu duyunca Küresel Sumud Filosuna başvuruda bulundum. Çağırıldım" dedi. "4 gün boyunca fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldık" Uluslararası sularda uğradıkları operasyonu ve hapishane gemisinde maruz kaldıkları işkence benzeri uygulamaları dile getiren Özer, "14 Mayıs’ta yola çıkmadan evvel, 12 Mayıs’ta bir toplantı yaptık. Tüm filo katılımcıları ile birlikte. Muhtemel riskler ve durum değerlendirmesi yapıldı ve yola devam kararı alındı. 18 Mayıs’ta uluslararası sulara girdiğimizde İsrail donanması tarafından müdahaleye uğradık. Teknelerimiz toplatılmaya başladı. 18 Mayıs’ın akşamında benim bulunduğum tekneye de baskın yapıldı. Bizi tekneden aldılar, oluşturdukları hapishane gemisine bizi götürdüler. Bu süreç içerisinde fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldık. Yaklaşık 4 gün boyunca farklı şekillerde devam etti. Temel ihtiyaçların karşılanmaması, nakil edildiğimiz zaman acı verici şekillerde nakil edilmek ve darp şeklinde bu süreç devam etti. 2 gün hapishane gemisinde kaldıktan sonra tüm tekneler yakalandıktan sonra yani, Aşdod limanına bizi getirdiler. 40’tan fazla ülkeden 400’den fazla aktivisti bu limana getirdiler. Orada ki işlemlerden sonra bizi hapishaneye sevk ettiler. Orada da bir gece kaldık. Ertesi gün ise bizi uçakla Türkiye’ye gönderdiler" diye konuştu. "Bu bir zulüm, bu bir kötülük" Yaşananların insanlık onuruna aykırı olduğunu vurgulayan aktivist Özer, "Bu dört gün boyunca maruz kaldığım fiziksel ve psikolojik şiddet beni çok zorladı. İnsan onurunu ayaklar altına alan uygulamalar olduğu için ve hiçbir insanın böyle birşeyin maruz kalmasını insan olan hiç kimse kabul etmeyeceği için.. Biz sadece 4 gün boyunca bunları yaşadıysak aylarca yıllarca Filistinlilerin hapishanelerde kalıyor olması, Doğu Türkistan’da benzeri yerleri buna benzer şeylere insanların maruz kalıyor olması bir insan olarak benim kabul edebileceğim bir şey değil. Bir müslüman olarak da kardeşlerime böyle bir şey yapılması kabul edebileceğim bir şey değil. Bu bir zulüm, bu bir kötülük. Bu bitmeli. Ben, bana sahip çıkan bir devletim olduğu için bunları kısa süreli yaşadım. Sahil çıkılmadığı için bu durumlara aylarca, yıllarca maruz kalan insanlar var. Bunlara birşey yapılması gerekiyor. Bir insanın dahi böyle birşeye maruz kalıyor olması diğer insanların harekete geçmesini gerektirir. O insanları kurtarmak, her insanın görevi" şeklinde konuştu. "Uçağın içinde ’Free Filistin, Teşekkürler Türkiye’ sloganları atıldı" Askeri havalimanında Türk uçaklarını gördüğü an büyük bir gurur ve rahatlama yaşadığını ifade eden Özkan Özer, "Uğradığımız psikolojik ve fiziksel şiddetin ayrıntılarını anlatmak istemiyorum ama buna maruz kaldık, bunu bilin. Bitmeyecek gibiydi. Bizi hapishaneden aldılar, askeri bir havaalanına getirdiler, içerisine girdik. İsrail savaş uçaklarının içerisinde, Türk bayraklı, Türk Hava Yolları’na ait 3 tane uçağı gördüm ve o zaman bir insanın vatanının olması, özgür olmasınının, bayrağının olmasının ne kadar kıymetli olduğunu anladım. Uçağın içine girdik, insanlık dışı muameleye 4 gün maruz kalmış dünyanın bir çok farklı ülkesinden insanın uçağın içerisine girip THY’nin bize ikram ettiği yemekler, davranış tarzları, gösterdikleri anlayış, yakınlık ve hizmet bambaşka iki anlayışı gösterdi. Orada insanlar uçağın içerisinde ’Free Free Filistin, teşekkürler Türkiye’ sloganları attılar. Ben hayatımda bu milletin evladı olduğuma, bu ülkenin vatandaşı olduğuma bu kadar gurur duyduğum bir an yaşamadım" ifadelerini kullandı.
Adana Yoldaki çukurları "Belediye öldü" anonsuyla protesto ettiler Adana’nın Seyhan ilçesinde yolların köstebek yuvasına dönmesini protesto eden bir grup genç, otomobille mahallede dolaşarak "Adana Büyükşehir Belediyesi ve Seyhan Belediyesi ölmüştür" anonsu yaptı. Gençler daha sonra çukur başında "Öldürün Ne Olur" şarkısını dinleyip, "öldü" dedikleri belediye için dua etti. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi’nde yolların uzun süredir çukur içinde olmasına tepki gösteren bir grup genç, dikkat çekmek amacıyla mizahi bir protesto düzenledi. Araçla mahallede dolaşan gençler, mikrofonla "Adana Büyükşehir Belediyesi ve Seyhan Belediyesi ölmüştür. Merhumlara Fatiha okuyalım. Bundan sonra yol ve benzeri çalışmalar yapılmayacak. Zaten yapılmıyordu. Halkımızı yol çalışmasına davet ediyoruz" şeklinde anons yaptı. Çukur başında "Öldürün Ne Olur" şarkısını dinlediler Daha sonra yoldaki bir çukurun başına gelen gençler, burada "Öldürün Ne Olur" şarkısını dinleyip, "öldü" dedikleri belediyeler için dua okudu. Bu durumu gören bir sürücü de aracından inerek gençlere başsağlığı diledi. Sürücü, daha sonra gerçeği öğrenince yol için yapılan eylemi desteklediğini söyledi. "Böyle mizahi bir yola başvurduk" Eylemi gerçekleştiren gençlerden Umut Sütçü, mahalledeki yolların uzun süredir kötü durumda olduğunu belirterek, "Uzun zamandır mahalledeki tüm yollar çukur içinde. Başvuru yapmamıza rağmen yollar yapılmıyor. Belediye daha önce çalışıyordu ancak son zamanlarda hiçbir çalışma yapılmıyor. Yollar çok kötü durumda. Araçlarımız sürekli arıza yapıyor. Hem maddi hem de manevi zarar görüyoruz. Kesinlikle amacımız kimseye hakaret etmek değil. Hizmet almak ve dikkat çekmek için böyle mizahi bir yola başvurduk" dedi. "Yollar çok kötü" Yoldan geçen sürücülerden Hasan Demirkara ise yollar nedeniyle mağdur olduklarını ifade ederek, "Yollar çok kötü, berbat durumda. Sürekli şikayet ediyoruz ama yapılmıyor" diye konuştu.
Siirt Siirt’te dağ koşuları milli takım seçmeleri tamamlandı Siirt’in Gökçebağ beldesinde düzenlenen Dağ Koşuları Milli Takım Seçmeleri, farklı illerden gelen sporcuların katılımıyla gerçekleştirildi. 6,5 ve 10 kilometrelik parkurlarda yapılan yarışlarda sporcular, milli takım kadrosuna girebilmek için mücadele etti. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Atletizm Federasyonu koordinesinde düzenlenen organizasyona 16 ilden yaklaşık 100 sporcu katıldı. Yarışlar, U20 kadın ve erkek ile büyük kadın ve erkek kategorilerinde yapıldı. Türkiye Atletizm Federasyonu Asbaşkanı Mehmet Münir Cura, organizasyonun ardından yaptığı açıklamada, seçmeler sonucunda dereceye giren sporcuların Avrupa’da düzenlenecek şampiyonada Türkiye’yi temsil edeceğini belirtti. Cura, dağ koşularında Türkiye’nin son yıllarda önemli başarılar elde ettiğini ifade ederek sporculara güvendiklerini söyledi. Türkiye Atletizm Federasyonu Dağ Koşuları Koordinatörü İlker Topal da Gökçebağ’daki parkurun sporcular açısından oldukça yorucu geçtiğini belirterek, atletizmin bölgelerde yaygınlaşması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. 6,5 kilometrelik U20 erkekler kategorisinde Batman’dan Ali Bıçakçı birinci, Afyonkarahisar’dan Ertuğrul Can ikinci, Mardin’den Abdulkadir Tamaç üçüncü oldu. U20 kadınlarda ise Mardin’den Delila Gümüş birinciliği elde ederken, Diyarbakır’dan Rojda Goran ikinci, Batman’dan Nergiz Deyan üçüncü sırada yer aldı. 10 kilometrelik büyük erkekler kategorisinde Diyarbakır’dan Azat Demirtaş birinci olurken, Ankara’dan Kerem Çakır ikinci, Siirt’ten Ümran Bulut üçüncü oldu. Büyük kadınlarda ise Antalya’dan Rabia Duran birinci, Muş’tan Berfin Barışer ikinci, yine Muş’tan Esra Doğan üçüncü sırada yarışı tamamladı.
Aydın Aydın’ın Nisan ihracatı yüzde 23,3 arttı Aydın’ın 2026 yılı Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,3 artarak 173,7 milyon dolar oldu. Son 12 aylık ihracat ise 1 milyar 963 milyon dolara yükseldi. Aydın Sanayi Odası tarafından paylaşılan faaliyet illerine göre ihracat verilerine göre, kent Nisan ayında en fazla ihracat yapan iller arasında 22’nci sırada yer aldı. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 45,9 artışla 47,5 milyon dolar olarak gerçekleşirken, son 12 aylık ithalat 422,8 milyon dolara ulaştı. Aydın, ithalatta ise Türkiye genelinde 26’ncı sırada yer aldı. Aydın’ın Türkiye ihracatından aldığı pay Nisan ayında yüzde 0,68 olarak gerçekleşti. Teknolojik sınıflandırmaya göre ihracatta en büyük payı 108,8 milyon dolar ile düşük teknolojili ürünler aldı. Orta-yüksek teknoloji ürünleri ihracatı ise 47,5 milyon dolar olarak kaydedildi. Kentten Nisan ayında toplam 135 ülkeye ihracat yapıldı. En fazla ihracat yapılan ülke 14,6 milyon dolar ile İtalya olurken, ABD 14,5 milyon dolar ile ikinci, Hollanda 13,2 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Çin ise 8,6 milyon dolarlık ihracat hacmiyle dikkat çekti. İlk 10 ülkenin toplam ihracattaki payı yüzde 50,6 oldu. Ülke grupları bazında bakıldığında Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat yüzde 29 artışla 70,6 milyon dolara yükseldi. AB ülkeleri, yüzde 40,6 pay ile Aydın ihracatında ilk sırada yer aldı. Avrupa Birliği’ni Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkeleri takip etti. Sektörel bazda ise gıda ürünleri ve içecek sektörü 52,1 milyon dolar ile en fazla ihracat yapan sektör oldu. Makine ve teçhizat sektörü 30,5 milyon dolar ile ikinci sırada yer alırken, taş ocakçılığı ve diğer madencilik sektörü 13,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta en yüksek payı yüzde 77,7 ile imalat sanayi aldı. İmalat sanayisini madencilik ve taş ocakçılığı ile tarım ve ormancılık sektörleri izledi.