Yerel Haberler
Antalya
24 Şubat 2026 Salı - 20:00 Antalya’da Ukraynalılardan 4. yıl çağrısı: "Bu savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir" Ukrayna-Rusya savaşının 4. yılında Antalya’da yaşayan Ukraynalı vatandaşlar bir araya geldi. Ukrayna Başkonsolos Vekili Yuliia Kuchma, "Bu savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir" dedi. Antalya’da yaşayan Ukraynalılar, Rusya’nın işgali sonrası dört yıl süren direnişi anmak için Saat Kulesi önünde buluştu. Ukrayna Başkonsolos Vekili Yuliia Kuchma, Ukrayna-Rusya savaşının 4. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen anma programında basın açıklaması yaptı. 2014’te başlayan sürecin devamı Yuliia Kuchma, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de başlattığı tam kapsamlı işgalin, 2014 yılında Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sevastopol’un yanı sıra Donetsk ve Luhansk bölgelerinin bazı kısımlarının geçici işgaliyle başlayan sürecin devamı olduğunu belirtti. Kuchma, "Dört yıl önce bugün Rusya, kısmen Belarus topraklarını kullanarak Ukrayna’ya karşı tam kapsamlı bir askeri işgal başlattı. Bu, Ukrayna’ya yönelik silahlı saldırganlığın devamı ve artmasıydı" dedi. Sivil kayıplar Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi verilerine işaret eden Kuchma, 31 Ocak 2026 itibarıyla doğrulanan rakamlara göre en az 15 bin 172 sivilin hayatını kaybettiğini, 41 bin 378 kişinin yaralandığını ifade etti, gerçek sayıların erişim eksikliği ve bildirim yoğunluğu nedeniyle daha yüksek olabileceğini kaydetti. Açıklamasında uluslararası hukuka vurgu yapan Kuchma, "Hiçbir saldırganlık haklı gösterilemez, hiçbir işgal meşru kabul edilemez ve hiçbir savaş suçu da cezasız kalamaz" dedi. "Savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceği" Savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine özel vurgu yapan Kuchma, 23 Şubat 2026 itibarıyla Rusya’nın Ukrayna’da en az 685 çocuğun ölümüne, 2 bin 369 çocuğun yaralanmasına neden olduğunu açıkladı. Kuchma, "Bu somut rakamların ardında yarım kalan hayatlar, dağılan aileler ve geri döndürülemeyen acılar var. Savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir. Her bir sayı bir çocuğun hayatını, bir ailenin yıkımını temsil ediyor. Kaybettiğimiz her çocuk, geleceğimizden koparılan bir parçadır. Ukraynalı çocukların yaşam hakkı, güvenliği ve geleceği hedef alınmıştır" dedi. Zorla sınır dışı iddiası Geçici işgal altındaki bölgelerden Ukraynalı çocukların zorla sınır dışı edildiğini belirten Kuchma, "Binlerce çocuk Rusya Federasyonu’na veya kontrolü altındaki bölgelere yasa dışı şekilde götürüldü. Bazı çocuklar Rus ailelerine verildi, vatandaşlıkları ve kişisel bilgileri değiştirildi. Bu, uluslararası hukukun ağır ihlalidir" dedi. Savaş esirleri ve siviller Kuchma, binlerce Ukraynalı asker ve sivilin Rus esaretinde bulunduğunu dile getirerek, "Ukraynalı savaş esirleri sistematik olarak kötü muameleye, işkenceye ve insanlık dışı muameleye maruz kalmaktadır" diye konuştu. Rusya’nın özellikle sonbahar-kış dönemlerinde Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef aldığını kaydeden Kuchma, milyonlarca insanın elektriksiz, ısınmasız ve susuz bırakılmaya çalışıldığını belirtti. Kuchma, "Saldırgan devlet bilinçli olarak enerji terörü taktiğini seçti. Sivilleri dondurmayı ve toplumun direncini kırmayı hedeflemektedir" dedi. Yoğun hava saldırıları Yoğun saldırı dönemlerinde bir gün içinde 100 ila 200 arasında hava saldırı aracı kullanıldığını aktaran Kuchma, hipersonik, balistik ve seyir füzeleri ile yüzlerce "Shahed" tipi insansız hava aracının devreye sokulduğunu ifade etti. Kuchma, bazı gecelerde hava hedeflerinin 300’ü aştığını söyledi. "Ukrayna onurlu bir barışı hak ediyor" Kuchma, Ukrayna’nın özgürlüğü, toprak bütünlüğü ve adalet için mücadelesini sürdürdüğünü vurgulayarak, "Ukrayna halkı onurlu bir barışı ve güvence altına alınmış bir güvenliği hak etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’ye teşekkür Açıklamasında Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkür eden Kuchma, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verilen destek ve ilkesel tutum nedeniyle minnetlerini sundu.
Türkiye’nin uçuş ağı 133 ülkede 356 noktaya ulaştı
15 Ocak 2026 Perşembe - 20:15 Türkiye’nin uçuş ağı 133 ülkede 356 noktaya ulaştı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken uçuş ağımıza son olarak Kamboçya’mın başkenti Phnom Penh’ni de katarak 133 ülkede 356 noktaya yükselttik. 91 sivil havacılık müzakeresi ile 22 yeni nokta ve 1071 ilave frekans kazanımı elde ettik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Hava Yolları Yönetim Zirvesi’nde konuştu. İnsanlık tarihi boyunca servetlerin değiştiğini, hazinelerin farklı biçimler aldığını dile getiren Bakan Uraloğlu, "İnsanlık tarihi boyunca servetler değişti, hazineler farklı biçimler aldı: Topraklar, altınlar, gemiler, fabrikalar… Bunlar hep el değiştirip duran şeyler. Kadim tarihin uzun yolculuğunda insan, anladı ki gerçek servet ve hazine; geçtiğinde bir daha yerine konamayan, sürekli ömür sermayesini tüketen zamandır. Ve zaman günümüzde de modern dünyanın en kıymetli varlığı olmaya devam ediyor" dedi. "Mesafeler artık kilometreyle değil zamanla ölçülüyor" Zamanın kıtlığının bireyleri daha kısa sürede daha uzak mesafelere gitmeye yönelttiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "Mesafeler artık metre gibi uzunluk birimleriyle değil dakika gibi saat gibi zaman birimleriyle ölçülüyor. Artık bir yol için kilometreler anlamını yitirdi; önemli olan kaç saatte gidilebildiği. Bugün insanlar, birkaç saatlik bir uçuşla eskiden ömür boyu göremeyeceği şehirleri, kültürleri, insanları tanıma fırsatı satın alıyor. Bu yüzden dünya, zamanı en verimli kullanan yolculuk türü olarak havayolunu her geçen gün daha fazla tercih ediyor" şeklinde konuştu. Türkiye’nin havalimanı sayısı 60’a çıkacak Türkiye’nin 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde bulunan avantajlı konumuna değinen Bakan Uraloğlu, "İç hatlarda serbestleşmeyi hayata geçirerek, bu alandaki rekabetin fitilini ateşlememiz sektörümüz için yeni bir milat oldu. 2002’den bu yana 26 olan havalimanı sayımızı 58’e çıkardık. Her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Yapım çalışmaları devam eden Yozgat Havalimanı ve Bayburt–Gümüşhane Bölgesel havalimanı ile bu sayıyı 60’a çıkaracağız" dedi. "Dış Hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken 133 ülkede 356 noktaya yükselttik" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde "dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak" hedefiyle Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden birine dönüştürdüklerini belirterek "Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken uçuş ağımıza son olarak Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh’ni de katarak 133 ülkede 356 noktaya yükselttik" şeklinde konuştu. Bakanlık olarak temel vizyonlarının Türk sivil havacılığının emniyetli, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıda, gelecek hedeflerine emin adımlarla yürümesini sağlamak olduğunu dile getiren Uraloğlu, başta Türk Hava Yolları olmak üzere tüm taşıyıcıları gerekli altyapı yatırımlarıyla desteklemeye ve önlerini açmaya devam ettiklerini söyledi. "ICAO üyesi olan 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedefliyoruz" Türk Hava Yolları’nın son yıllardaki devasa büyümesinde, İstanbul Havalimanı’na yaptıkları stratejik yatırımın hayati bir payı olduğuna inandıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Bu altyapı gücünü, diplomatik başarılarla da perçinliyoruz. 2003 yılında yalnızca 81 olan Hava Ulaştırma Anlaşması sayımızı bugün 175’e çıkardık. 2053 stratejik hedeflerimiz doğrultusunda, ICAO üyesi olan 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedefliyoruz. Şu an itibarıyla bu hedefi yüzde 91 oranında gerçekleştirdik ve kalan ülkelerle de sizlerin büyüme planları doğrultusunda anlaşmalarımızı tamamlayacağız. Bugün THY’nin 53’ü iç hatlar olmak üzere 356 noktaya uçuyor olması, Türkiye’nin havacılık alanındaki gücünün büyük bir göstergesidir. 2026 yılında filoya katılacak yeni uçaklarla birlikte, frekans derinliğinin artacağına ve ağın daha da genişleyeceğine olan inancımız tamdır" şeklinde konuştu. 1071 ilave frekans 91 sivil havacılık müzakeresi ile 22 yeni nokta ve 1071 ilave frekans kazanımı elde ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "Karadağ, Gürcistan, Panama, Brezilya ve Arjantin ile yapılan düzenlemelerle nokta ve frekans kısıtlamalarını tamamen kaldırdık. Çin ile yürüttüğümüz zorlu müzakereler sonucunda, frekans sayısını haftalık 49’a çıkardık. Benzer şekilde Singapur, Hong Kong ve Endonezya hatlarındaki frekans artışlarının, THY’nin doğu-batı bağlantısallığına ve ülkemiz ekonomisine ciddi getiriler sağlayacağının farkındayız. 2026 planlamalarımızda da ticari sürdürülebilirliğinizi desteklemek önceliğimiz olacak. Bakanlık olarak bizler, gökyüzündeki rotanızı yasal ve altyapısal olarak temizlemek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Cumhuriyet tarihinin yeni rekorunu kırdık" 2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34.5 milyon olan yolcu sayısını da 2025 yılında transit yolcularla birlikte 247 milyon 163 bine çıkardıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, "Sizlerle birlikte Cumhuriyet tarihinin yeni rekorunu kırdık. Hatırlayacağınız üzere İstanbul Havalimanı’nda üçlü bağımsız pist operasyonu ile Avrupa’da bir ilki de gerçekleştirdik. Bu uygulamayı ABD’nin ardından hayata geçiren tek ülke olarak tarihe geçtik. İstanbul Havalimanımızda aynı anda 3 uçağın iniş ve kalkış yapmasıyla daha verimli ve dinamik kapasite yönetimi ile olası gecikmeleri ortadan kaldırdık" dedi. Bu atılımın uçak trafiğinde yüzde 6, toplam yolcu trafiğinde ise yüzde 5 artış sağlayarak İstanbul Havalimanı’na ne kadar büyük bir doping etkisi yaptığını gördüklerini dile getiren Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı’mızda 2025 yılında iç ve dış hatlarda toplam 549 bin 319 uçak trafiği gerçekleşti. İç hatlarda 17 milyon 730 bin, dış hatlarda 66 milyon 727 bin olmak üzere 84 milyon 457 bin yolcuya hizmet sunduk. Bu sayıyla İstanbul Havalimanı, yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde ise 7’nci sırada yer aldı" diye konuştu. İstanbul Havalimanı’nın tek başına Türkiye nüfusuna yakın sayıda yolcuyu misafir ettiğine dikkati çeken Bakan Uraloğlu, havalimanının büyük bir başarıya imza attığını kaydetti. İstanbul Havalimanı Avrupa’nın devlerini geride bıraktı Uraloğlu, "Ayrıca, 339’u aşkın uçuş noktasıyla dünya çapında ilk 3 havalimanı arasında yer almakta ve dünyada en fazla havayolu şirketinin uçuş gerçekleştirdiği 2’nci havalimanı konumundadır. 2025 yılını günlük ortalama 1491 uçuşla tamamlayarak, Amsterdam, Heathrow, Paris CDG ile Frankfurt gibi Avrupa’nın köklü dev havalimanlarını geride bırakmıştır" açıklamasında bulundu. İstanbul Havalimanı’nın geleceğe yönelik hedeflerinin de bir o kadar iddialı olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "2026’da 90 milyon, 2030’da 100 milyon, 2033’te ise 110 milyon yolcu barajını aşmayı planlıyoruz. Bu orta vadeli hedefler gerçekleştiğinde İstanbul Havalimanı, yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 5’inci sıraya yükselerek küresel havacılıkta yeni bir çığır açacaktır" dedi. Ankara Esenboğa Havalimanı müjdesi Aynı kararlılıkla Ankara’nın da havacılık alanındaki konumu güçlendirdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Pazartesi günü, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Ankara Esenboğa Havalimanımızın kapasite artırımı projesinin birinci etap eserleri olan 3. pisti ve hava trafik kontrol kulesiyle birlikte tamamlayıcı tesislerimizi milletimizin hizmetine sunacağız. Bu önemli adım, Ankara’mızın dünyaya daha güçlü kanatlarla açılmasının yeni bir nişanesi olacak ve Türk havacılığının yükselişini sürdüreceğinin en güzel göstergelerinden biri olacaktır" ifadelerini kullandı. "Türk Hava Yolları dünyada en fazla noktaya uçan hava yolu unvanını taşıyor" THY’nin bugünkü dünyada en fazla ülkeye ve noktaya uçan, küresel liderliğe oynayan hava yolu olma iddiasının altında tam bir başarı destanı yattığını dile getiren Uraloğlu, "Cumhuriyetin gençlik yıllarında, 1933’teki ilk ticari uçuşuyla gökyüzüne adını altın harflerle yazdıran Türk Hava Yolları, 93 yıllık köklü geçmişi, eşsiz birikimi ve Türkiye’nin milli gururu olarak dimdik ayakta durmaktadır. Neredeyse bir asra yaklaşan bilgi birikimi, son teknoloji altyapısı ve 516 uçaktan oluşan dev filosu ile bugün neredeyse tüm dünyayı kanatları altına almış bulunuyor ve dünyada en fazla noktaya uçan hava yolu unvanını taşıyor" şeklinde konuştu. Bu muazzam küresel yolcu ağının aynı zamanda Turkish Cargo’nun kargo kapasitesini dünya çapında rakipsiz bir etkinlikte kullanmasını sağladığını da söyleyen Uraloğlu, "27 uçaklık özel filosu, 115 doğrudan kargo destinasyonu ve yolcu uçuşlarıyla entegre operasyonel modeli sayesinde dünyanın en geniş lojistik ağlarından birini yönetmektedir. İstanbul’un coğrafi stratejik üstünlüğü ve İstanbul Havalimanımızın ileri teknoloji altyapısı, Turkish Cargo’ya uzun menzilli hatlarda yüksek kapasite, hızlı transit süreleri ve özel kargo segmentlerinde eşsiz operasyonel esneklik kazandırmaktadır" dedi. "Küresel arenada ödüllerle tescillenen dev bir güç" Turkish Cargo’nun, 2024’te IATA tarafından yayımlanan uluslararası hava kargo sıralamasına göre dünyanın en büyük 3. hava kargo taşıyıcısı konumuna ulaştığını hatırlatan Uraloğlu, "2025 yılında ise ‘Yılın Küresel Hava Kargo Taşıyıcısı’ ödülü ile sektörel arenada bir kez daha tescil edilmiştir. THY’nin bu büyük operasyonel hacmi, aynı zamanda dijital altyapı ihtiyacını da artırmakta. İşte bu vizyonla, geçen hafta temelini attığımız 8 projeden biri olan Veri Merkezi projemiz de Türk Hava Yolları’nın operasyonel sürekliliğinin dijital omurgasını oluşturacak. Yüksek güvenlikli altyapısı, ileri seviye veri yönetim kabiliyetiyle şirketimizin teknoloji kapasitesini yeni bir ölçeğe taşıyacak. Böylece THY; sadece yolcu ve kargo taşımayacak, aynı zamanda ürettiği veriyi de en güvenli şekilde muhafaza edecektir. Kıtalararası yolculukların haritasını yeniden çizen, Avrupa ve Orta Doğu’nun devleriyle, köklü havayolu şirketleriyle gökyüzünde destansı bir mücadele veren THY, kıtalararası yolcu ve kargo akışından çok daha büyük pay almak için kıyasıya rekabet etmektedir" diyerek sözlerine son verdi.
MATSO Başkanı Güngör: "Bakanlıkta Manavgat OSB’nin yatırım sürecini görüştük"
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:58 MATSO Başkanı Güngör: "Bakanlıkta Manavgat OSB’nin yatırım sürecini görüştük" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) ve Manavgat Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, AK Parti Antalya Milletvekili Dr. Tuba Vural Çokal ile birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan’ı makamında ziyaret etti. Güngör, ziyarette Manavgat OSB’nin yatırım sürecini görüştüklerini söyledi. MATSO ve Manavgat OSB Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Milletvekili Dr. Tuba Vural Çokal ile birlikte ziyaret ettiği Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ile Manavgat OSB planlaması, projenin son durumu ve yatırım sürecini görüştü. Görüşmede ayrıca Manavgat OSB’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kredi destekleri kapsamına alınarak, ihale sürecinin başlatılması da ele alındı. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güngör, Manavgat’ın üretim gücünü artıracak stratejik bir projeyi hayata geçirmek için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Güngör, "Manavgat OSB’nin faaliyete geçmesiyle birlikte ilçemizde üretim, istihdam ve katma değer sağlayacak önemli yatırımların önü açılacaktır. Hedefimiz, OSB’nin 2026 yılı içerisinde yatırım sürecine girmesini sağlayarak Manavgat ekonomisine güçlü bir ivme kazandırmaktır" ifadelerini kullandı. Güngör, Manavgat OSB’nin sadece sanayi alanında değil, bölgesel kalkınma ve sürdürülebilir ekonomik büyüme açısından da kritik bir rol üstleneceğini dile getirdi. Manavgat OSB’nin hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür eden Güngör, verilen desteklerin Manavgat iş dünyası açısından son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
Miran: "Kamuda ücret reformu istiyoruz"
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:16 Miran: "Kamuda ücret reformu istiyoruz" Memur-Sen Konfederasyonu’nun aldığı kararla ‘kamuda ücret dengesizliği ve gelir adaletsizliğine dikkat çekmek için 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yapıldı. Memur Sen’e bağlı sendikaların temsilcileri ve üyeleri, Antalya Vergi Dairesi önünde düzenlenen basın açıklaması ile hükümetten taleplerini aktardı. Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, kamu çalışanlarının yaşadığı ücret dengesizliği ve gelir adaletsizliğine dikkat çekti. "Ücret makası daha da açıldı" "Ücrette dengesizlik, gelirde adaletsizlik, kamuda huzursuzluk bitsin" çağrısıyla Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı meydanlara çıktıklarını belirten Miran, 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde kamu görevlilerinin enflasyona ezdirildiğini söyledi. Miran, yapılan zamların yalnızca alım gücünü düşürmekle kalmadığını, aynı zamanda kamu personeli arasındaki ücret makasını daha da açtığını vurguladı. Miran, "Memuru ezerek enflasyonla mücadele yürütülemez" dedi. "Sistem yeniden alt-üst oldu" 2023 yılında yaşanan ücret çarpıklığının Cumhurbaşkanı tarafından düzeltilerek en düşük memur maaşının en düşük işçi maaşının üzerine çıkarıldığını hatırlatan Başkan Miran, mevcut tabloda sistemin yeniden bozulduğunu dile getirdi. Eğitim, sınav ve yılların emeğinin yok sayıldığını belirten Miran, kamuda barış ve huzurun ciddi şekilde zedelendiğini söyledi. Maliye Bakanlığı ile Kamu İşvereni Hakem Heyeti’nin tutumunu eleştiren Miran, aynı kurumda, aynı ortamda çalışan farklı statüdeki personel arasında oluşan ücret uçurumunun kapatılmadığını, bunun da adaletsizliği derinleştirdiğini ifade etti. "Personel sistemi baştan sona reforme edilmeli" Açıklamasında köklü bir kamu personel reformu çağrısı yapan Miran, kariyer basamaklarının netleştirildiği, ücret skalasının görev, unvan ve sorumluluk esaslı yeniden yapılandırıldığı bir sistem istediklerini belirtti. "Şimdi değilse ne zaman?" diyen Miran, parçacı değil bütüncül düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun miadını doldurduğunu savunan Miran, sendika yasasının ILO normlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesini istedi. Toplu sözleşme süreçlerinde Hakem Kurulu’nun belirleyici olmasına da tepki gösteren Miran, milyonlarca kamu görevlisi ve emeklisinin mali ve sosyal haklarının kısa bir takvime sıkıştırılmasını kabul etmediklerini söyledi. "İmtiyaz değil, alın terimizin karşılığını istiyoruz" Kamu görevlilerinin taleplerinin ayrıcalık değil hak olduğunu vurgulayan Miran, "Kamuda adalet istiyoruz, iş yerlerinde huzur istiyoruz, çalışma barışı geri gelsin istiyoruz" dedi. Ücret dengesizliğinin giderilmesinin ancak emekliliğe de yansıyacak şekilde verilecek bir refah payı ile mümkün olacağını ifade etti. Basın açıklaması, Memur-Sen’e bağlı sendikaların temsilcileri ve üyelerinin alkış ve sloganları eşliğinde, "Yaşasın hak, yaşasın emek, yaşasın adalet, yaşasın mücadele" sloganlarıyla sona erdi.
Kepez’in şefkat eli 2025’te binlerce can dosta uzandı
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:58 Kepez’in şefkat eli 2025’te binlerce can dosta uzandı Kepez Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Sokak Hayvanları Geçici Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi, 2025 yılında 15 bin 782 sokak hayvanına bakım, tedavi ve koruma hizmeti sundu. Tedavi ve bakımları yapılan 146 can dost sahiplendirilerek, sıcak yuvalara kavuşturuldu. Antalya’nın Kepez Belediyesi, sokak hayvanlarına sevgi ve şefkatle sahip çıkıyor. Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesindeki Sokak Hayvanları Geçici Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi, 2025 yılında 15 bin 782 sokak hayvanına kucak açtı. Merkez, geçtiğimiz yıl ilçedeki sokak hayvanlarının sağlığı için yoğun bir çalışma yürüttü. 2025 yılında 222 köpek ve 1.177 kedi olmak üzere 1399 can dost kısırlaştırılarak, kuduz aşıları yapıldı. Isırık vakalarına karışan 30 köpek ve 17 kedi, gözlem altına alınarak sağlık kontrolleri tamamlandı. İhbar dışı müdahalelerde ise Sokak Hayvanları Geçici Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi, 176 köpek ve 6 bin 245 kedi olmak üzere toplam 6 bin 421 sokak hayvanına veterinerlik hizmeti sağladı. Vatandaşların ihbarları doğrultusunda ise 2 bin 721 köpek ve 3 bin 649 kedi olmak üzere toplam 6 bin 370 sokak hayvanına hızlıca müdahale edildi. Kepez Belediyesi, vatandaşlardan gelen her türlü ihbarı titizlikle değerlendirdi. Merkez de, tedavi ve bakımları tamamlanan sokak hayvanları güvenli ve sağlıklı bir hayat sürmeleri için alındıkları yaşam alanlarına geri bırakıldı. Sahiplendirme çalışmaları kapsamında da; 97 köpek ve 49 kedi, sıcak yuvalara kavuştu. Kepez Belediyesi, sokak hayvanlarının yaşam kalitesini yükseltmek ve onların sağlığını korumak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kepez’de her gün onlarca can dost, şefkatli ellerde daha güvenli bir hayat buluyor.