GÜNDEM - 22 Mart 2026 Pazar 10:05

Midilli Adası’ndaki kriz çözüldü

A
A
A
Midilli Adası’ndaki kriz çözüldü

Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan’ın Midilli Adası’nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midillili çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle Midilli Adası Limanı’nda mahsur kaldı. Yüzlerce tatilcinin; eylemci çiftçilerin limanın giriş çıkışını kapatmasıyla yaklaşık dört saat süresince limana alınmaması nedeniyle korkulu anlar ve belirsizlik yaşadıkları öğrenilirken, kriz Yunanistan Başbakanlığının girişimleri ile Yunanistan Kırsal Kalkınma ve Gıda Bakanı Kostas Tsiaras’ın, eylemci çiftçilere zararlarının karşılanacağını yazılı olarak söz vermesiyle aşıldı.


Edinilen bilgiye göre; Midilli Limanı’nı ablukaya alan Yunanlı çiftçiler, limanın girişini kapattı. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, Ayvalık ve Aliağa’ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel olmaya çalıştı. Yunanistan’ın Midilli Adası’nda faaliyet gösteren Kuzey Ege Bölge Valisi Kostas Moutzouris ile Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas, limana gelerek eylemci çiftçilerle görüştü.


Midilli’deki şap hastalığı salgını nedeniyle Yunanistan hükümetinin, adadaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanları telef ettiklerini ancak kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını ve tek sermayeleri olan hayvanlarının ellerinden alınıp, itlaf edilmesi nedeniyle mağdur olduklarını belirten çiftçiler, mağduriyetlerinin giderilmesine ait kendilerine güvence verilmeden eylemlerini sona erdirmeyeceklerini söyledi.


Bunun üzerine Vali Moutzouris, Yunan Başbakan Yardımcısı Kostis Hatzidakis’i arayarak bilgilendirdi. Hatsidakis de, Yunanistan Kırsal Kalkınma ve Gıda Bakanı Kostas Tsiaras’a çiftçilerin ödemelerinin yapılabilmesi için yazılı bir talimat vermesini istedi. Bakanlıktan yazılı talimat gelince de, krizin çözüldüğü öğrenildi.



Yunanlı yolcular da mağdur oldu


Çiftçilerin, Midilli Adası havaalanı ile Midilli Limanı’ndaki eylemlerine son vermesinin ardından, Türk tatilciler de yaklaşık dört saatlik rötarla Ayvalık ve Aliağa limanlarına ulaştı. Eylem sırasında Midilli’den Pire’ye gidecek olan 2 bin 500 kişilik bir feribottaki Yunanlı yolcuların da mahsur kalanlar arasında olduğu bildirildi.


Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’na ulaşan yolcular yaşanılan eylem nedeniyle gergin ve korku dolu anlar yaşadıklarını belirtti.


Yolculardan Ayvalıklı Avukat Kemal Tutkopar, Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan’ın Midilli Adası’nda geçirdiğini belirterek, "Dönüşte, oranın saatiyle 16.30’da feribotumuzun kalkması gerekiyordu. Limana ulaştığımızda, limanın önünde 200 kişilik bir grup gösteri yapıyorlardı. Gümrük binasının da önünü kapatmışlardı. Girişi engelliyorlardı. Gümrük binasının hemen yanındaki bir başka girişten ilk gelen tatilci grubu olan bizi içeri aldılar. Biz pasaport kontrolünün ardından feribotumuza geçtik ve beklemeye başladık. Tabi bu arada şap hastalığı nedeniyle Yunan hükümeti tarafından hayvanları itlaf edilen çiftçi grubunun gösterileri de devam ediyordu. Sanırım hükümet de bu çiftçilere para ödemeye yanaşmıyormuş. Tabi ki itlaf edilen hayvanlar adamların sermayesi, ekmek parası. Tabi biz Türk tatilcilerin yanı sıra limandaki büyük bir feribot daha içinde Yunanlı yolcularıyla birlikte hareket etmesi engellendi. Midilli Liman Başkanlığı da, eylemcilerin tehditleri nedeniyle limandan ayrılmamıza izin vermedi. Sonrasında Midilli Valisi gelince konuşuldu ve bizim hareket etmemize izin verildi" dedi.


Kamuran Öder isimli tatilci de, çiftçilerin eylemi nedeniyle Midilli Limanı’nın demir kapılarının kapatıldığını liman dışında uzun insan kuyruğu içerisinde aralarında çocukların da olduğu kadınların soğukta zor anlar yaşadığını anlattı.


Midilli ile Ayvalık arasında seferler yapan bir katamaranın kaptanı Hasan Balcı ise, çiftçilerin adada gerçekleştirdikleri eylemin öğle saatlerinden itibaren sürdüğünü kaydederek, "Gösterileri sırasında etlerini ve sütlerini imha ettiler. Eylemleri limana ulaşınca da yolcularımızla birlikte mağdur olduk. Saat 17.00 itibarıyla limandan hareket onayı aldığımız halde yaklaşık dört saatlik rötarla hareket edebildik" ifadelerini kullandı.


Ecem Arkun isimli genç bir tatilci de, gümrük kapısından içeri giremeyen yüzlerce tatilcinin soğukta oldukça zor anlar yaşadığını, ancak krizin sonlanmasıyla Türkiye’ye dönmüş olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


Koray Şimşek isimli tatilci ise, "Yaşanılan eylem nedeniyle herkes yaklaşık dört saat kadar aç-susuz olarak bekletildi. Bu adalardaki sorunu Yunanistan hükümetinin çözmesi gerekiyordu ama maalesef çözemediler. Biz ülkemize bazı şeylerin geç yürüdüğü için bahane buluyorduk ama onlar bizden daha kötüymüş. Bunu anladık" dedi.



"Türkiye her zamanki gibi devlet refleksini gösterdi"


Midilli Adası’ndaki çiftçilerin gerçekleştirdiği eylemin öğle saatlerinde valilik binası önünde başladığını aktaran Midilli ile Ayvalık arasında feribot seferleri düzenleyen Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale de, "Daha sonra bizim gemilerimizin kalkmasına yakın bizim saatimize göre 16.30 sıralarında çiftçiler gümrüğün etrafını sardılar. Gümrük önünde barikat kurdular. Tatilcilerimizin bir kısmı barikatı geçti, bir kısmı geçemedi. Bu akşam yaklaşık 750 kişiye yakın tatilci dönüş yapıyordu. Bu yolcuların arasında 320 civarındaki tatilci feribotlara ulaştı ama bu kez de feribotların kalkışına izin verilmedi. Ama yaklaşık 3 buçuk saatin ardından Midilli Kuzey Ege Valisi geldi. Eylemcilerle görüştü. Zararlarının karşılanması için söz verdi. Ancak eylemciler bu sözü kabul etmedi. Valilik bu sözü yazıya dökmüş. Yunanistan Başbakan Yardımcısına göndermişler. O da ilgili bakanlık aracılığıyla yazının onaylanmasını istemiş. Onay gelince çiftçiler kapıları açtılar. Tabi biz bu süreçte Ayvalık Kaymakamımız Hasan Yaman’a durumu telefonla bildirdik. Daha sonra Rodos Başkonsolosluğumuzla iletişime geçtik. Onlara ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gerekli bilgileri verdik. Bu sırada yolcuların büyük bir bölümü yaşanılanları videolara aldılar. Onlar da gerekli makamlara bu videolarla gerekli şikayetleri yaptılar. Ama bizim ülkemiz her zamanki gibi devlet refleksini gösterdi. Bugün bir kez daha gördük bunu. Bundan dolayı da devletimizin yetkililerine teşekkür ediyorum. Bugün yaşanılan aslında Yunanistan’ın bir iç meselesiydi ama seslerini duyurabilmek için bugün Türk tatilcilerin kalabalık dönüşünü kullanmış oldular. İnşallah bir daha böyle bir şey yaşamayız" diye konuştu.



Midilli Adası’ndaki kriz çözüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Geleceğin kaşifleri olacak depremzede çocuklar ‘Hataybot’ Robot Yarışması’na hazırlanıyorlar Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde yapılacak olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına hazırlanan depremzede çocuklar, 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek yarışma öncesi çalışmalarını sürdürüyorlar. Vali Mustafa Masatlı, geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen yarışmada 522 takımın başvurduğunu ve bin 44 öğrencinin yarıştığını belirterek ‘Hayalinizi projeye dönüştürün, merakınızı üretime taşıyın ve Hatay’ın yarınlarını hep birlikte kuralım’ dedi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2’nci robot yarışması yapılacak. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen öğrenciler, başvurularını gerçekleştirdiler. Depremzede çocuklar, yarışmada zafer elde ederek ödülü kazanmak için; 2-3-4 Nisan 2026 tarihlerine gerçekleştirilecek olan ‘Hataybot’ Robot Yarışmasına kadar çalışmalarını sürdürecekler. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, geleceğin kaşifleri olacak öğrencilere yarışmada başarılar diledi. "Tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu büyük heyecana ortak olmaya, 2’nci Hatay Robot Yarışması’na katılmaya davet ediyorum" Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Hatay Robot Yarışması’nın Türkiye ve Hatay’a hayırlı olmasını temenni eden Vali Masatlı, "Hatay’ın yarınları; sınıflarda, atölyelerde, bilimle zihinlerde ve üretime dönüşen hayallerde şekillenecektir. Bu anlayışla çocuklarımızın ve gençlerimizin 21. yüzyılda beceriyle donanmasını, bilimi ve teknolojiyi tüketen değil, üreten bireyler olarak yetişmesini, tasarım odaklı düşünme, analitik akıl, problem çözme, takım çalışması ve yenilikçi bakış açısı kazanmasının hedefleyen 2’nci ‘Hataybot Robot’ yarışmasını düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz organizasyona; 522 takımın başvurması, bin 44 öğrencimizin ve 522 öğretmenimizin işin içerisine dahil olması, Hatay’ın bilim ve teknoloji alanında ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Bu yıl hedefimiz bu heyecanı daha büyütmek ve fazla takımın yarışmaya dahil olmasını da sağlamaktır. Diğer tarafta öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin üretimle buluştuğu hayallerinin projelerle başarıya dönüştü. Böylece Hatay’ın başarı hikayesini hep birlikte yeni bir sayfada ekleyeceğimize yürekten inanıyorum. Buradan özellikle çocuklarımıza, gençlerimize ve öğretmenlerimize sesleniyorum. Geliniz hayalinizi projeye dönüştürün, geliniz merakınızı üretime taşıyın ve geliniz Hatay’ın yarınlarını hep birlikte kuralım. Tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu büyük heyecana ortak olmaya, 2’nci Hatay Robot Yarışması’na katılmaya davet ediyorum. Başvurular devam ediyor. Başvurular 13 Mart’a kadar devam edecek. Ben şimdiden ikinci Hatay Robot Yarışması’nın Hatay’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Hatay Robot Yarışması’nda kendimizi göstermek için buradayız" Bu yılki Hatay Robot Yarışması’na iyi hazırlanıp kazanmayı hedeflediklerini ifade eden öğrenci Bekir Koluksa, "Burada bazı çalışmalar yapıyoruz. Bilgisayarlarla ahşap atölyelerde çalışmalarımız oluyor. Bu yıl 2 ila 4 Nisan arasındaki Hatay Robot Yarışması’na hazırlanıyoruz. Bu yarışmada başarılar göstermek istiyoruz. Arkadaşlarımızla çalışmalar yapıyoruz. İyi çalışarak yarışmayı kazanmak istiyoruz. Yarışmada hedefimiz ilk 3’e girip birinci olmak. Robot yapmak çok zor bir şey ve takım çalışmasıyla bunu yapabiliriz. Azimle, kararlılıkla ve kendine güvenerek yapılabilir. Şupi çok güzel bir karikatür. Hatay Robot Yarışması’nda kendimizi göstermek için buradayız" şeklinde konuştu. "Hedefimiz bütün kategorilerde derece almak olacak ve yarışma için heyecanlıyım" Hatay Robot Yarışması’nda dereceye girmek istediklerini söyleyen öğrenci Beray Solo, "Burada steam yaklaşımına yönelik dersler alıyoruz. Yakında olacak Hatay Robot Yarışması’na tüm takımlar olarak hazırlanıyoruz. Hedefimiz bütün kategorilerde derece almak olacak. Yarışma için heyecanlıyım. Şupi’nin tasarımı çok güzel oldu" ifadelerini kullandı.
Bursa Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları Bahar ayları çocuklar için özgürce doğanın keyfini çıkartmak anlamına gelse de, hapşırma krizleri, burun akıntısı ve kaşıntısına yol açan "alerjik nezle (rinit)" ya da bilinen diğer adıyla "saman nezlesi" oldukça rahatsız edici bir sağlık sorunu olarak yaşanabiliyor. Alerjik nezlenin 2 gruba ayrıldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bahar nezlesi, çimen, ağaç ve ot polenlerine bağlı gelişmekte iken, perennial alerjik nezle ise ev tozu akarı, hamamböceği, küf ve evcil hayvanlara bağlı gelişmektedir. Özellikle bahar aylarında burun akıntısı, burun tıkanıklığı sorunu yaşayan hastaların yaklaşık yarısı bahar nezlesidir. Bahar nezlesi yıl boyu sürer ya da mevsimseldir" dedi. Uzm. Dr. Mesut Arslan, alerji belirtilerini şöyle sıraladı: "Sık tekrarlayan burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve aksırık nöbetleri ile kendini gösterir. Aksırıklar arka arkaya 10-20 atak halinde, burun akıntısı ise su gibi olup çok bol miktarda ve devamlıdır. Akıntı olmadığı durumlarda çocuk burun tıkanıklığından şikâyet edebilir. Burun tıkanıklığı burun içini kaplayan mukozanın şişmesinden olur. Alerjik nezle, göz sulanması ve kaşıntısı gibi göz alerjileri ile birlikte de görülebilir. Bazen damakta ve genizde akıntı veya kaşıntı hissedilebilir." "Alerjik nezle genellikle soğuk algınlığıyla karıştırılabilen bir hastalıktır" diyen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Eğer nezle, ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp, üç haftadan uzun sürüyorsa ve iyileşme eğilimi göstermiyorsa, alerjik nezle şüphesi kuvvetli hale gelir. Böyle durumlarda mutlaka doktora danışılması gerekir. Bahar alerjisi çocuklukta 2 yaşından önce nadir görülür. Özellikle okul çağında sık görülür. Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım da görülmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle aileler çocukta öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Çocukluk yaşlarında ilk belirtilerini veren hastalık yetişkin döneminde de devam edebilir" şeklinde konuştu. Çocukta alerjik nezleden şüphelenildiği durumlarda, alerjiye neden olan maddeyi tespit etmek için cilt veya kan testleri yapılabileceğine değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Testlerin sonucunda, çocuğun belli bir alerjene karşı duyarlı olduğu tespit edildiği takdirde, buna karşı tedbirler alınabilir ya da bu alerjiye yönelik tedaviye başlanabilir. Alerjik nezle tedavisinin ilk adımı alerjiye sebep olan alerjenlerden kaçınmaktır. Eğer çocuktaki alerjik nezle polenlere karşı gelişiyorsa, tozlaşmanın sıkça görüldüğü aylarda, çocuğu yeşil alanlardan mümkün olduğunca uzak tutmak gerekebilir ya da temas kaçınılmazsa tedavi altında tutulması sağlanmalıdır" dedi. Çevresel korunma yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, ilaç tedavisinin etkili bir yöntem olacağına değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bu ilaçlar sadece belirtilerin görüldüğü günlerde kullanıldıklarında bile, çocuğun şikâyetlerini gidermeye yardımcı olabilir. İlaç tedavisi de yetersiz kaldığında çocuklarda aşı tedavisi, "immünoterapi" uygulanmaktadır. Çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerin artan dozlarda çocuğa verilmesiyle bağışıklık sistemini düzenlemeyi amaçlayan aşı tedavisi, bir süre sonra vücudun bu alerjenleri doğal karşılayabilmesini sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.