MAGAZİN - 24 Mayıs 2022 Salı 09:08

Düğün sezonu açıldı, faytoncular zamanla yarışmaya başladı

A
A
A
Düğün sezonu açıldı, faytoncular zamanla yarışmaya başladı

Türkiye’de yaklaşık 2 yıl devam eden pandeminin ardından açılan düğün sezonu ile birlikte düğüncüler ve faytoncular zamanla yarışmaya başladı.

Türkiye’de yaklaşık 2 yıl devam eden pandeminin ardından açılan düğün sezonu ile birlikte düğüncüler ve faytoncular zamanla yarışmaya başladı. Adeta düğünden düğüne koşan faytoncular, bir düğünden diğerine yetişebilmek için kamyonla taşınmaya başladı.



Türkiye’nin en batısında yer alan illerden Aydın’da gelinlik kızlar ve sünnet çocukları bu mutlu günlerinde lüks otomobiller yerine fayton kullanmaya başladı. Gelinlik kızların ve sünnet çocuklarının bu tercihi en çok atçıları sevindirirken Aydın’da sayıları oldukça az olan faytoncular taleplere yetişebilmek için zamanla yarışmaya başladı. Düğün mahallinde gelin ve sünnet çocuklarını taşıyan faytonlar düğünler arasındaki mesafeyi daha kısa sürede ulaşabilmek için kamyonla taşınmaya başladı.



Aydın’daki faytonculardan Kadir Beygirci, özellikle pandemiden sonra artan düğünlerde gelin ve sünnet çocuklarının nostaljiye yöneldiğini belirterek, “Türk tarihinin her noktasında at vardır. Ve atlar Türkler için hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Eskiden otomobiller olmadığı için gelinler ve sünnet çocukları özel süslenmiş atların sırtında taşınırdı. Sonra lüks otomobiller tercih edilmeye başlandı. Şimdi yeniden at ve fayton tercih edilmeye başlandı. AT ve fayton sayısı yetersiz olunca bizler de eskiden atla gittiğimiz düğünlere kamyonla gitmeye başladık. Bu şekilde hem zaman kazanmış oluyoruz, hem de bir yandan trafiği rahatlatıp diğer yandan da düğün sahiplerinin gönlünü alıyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eczacıbaşı Dynavit, yarı final ilk maçına çıkıyor Eczacıbaşı Dynavit, dörtlü finalde karşılaşacağı V.Bank maçının hazırlıklarını sürdürdü. Vodafone Sultanlar Ligi normal sezonunu dördüncü sırada bitiren Eczacıbaşı Dynavit, dörtlü final için sahaya çıkmaya hazırlanıyor. Play-off ilk maçında V.Bank’ı konuk edecek ekip, rövanş karşılaşmasını 2 Nisan’da deplasmanda oynayacak. Seride durumu 2-0’a getirmeyi hedefleyen turuncu-beyazlılar mücadeleden galip ayrılmak istiyor. Karşılaşma hazırlıklarına tüm hızıyla devam eden ev sahibi ekip, günü tek idmanla tamamladı. Yaprak Erkek: "Hedefimiz, bu seriden galip ayrılmak" Karşılaşmayla ilgili görüşlerini aktaran başarılı smaçör Yaprak Erkek; "Play-offlara başlıyoruz ve yarı final heyecanını yaşıyoruz. Bu seviyede her maç büyük önem taşıyor. İlk karşılaşmada taraftarımızın desteğini de arkamıza alarak seriye iyi bir başlangıç yapmak istiyoruz. Evimizde oynamak bizim için önemli bir avantaj. İşimizin kolay olmadığının farkındayız ancak sahada son ana kadar mücadele eden bir takımız. Hedefimiz, bu seriden galip ayrılmak" dedi. Camiadan taraftarlara çağrı Normal sezonda yeni evinde oynadığı tüm maçlarda taraftarlarının yoğun ilgisini gören Eczacıbaşı Dynavit, yarı final ilk maçında tribünleri turuncuya boyamaya hazırlanıyor. Tüm taraftarlarına "turuncu giy gel" çağırısı yapan kulüp, maç atmosferini unutulmaz bir hale getirmeyi planlıyor.
Aydın Aydın’da kadınlara ezber bozan eğitim Aydın’da birçok ilke imza atan ve başarılı ve sıra dışı çalışmaları ile gündeme gelen Aydın İş Kadınları Derneği, bu defa kadınlara güzelliğin ve pozitif enerji saçabilmenin sıralarını anlattı. Kadınlara yönelik farkındalık oluşturan bir eğitim programı düzenlendi. ‘Kendin Ol ve İz Bırak’ başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, güzelliğin yalnızca dış görünüşle sınırlı olmadığı; iç huzur, mutluluk ve kişisel gelişimle bütünleştiğinde gerçek anlamını bulduğu vurgulandı. Aydın İş Kadınları Derneği Akademisi tarafından Aydın Ticaret Odası Salonu’nda gerçekleştirilen programa iş kadınları yoğun ilgi gösterdi. Dernek Başkanı Aynur Kılıç, İş Kadınları Akademisi Başkanı Hatice Gümüştaş ve AYTO Yönetim Kurulu Üyesi Belgin Çekmen Altay’ın da katıldığı programa konuşmacı olarak katılan Güzellik Uzmanı Esra Güldaş, seminerine aynı kadının hem mutlu hem de mutsuz halinde çekilmiş görüntülerini perdeye yansıtarak başladı. Saçı, makyajı, kıyafeti, takıları aynı kadının mutlu ve mutsuz olduğu anlara ilişkin görüntülerin analizini yapan Güldaş, "Mutluluktan gözleri paralayan kadının durumu çok daha çekici ve sosyal çevre tarafından beğenilirken, mutsuz kadınların bakımlı olsa bile çevresine pozitif enerji saçamadığı ve beğenilmediği görülür. Başarılı ve mutlu kadınlar, güzelliğini daha iyi yansıtır" diyerek kadınların nasıl daha bilinçli ve bakımlı olabileceğinin püf noktalarını anlattı. "Kadın mutluysa bakımlı olmaya daha hızlı adapte oluyor" Aydın’da yaklaşık 10 yıldır kadınlara güzellik sektöründe hizmet veren ve bu konudaki uzmanlığı tanınan Esra Güldaş, "Bir kadın mutluysa bakımlı olmaya daha hızlı adapte oluyor. İç dünyasında mutsuzlukları olan kadın kendine zaman ayırmayı ihmal ediyor. O yüzden kadınlarımız önce kendi iç tatminini kendi mutluluğunu görmesi lazım. Başarılı olan ve mutlu olmasını bilen kadınlar bakımlı olma haline geçiş yaptıktan sonra sosyal çevrede daha farkındalığı olabilen bir kişi haline dönüşüyor. Mutsuzsanız ne kadar güzel görünürseniz görünün. İç dünyanızda çelişirseniz o enerjiyi yayamazsınız. Yüzünüz asık ise güzelliğiniz çevrenize yansımaz" diyerek bir kadının mutlu ve mutsuz olduğu anlara ilişkin çekilmiş görselleri paylaşıp kadınların öncelikle başarılı ve mutlu olmasını bilmesi gerektiğini kaydetti. "Bakımlı olsanız bile güzel görünmenin şartları var" Güzel görünmenin temel şartlarından birincisinin önce kadının iç huzuru ve mutluluğu olduğunu kaydeden Esra Güldaş, "Sadece bizim toplumumuzda değil evrende güzellik algısı o kadar ön plana çıktı ki nedense kadınlar sürekli kendini yetersiz ve değersiz hissediyor. Aynaya baktıklarında sürekli yüzünde saçında burnunda eksiklikler hissediyor. Öncelikle kadının bunları odaklanmaya bırakması gerekiyor. Kendi içsel farkındalığını iyi ve başarılı oldukları duruma odaklanması gerekiyor. Kadın sadece dış güzelliğe odaklandığında içerde bir şeyleri eksik bırakıyor. Bu nedenle kadınlarımız önce kendilerini eğitim ve kültürel anlamda geliştirmeli, sosyal çevreye adapte olabilmeli. Günün şartlarına ve hayatın gerekliliklerini tamamlayabilmeli. Akabinde bakımlı olma haline geçmelidir. Bakım zaten bir iç disiplindir. Siz çalışkan biriyseniz işinizi iyi yapıyorsanız özgüvenliyseniz her şey yerli yerinde ise zaten otomatikman de arkasından bakımlı olma hali geliyor" dedi. "İyi görünmenin etkisi 10-20 saniyedir, asıl etki başarı ve mutlulukla sağlanır" Son dönemlerde kadınların pek çoğunun dış görünüş olarak birbirine benzediğini artık gelişen teknoloji ve çeşitli uygulamalarla bunun daha kolay mümkün hale geldiğini kaydeden Güzellik Uzmanı Esra Güldaş, "İçsel olarak kendini geliştirmemiş bireylerde, yalnızca dış görünüşe dayalı iyi görünmenin etkisi 10-20 saniyeyi geçmez. İnsanları ve toplumu etkilemenin yolu; kendini geliştirmekten, yani başarı ve mutluluktan geçer." ifadelerine yer verdi. Oldukça ilgi gören program sonunda, katılımcılar Güzelik Uzmanı Güldeş’e teşekkür ederken İŞ Kadınları Derneği katkılarından dolayı Güldaş’a çiçek takdim etti.