ÇEVRE - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 09:42

Ardahan’ın Ağzıpek köyü leyleklerin uğrak noktası oldu

A
A
A
Ardahan’ın Ağzıpek köyü leyleklerin uğrak noktası oldu

Ardahan’ın Ağzıpek köyü, baharın gelmesiyle birlikte leyleklerin uğrak noktası haline geldi. Köydeki elektrik direkleri, evlerin çatıları ve yüksek noktalarda yuva kuran leylekler, hem köy sakinlerinin hem de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.


Kent merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki Ağzıpek köyü, baharın habercisi leylekleri misafir ediyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da göç yolculuklarını tamamlayarak köye gelen onlarca leylek, oluşturdukları görüntülerle doğaya renk kattı. Her yıl aynı yuvalarına dönen leylekler, köy halkı tarafından da özenle korunuyor. Köylüler, leyleklerin artık köyün simgesi haline geldiğini belirterek onların gelişiyle baharın başladığını söyledi.


Vatandaşlardan Bilgin Aygün, leyleklerin yıllardır bölgede yaşadığını ifade ederek, "Her sene gelip aynı yuvalarına yerleşiyorlar. Artık köyümüz leyleklerle anılıyor. Onlara zarar gelmemesi için herkes dikkat ediyor" dedi.


Aygün, ’’Yıllardır leyleklerle içli dışlı olduk. Kadim dostlarımız diyebiliriz leyleklere. Her yıl sonbahar aylarında göç ederler ve kar kalmadan da tekrar geri dönerler. Bazen erken zamanda yani şubat ayında da gelenler olur. Çünkü bu köyü seviyorlar. Şu anda köyümüzde 30’a yakın leylek yuvası var. Yani her yıl 180 leyleği göç ettiriyoruz. Bu köy sadece leylekler değil bir çok kuş türüne de ev sahipliği yapıyor‘’ dedi.


Doğal yaşamın dikkat çektiği köy, fotoğraf tutkunlarının da uğrak noktası oldu. Gökyüzünde süzülen leylekler ve yuvalardaki hareketlilik kartpostallık görüntüler oluşturdu.



Ardahan’ın Ağzıpek köyü leyleklerin uğrak noktası oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Öncüpınar’da Suriyelilerin dönüş yoğunluğu sürüyor Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin, Kilis’teki Öncüpınar Gümrük Kapısı üzerinden ülkelerine gönüllü geri dönüşleri sürerken, Gönüllü Geri Dönüş Merkezi’nde yoğunluk yaşanıyor. Yıllarca Türkiye’de yaşayan Suriyeliler, gördükleri destek nedeniyle Türkiye’ye teşekkür ederek ülkelerine dönüyor. Kilis’te bulunan Öncüpınar Gümrük Kapısı’ndaki Gönüllü Geri Dönüş Merkezi’nde yoğunluk devam ederken, ülkelerine dönen Suriyeliler Türkiye’de geçirdikleri yılları unutamayacaklarını ifade etti. ‘’Bizim kökümüz aslında Kilis tarafına dayanıyor’’ 14 yıl önce Türkiye’ye geldiğini söyleyen Suriyeli sığınmacı Hannan Mamo, aile köklerinin Osmanlı döneminde Kilis’e dayandığını belirterek, "Türkiye’de çok güzel zaman geçirdik. Ben 12 yaşında geldim, şimdi 26 yaşıma giriyorum. Bizim kökümüz aslında Kilis tarafına dayanıyor. Martavan civarında akrabalarımız var. Osmanlı döneminde ailemiz Suriye tarafına geçmiş, sonrasında sınırlar oluşmuş. Resmi olarak Suriye vatandaşıyım ama kendimi Türkiyeli gibi hissediyorum. Türkiye’den çok fayda gördük" dedi. ‘’Türkiye’ye teşekkür ederim" Yaklaşık 13 yıldır İstanbul’da yaşadığını belirten Suriyeli Nurettin Debba ise savaşın sona ermesiyle ülkesine dönme kararı aldığını ifade ederek, "Türkiye’den çok memnunum. Burada tekstil üzerine atölye açtım. Şimdi Suriye’de iş imkanları oluştuğu için geri dönüyorum. Türkiye’ye teşekkür ederim" diye konuştu.
Bursa BTÜ’de Gemi Mühendisleri Bursa’da etkinliğinin 3’ncüsü gerçekleşti BTÜ Denizcilik Fakültesi tarafından düzenlenen "Gemi Mühendisleri Bursa’da" etkinliğinde öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileri bir araya geldi. Savunma sanayisinden denizcilik teknolojilerine uzanan başlıkların ele alındığı programda, genç mühendis adaylarına kariyer fırsatları ve sektörün geleceği anlatıldı. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Denizcilik Fakültesi ile Gemi ve Denizcilik Topluluğu tarafından 3’ncü kez düzenlenen "Gemi Mühendisleri Bursa’da" etkinliği, sektör temsilcileri ile öğrencileri bir araya getirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen etkinlikte, denizcilik sektörünün geleceği, savunma sanayisindeki gelişmeler ve genç mühendislerin kariyer yolculukları ele alındı. Programa; BTÜ Rektör Yardımcısı Barış Tamer Tonguç, Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, sektör temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan BTÜ Rektör Yardımcısı Barış Tamer Tonguç, üniversitenin uygulama odaklı eğitim anlayışıyla öğrencileri sektör ihtiyaçlarına uygun şekilde yetiştirdiğini belirtti. "Geleceğin projelerini sizler ileriye taşıyacaksınız" Denizcilik Fakültesi öğrencilerinin böylesine kapsamlı bir organizasyonu hayata geçirmesinin önemli olduğunu ifade eden Rektör Yardımcısı Tonguç, "Öğrencilerimizin yalnızca teknik bilgiyle değil; organizasyon, iletişim ve liderlik becerileriyle de donatıldığını görmek gurur verici" dedi. Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinde son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını kaydeden Rektör Yardımcısı Tonguç, "Geleceğin teknolojilerini geliştirecek, yerli ve milli projeleri ileriye taşıyacak olan siz gençlersiniz" ifadelerini kullandı. Güçlü bir kariyer organizasyonu Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı da fakültenin hızlı gelişimine dikkat çekti. 2021 yılında 40 öğrenciyle başlayan eğitim yolculuğunun bugün 277 öğrenciye ulaştığını belirten Prof. Dr. Dobrucalı, her geçen yıl bölümlerin taban puanlarının yükselmesinin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Çoban ise etkinliğin kısa sürede güçlü bir kariyer organizasyonuna dönüştüğünü belirterek, öğrencilerin sektör temsilcileriyle kuracağı bağlantıların büyük önem taşıdığını söyledi. "Yeşil şehirden mavi ufuklara" Denizcilik Fakültesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. İbrahim Özsarı ise etkinliğin 2024 yılında "Gemi Mühendisleri Bursa’da Yelkenleri Açıyor" sloganıyla başladığını hatırlatarak, bu yıl "Yeşil Şehirden Mavi Ufuklara" mottosuyla devam ettiğini söyledi. Gemi ve Denizcilik Topluluğu Başkanı Melike Doğan, organizasyonun artık üniversite sınırlarını aşan bir sektör-akademi buluşmasına dönüştüğünü söyledi. Üç yıl önce başlayan yolculuğun bugün güçlü bir marka haline geldiğini ifade eden Doğan, "Bu etkinlik bizim için yalnızca bir organizasyon değil; mesleğimize olan tutkumuzun, öğrenme isteğimizin ve birlikte üretme arzumuzun göstergesi" dedi.