MAGAZİN - 21 Ağustos 2019 Çarşamba 13:35

Kuşadası Altın Güvercin Beste Yarışması’nın finalistleri belli oldu

A
A
A
Kuşadası Altın Güvercin Beste Yarışması’nın finalistleri belli oldu

6 yıl aradan sonra yeniden start alacak olan Kuşadası Altın Güvercin 2019 Beste Yarışması’nın Ön Jüri’si İstanbul Point Otel’de toplanarak 2 günlük değerlendirme sonucunda yarışmanın 10 finalistini belirledi.

6 yıl aradan sonra yeniden start alacak olan Kuşadası Altın Güvercin 2019 Beste Yarışması’nın Ön Jüri’si İstanbul Point Otel’de toplanarak 2 günlük değerlendirme sonucunda yarışmanın 10 finalistini belirledi.


Jüri Başkanlığını Turhan Yükseler’in (Kompozitör-Orkestra Şefi) üstlendiği ön jüri şu isimlerden oluşuyor: Ali Rıza Türker (Prodüktör ve Organizatör), Bora Ayanoğlu (Besteci-yorumcu-söz yazarı-tiyatrocu-sinemacı), Gür Akad (Müzisyen), Nino VARON (Müzisyen) ve Tarkan Gözübüyük (Prodüktör-Pentagram üyesi), Yusuf Bütünley (Besteci-yorumcu-aranjör-tonmaister). Geleneksel yarışmaya bu yıl 307 beste katıldı. Yapılan teknik değerlendirmeler sonunda 10 finalist ile iki yedek parça olarak belirlendi.


Kuşadası’nda düzenlenecek ve ulusal bir TV kanalından naklen yayınlanacak olan Altın Güvercin Beste Yarışması’nın finali 7 Eylül 2019 Cumartesi gecesi gerçekleştirilecek.



Geçmiş yıllardaki müzik çalışmalarıyla tanınan bazı önemli besteci ve yorumcuların da yer aldığı finalistler Kuşadası’na gitmeden önce İstanbul’da bir araya gelecekler. Yapılacak bu toplantıda orkestra şefi Turhan Yükseler, orkestra dağılımıyla ilgili kendilerine bilgi verecektir. 10 finalist besteci bu bilgilerin ışığında parçalarını final orkestrasına göre yeniden düzenleyecekler. Düzenlemeleri tamamlanan eserler Kuşadası’nda 3 kez prova yaptıktan sonra 7 Eylül 2019 cumartesi akşamı Amfi Tiyatro’da yapılacak büyük finalde altın güvercin için yarışacaklar.


Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Altın Güvercin’in 6 yıl aradan sonra yeniden kanatlanacağını belirterek, “ Altın Güvercin’in Kuşadası’nın en önemli markası ve etkinliği. Türkiye’nin ilk ve tek beste yarışması 7 Eylül’de start alacak etkinliklerle başlayacak. Hedefimiz Kuşadası’nı yeniden olumlu etkinliklerle Türkiye’nin gündemine getirmek “ dedi. Başkan Günel, “ Kuşadası 2019 Altın Güvercin Beste Yarışması’nın Büyük Orkestrası Turhan Yükseler tarafından yönetilecektir. Müzik otoriteleri ve halk jürisinden oluşan büyük jüri 1. 2. ve 3. olan ödül sahiplerini oylarıyla belirleyecektir. Yarışma sonunda başarılı olan: 1. Besteciye; Altın Güvercin ve 50.000 TL. para ödülü, 2. Besteciye; Gümüş Güvercin ve 30.000 TL. “ “ 3. Besteciye; Bronz Güvercin ve 20.000 TL. “ “ verilecektir.


Bir beste yarışması olmasına rağmen, geçmiş yıllardaki yarışmalardan da anımsanacağı gibi Altın Güvercin, müzik dünyamıza çok değerli yorumcular kazandırmıştır. Bu nedenle finaldeki en başarılı yorumcuya da büyük jürinin oylarıyla en başarılı yorumcu ödülü verilecektir. Kuşadası Altın Güvercin Beste Yarışması’nın 20 yıllık geçmişinde birçok değerli müzisyen güzel bestelerinin yanında yorumculuk alanında da ödül sahibi olmuşlardır. Fatih Erkoç, Aşkın Nur Yengi, Harun Kolçak, Suavi, Cem Karaca, İzel- Çelik-Ercan, Eda-Metin Özülkü, Burak Uçkun, Asya, Burhan ve Serhan Şeşen, Ajlan Büyükburç, Şebnem Özsaran, Tayfun Duygulu, Işın Karaca, Caner Yemez, Cem Doğangil, Alper Kömürcü, Hale Özbaş, Nilgün Yavaşoğlu ve Neslihan Demirtaş gibi birçok sanatçı ödül alan isimler arasında yer almıştır “ diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrasında Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı. "Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu. "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. "Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.