KÜLTÜR SANAT - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 08:49

Bayburt’ta Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlık tarihe ışık tutuyor

A
A
A
Bayburt’ta Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlık tarihe ışık tutuyor

Bayburt’ta, Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu Çayıryolu köyü mezarlığı, taşıdığı tarihi ve kültürel değerle dikkat çekiyor.


Tarihi kayıtlara göre, Hacı Bey ve Fahreddin Kutlu Bey olarak da bilinen Kutlu Bey, Bayburt’un eski adı Sünür olan Çayıryolu köyünde kendi adına cami ve zaviye yaptırdı. Bu eserlerin yaşatılması için vakıflar kuran Kutlu Bey’in vakıf giderlerinin Bayburt ve Erzincan’a bağlı bazı köylerden karşılanması kararlaştırıldı.


Sünür köyünün, Akkoyunluların Anadolu’da ilk yurt tuttukları yerleşimlerden biri olduğu, türbe ile caminin geçmişte külliye özelliği taşıdığı kaynaklarda yer alıyor. Cami ile türbe arasında yaklaşık 30 metre uzunluğunda bir koridor ve buraya açılan kubbeli medrese odalarının bulunduğu ancak bu yapılardan bugünlere iz kalmadığı aktarılıyor.


Kutlu Bey ya da Hacı Bey vakfına ilişkin en eski kayıtların 1530 yılına kadar uzandığı kayıtlarda bulunuyor. Evkaf Nezareti defterlerinde de vakfın ’Sinür Hacı Bey zaviyesi ve cami-i şerifi vakfı’ adıyla yer aldığı ifade ediliyor.


Bayburt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Erdem Saka, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş ile birlikte Çayıryolu köyündeki tarihi mezarlıkta incelemelerde bulundu. Bölgenin en büyük mezarlıklarından biri olarak gösterilen alanın, Bayburt’un kadim tarihini yansıtan önemli değerler arasında yer aldığını söyleyen Saka, mezarlığın korunması gereken kültürel miras niteliği taşıdığını dile getirdi.


Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna mensup olduğunu hatırlatan Saka, Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlığın yalnızca bir defin alanı olmadığını, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasını taşıyan tarihi bir belge niteliğinde olduğunu vurguladı.



"Bu mezarlık adeta tarih kokuyor"


Mezarlıklardaki taşların bulunduğu yerin geçmişine ışık tuttuğunu belirten Saka, "Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlıktayız. Bu mezarlık Bayburt’a bağlı Sünür, yeni adıyla Çayıryolu köyünde bulunmakta olup bölgenin en büyük mezarlıklarındandır. Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna bağlı olduklarını söylemekte fayda var. Bu mezarlık adeta tarih kokmaktadır" dedi.


Saka, mezar taşlarının bölgenin tarihi açısından önemli veriler taşıdığını belirterek, "Mezarlıklar bulunduğu yerin tapusu hüviyetindedir. Taşların oldukça eski zamanlara ait olduğunu anlamak mümkündür" diye konuştu.



Koç başlı mezar taşları bugün yerinde yok


Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğuna dair haber kayıtları olduğunu aktaran Saka, bugün alanda bu taşlara rastlanmadığını, bazı kırık taş parçalarının koç gövdelerini andırdığını söyledi. Mezar taşlarının kültürel kimliğin ve tarihsel sürekliliğin önemli unsurları arasında yer aldığını ifade eden Saka, "Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş tarafından yapılan haberle, yaklaşık 30 yıl öncesine kadar bu mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğu sabittir. Bu da mezarlığın ne kadar kadim dönemlere ait olduğunu ve kadim Türklere ait izler taşıdığını gösteren hususlardan biridir. Günümüzde burada bulunan koç başlı mezar taşlarının hiçbirinin yerinde olmadığını fakat bazı kırık taşların koçların gövdelerini andırdığını söyleyebilirim" şeklinde konuştu.



İspir’deki tarihi mezarlıkları hatırlattı


Bayburt ve çevresindeki tarihi mezarlıkların Türk kültür tarihi açısından ayrı bir yere sahip olduğunu bildiren Saka, Çayıryolu köyündeki mezarlığın büyüklüğü ve taşıdığı izlerle dikkat çektiğini kaydederek, benzer yapıların İspir’deki eski mezarlıklarda da gördüğünü anlattı.


Saka, Erzurum’un İspir ilçesine bağlı Paşeke köyündeki eski mezarlıkları da örnek göstererek, "Bu kadar büyük, ihtişamlı ve tarih kokan bir mezarlığı İspir taraflarında Paşeke köyünde görmüştüm. Orada da dikkatimi çeken, oldukça eski mezar taşları vardı. Bu bölgenin ne kadar kadim bir tarihi olduğunu göstermekle birlikte mezarlıklar, bölgelerin tarihiyle birlikte kültürünü ve sanat anlayışını yansıtan en önemli değerlerden biridir" dedi.



"Kültürel miras gelecek nesillere taşınmalı"


Tarihi mezar taşlarının korunması gerektiğini vurgulayan Saka, bazı taşların kırık halde bulunmasının üzücü olduğunu söyleyerek, bu durumun kasıtlı olup olmadığının bilinmediğini ifade etti.


Saka, "Bu mezar taşlarının elbette kasıtlı olarak kırılıp kırılmadığını bilmiyoruz. Fakat özellikle İspir yöresinde bazı mezar taşlarının Ermenistan’a götürüldüğü ve bunların kendilerine ait olduğu yönünde iddialara konu edildiğine dair değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu kültürel unsurları koruyarak sonraki nesillere taşımak, bölgenin tarihi kimliğini geleceğe aktarmak açısından elzemdir" diyerek konuştu.



Bayburt’ta Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlık tarihe ışık tutuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Devrek Belediyesindeki ’yolsuzluk’ davasında ilk duruşma başladı: Sanıklardan "Borç verdik" savunması Zonguldak’ın Devrek Belediyesinde, 2019-2024 yılları arasında yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve zimmet iddialarına ilişkin hazırlanan 30 sanıklı iddianamenin ilk duruşması Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Aralarında eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un da bulunduğu sanıklar, hakim karşısında savunmalarını yaptı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve eski CHP’li Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezalarının istendiği davanın ilk celsesi geniş katılımla başladı. Duruşmaya tutuklu sanık Tuncay Ulupınar, tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Ercan K. katıldı. Rüşvet değil, borç ve mahsuplaşma Duruşmada savunma yapan sanıklar, iddianamedeki para transferlerinin rüşvet değil, "borç ilişkisi", "ticari mahsuplaşma" veya "yardım" olduğunu ileri sürdü. Tutuksuz sanıklardan Zekeriya C., İsmail K.’ya gönderdiği paralar için "Kızı rahatsızdı, borç olarak verdim, elden geri aldım. Belediye ile 50 yıldır çalışıyoruz" dedi. Diğer sanıklar Yunus Kaan D. ve Bircan K. da benzer şekilde paraların borç mahiyetinde olduğunu, kredi kartı ödemeleri veya pos kullanımından kaynaklandığını savundu. Yardım amacıyla gönderilmiş İddianamede yer alan hesap hareketlerine ilişkin ilginç savunmalar da dikkat çekti. Sanık Semih K., Engin K.’ya gönderilen paranın bir kısmının personel ihtiyacı için alınan bir motosikletle ilgili olduğunu, bir kısmının ise ticari mahsuplaşma olduğunu belirtti. SEGBİS ile bağlanan Ercan K. ise rüşvet suçlamasını reddederek, "Annemin vefatı nedeniyle ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım edilmesi için gönderilen bir paraydı" ifadelerini kullandı. "Ruhsat için para istendi, yatırdım" İsmail Y. isimli sanık, rüşvet iddiasına ilişkin yaptığı savunmada, ruhsat bedeli belirterek, "Ruhsat bedeli istendi, karşılığında ödemeyi yaptım. Vatandaşların belediyeden alacağı olduğunu, mahsuplaşarak ruhsat verileceğini söylediler. Parayı yatırıp dekontları verdim" dedi. Şişli Belediyesi ile yapılan iş sonrası ihale komisyonu üyesi olduğunu söyleyen Sedat K. ise sadece geçici kabul komisyonunda yer aldığını, eksikleri raporladığını savundu. Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının ardından duruşmaya 20 dakika ara verdi. Davanın görülmesine sanık savunmalarıyla devam edilecek.
İstanbul Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminde hedef 15 milyar dolar Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirterek, hedefin 15 milyar dolar olduğunu söyledi. Forum kapsamında Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Türkiye-Belçika İş Forumu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İstanbul’da düzenlendi. Programa Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot, DEİK Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) Onursal Başkanı Rene Branders, Flandre Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve çok sayıda iş adamı katıldı. Forumda, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Avrupa, Asya ve Afrika’nın kavşak noktasındaki stratejik konumuyla Türkiye; 1,3 milyardan fazla tüketicinin bulunduğu bir pazara doğrudan erişim sunmaktadır. Türkiye; genç, yetenekli iş gücü ve güçlü sanayi ekosistemiyle küresel bir üretim, teknoloji ve lojistik merkezine dönüşmüştür. 1,6 trilyon dolarlık milli geliriyle Türkiye, küresel ölçekte 16. büyük ekonomi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. Bu sağlam ekonomik temel üzerine inşa edilen Türkiye, kendisini giderek küresel yönetişim ve inovasyon için merkezi bir merkez olarak konumlandırmaktadır. Bu yıl Türkiye, NATO Zirvesi’ne, Birleşmiş Milletler COP 31. Zirvesi’ne ve Ekim ayında Uluslararası Astronotik Kongresi’ne ev sahipliği yapacaktır" şeklinde konuştu. "İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız" Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirten Bakan Bolat, "Güçlü müttefikimiz Belçika ile ikili ticaret hacmimiz istikrarlı bir yükseliş trendi göstermiş ve geçen yıl 9.3 milyar dolara ulaşmıştır. İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız. Belçika’nın Türkiye’deki yatırımları yaklaşık 719 Belçikalı şirketle 5 milyar dolara ulaşmış durumda; Türklerin Belçika’daki yatırımları ise yaklaşık 750 milyon dolar değerindedir. Aynı şekilde, Türk şirketleri Belçika’da lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde varlıklarını genişletmektedir. İş birliğimizde güçlü ve büyüyen bir potansiyel gördüğümüz temel stratejik alanlara kısaca değinmek istiyorum. Birincisi, son derece gelişmiş ve küresel düzeyde rekabetçi bir ekosisteme dönüşen Türkiye’nin savunma sanayisidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son 20 yılda neredeyse 40 kat artarak 2002 yılındaki 248 milyon dolardan geçen yıl 10 milyar doların üzerine çıkmıştır. Türkiye, dünyanın en büyük 11. savunma ürünleri ihracatçısı konumundadır. Savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir Belçika ilgisi görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Ordu Tezgahı küçük, gönlü büyük engelli simitçi Ordu’da, geçirdiği trafik kazası sonrası yüzde 85 engelli kalan Murat Altunoğlu, seyyar simit tezgâhında ihtiyaç sahipleri için ’askıda simit’ uygulaması başlattı. İstanbul’da 2018 yılında geçirdiği trafik kazasında 3 akrabasını kaybeden Murat Altunoğlu (60), 70 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra iyileşmeye başladı. Vücudunun büyük kısmında kırıklar bulunan, sol tarafında kısmi felç olan ve iki kalçasında protez bulunan Altunoğlu, bu şekilde çalışamayınca simit satmaya karar verdi. Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan ve seyyar tezgâhında simit satarak geçimini sağlayan engelli simitçi Altunoğlu, başlattığı askıda simit uygulamasıyla parası olmayanlara her gün ücretsiz simit veriyor. Simit tezgâhının üzerine ’askıda simit’, ’bu tezgah hayır tezgahı’ ve ’garip engelli’ yazılı kağıtlar yapıştıran Murat Altunoğlu, günlük ortalama 20 simit verdiğini belirtiyor. "2 çocuğun annesinden simit istemesiyle bu işe başladım" Bir süre önce 2 çocuğun annesinden simit istediğini ve çocuklara ücretsiz simit verdikten sonra uygulamayı başlattığını ifade eden Altunoğlu, "2018 yılında trafik kazası geçirdim, yanımdaki 3 akrabam hayatını kaybetti. Ben 70 gün yoğun bakımda kaldım. Kemiklerim kırık, 2 kalçamda protez var, yürümekte zorlanıyorum. Sol tarafımda kısmi felç var, kollarım kırık. Bu halimle iş yapamadığım için simit satmaya başladım. Engelliyim ve Ordu’da simit sattığım esnada 2 tane çocuk annesine sarıldı ve simit istedi. Onlara ücretsiz verdim ve o günden sonra askıda simit uygulaması başlattım. Artık parası olana da olmayana da simit veriyorum. Bu benim tercihim. İnsanları hayır kurtarır. Herkes paylaşımcı olursa sevinirim" dedi. "Uygulama her gün devam ediyor" Günlük ortalama 20 simidi ücretsiz verdiğini ifade eden Altunoğlu, "Şu ana kadar hiç ücretsiz simit vermediğim gün olmadı. 21 bin lira maaşım var, bir de buradan kazandıklarım oluyor. Çoğu zaman hayır işleri yapıyorum" diye konuştu. "Parası olmayanlar için güzel bir uygulama" Cemalettin Yeniyol isimli müşteri ise kendisinin para karşılığında simit aldığını ancak uygulamanın güzel olduğunu belirterek, "Çok güzel bir uygulama, özellikle parası olmayanlar için. Allah razı olsun" şeklinde konuştu.