KÜLTÜR SANAT - 14 Mayıs 2026 Perşembe 09:01

300 çocuktan oluşan korodan muhteşem konser

A
A
A
300 çocuktan oluşan korodan muhteşem konser

Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı tarafından Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında hazırlanan "300 Çocuk Tek Sahne" çocuk koroları konseri büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. BAÜN Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Şehit Fethi Sekin Konferans Salonunda düzenlenen konser, farklı sosyo-kültürel çevrelerden gelen çocukları müziğin ortak paydasında bir araya getirdi.


Dr. Orkun Karakuş yürütücülüğünde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi kapsamında sahne alan yaklaşık 300 çocuk, izleyicilere renkli bir müzik şöleni sundu. Koroya, Prof. Dr. Gökalp Parasız yönetimindeki Necatibey Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinden oluşan orkestra eşlik etti.


Konserde; BAÜN Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde Dr. Zülal Karakuş ve Dr. Orkun Karakuş yönetiminde faaliyetlerini sürdüren BAÜN Çocuk Korosu, Koro Şefi Ayça Erkılıç yönetimindeki Altıeylül Bilim ve Sanat Merkezi Çocuk Korosu, Koro Şefi Ezgi Reyna Coşkun yönetimindeki Kadriye Kemal Gürel İlkokulu Çocuk Korosu ile birlikte Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 4. sınıf öğrencilerinden oluşan öğretmen adaylarının yönetimindeki Atköy İlkokulu, Plevne İlkokulu, Nergiz İlkokulu, Üçpınarlı Şehit Ali İlkokulu ve Ayşebacı Şehit İsa Yavaş İlkokulu çocuk koroları yer aldı. Proje kapsamında, müzik öğretmeni bulunmayan ve müzik eğitimi imkanlarının sınırlı olduğu okul öğrencilerinden oluşan çocuk koroları ile şehir merkezindeki çocuk koroları aynı sahnede buluştu.


Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında hazırlanan konser boyunca çocuklar söyledikleri eserlerle büyük beğeni topladı.


Konsere; Rektör Vekili Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Doğdubay, Necatibey Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Yıldırım, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Köroğlu, akademik ve idari personel ile öğrencilerin aileleri katıldı.



300 çocuktan oluşan korodan muhteşem konser

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da öğrencilerden bilim fuarı Ordu’nun Ünye ilçesinde öğrencilerin, öğretmenlerinin desteği ile hazırladıkları projeler, düzenlenen bilim fuarında ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Toplam 16 projenin yer aldığı etkinlikte öğrencilerin bilimsel çalışmaları ilgi gördü. TOKİ Ömer Çam Ortaokulu tarafından okul bahçesinde düzenlenen 4006 Bilim Fuarı, öğretmen ve öğrencilerin aylar süren hazırlıklarının ardından ziyarete açıldı. Uzun bir aranın ardından gerçekleştirilen fuarda, öğrencilerin hazırladığı araştırma, inceleme ve tasarım projeleri sergilendi. "16 özgün proje sergilendi" Proje Sorumlusu ve okulun Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Fatma Köse Acar, fuarda 14 öğretmen ve 40 öğrencinin aktif görev aldığını belirterek, "7 araştırma, 4 inceleme ve 5 tasarım olmak üzere toplam 16 projemizi ziyaretçilerle buluşturduk. Bu tür organizasyonlar çocuklarımız için farklı bir öğrenme ortamı oluştururken özgüvenlerine de önemli katkı sağlıyor" dedi. "Okul olarak vizyonumuz her alanda daha ileriye gitmek" Özel Eğitim Öğretmeni ve Proje Danışmanı Fatih Yıldırım ise, 4006 Bilim Fuarı’nı 4 yıllık aranın ardından yeniden gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, "450 öğrencimizin tamamı büyük bir heyecanla sürece katkı sundu. Çaybaşı ilçesinden iki okul ve iki sınıfın da etkinliğe katılması bizleri ayrıca sevindirdi. Okul olarak hedefimiz her alanda daha ileriye gitmek. 4008 projesine yönelik hazırlıklarımız sürerken, TEKNOFEST çalışmalarımızda da ikinci aşama sürecine devam ediyoruz. Ayrıca 4007 Bilim Şenlikleri’ne aktif katılım sağlıyoruz" diye konuştu. Projelerde görev alan 7/A sınıfı öğrencisi Evra Köse de öğretmenlerine teşekkür ederek, "Bu projelerde yer almak bizim için çok değerliydi. Hem güzel bir performans sergiledik hem de yeni bilgiler öğrendik" ifadelerini kullandı. Etkinlik, projelerin incelenmesinin ardından sona erdi. Programa okul idaresi, öğretmenler, öğrenciler ve farklı okullardan gelen davetliler katıldı.
İstanbul Espressolab, 1 milyonuncu üyesine ömür boyu kahve hediye edeceğini duyurdu Türkiye’nin önde gelen kahve zincirlerinden Espressolab, mobil uygulamasına üye olan 1 milyonuncu kullanıcıya ömür boyu bedava kahve hediye edeceğini duyurdu. Kazanan, noter onaylı ve şeffaf bir süreçle belirlenerek dijital mecralarda duyurulacak. Espressolab, mobil uygulamasının kullanıcı sayısının 1 milyona yaklaşmasıyla birlikte "Ömür Boyu Bedava Kahve" kampanyasını yeniden başlattı. Şirket, mobil uygulama üzerinden yürüttüğü sadakat programı ve dijital üyelik yapısını yeni kampanya ile genişletmeyi hedefliyor. Şubat 2025’te hayata geçirilen kampanyanın ilk aşamasında, uygulamanın 300 bininci üyesi olarak ödülü kazanan Oğuzhan Özdoğan, ömür boyu ücretsiz kahve hakkının sahibi olmuştu. Kampanyanın yeni aşamasında ise Espressolab Mobil Uygulaması’na ilk kez kaydolan 1 milyonuncu kullanıcı aynı ödülün sahibi olacak. 12 Mayıs 2026 itibarıyla başlayan kampanya kapsamında kazananın, noter onaylı şekilde Espressolab’in dijital medya hesapları üzerinden duyurulacağı belirtildi. "1 milyonuncu üyemizi özel bir sürprizle karşılıyoruz" Kampanyaya ilişkin değerlendirmede bulunan Espressolab CMO’su Ersin Kefeli şunları söyledi: "Geçtiğimiz yıl mobil uygulamamızın 300 bininci üyesi için gerçekleştirdiğimiz kampanya kullanıcılarımızdan yoğun ilgi görmüştü. Uygulamamızın 1 milyon kullanıcıya yaklaşmasıyla birlikte aynı kampanyayı yeniden hayata geçirmek istedik. Mobil uygulamamızı bir sadakat sisteminden öte kullanıcı deneyimini güçlendiren dijital bir platform olarak geliştirmeye devam ediyoruz. Kullanıcılarımızın uygulama üzerinden sipariş verebilmesi, puan kazanabilmesi ve kampanyalara hızlı şekilde erişebilmesi bizim için önemli." Mobil üyeliğe çok yönlü kullanım Espressolab, geçtiğimiz dönemde mobil uygulamasını dijitalleşme çalışmaları kapsamında geliştirerek sadakat programı, kampanya yönetimi ve online alışveriş süreçlerini tek platformda toplamıştı. Yapılan açıklamaya göre; uygulamayı kullanan üyeler online siparişin yanı sıra O-Club sadakat programı kapsamında yaptıkları harcamalardan da LabCoin kazanma imkanı buluyor. Bu sistemle kullanıcılar harcama düzeylerine göre LabClassic, LabPlus ve LabPremium seviyelerine geçiş yaparak ücretsiz içecek, içecek boyu yükseltme ve özel etkinlik davetleri gibi çeşitli avantajlardan yararlanabiliyor. Son altı aylık harcama tutarına göre güncellenen seviye sistemiyle kullanıcıların uygulama kullanımına bağlı olarak farklı fırsatlara erişmesi sağlanıyor. Espressolab, 1 milyonuncu üyeye yönelik başlattığı kampanyayla birlikte dijital üyelik sisteminde kullanıcı deneyimini de daha ileriye taşımayı hedefliyor.
Isparta Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek, "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergileniyor. 4 bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihi serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimlenebilen bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu olan Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum kilisesidir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesinin, Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor Müzede dünyanın en eski parfüm formülünün de bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeri de hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta Koku Medeniyeti’ni oluşturma yolunda attığı adım gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken, aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemizde sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan birinin de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor.