POLİTİKA - 20 Şubat 2026 Cuma 19:34

Bakan Kurum: "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor"

A
A
A
Bakan Kurum: "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde "Yeni Evim İlk İftarım" programına katılarak depremzede vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. Bakan Kurum, "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" dedi.


Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "500 Bin Sosyal Konut" projesi çerçevesinde "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim töreni sonrası Nurdağı ilçesindeki "Yeni Evim İlk İftarım" programına katılarak depremzede vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. İftarda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde yapılan çalışmalar ve sosyal konut çalışmaları ile ilgili verileri paylaştı.



"Yeniden ayağa kalkan hayatın, yeniden kurulan düzenin, yeniden yanan ocakların sevincine şahitlik ediyoruz"


Deprem sonrası Nurdağı’nın yeniden ayağa kalkışına şahitlik ettiklerini söyleyen Bakanı Murat Kurum, "Ev Sahibi Türkiye yolculuğunda Gaziantep’imizdeki 13 bin 890 yuvamızın kura sevincine birlikte ortak olduk. Geldiğimizden bu yana şehrimizin her köşesinde özellikle de Nurdağı’nda yeniden ayağa kalkan hayatın, yeniden kurulan düzenin, yeniden yanan ocakların sevincine şahitlik ediyoruz. Bizi aynı sofrada buluşturan, bu şehre hizmet etmeyi, Nurdağı’na destek olmayı nasip eden Rabbime hamd ediyorum. Gaziantep’le gönül bağı kurmaktan, sizlerle hemşeri olmaktan büyük bir onur duyuyorum" dedi.



"Böyle bir afetin ardından ortaya koyduğumuz irade sıradan olamazdı"


Deprem sonrası yaşananlar ve yapılan çalışmalarla ilgili konuşan Bakan Murat Kurum, "6 Şubat sabahı da burada, Nurdağı’nda hep beraberdik. O gün bu sokaklarda, bir o yana bir bu yana nefes nefese koştururken; hayatların sarsıldığına, sokakların sustuğuna, ocaklarımızın söndüğüne şahit olmak büyük bir acıydı. Karşı karşıya olduğumuz yıkım, alışılmışın dışında bir büyüklükteydi. Bu yüzden ortaya koyduğumuz irade de sıradan olamazdı. Depremin ilk anında tüm ekiplerimizle hiç vakit kaybetmeden Gaziantep’e yöneldik, önce Nurdağı’na, ardından İslahiye’ye ulaştık. Devletimizin tüm kurumlarıyla, binlerce personel ve araçla sahaya indik. Biz o gün, Nurdağı’nda ve 11 ilimizde vatandaşımızın her bir ihtiyacını bir talep değil emanet bildik, emanet bekletilmez dedik. Bu sokaklarda size bir söz verdik ’Hiç kimseyi yuvasız bırakmayacağız’ dedik. Kolları sıvadık, işe koyulduk" ifadelerini kullandı.



"455 bin konut, köy evi ve iş yerini tamamladık"


Depremin ardından 11 ilde 455 bin konut, köy evi ve iş yeri tamamladıklarını hatırlatan Bakan Kurum, "Binlerce şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçiyle gece gündüz demeden çalıştık. Öyle bir üretim düzeni kurduk ki artık sahada her saat yeni yuvalar yükseldi. 455 bin konut, köy evi ve iş yerini tamamladık. Bu tablo sabrın değil sadece, devlet aklının, millet iradesinin eseridir. Bu, devlet aklının sahadaki mührüdür" şeklinde konuştu.



"Gaziantep’te 31 bin konutu hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik, bu bir devlet kudretidir"


Depremin ciddi yıkımlara neden olduğu Gaziantep’te de 31 bin konut teslimi yaptıklarını açıklayan Kurum, "Gaziantep’te 31 bin konutu hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Burada ortaya çıkan şey betonun ve demirin ötesinde bir devlet kudretidir. En zor gününde milletinin yükünü omuzlayan bir iradedir. Umudu bekletmeyen, hayatı ertelemeyen bir Türkiye kararlılığıdır. Çünkü böylesine geniş bir coğrafyada, böylesine kısa sürede, bu ölçekte bir yeniden inşayı başarmak ancak Türkiye’nin gücüyle mümkündür. İşte bu anlayışla bugün de ’Ev Sahibi Türkiye’ kapsamında 13 bin 890 yeni yuvamızı Gaziantepli kardeşlerimize kazandırıyoruz. İnşallah en kısa sürede konutlarımızın temellerini atacak, hızla tamamlayacağız" ifadelerine yer verdi.



"Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor"


Konuşmasında muhalefete ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de yüklenen Bakan Kurum, "Biz Antep’in sokaklarındaydık, masa başında konuşmadık, bu hayatın içine girdik. Bu bölgede yaşadık. Şu Nurdağı şahittir ki enkaz başında bekleyen babaların sessizliğini de gördük, iftar sofrasını paylaşan annelerin vakarını da gördük. Günlerimizi gecelerimize kattık. Bir vatandaşımız kapısını bir saat erken açsın diye şantiyelerde sabahladık. Şimdi bakıyorum. Burada kusur bulamayınca masal anlatıyorlar. Gerçeği söyleyemeyince dedikodu üretiyorlar. Her gittikleri yerde yaptığımız 455 bin konutu konuşuyorlar. Niye konuşuyorlar biliyor musunuz? Çünkü depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Çünkü bu bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor. Şimdi o zemin ayaklarının altından kayıyor. Rahatsızlar ama şunu herkes bilsin. Biz laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyduk. Biz söz söylemedik, şehirlerimizi ihya etmek için canla başla çalıştık. Ve açık söylüyorum, siz bu yaptıklarımızın ne aynısını yapabilirsiniz, ne de bu aziz milletimizin önüne koyacak bir hayalini, maketini, demosunu gösterebilirsiniz. Hep söylediğimiz gibi, biz buraya yolu düşenlerden değiliz. Biz bu şehrin acısında da vardık, sevincinde de vardık. Allah ömür verdikçe de burada olmaya devam edeceğiz. Liderimiz, Cumhurbaşkanımız ile daha nice seneler hizmete devam edeceğiz. Rabbim, birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza etsin; Ramazan’a ulaştırdığı gibi, bayrama da ulaştırsın diyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum" diye konuştu.


Konuşmanın ardından Bakan Kurum ve beraberindeki kent protokolü, depremzede vatandaşlarla birlikte iftar yaptı.



Bakan Kurum: "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Uşak Belediyesi personeli, hasta iki kardeş için harekete geçti Uşak Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli, DMD hastası olan Can ve Berat Kozak kardeşler için duygulandıran bir yardım kampanyası başlattı. Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras öncülüğünde hayata geçirilen kampanya, Uşak halkının vicdanına ve dayanışma ruhuna seslendi. DMD hastası olan Can ve Berat Kozak’ın anneleri Sibel Kozak’ın dokuz aydır İsmetpaşa Caddesi’nde yaptığı çağrılar nihayet karşılık buldu. Belediye çalışanları adına kamuoyuna açıklamada bulunan Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras, toplumsal yardımlaşma kültürüne dikkat çekerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Toplumun geçmişten bugüne uzanan dayanışma mirasına vurgu yapan Aras, ihtiyaç sahiplerine destek olmanın ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Aras, kampanyanın büyük bağışlardan ziyade küçük ama sürekli desteklerle başarıya ulaşabileceğini belirterek, "İçmesem de olur diyebileceğiniz bir bardak kahve, almasan da olur diyebileceğiniz bir paket sigara, takmasan da olur diyebileceğiniz küçük bir takı Bunların her biri Can ve Berat için bir damla olacak" sözleriyle çağrıda bulundu. İsmetpaşa Caddesi’nde aylardır süren yardım arayışını hatırlatan Aras, tüm Uşaklıları kampanyaya katkı sunmaya davet etti. Açıklamada söz alan anne Sibel Kozak ise yaşadığı süreci duygusal ifadelerle anlattı. Dokuz aydır iki evladı için mücadele ettiğini dile getiren Kozak, kampanyanın hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti ve Ramazan ayının dayanışma ruhuna dikkat çekti. "Bu Ramazan Can ve Berat’ı inşallah tedaviye gönderelim. Hep beraber vereceğiniz fitre iki evladıma umut olur musun?" ifadeleriyle destek isteyen anne, kampanyanın başarıya ulaşmasının Uşak halkının katkısıyla mümkün olacağını belirtti. "Sizler olmadan bu mücadeleyi kazanamayız" diyerek çağrısını yineleyen Kozak, destek veren ve dua eden herkese teşekkür ederek açıklamasını tamamladı.
Antalya Antalya’da adliye personeli iftarda buluştu Antalya Adliyesi’nde düzenlenen iftar programı, yargı teşkilatı mensuplarını ve adliye personelini aynı sofrada buluşturdu. İftar sonrası konuşan Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Ramazan ayının sabır, paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek, bu mübarek ayın birlik ve beraberliği pekiştirdiğini vurguladı. Adalet hizmetinin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini hatırlatan Başsavcı Kahveci, hakim ve Cumhuriyet savcılarının adaletin tesisi için gösterdikleri kararlılık ve fedakârlığın önemine dikkat çekti. Adliye personelinin de adalet mekanizmasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Cumhuriyet Başsavcısı Kahveci, yargı hizmetlerinin düzenli ve etkin şekilde yürütülmesinde personelin özverili çalışmalarının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Cumhuriyet Başsavcısı Kahveci şu ifadeleri kullandı: "Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret değildir; adalet, bu çatı altında görev yapan her bir hakimimizin, Cumhuriyet savcımızın ve personelimizin emeği, vicdanı ve sorumluluk bilinciyle hayat bulur. Biz büyük bir adalet ailesiyiz. Ramazan ayının bereketiyle daha da güçlenen bu birlik ruhu, toplumun adalete olan güveninin en sağlam teminatıdır." Adalet Komisyonu Başkanı Hayati Karaaslan da konuşmasında, yargı teşkilatının güçlü yapısının ekip ruhu ve karşılıklı güvenle mümkün olduğunu belirterek, Ramazan ayının birlik ve dayanışmayı güçlendirdiğini dile getirdi. Program, edilen duaların ardından sona erdi. Antalya Adliyesi hizmet binasında gerçekleştirilen programa; Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Adalet Komisyonu Başkanı Hayati Karaaslan, Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, Mahkeme Başkanları, hakim ve Cumhuriyet savcıları ile adliye personeli ve aileleri katıldı.