GENEL - 26 Mayıs 2023 Cuma 11:14

3 kuşak bir arada bu mesleği sürdürüyor

A
A
A
3 kuşak bir arada bu mesleği sürdürüyor

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde motosiklet tamirciliği yapan 86 yaşındaki Mehmet Çelik, oğlu ve torunuyla birlikte mesleğini sürdürmeye devam ediyor.

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde motosiklet tamirciliği yapan 86 yaşındaki Mehmet Çelik, oğlu ve torunuyla birlikte mesleğini sürdürmeye devam ediyor.


Bozüyük’te 60 yıldır motosiklet tamirciliği yapan Mehmet Çelik, ilk olarak oğluna, o da kendi oğluna bu mesleği öğretti. 3 kuşaktır bu mesleği yaptıklarını anlatan 60 yıllık motosiklet tamir ustası Mehmet Çelik, "Bu mesleği 60 seneden beri yapıyorum. Oğluma öğrettim, yetiştirdim. O da oğluna öğretti. Böyle iyi gidiyor bakalım. O yıllarda çok çalışıyorduk, iş diye kıvranıyorduk. Sonra sonra serbestledik, iş de çoğaldı" dedi.



"Çırak yetişmiyor, eleman yetişmiyor; çocuğum bari devam eder diye düşünüyorum"


Babasının sayesinde öğrendiği bu mesleğe ilkokul dönemlerinde başladığını belirten 52 yaşındaki Cengiz Çelik, "Severek yaptığım bir meslek. Bu meslekle uğraşalı aşağı yukarı 40 yılı buldu. Zevk alarak bu mesleğimi yapıyorum. Ailemin geçimini yıllardır bu şekil sağlıyorum. Babamdan bana yadigar kaldı bu meslek. Benden de çocuğuma kalır. Devam ettirirse diye düşünüyorum ama inşallah devam eder. Şartlar ne gösterir, ne gider onu bilemiyoruz tabii. Meslek güzel meslek. Çırak yetişmiyor, eleman yetişmiyor; çocuğum bari devam eder diye düşünüyorum. Sevenler bu mesleği bulaşsalar iyi olur. Yapabilirlerse çok güzel mesleğimiz var. Ölmeyecek bir meslek, ata yadigârı, devam eden bir mesleğimiz var” diye konuştu.



"Bu mesleğin benden sonraki nesillere aktarılabileceği konusunda biraz şüphelerim var"


Motosiklet tamirciliği mesleğiyle uğraştığı için memnun olduğunu ifade eden 23 yaşındaki torun Berkay Çelik, bu mesleği severek yaptığını söyleyerek, "1960 yıllarında dedem bu mesleğe girmiş, o yıldan sonra bazı farklı yerlerde mesleğine devam etmiş. Daha sonra bu dükkânda devam ettirmiş ve hala bu dükkânda devam ediyoruz. Yıllar sonra babama ondan sonra bana, yani bu mesleği sürdürüyoruz. Yılların verdiği tecrübeler, geliştirmekte olduğumuz kendimiz, mesleğimiz, gerek durumumuz böyle devam etmekte. Mesleğimiz severek yapıyorum. Çoğu yerde geçerli bir mesleğim var. Dışarıdan bakıldığı zaman belki kötü olarak gözükebilir ama bu mesleğimden çok memnunum. Kendim ile gurur duyuyorum. Mesleğimi kaliteli olarak düşünüyorum. Herkes tarafından yapılamayabilir ama herkesin de yapmasını tavsiye ettiğim meslek. Yani güzel, zevkli. Böyle ihtişamla yaptığım meslek. Bu mesleğe merakı olanlara tavsiyem budur. Gelsinler yapsınlar, yardımcı olacağım konular varsa yardımcı olurum. Ama günümüz şartlarında bu mesleğe dair yeni elemanlar, ustalar, kalfalar yetişmiyor. Bununla ilgili sıkıntımız var. Bu mesleğin benden sonraki nesillere aktarılabileceği veya aktarılamayacağı konusunda biraz şüphelerim var. Onun haricinde mesleğim güzel. Ben bu mesleğimle kendi çoluğumu çocuğumu hayatımı idame ettirmeyi planlıyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde, ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta. İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak" dediği kaydedildi.Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E., yaralanmıştı.Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti.Öte yandan olay öncesi Rüzgar E’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E., ile cep telefonu üzerinden görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E’nin "Annen sana kurban olsun annen göz yaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemlimi. Sence ben sözümden geri döner miyim. O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği görüldü.Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
Giresun Yöre halkı maden kirliliğine karşı ses yükseltti Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren ve dereye atık su deşarj ettiği gerekçesiyle ceza kesilen maden işletmesine vatandaşlar tepki gösterdi. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik Şirketi’ne yönelik tepkiler sürüyor. Çatalağaç Deresi’nde kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle daha önce de iki kez ceza uygulanan işletmeye, son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerin ardından 2 milyon 517 bin lira idari para cezası kesildi. Yapılan incelemelerde, işletmeye ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğinin tespit edildiği bildirildi. Yaşanan çevre kirliliğine tepki gösteren vatandaşlar ise CHP’nin çağrısıyla Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde bir araya geldi. Bölge halkı, çevre tahribatı nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulanan para cezalarının yaşanan zararı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Yöre halkından Esra Aydın, yaşam alanlarının büyük zarar gördüğünü belirterek, "Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Her yer heyelan. Kesilen cezalar bizim yaşam alanımızı geri vermiyor. Onlar cebini doldurup memleketine gidecek, çocuklarına ekmek götürecek ama biz çocuklarımıza ve torunlarımıza zehir bırakacağız. İleride çocuklarımız ‘Bu memlekette hiç mi kimse yoktu? Bu memleketi neden bu hale getirdiler?’ diye sormayacak mı? Maden atık suları bahçelerimizin içinden geçiyor. Kokudan kapıya çıkamıyoruz" dedi.