ASAYİŞ - 20 Şubat 2026 Cuma 16:32

Çakaloğlu çiftinin cinayet şüphelisi suçunu itiraf etti

A
A
A
Çakaloğlu çiftinin cinayet şüphelisi suçunu itiraf etti

Aydın’ın Efeler ilçesinde evlerinde bıçaklanarak öldürülen Turgut ve Nuran Çakaloğlu çiftinin cinayetiyle ilgili gözaltına alınan yabancı uyruklu şahsın emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf ettiği öğrenildi.


Olay, 8 Şubat Pazar günü Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi üzerindeki müstakil bir evde saat 17.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, doktor olduğu öğrenilen Ahmet Çakaloğlu, bir süredir haber alamadığı anne ve babasının yaşadığı eve gitti. Eve giren Çakaloğlu, anne ve babasını kanlar içerisinde yerde yatarken buldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Turgut (80) ve Nuran Çakaloğlu’nun (80) vücudunun çeşitli yerlerinden aldıkları bıçak darbeleri sonucu hayatlarını kaybettiğini belirledi. Turgut Çakaloğlu’nun vücudunda 15, Nuran Çakaloğlu’nun vücudunda ise 10 bıçak darbesi tespit edildi. Çakaloğlu çiftinin cansız bedenleri, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı.



Suçunu itiraf etti


Yaşanan cinayetin ardından polis ekipleri çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında incelenen kamera kayıtlarından yabancı uyruklu Ş.H. (39) isimli kişi şüpheli olarak tespit edildi. Şüpheli düzenlenen operasyonda yaşanan kovalamaca sonucu yakalanarak gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Ş.H. isimli şahsın emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf ettiği öğrenildi.



Para için cinayet işledi iddiası


Sorgusunda Ş.H.’nin Turgut Çakaloğlu’ndan para istediği ancak olumsuz yanıt alınca cinayetleri işlediği bilgisine ulaşıldı.


Olayla ilgili soruşturma sürüyor.



Çakaloğlu çiftinin cinayet şüphelisi suçunu itiraf etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Bakan Kurum: "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde "Yeni Evim İlk İftarım" programına katılarak depremzede vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. Bakan Kurum, "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" dedi. Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "500 Bin Sosyal Konut" projesi çerçevesinde "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim töreni sonrası Nurdağı ilçesindeki "Yeni Evim İlk İftarım" programına katılarak depremzede vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. İftarda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde yapılan çalışmalar ve sosyal konut çalışmaları ile ilgili verileri paylaştı. "Yeniden ayağa kalkan hayatın, yeniden kurulan düzenin, yeniden yanan ocakların sevincine şahitlik ediyoruz" Deprem sonrası Nurdağı’nın yeniden ayağa kalkışına şahitlik ettiklerini söyleyen Bakanı Murat Kurum, "Ev Sahibi Türkiye yolculuğunda Gaziantep’imizdeki 13 bin 890 yuvamızın kura sevincine birlikte ortak olduk. Geldiğimizden bu yana şehrimizin her köşesinde özellikle de Nurdağı’nda yeniden ayağa kalkan hayatın, yeniden kurulan düzenin, yeniden yanan ocakların sevincine şahitlik ediyoruz. Bizi aynı sofrada buluşturan, bu şehre hizmet etmeyi, Nurdağı’na destek olmayı nasip eden Rabbime hamd ediyorum. Gaziantep’le gönül bağı kurmaktan, sizlerle hemşeri olmaktan büyük bir onur duyuyorum" dedi. "Böyle bir afetin ardından ortaya koyduğumuz irade sıradan olamazdı" Deprem sonrası yaşananlar ve yapılan çalışmalarla ilgili konuşan Bakan Murat Kurum, "6 Şubat sabahı da burada, Nurdağı’nda hep beraberdik. O gün bu sokaklarda, bir o yana bir bu yana nefes nefese koştururken; hayatların sarsıldığına, sokakların sustuğuna, ocaklarımızın söndüğüne şahit olmak büyük bir acıydı. Karşı karşıya olduğumuz yıkım, alışılmışın dışında bir büyüklükteydi. Bu yüzden ortaya koyduğumuz irade de sıradan olamazdı. Depremin ilk anında tüm ekiplerimizle hiç vakit kaybetmeden Gaziantep’e yöneldik, önce Nurdağı’na, ardından İslahiye’ye ulaştık. Devletimizin tüm kurumlarıyla, binlerce personel ve araçla sahaya indik. Biz o gün, Nurdağı’nda ve 11 ilimizde vatandaşımızın her bir ihtiyacını bir talep değil emanet bildik, emanet bekletilmez dedik. Bu sokaklarda size bir söz verdik ’Hiç kimseyi yuvasız bırakmayacağız’ dedik. Kolları sıvadık, işe koyulduk" ifadelerini kullandı. "455 bin konut, köy evi ve iş yerini tamamladık" Depremin ardından 11 ilde 455 bin konut, köy evi ve iş yeri tamamladıklarını hatırlatan Bakan Kurum, "Binlerce şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçiyle gece gündüz demeden çalıştık. Öyle bir üretim düzeni kurduk ki artık sahada her saat yeni yuvalar yükseldi. 455 bin konut, köy evi ve iş yerini tamamladık. Bu tablo sabrın değil sadece, devlet aklının, millet iradesinin eseridir. Bu, devlet aklının sahadaki mührüdür" şeklinde konuştu. "Gaziantep’te 31 bin konutu hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik, bu bir devlet kudretidir" Depremin ciddi yıkımlara neden olduğu Gaziantep’te de 31 bin konut teslimi yaptıklarını açıklayan Kurum, "Gaziantep’te 31 bin konutu hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Burada ortaya çıkan şey betonun ve demirin ötesinde bir devlet kudretidir. En zor gününde milletinin yükünü omuzlayan bir iradedir. Umudu bekletmeyen, hayatı ertelemeyen bir Türkiye kararlılığıdır. Çünkü böylesine geniş bir coğrafyada, böylesine kısa sürede, bu ölçekte bir yeniden inşayı başarmak ancak Türkiye’nin gücüyle mümkündür. İşte bu anlayışla bugün de ’Ev Sahibi Türkiye’ kapsamında 13 bin 890 yeni yuvamızı Gaziantepli kardeşlerimize kazandırıyoruz. İnşallah en kısa sürede konutlarımızın temellerini atacak, hızla tamamlayacağız" ifadelerine yer verdi. "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" Konuşmasında muhalefete ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de yüklenen Bakan Kurum, "Biz Antep’in sokaklarındaydık, masa başında konuşmadık, bu hayatın içine girdik. Bu bölgede yaşadık. Şu Nurdağı şahittir ki enkaz başında bekleyen babaların sessizliğini de gördük, iftar sofrasını paylaşan annelerin vakarını da gördük. Günlerimizi gecelerimize kattık. Bir vatandaşımız kapısını bir saat erken açsın diye şantiyelerde sabahladık. Şimdi bakıyorum. Burada kusur bulamayınca masal anlatıyorlar. Gerçeği söyleyemeyince dedikodu üretiyorlar. Her gittikleri yerde yaptığımız 455 bin konutu konuşuyorlar. Niye konuşuyorlar biliyor musunuz? Çünkü depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Çünkü bu bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor. Şimdi o zemin ayaklarının altından kayıyor. Rahatsızlar ama şunu herkes bilsin. Biz laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyduk. Biz söz söylemedik, şehirlerimizi ihya etmek için canla başla çalıştık. Ve açık söylüyorum, siz bu yaptıklarımızın ne aynısını yapabilirsiniz, ne de bu aziz milletimizin önüne koyacak bir hayalini, maketini, demosunu gösterebilirsiniz. Hep söylediğimiz gibi, biz buraya yolu düşenlerden değiliz. Biz bu şehrin acısında da vardık, sevincinde de vardık. Allah ömür verdikçe de burada olmaya devam edeceğiz. Liderimiz, Cumhurbaşkanımız ile daha nice seneler hizmete devam edeceğiz. Rabbim, birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza etsin; Ramazan’a ulaştırdığı gibi, bayrama da ulaştırsın diyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum" diye konuştu. Konuşmanın ardından Bakan Kurum ve beraberindeki kent protokolü, depremzede vatandaşlarla birlikte iftar yaptı.