ASAYİŞ - 24 Nisan 2026 Cuma 13:52

Karacasu’da ruhsatsız silah operasyonu

A
A
A
Karacasu’da ruhsatsız silah operasyonu

Aydın’ın Karacasu ilçesinde jandarma ekiplerince iki adrese düzenlenen operasyonda ruhsatsız tabanca ve av tüfekleri ele geçirilirken, olayla ilgili adli süreç başlatıldı.



Aydın İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması için çalışmalar aralıksız sürüyor. Edinilen bilgiye göre, ruhsatsız silah bulundurulması ve silah kaçakçılığına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Karacasu İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince Alemler ve Bereketli mahallelerinde belirlenen iki ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilere ait ikametlerde yapılan adli aramalarda 2 adet seri numarası bulunmayan ruhsatsız av tüfeği, 2 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet tabanca şarjörü ve 4 adet fişek ele geçirildi. Ele geçirilen silah ve mühimmatlara el konuldu.



Olayla ilgili soruşturma sürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MTB’de yerel kalkınma hamlesi ve yeni teşvikler sistemi anlatıldı Malatya Ticaret Borsası (MTB) ile Fırat Kalkınma Ajansı (FKA) iş birliğinde düzenlenen "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ve Yeni Teşvik Sistemi Bilgilendirme Toplantısı", sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. MTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Almendi, Sabri Balık ile FKA Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak’ın da yer aldığı toplantıda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde uygulamaya konulan ve her il için dört yatırım konusunu kapsayan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Yeni Teşvik Sistemi hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Toplantının açılışında konuşan MTB Başkan Yardımcısı Erhan Almendi, yeni teşvik sisteminin yerel kalkınma perspektifiyle kurgulanmış önemli bir model olduğunu belirterek, "Her ilin kendi potansiyeline göre belirlenen yatırım başlıklarıyla desteklenmesi, kalkınmanın daha dengeli ve sürdürülebilir bir zemine oturmasını sağlayacaktır. Üretim, istihdam ve ihracat odaklı bu yaklaşımın reel sektöre doğrudan katkı sunacağına inanıyoruz" dedi. Almendi, yerel kalkınma hamlesinin yatırımcılar açısından önemli fırsatlar barındırdığına dikkat çekerek, bu süreçte iş dünyasının doğru yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. FKA Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak ise konuşmasında, "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı, bölgelerimizin kendi potansiyelini harekete geçirmesi açısından son derece stratejik bir adımdır. Malatya Ticaret Borsası ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz bu toplantı, kamu, özel sektör ve yerel paydaşlar arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturmuştur. Fırat Kalkınma Ajansı olarak temel önceliğimiz; bölgemizin üretim kapasitesini artıracak, katma değerli sektörleri destekleyecek ve istihdamı güçlendirecek yatırımları hayata geçirmektir. Bu program kapsamında sağlanan desteklerin, özellikle Malatya’mızın tarıma dayalı sanayi, gıda sanayi ve ihracat odaklı üretim yapısına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Yerel dinamikleri merkeze alan, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir kalkınma anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu doğrultuda yatırımcılarımızın yanında olmaya, rehberlik etmeye ve bölgemizin rekabet gücünü artıracak projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Toplantımızın, bölgemiz için yeni yatırım fırsatlarının önünü açmasını temenni ediyor, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" dedi. Toplantı, program kapsamında sunulan destekler, başvuru süreçleri ve yatırım alanlarına ilişkin teknik bilgilendirme sunumunun ardından sona erdi.
İzmir Radikal Okulları öğrencilerinden 23 Nisan’a özel görsel şölen Radikal Okulları tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla hazırlanan kutlama programı, öğrencilerin sergilediği birbirinden renkli performanslarla izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda velinin yoğun ilgi gösterdiği Radikal Okulları Bornova Kampüsü’ndeki programda, ilkokul, ortaokul ve lise kademesindeki öğrenciler yeteneklerini sergiledi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan organizasyonda koro dinletileri ve modern sanat performanslarının yanı sıra Anadolu’nun farklı yörelerine ait halk oyunları sahnelendi. Özellikle Ege yöresine ait zeybek gösterisi ile hareketli figürleriyle dikkat çeken Kafkas oyunları izleyicilerden büyük beğeni topladı. Minik öğrencilerin müzik eşliğinde sergilediği modern dans koreografileri ise bayram coşkusunu zirveye taşıdı. Kutlama programı renkli anlara sahne olurken, etkinlik uluslararası bir katılıma da ev sahipliği yaptı. Organizasyon kapsamında Balkanlar’dan gelen dans topluluğu grubu, kendi kültürlerine ait yöresel oyunlarını izleyicilerin beğenisine sundu. Kültürel kaynaşmanın yaşandığı şenlikte, hem Radikal Okulları öğrencilerinin hem de yabancı misafirlerin sahne performansları etkinliğe katılanlar tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. Kutlamalar, tüm öğrencilerin ellerinde Türk bayraklarıyla gerçekleştirdiği final gösterisi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.
Iğdır Iğdır Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde ilk beyaz önlük heyecanı Iğdır Üniversitesi’nde ilk kez öğrenci alan Diş Hekimliği Fakültesi’nde eğitim gören 27 öğrenci için beyaz önlük giyme töreni düzenlendi. Iğdır Üniversitesi bünyesinde, 05 Şubat 2021 tarihli ve 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan Diş Hekimliği Fakültesi, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul etti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) izniyle 20 öğrenciyle eğitime başlayan fakültede, daha sonra 7 öğrencinin daha kabul edilmesiyle toplam öğrenci sayısı 27’ye ulaştı. Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri için Karaağaç Kampüsü’nde beyaz önlük giyme töreni düzenlendi. Törende öğrenciler, meslek hayatlarına ilk adımlarını atmanın heyecanını yaşadı. Programda konuşan Iğdır Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cenk Fatih Çanakçı, "Biz çok yeni bir fakülteyiz. Çok genç bir fakülteyiz. Fakat bu gençliğin verdiği dinamizme, enerjiye ve heyecana sahibiz. Bu heyecanı ve dinamizmi kullanarak önümüzdeki engelleri aşmayı planlıyoruz. Yıllar sonra, belki de fakültemizin geliştiği dönemlerde, bugün göstereceğimiz gayret ve azmimizin; gelecek nesiller tarafından, sahip olduğumuz özveri ve güven sayesinde saygı ve minnetle anılacağını düşünüyorum." Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel ise; "Bu önlük, sizlere büyük bir sorumluluk yüklediği kadar onurlu bir yolculuğun da kapılarını aralamaktadır. Hepinizi yürekten tebrik ediyorum. Üniversitemiz adına ayrıca çok önemli bir dönüm noktasını da sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yıl Diş Hekimliği Fakültemiz, ilk kez öğrenci kabul ederek eğitim hayatına başladı. Bu gelişme, üniversitemizin sağlık alanındaki vizyonunun güçlendiğini ve bölgesel kalkınmaya sunduğu katkının en somut göstergesidir. Bu süreçte yalnızca mesleki bilgi değil, aynı zamanda vicdan, empati ve insan sevgisi de en önemli rehberleriniz olacaktır. Dünyanın en kutsal mesleklerinden birini icra edeceksiniz ve bunu yaparken; din, dil, cinsiyet, coğrafya, inanç gibi hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm hastalarınıza eşit davranacaksınız. Yüce Atatürk’ün, "Beni Türk hekimlerine emanet ediniz." sözünü de hal ve hareketlerinizde, mesleki uygulamalarınızda layıkıyla yansıtacağınıza olan inancım tamdır. " dedi. Programa Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar başta olmak üzere protokol üyeleri katıldı. Vali Taşolar, öğrencilere beyaz önlüklerini giydirerek bu anlamlı günlerinde yanlarında oldu. Program, öğrencilerin önlüklerini giymesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Kilis Oylum Höyük’te ’Lebeniye Günü’ buluşması gerçekleşti Kilis’teki Oylum Höyük’te düzenlenen ’Lebeniye Günü’ etkinliği, vatandaşların yoğun katılımıyla yapıldı. Yaklaşık 4 bin 500 yıllık geçmişiyle bölgedeki yaşamın izlerini günümüze taşıyan Oylum Höyük’te düzenlenen programa kent protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, kökleri binlerce yıl öncesine uzanan bir geleneğin etrafında bir araya gelindiğini belirterek, Oylum Höyük’ün bu toprakların hafızasını taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu ifade etti. Höyüğün, insanların tarih boyunca birlikte yaşama, üretme ve paylaşma kültürünü ortaya koyduğunu dile getiren Vali Kalaylı, yapılan arkeolojik çalışmaların bölgede güçlü ve köklü bir yaşamın varlığını gösterdiğini söyledi. Bu topraklarda hayatın her zaman birlikte kurulduğunu, emeğin birlikte verilip bereketin paylaşıldığını vurgulayan Kalaylı, Lebeniye Günü’nün de bu anlayışın günümüze ulaşan önemli örneklerinden biri olduğunu kaydetti. Lebeniye Günü’nün insanları aynı sofrada buluşturan, birlik duygusunu güçlendiren önemli bir gelenek olduğunu ifade eden Kalaylı, yıllardır aynı heyecanla sürdürülmesinin kültürel bağların gücünü ortaya koyduğunu belirtti. Etkinlikte kurulan sofraların geçmişten gelen dayanışma anlayışının devam ettiğini gösterdiğini aktaran Kalaylı, bu mirasın sahiplenilerek geleceğe taşınmasının önemine dikkat çekti. Programda, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür edilerek, Lebeniye Günü’nün birlik, beraberlik ve bereket getirmesi temennisinde bulunuldu.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Oyunlara dönük olarak da özellikle siber zorbalık ve müstehcenlik barındıran oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türk Kızılay tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘Genç Kızılay Akademi Gençlik ve Aile Araştırma Zirvesi’nde konuştu. Yılmaz, Türk Kızılay’ın devletle milleti aynı hedefte buluşturan önemli bir değer olduğunu belirterek, "Bizleri bugün bir araya getiren bu zirvenin ‘gençliğin aynasında aile, sosyal gözlemden stratejik değerlendirmeye’ teması ile düzenlenmesi içinde bulunduğumuz dönemin gerçekliğine uygun bununla örtüşen bir yaklaşım" ifadelerini kullandı. Yılmaz, tek kişinin yaşadığı hane oranının 2024 itibarıyla yüzde 20’ye geldiğini, ortalama hane halkı büyüklüğünün 3,11 olduğunu, hanelerde kalabalık ailelerin kalmadığını aktararak, "TÜİK verileri tek kişilik hane halkı oranının arttığını, buna karşın çekirdek ve geleneksel aile oranının ise azaldığını gösteriyor. Kuşaklar arası ilişkilerden bakım yüküne, ekonomik dayanışmadan sosyal destek mekanizmalarına kadar çok boyutlu bir yeniden yapılanmayı bütüncül bir şekilde ele almak zorundayız. TÜİK verilerine göre 2015 yılında tek kişinin yaşadığı hane halkı, toplam hane halkının yüzde 14’ünü oluştururken bugün bu oran yüzde 20’ye yükselmiş durumda. 10 yıl önce yaklaşık 3,1 milyon kişi tek başına bir evde yaşarken, günümüzde tek başına yaşayanların sayısı 5,5 milyonu bulmuş durumda. Türk toplumunda en yaygın aile türü olan çekirdek ailenin oranı 2015 yılında yüzde 67 iken, 2025 yılında yüzde 63’e, geniş aile oranı ise yüzde 17’den yüzde 13’e düşmüş durumda. Boşanma sayılarındaki artış da maalesef aile dinamiklerini etkileyen diğer bir unsur" açıklamasında bulundu. "Genç nüfusun maalesef oran olarak azaldığı bir dönemden geçiyoruz" Gençlerin nüfus yapısının da üzerinde durulması gereken bir konu olduğunun altını çizen Yılmaz, "15-24 yaş arası gençlerin 2015 yılında toplam nüfus içindeki oranı yüzde 16 iken 2025’te bu oran yüzde 15’e geriledi ve giderek de azalıyor. Bu eğilim devam ederse maalesef 2040’lı yıllara geldiğimizde bu yüzde 12’ye ye 2045’te yüzde 10’a kadar gerileyecek. Dolayısıyla genç nüfusun maalesef oran olarak azaldığı bir dönemden geçiyoruz. Bununla birlikte evlilik yaşı yükseliyor. Çok daha geç yaşlarda evlenmeye başladı gençlerimiz. Ve bu da çocuk sayısını azaltıyor. Nüfus niye azalıyor diye baktığımızda en önemli sebep belki bu. İnsanlar daha geç evlendiği için daha geç yaşta evlenenler geçmişte de çok fazla sayıya sayıda çocuk sahibi olamıyorlardı. Bugün de bu evlilik yaşının yükselmesi nüfusun azalmasında çocuk sayısının azalmasında en temel belirleyici" şeklinde konuştu. "Nüfusumuz hala gençken müreffeh bir toplum haline gelmemiz lazım" Bir toplumun yaşlanmadan zenginleşmesi gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, "Gelecekte bu gençlerin enerjisini iyi değerlendirirse ileride daha farklı bir toplum haline gelir. Ama bir toplum hem yaşlı hem yoksulsa bu tam bir felaket. İşte bu duruma bir toplumun düşmemesi lazım. Yaşlanmadan zenginleşmemiz lazım. Nüfusumuz hala gençken, hala dinamikken bizim bu kalkınma süreçlerini, gelişme süreçlerini tamamlayıp, güçlü çok müreffeh bir toplum haline gelmemiz lazım" dedi. "Gençlerimizin aile kurumuna atfettiği değerin varlığını koruduğunu memnuniyetle görüyoruz" Araştırma sonucundaki bulguları değerlendiren Yılmaz, bu çerçevede çok yönlü politikaları hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Gençlerimizin aile kurumuna atfettiği değerin varlığını koruduğunu memnuniyetle görüyoruz. Ancak bu değerin hayata geçirilmesinin yeni şartlara bağlı hale geldiğini de görüyoruz. Gençler için evlilik artık kendiliğinden ilerleyen bir süreç değil güvenli bir gelecek, istikrarlı bir gelir ve sağlıklı bir yaşam zemini üzerine inşa edilmesi gereken bir tercih olarak görülüyor. Aile yapısındaki değişimler yalnızca sosyal yaşam alışkanlıklarıyla sınırlı kalmamakta bireyselleşmenin artması, aile, evlilik kurumu ve değerlerde aşınma gibi unsurlarla toplumsal yapıyı da etkiliyor" diye konuştu. "Özellikle siber zorbalık ve müstehcenlik barındıran oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak" Yılmaz, dijitalleşmenin hız kazanmasıyla sosyal medya ve sanal ortamlarda yeni risk alanları oluştuğuna işaret ederek, "15 yaş altına sosyal medya sınırlaması geldi. Diğer birçok boyutuyla birlikte bu çok çok kıymetli ve oyunlara dönük olarak da özellikle siber zorbalık ve müstehcenlik barındıran oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak. Çocukların dijital dünyadaki mahremiyet hakları, açık rıza ilkesi ve unutulma hakkıyla yasal güvence altına alınması gibi hususlar yine burada karara bağlanmış durumda" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, kamu ve özel sektörde çalışan anneler için doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarıldığını, çalışan annelerin doğum süreçlerinde çocuklarıyla daha fazla ilgilenme imkanına kavuştuğunu, babalık izninin de 5 günden 10 güne çıkarıldığını aktardı. Yılmaz, "Annelerimiz, artık çalışan annelerimiz özellikle çok daha rahat bir şekilde bu doğum süreçlerinde çocuklarıyla ilgilenme imkanına kavuşmuş olacaklar. Bu çok büyük bir fedakarlık, hakikaten çok önemli. OECD ülkeleri arasında da ilk 10 ülkeye girmiş durumdayız. Bu alınan kararla ailelerimiz için, annelerimiz için özellikle tabii ki annelerin şefkatini daha fazla görecek için görecek olan yavrularımız için hayırlı olsun diyorum" açıklamasında bulundu. "Aile hayatıyla iş hayatını birlikte sürdürmeye imkan veren modeller üzerinde de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz" Kadınların hem ev hem iş hayatını aynı anda sürdürebilmeleri adına çalışmalarını sürdürdüklerine değinen Yılmaz, "Bu çerçevede bu bakım hizmetlerini, kreşleri arttırdığımız gibi yeni çalışma modelleri üzerinde de duruyoruz. Orada da Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığımızla birlikte daha esnek çalışma modelleri, aile hayatıyla iş hayatını birlikte sürdürmeye imkan veren modeller üzerinde de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz" dedi. "Bu hadiseleri yaşamak istemiyorsak güvenlik tedbirleri elbette önemli" Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okullara yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Bu hadiseleri yaşamak istemiyorsak güvenlik tedbirleri elbette önemli, onları da en üst düzeyde yapıyoruz, çalışıyoruz ama en önemlisi dirençli bir toplum olmak, sosyal bir bütünlük içinde bu sorunları çözmek. Çünkü görüyoruz ki bu olayları incelediğimizde mesele sadece belli alanlarla sınırlı değil, sosyal medyadan başlayıp daha geniş sosyal atmosfere varıncaya kadar bütün bu çok katmanlı bir mesele ile karşı karşıyayız. Çözümün de çok katmanlı, çok boyutlu, bütüncül bir çözüm olması gerekiyor. Biz de bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz."