ASAYİŞ - 11 Mart 2026 Çarşamba 21:23

Batman merdivenden düşen bir kişi hastanelik oldu

A
A
A
Batman merdivenden düşen bir kişi hastanelik oldu

Batman’da merdivenlerden düşen bir kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.


Olay, Batman merkez Çamlıtepe Mahallesi Yaşar Kent Ormanı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş dengesini kaybederek merdivenlerden sert zemine düştü. Düşmenin etkisiyle vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan vatandaşı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi.


İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı vatandaşa olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Yaralı, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.


Olayla ilgili inceleme başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Bitlis’te "Hind Rajab’ın Sesi" filminin özel gösterimi yapıldı Bitlis’in Tatvan ilçesinde Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Filistin Film Günleri kapsamında "Hind Rajab’ın Sesi" adlı filmin özel gösterimi gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği (SİSAY) iş birliğinde düzenlenen program kapsamında gerçekleştirilen gösterime Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Tatvan Kaymakamı Yiğit Yaşar Demirer ve kurum amirleri katıldı. Gazze’de yaşanan trajedinin sembol isimlerinden biri haline gelen 6 yaşındaki Hind Rajab’ın hikayesini konu alan film, izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Venedik Film Festivali’nden "Gümüş Aslan" ödülüyle dönen film, 29 Ocak 2024’te Gazze’de İsrail saldırıları sırasında bir araçta mahsur kalan Hind Rajab’ın hayatını kurtarmak için verilen mücadeleyi ve yaşanan insanlık dramını anlatıyor. Gösterim sırasında salonda duygusal anlar yaşanırken, programa çok sayıda vatandaş da katıldı. Film gösterimine Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Bitlis Vali Yardımcısı Onur Aykaç, Tatvan Kaymakamı Yiğit Yaşar Demirer, Bitlis İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, Bitlis İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
İstanbul Sadettin Saran: "Kadıköy’ü eski atmosferine çevirmemiz lazım" Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, şampiyonluk yolunda taraftarların sonuna kadar desteğine ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Kadıköy’ü eski atmosferine çevirmemiz lazım. Başka türlü şampiyon olamayız" dedi. Başkan Sadettin Saran, Fenerbahçe Televizyonu’nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Saran, "Öncelikle İslam alemine hayırlı Ramazanlar diliyor, camiamızı, taraftarlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Evet, çok yoğun bir dönemdeyiz. Birçok branşta mücadele eden bir kulübüz. Ben ve Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarım çok mesai harcıyoruz. Her branşta zirveyi zorluyoruz. Geçen hafta Antalya’da atletizm yarışmalarındaydım. Masa tenisinden kadın futboluna kadar voleybolda, basketbolda her yerde kupaları hedefliyoruz. Yoğun bir süreçten geçiyoruz. Bir taraftan da keyif alıyoruz" diye konutu. Yoğun ve zorlu bir dönemden geçtiklerini ifade eden Sadettin Saran, "Ama ona değinmeden önce nereden geldiğimizi hatırlamamız lazım. Ben seçim sürecinde ‘Samandıra’da ölü toprağı var’ demiştim. Seçildikten sonra ilk gittiğim yer Samandıra’ydı. Beklediğimden daha ciddi anlamda ölü toprağı vardı: Hatta oyuncularla ilk görüşmemden sonra oradan çıkarken Zagreb maçı vardı, kendi kendime ‘Eyvah’ dediğimi hatırlıyorum moral açısından. Camiada, oyuncularda şampiyonluk umudu yoktu. Samandıra’da yoktu. Bugün gelinen noktada bir umut var. Onu hatırlayalım. İnancın ciddi zedelendiği bir dönemdi. Ama camiamız için bence önemli kırılma noktalarından bir tanesi, ocak ayının başında Süper Kupa’yı kazanmamızdı. Hocamızla, teknik kadromuzla, ekibimizle birlikte yaptığımız transferlerin Süper Kupa’da etkili olması önemli bir eşikti. Camiaya umut verdi. Futbola ilk kupamızı aldık. Ama bu süreçte geldiğimiz noktada bir takım aksaklıklar yaşıyoruz. Futbolun doğasında sakatlıklar vardır. Peş peşe geldi; Alvarez’in ameliyatı, Archie Brown, Jayden, Çağlar, Talisca, Skriniar Bir de üzerine Tedesco’nun hastalığı, iki hafta maça çıkamaması maalesef talihsiz oldu. Avrupa’da çok önemli bir mücadele verdik. Evimizde çok iyi oynamadık ama orada çok çok iyi oynadık. Orada taraftarımız da inanılmazdı. Hatta dünya basınına konu bile oldu. Bizim için her kupa çok önemli. Sonuna kadar mücadele ettik. Ben takımımdan, ortaya koydukları futboldan, mücadeleden çok memnunum. Karakterli bir takım. Hep söyledim, ‘Tekmeye kafayla giren bir takım kuracağız’ dedim. Ara transferleri yaparken özellikle buna dikkat ettik. Şu an geldiğimiz noktada şampiyonluk umudumuz var. Yüksek derecede var. Sakatlar dönünce bambaşka bir futbol göreceğiz, buna inanıyorum. Benim için en önemlisi takımın ruhu, pes etmemesi, mücadele ruhu Bir aile ortamı oluştu. Ben ve arkadaşlarım umutluyuz" açıklamasında bulundu. "Sene sonu güzel transferler yapacağız" Ara transfer dönemine de değinen Saran, "Ara transferler doğası gereği çok yoğun ve zordur. Devre arası kimse takımını kolay kolay bozmak istemez. Bozarsa da çok yüksek rakam ister. Bu sene Dünya Kupası olması sebebiyle çok zor bir transfer süreciydi. Ona rağmen 5 transfer yaptık. Hepsi de hocanın istediği doğrultuda. Guendouzi bence apayrı bir futbolcu. Mert Türkiye’nin en iyi kalecilerinden. Efendiliğiyle, ağabeyliğiyle bu takıma çok şey katıyor, çok şey de katacak. Sidiki hocamızın en başından beri istediği, çok koşan, çok istikbal vadeden ama taraftarın desteğine ihtiyacı olan bir oyuncumuz. Kante. Bu arada bu konuda eleştirildim ama Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum desteği için. Ve Musaba. Bu transferlerin hepsinden memnunuz. Eleştiriliyoruz, 3 tane daha transfer yapılabilirdi diye. Yapıcı eleştirilere her zaman açığım. Eksiklerimiz olabilir. Bunları görüyoruz. Sene sonu için bir takım çalışmalarımız başladı. Sene sonu güzel transferler yapacağız, takıma ilaveler yapacağız" diye konuştu. "Lookman da gelmek istiyordu" Lookman transferiyle ilgili de yaşananları anlatan sarı-lacivertli takımın başkanı, şunları söyledi: "Gelelim Lookman olayına. Ben genelde takımımızda olmayan oyuncularla ilgili konuşmayı seven biri değilim. Ama o kadar konuşuldu ki oraya değinelim. 19 Aralık’ta benim yurt dışı yasağım kalkar kalkmaz ilk gittiğim yer Milano oldu. Sadece ve sadece Lookman için gittim. Lookman’ın menajeriyle buluştum. Arkadaşlarım da vardı. Çok iyi geçti. Sonra kulüp yetkilileriyle görüştük, gayet iyi geçti. Apar topar geri dönmek zorunda kaldım ama o süreçten hiç taviz vermedik, çok yakın takip ettik. Bizden 1 hafta sonra teminat mektubu istediklerini, daha önce Türk kulüplerinden vesaire alamadıklarını söylediler. Biz, ‘Kimseye borcumuz yok. Biz borcumuzu ödeyeceğiz, bizden teminat mektubu istemeyin, vermeyeceğiz, ihtiyacınız yok.’ dedik. ‘Haklısınız’ dediler. Sonra süreç ilerledi. Atletico Madrid girdi devreye. Hocamızla Lookman’ı görüştürdüm. Çok güzel geçti. İki, üç defa görüştüler yanlış hatırlamıyorsam. Lookman da gelmek istiyordu. Sonraki gelişmelerde 35 milyon Euro’ya kadar çıktık. Sonra Atalanta bir daha gelip teminat mektubu istedi bizden. Bize vermek istemiyorlardı, belli oldu. Atletico Madrid’i tercih ediyorlardı. Dolayısıyla o süreç öyle kapandı, olmadı transfer. En-Nesyri’ye gelince. ‘En-Nesyri’ gitti diyorlar. Maalesef gitmesine sebep olanlar da en çok bugün bağıranlar. En-Nesyri Afrika Kupası’ndan sonra geldi, ‘Ben ayrılmak istiyorum’ dedi. Sebep? ‘Sosyal medya ve statta bana yapılan protestolar, ağır konuşmalar. Artık kaldıramıyorum, gitmek istiyorum’ dedi. Yapacak bir şey yok. ‘Peki’ dedik. Sidiki hocamızın başından beri istediği, çok koşan ve benim üzerinde durduğum, ‘karakter’ dediğim yapıya çok uygun bir topçu. Mücadeleci. İlk günden beri diyorum ya ‘Tekmeye kafayla giren takım kuracağız.’ En çok gurur duyduğum pes etmeyen, 90 dakika sahada koşan bir takımımız var. Hep başından beri istediğim bir takım. O profile uyan biriydi ve hocamız da çok istiyordu, aldık" sözlerini sarf etti. "‘Maça gitmeyeceğim’ demesi benim adıma bardağı taşıran son damla oldu" Jhon Duran konusuna da açıklık getiren Sadettin Saran, "Jhon Duran’la beraber ikisi gayet iyi olur diye düşündük. Jhon Duran çok yetenekli tartışmasız. Transfer yaparken hem Fenerbahçe’deki yöneticilik günlerimden, Borussia Dortmund’dan oyuncunun hiçbir zaman sadece yeteneğine bakmam, takımdaki uyumuna bakarım. Jhon Duran benim transfer edeceğim profilde bir oyuncu değildi. Ama Samadıra’da seçildiğim gün ilk konuştuğum oyunculardan biri kendisi oldu. İspanyolca konuştum, anlattık. ‘Ne duyduysan duydun, bizimle ilgili bir sürü şeyler konuşuldu. Burada seninle aile olacağız’ dedim. Sıkıntılarını anlattı. Haftada 3-4 kez konuştuk. Güzel bir noktaya da geldi. Çok kritik yerlerde çok kritik goller attı. Bizi mücadele içinde tuttu. Beşiktaş, Galatasaray Ama maalesef bir uyum sorunu vardı ilk günden beri. Biz, Jhon Duran’la devam ediyor olsaydık takıma da ihanet ediyor olacaktık çünkü kendini takımın önünde tutmaya başladı diğer oyuncularımızın aksine. En son deplasmanda Bükreş maçında ya bir gün önce ya aynı sabah ‘Ben maça gitmeyeceğim’ demesi benim adıma bardağı taşıran son damla oldu. Fenerbahçe’de hiçbir oyuncu maç seçemez. Jhon Duran beklemediğimiz bir gelişmeydi" dedi. "Çok doğru transferleri sezon sonu yapacağız" Devre arasında 5 transfer yaptıklarını söyleyen Sadettin Saran, sözlerini şöyle sürdürdü: Ama geldiğimiz noktada 5 transfer yaptık. Halâ eleştiriliyoruz. Anlayabiliyorum. Eleştiriye açığım. ‘3 transfer daha ihtiyacımız var’ diyorlar. Herkes şu konuda müsterih olsun. Biz şu anda da çalışmalarımızı yapıyoruz sezon sonu için. Eksiklerimizi biliyoruz. Nerede yanlış yaptık bir daha zaten konuşacağız sezon sonu. Ama bugün eksiklerimizi az çok biliyoruz ve onlarla ilgili transfer görüşmelerimiz var. Çok doğru transferleri sezon sonu yapacağız. Devre arasındakinden çok daha iyi ve kolay olacak. Sezon sonu oturacağız, çok doğru yerlere doğru transferleri yapacağız. Eksiklerimizi biliyoruz. Basında adı çıkan bir sürü oyuncuyla görüştük. Adı çıkanların hemen hemen hepsiyle görüştük. Çoğu, ‘Biz mayısta gelelim, haziranda gelelim’ dedi. Gelmek isteyenleri de kulüpleri bırakmak istemedi dediğim sebeplerden. Çok ciddi çaba sarf edildi, çok yoğun çaba sarf etti arkadaşlarım, teknik ekibimiz bu transfer sezonunda. Eleştiriler var, imalar var, dedikodular var. Gece gündüz çalıştılar. Varsa bir hata bütün sorumluluk bende. Geldiğimiz noktada oyuncuların karakterinden son derece memnunum. Yapılan transferlerden de memnunum. Takıma, hocamıza güveniyorum. Bu sene şampiyon olacağımıza gerçekten yürekten inanıyorum." "Temel sorun MHK" Hakemlerle ilgili de düşüncelerini aktaran Saran, "Ben, Fenerbahçe’nin enerjisini sürekli hakem kararlarına harcayan bir kulüp olmasını istemiyorum. Sporcu kimliğimden ve eski yöneticilik zamanlarımda da bunu yapan bir tarzım olmadı. Ama sanılmasın bir mikrofonlarda bağırmıyoruz ya da gerekeni yapmıyoruz. Nitekim sonuçlarda alındı, dinlendirilen hakemler de var. Hatta geçen hafta bir açıklamada bulundum. Bu gidişle sene sonuna hakem kalmayacak. Çünkü çok vahim hatalar var. Ama burada sorun hakemler değil, temel sorun MHK. Bunlarla ilgili bir çalışmamız da var. Biz sadece sorunları söylemiyoruz, çözüm de üretiyoruz. Biz adil rekabet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Biz geçen hafta sadece Samsunspor’u yenmedik, MHK’yi de yendik. Bu sürdürülebilir değil. Bunu yapanlar Türk futbolunun altını oyuyorlar ve biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bakın trajikomik bir olay. Guendouzi’ye sevincinden ötürü verilen sarı kart. Torreira nerelere çıktı, Sacha Boey korner bayrağını tekmeledi En ufak bir sarı kart yok. Şaka gibi, alay eder gibi... Dolayısıyla biz bunlardan çok rahatsızız. Rahatsızlığımızı dile getiriyoruz, sadece dile getiriş şeklimiz farklı. Ama sonuç alıyoruz, alacağız da. Bu arada da hakemlere de seslenmek, çok açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yerli hakem, yabancı hakem olaylarına girmek istemiyorum. Performansı iyi olan hakem var, kötü olan hakem var. Değerli hakemlerimiz önümüzdeki 9 hafta çok değerli ve kritik. Ligin kaderini belirleyecek bir dokuz haftaya giriyoruz. Bu maçlarda vereceğiniz kararlar yıllarca izi sürülecek. Bu kararlardan sonra eve vicdanınız rahat gitmeniz gerekiyor. Yastığa kafanızı koyduğunuz zaman rahat olmanız lazım. Ben, Fenerbahçe Başkanı olarak özellikle bu çağrıyı hakemlerimize iletmek istiyorum" şeklinde konuştu. Kongre kararı Kongre kararıyla ilgili de Sadettin Saran, "Ben, bu kararı sadece ve sadece Fenerbahçe’nin menfaatlerini düşündüğüm için aldım. Olağanüstü Genel Kurullara karşı olduğumu biliyorsunuz. Kendi seçildiğim genel kurula da karşıydım. Onun da olmamasını düşünüyordum. Olağanüstü genel kurullar kulübe fayda getirmiyor. Çok çok gerekmedikçe zararı var. Ama şahsımla ilgili devam eden hukuki sürecin kulübümüzün etrafında bir gündeme dönüşmemesini istediğim için bu kararı aldım. Bu konuyu da konuşmak istemediğimi söyledim çünkü önümüzdeki 9 hafta çok önemli. Birlik beraberlik diye boşuna söylemiyorum. Mayıs-Haziran gibi seçim olduğunda o zaman konuşulur. Evet, camiadan, derneklerden tepki de var. Kongre yapma gereği yok diyen var. Kimse çıkmaz, bir seneliğine aday mı olunur diyen de çok. Ama bunları tartışmanın anlamı yok. Bunun nihai kararını verecek olan camiamızdır. En büyük hakem camiamızdır. Zamanlama her şey. Ama çıktım ne zaman aday oldum? Fenerbahçe’nin menfaatlerini birinci sırada tuttum. Kendi menfaatlerimin önünde tuttum. Kimseyi birbirine sataştırmadım. Proje ve düşüncelerimle aday oldum. Seçim atmosferi oluşturmadım. Bunları yapanlar seçim atmosferi oluşturmaya çalışıyorlar. Fenerbahçe’ye de zarar vereceğini bile bile yapıyorlar. Şu an Fenerbahçe başkanının görevde olduğunu unutanları, bu camia unutmaz" açıklamasında bulundu. "Samsunspor maçında bazı görüntüler beni çok üzdü" Samsunspor maçında bazı görüntülerin kendisini çok üzdüğünü vurgulayan Saran, "Evet, Mert Müldür bir hata yaptı. Daha da yapacak, hepimiz yapıyoruz. Ama o hatadan sonra top ayağına geldiği zaman ıslıklanması, tribünlerden hakaret edilmesi ve daha da üzücüsü ailesine nişanlısına söylenenler kabul edilebilir değil. Ederson’un eşiyle ilgili yapılanlar kabul edilebilir şeyler değil. Bize yakışmıyor. Biraz önce sosyal medyada yapılan algılardan bahsettik. Bizi hedef haline getirenlerin karşısında duruyorsak, bunların da karşısında durmamız gerekiyor. Bunların kimseye bir faydası yok. En iyi hoca bizim hocamız, en iyi futbolcular bizim futbolcularımız. Son 9 hafta Biz bu oyuncularla şampiyon olacağız. Bunun herkes bilincinde olması lazım. 30 gol atan En-Nesyri boşu boşuna ben gitmek istiyorum demedi. Lütfen bunun farkında olalım. Bu şekilde vedalaşmamız doğru değil, yanlış. Her oyuncu her zaman bekleneni veremeyebilir. Bu gayet normal. Burada yapılması gereken bu kulübe kazandırılan değerleri korumak. Bu değerleri de korumak zorundayız. Taraftarlarımız da korumak zorunda. Bu oyuncuları hedef haline getirmenin kimseye faydası yok, zararı var. Biz bu kadroyla şampiyon olacağız ama taraftarlarımızın desteği olmadan olamayız. Bakın taraftarlarımızın yaşadığı kızgınlıkları anlayabiliyorum. Ama bu kızgınlıkların kaynağı sahadaki oyuncular değil. Bunun kaynağı çok daha derin.11 senedir şampiyon olamamanın bedelini bu oyunculara ödetemeyiz. Bu derin sorunlar çıkardı tartışmasız. Ama oyuncularımızdan bunu çıkaramayız. Ben Kadıköy atmosferinin gücünü kaybettiğini düşünmüyorum ama zaman zaman maalesef o atmosferin dalgalandığı oluyor, bunu görüyoruz. Bunun sebebi de taraftarlarımız değil, camiamızdaki büyük beklenti. Müthiş bir beklenti var. Ama bu beklentiye ulaşmak için Kadıköy’ü eski atmosferine, cehenneme çevirmemiz lazım. Bunu da taraftarlarımızla yaparız. Bakın yeri geliyor deplasmanlarda nasıl bir atmosfer oluyor. Basına konu oluyor. Bizde bu potansiyel var ama bu dalgalanmalar olmadan önümüzdeki 9 haftada taraftarlarımızın desteğine sonuna kadar ihtiyacımız var. Oyuncularımızın arkalarında durmalarına ihtiyacımız var. Başka türlü şampiyon olamayız. Bu şampiyonluk özlemini bu oyuncularla, hoca, yönetim ve taraftarlarla hep beraber gidereceğiz" ifadelerini kullandı.
Kayseri Tüm siyasiler SP’de buluştu Saadet Partisi (SP) Kayseri İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftarda, tüm siyasi partiler bir araya geldi. ‘Adalet Sofrası’ olarak adlandırılan programda birlik ve beraberlik mesajı verildi. SP Kayseri İl Başkanlığı tarafından ‘Adalet Sofrası’ iftar programı düzenlendi. Programa SP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, SP Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, Yeniden Refah Partisi (YRP) Kayseri İl Başkanı Ali Özcan, İYİ Parti Kayseri İl Başkanı Tansu Şener, Gelecek Partisi Kayseri İl Başkanı Zülküf Arslan, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kayseri İl Başkanı Murat Kelek, Anahtar Parti Kayseri İl Başkanı Elvan Öztürk, DEVA Partisi Kayseri İl Başkanı Muhammet Candan, Hür Dava Partisi (HÜDAPAR) Kayseri İl Başkanı Mehmet Çalhan, Vatan Partisi Kayseri İl Başkanı Necdet Tosun, Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı Halil Teber, Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkan Vekili Bilgehan Hatip ve STK temsilcileri katıldı. İftarın açılmasının ardından ev sahibi olarak açılış konuşmasını gerçekleştiren SP Kayseri İl başkanı Erdal Altun, "Biz teşkilat olarak Ramazan başlayınca toplantılarımızda ülkemizin dışında olanlara baktık ve bir tespitte bulunduk. Siyonist İsrail ve katil Amerika coğrafya da zayıf bulduğu, birbirinden ayrı düşmüş, sözü, lisanı, bakışı, görüşü, savunması ayrı düşmüş toplumları yakalıyor ve onlara sözde demokrasi götüreceğini söyleyerek, kan gölüne çeviriyor. Bunu da genellikle İslam coğrafyasında yapıyorlar. İran’a da baktığımız zaman liderlerini öldürdüklerinde ülkenin yarısı yas tutarken, yarısı eğlence tertip edecek kadar acziyet içerisinde olduklarını gördük. Bizde SP olarak dedik ki ‘attığımız her adıma, düğmemizin markasına kadar okuduğunu bildiğimiz Siyonistler bizim vereceğimiz mesajı elbette alacaklardır.’ Kayseri’den dünyaya bir mesaj verelim istedik. Siyasi partilerimizi, derneklerimizi görüşü ne olursa olsun düşüncesi ne olursa olsun toparlayalım ve birlikte bir sofrada görüntü verelim, dünyaya yansıtalım diye düşündük. Umarım başarılı oluruz. 1071’de Anadolu’nun kapılarında aynen buradaki ruh birleşti ve ecdadımız Anadolu’ya girip yaptı. 1299’da Osmanlı bir kasabadan 3 kıtaya aynen bu ruhla hükmetti ve adalet götürdü. 1917’de Çanakkale’de cephedeki ruh aynı bu şekildeydi. Hiçbir şey fark etmeksizin herkes omuz omuzaydı. 15 Temmuz’da meydanlarda siyasi görüşlerimiz farklı olsa da kucaklaştığımız ve birbirimize sarılıp, aynı ruhla mücadele edildi. Biz kendi aramızda siyasi konularda eleştiriler yapabiliriz ama eğer kapımıza dayanacak olursanız, biz dini, siyasi görüşü fark etmeksizin bir bütün olur, karşınıza yumruk gibi çıkarız" dedi. "Bir araya gelmek Ramazan’ın getirdiği bereketi hep birlikte paylaşmak açısından son derece önemlidir" Birlik ve beraberliğin önemine değinen YRP Kayseri İl Başkanı Ali Özcan ise, "Bu mübarek Ramazan akşamında Saadet Partisi’nin davetiyle farklı siyasi partiler olarak, bir araya gelmek Ramazan’ın getirdiği bereketi hep birlikte paylaşmak açısından son derece önemlidir. Bu tür buluşmalar sadece iftar sofrası değil, aynı zamanda kardeşliğin, dostluğun ortak bir geleceğe dair umutların tazelendiği anlamdır. Farklı partiler olarak bir araya gelmemiz, rekabetin ötesinde birbirimizi dinleyebilme, anlama, anlamaya çalışma, ortak paydalarımızı güçlendirmeye fırsat veriyor" ifadelerini kullandı. "Menfaat hesabının olmaması gereken bir dönemden geçiyoruz" Birlik ve beraberliğin yanında hiçbir menfaat hesabının olmaması gereken bir dönemden geçildiğini aktaran AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan da, "Birliğin, beraberliğin ve rahmetin göstergesi olan 11 ayın Sultanı Ramazan ayında bir araya gelmekten mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. SP Kayseri İl Başkanı Erdal Altun başkanın birlik ve beraberlik tabanındaki duruşu hakikaten bizleri çok mutlu etmiştir. Özellikle etrafımız yangın yeriyken, özellikle Müslüman coğrafya da birbirine düşmüş ülkelerin tepesine bombalar yağarken, bizim birliğimizin ve beraberliğimizin ötesinde hiçbir menfaat hesabının olmaması gerektiği bir dönemden geçtiğimizi ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Kayseri’mizin insanları her zaman bir araya gelmesini bilir" Kayseri’nin insanlarının her dönemde bir araya gelmesini bildiğini belirten Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Kayseri’mizin yerli ve milli anlayışıyla adeta birliğin ve beraberliğin en güzel örneğini sunan yaklaşımıyla böyle güzel bir organizasyona vesile olan kıymetli Erdal Altun Başkanımıza teşekkür ediyorum. Siyasi görüşlerimizde farklılıklar olabilir ama Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı olarak şunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim. Kayseri’mizin insanları her zaman bir araya gelmesini bilir. Her zaman dayanışma yapmasını bilir. İnsanlarımızın sıkıntıları varsa onu gidermeye, sevgisi varsa onu paylaşmaya yardımcı olur" dedi. "Cumhurbaşkanımızın ‘ne Şii’yiz ne de Sünni biz Müslümanız’ sözleri çok önemli" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şii ve Sünni ayrımıyla ilgili kullanmış olduğu, ‘ne Şii’yiz ne de Sünni biz Müslümanız’ sözünün çok önemli olduğunun altını çizen SP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, "Biz parti olarak Ramazan konseptini belirlerken, arkadaşlarımız ‘siyaseti her zaman konuşuyoruz ama Ramazan’da herkesin ortaklaştığı bir kavramı gündeme getirelim ve bu şekilde Ramazan iftarlarımızı düzenleyelim’ dediler. O nedenle SP olarak bu yıl iftar sofralarımızı ‘Adalet Sofrası’ olarak belirledik. Siyasetin de bu kadar kutuplaştığı bir dönemde biraz soluklanmak, biraz nefes almak ve biraz gündelik siyasetten uzaklaşmak için ‘Adalet Sofrası’na ihtiyaç var diye düşündük. Elbette siyasetçiler olarak bizler bir araya geldiğimiz zaman birçok konuda kanaatlerimizi, görüşlerimizi paylaşıyoruz ama bugün o gün değil. Özellikle hepimizin üzerinde durması gereken konu, Amerika ve İsrail barbarlığı altında Orta Doğu’da yaşanan saldırılar. Yaklaşık 12 gündür devam eden saldırılarda onlarca şehrin alt yapısı tahrip edildi. Birçok alt yapı tesisi yok edildi. Petrol tesisleri yok edildi. Maalesef yüzlerce kardeşimizde bu Ramazan ayında hayatlarını kaybetti. Bugünde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın İslam dünyasında Şii ve Sünni ayrımı üzerinden fitne tohumu ekmeye çalışanlara verdiği cevapla ‘biz ne Şii’yiz ne de Sünni’yiz bizim dinimiz İslam’ diyerek, adeta bu fitne ve fesatlara devletin başı olarak bir set çekmiş oldu. Şii ve Sinni kavgası üzerinden bu coğrafyaya nifak tohumu serpmek isteyenlere de çok güzel bir cevap vermiş oldu" diye konuştu.