Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da dron destekli soygun filmleri aratmayacak bin 400 saatlik kamera incelemesi ile aydınlatıldı 22 Mayıs 2026 Cuma - 00:18:04 Yurt dışından Antalya’da gelerek bir işyerinden içerisinde 8 milyon 338 bin TL’lik nakit para bulunan çelik kasa ile işyerinde bulunan değerli eşyaları çalan yabancı uyruklu 4 kişi Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerin tarafından bin 400 saatlik kamera incelemesi ile yakalandı. Şahısların dron ile işyeri çevresini, işyerine müşteri gibi gelerekte içerde keşif yaptıkları, soygunun ardından yakalanmamak için 13 kilometre yaya ve bisikletle uzaklaştıkları, ardından araçla kaçtıkları belirlendi. 15 Mayıs tarihinde Kepez ilçesi Altınova Sinan Mahallesi’nde bulunan bir deri ve deri ürünleri mağazasındaki çelik kasanın kimliği belirsiz kişi veya kişilerce içerisinde 8 Milyon 338 Bin TL nakit para bulunan çelik kasa ile iş yerinde bulunan değerli eşyalar çalındı. İhbar üzerine adrese giden Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olaya karışan şahısların yakalanması için çalışma başlattı. İşyerinde ve çevredeki çok sayıda güvenlik kameralarını incelemeye alan Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin dikkatini çeşitli zamanlarda işyerine gelen 4 şahıs çekti. 13 kilometre yaya ve bisikletle kaçmışlar Geçmişe dönük yapılan güvenlik kamerası incelemesinde şüpheli şahısların birkaç kez işyerine gelerek planlama ve keşif faaliyetinde bulunduğunu belirledi. Bin 400 saatlik güvenlik kamerasını inceleyen ekipler 4 şüphelinin olayın ardından yakalanmamak için 13 kilometre boyunca dağlık ve ormanlık alanlarda bulunan stabilize yollardan yaya olarak ve bisiklet kullanarak ilerledikleri tespit etti. Şüphe çekmemek için işyerinden kilometrelerce uzağa park ettikleri yabancı ülke plakalı bir araç ile İstanbul’a gittiklerini belirleyen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen koordineli çalışmalarda sonucu şahısların kaçtığı yabancı plakalı aracı İstanbul Fatih’te olduğunu belirledi. Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından oluşturulan özel ekip ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışma sonucu olayı gerçekleştirdikleri tespit edilen yabancı uyruklu şahıslar Fatih’te yakalandı. Araçta yapılan aramada iş yerinden çalınan ürünler çıktı İ. Z., F. T., F. C, ve I. H. isimli 4 yabancı şahsın olay sonrası kaçmak için kullandıkları araç içerisinde yapılan aramada işyerinden çalınan kürk ve deri çantaların bir kısmı ele geçirildi. Ayrıca yabancı uyruklu 4 şahsın Şile ilçesi Jandarma sorumluluk bölgesinde bulunan ve saklanmak için kullandıkları adreste yapılan aramalarda ise; hırsızlı olayındada kullanıldığı değerlendirilen 3 adet bisiklet, 1 adet drone, 2 adet telsiz, 1 adet şarjlı matkap ve bu matkaba ait 3 adet deforme olmuş uç, çelik kasadan çalındığı değerlendirilen paraların bir kısmı ve yine iş yerinden çalınan 2 adet deri çanta ile 2 adet deri cüzdan ele geçirildi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri tarafından Antalya’ya getirilen yabacı uyruklu İ. Z., F. T., F. C, ve I. H. emniyetteki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezavine gönderildi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 21:06 İlhan Palut: "Buraya kadar gelmişken kupayı kazanmak istiyoruz" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, final maçı öncesi yaptığı açıklamada, "Her final oynayan takım gibi buraya kadar gelmişken bunu kazanmak istiyoruz. Bu kupayı hem takımımızın mücadelesi hem de şehrimizin ve camiamızın özlemi için istiyoruz" dedi. Trabzonspor ile Konyaspor arasında oynanacak 64. Ziraat Türkiye Kupası Final müsabakası öncesinde ortak basın toplantısı düzenlendi. Corendon Airlines Park Antalya Stadı’nda oynanacak final karşılaşması öncesi düzenlenen toplantıda Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, açıklamalarda bulundu. Finale kalmanın kendileri adına önemli bir başarı olduğunu belirten Palut, "Kupayı kazanma isteklerinin yüksek olduğunu söyledi. Palut, "Final oynayacak olmak bizi gerçekten mutlu ediyor. Elbette her final oynayan takım gibi, buraya kadar gelmişken bunu kazanmak istiyoruz. Açıkçası bunu hem takımımızın bugüne kadar ortaya koyduğu mücadele için hem de şehrimizin ve camiamızın bu konudaki isteğini, özlemini hissettiğim için istiyorum" ifadelerini kullandı. "Trabzonspor’a büyük saygı duyuyorum" Rakipleri Trabzonspor’un bu sezonun başarılı takımlarından biri olduğunu dile getiren Palut, bordo-mavili ekibin kısa sürede yarışmacı bir kimliğe büründüğünü belirtti. Trabzonspor’a saygı duyduklarını vurgulayan Palut, "Rakibimiz Trabzonspor. Büyük maçtan önce de söylemiştim; bu sezonun başarılı takımlarından bir tanesi Trabzonspor. Bunu hoca burada olduğu için söylemiyorum. Belki zamana ihtiyacı olan bir takımın çok kısa sürede nasıl yarışmacı hale gelebileceğini Trabzonspor üzerinden takip ettik. Bu yönden bu takıma büyük saygı duyuyorum. Çok tehlikeli silahları var, bunun bilincindeyiz" diye konuştu. Hazırlıklarını tamamladıklarını belirten Palut, final maçının sadece savunma ya da sadece hücum anlayışıyla kazanılamayacağını ifade ederek, "Hazırlıklarımızı bugün yaptığımız antrenmanla tamamladık. Önlemlerimizi alırken, nasıl oynamamız gerektiğini de oyuncularımızla çalıştık. Hiçbir maçın, özellikle de final maçlarının sadece savunma yaparak ya da sadece hücum ederek kazanılamayacağının bilincindeyiz. Her şeyden önce çok iyi mücadele etmemiz ve finalin her dakikasını yüksek konsantrasyonla oynamamız gerektiğini biliyoruz" dedi. "Güzel bir final izletmek istiyoruz" Finalin yüksek rekabet içinde geçeceğini ancak centilmenlikten uzaklaşmak istemediklerini söyleyen Palut, futbol kamuoyunun güzel bir mücadele izlemesini temenni etti. Palut, "İnşallah güzel bir maç olur. Ne kadar rekabet olacak olsak da yarın sahada yüksek seviyede bir mücadele ve centilmenlik unsurlarının da devreye gireceğini düşünüyorum. Futbolun güzelleşmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Umuyorum ki maçın hakemleri de buna katkı sağlar. Tribündeki taraftarlar, televizyon başındaki izleyiciler ve futbol kamuoyu inşallah güzel bir final izler. Fatih Hoca’nın da dediği gibi, biz ne kadar kazanmak istiyorsak da iyi oynayanın kazanacağı bir maç olmasını diliyoruz. Bu konuda hayırlısını diliyoruz. Ama bu kupayı çok istediğimiz de bir gerçek" ifadelerini kullandı. "Rakibimiz baskılı başlayan, bu anları iyi oynayan bir takım" Trabzonspor’un maçlara baskılı başlayabilen ve bu bölümleri etkili oynayabilen bir takım olduğunu kaydeden Palut, buna göre hazırlık yaptıklarını söyledi. Palut, "Sonuçta rakibimiz sürekli maçlara baskılı başlayan, bu anları iyi oynayan bir takım. Bu maç özelinde de yaklaşımımız buna göre olacak. İstemediğimiz bir durum yaşamamak için dikkatli olmalıyız" dedi. Göreve geldiği dönemde oyuncularıyla yaptığı konuşmaları da hatırlatan Palut, takımın gelişiminde inanç ve mücadelenin belirleyici olduğunu vurguladı. Palut, "Taraftarlarımız da hatırlayacaktır; buraya ilk geldiğim zaman ikinci ya da üçüncü toplantımdı, belki de birinci toplantımdı tam hatırlamıyorum. Oyuncularıma şunu söyledim: Benden önce burada çok sevdiğim Türk antrenörler çalıştı. Ben buraya geldiğimde bütün camia için bir şeylerin düzeleceğine dair bir inanç oluşmaya başladı. Ama ben tek başıma hiçbir şey yapamam. Benim elimden bunu tek başıma gerçekleştirmek gelmez. Daha önceki süreçlerde eksik olan şey inanç olabilir. Oyuncularıma da bunu söyledim. Burada sizin daha fazla çaba göstermeniz, daha fazla mücadele etmeniz ve daha çok inanmanız gerekiyor dedim. Oyuncularla yaptığımız konuşmanın özü tam olarak buydu" dedi. "Takım kazanmaya başladıkça özgüveni arttı" Konyaspor’un kazandıkça özgüveninin yükseldiğini belirten Palut, takımın potansiyelini sahaya daha iyi yansıtmaya başladığını söyledi. Palut, "Ama en kritik nokta kazanmaya ihtiyacımız olmasıydı. Takım kazanmaya başladıkça var olan potansiyel, özgüveni de arkasına alarak daha iyi işler yapmaya başladı. Bugün için de kupa finaline kaldığımız günden itibaren, yarı final maçından sonra tüm odağımız bu final oldu. Aradaki maçlar da bizim için konsantre olunması gereken, kolay olmayan maçlardı" ifadelerini kullandı. Karşılaşmanın hakem yönetimine ilişkin de temennide bulunan Palut, "Hocam da söyledi; inşallah Halil Hoca bu büyük rekabete, futbolu güzelleştirmeye çalışan iki takıma yakışır şekilde çok iyi bir yönetim gösterir. Kazananın da kaybedenin de aklında soru işareti bırakmayacak bir yönetimle bu maç tamamlanır. Bu bir final maçı. İnşallah güzel bir final olur" diye konuştu. "Yarın görmek istediğim en önemli parametre mücadele" Final maçında oyuncularından beklentisini de açıklayan Palut, son ana kadar mücadele eden bir takım görmek istediğini belirtti. Palut, "Benim için önemli olan şu: Oyuncular, sonuna kadar mücadele etsinler. Benim yarın görmek istediğim en önemli parametre de bu. Sonuna kadar mücadele etsinler, zorlasınlar, vazgeçmesinler. Fatih Hoca’nın da dediği gibi sonuçta biz karşılıklı oynayacağız. Bütün antrenmanlarımızda da bunu yaptırmaya çalışıyoruz. Yarın kırılma anları çok önemli olacak. O anları doğru değerlendirmemiz ve lehimize kullanmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Finale kalmanın Konyaspor adına önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Palut, "Yarın bir final maçı oynayacağız. Çok mücadele etmemiz gerekiyor. Buraya gelmek, final oynama hakkını elde etmek çok önemli ve değerli. Attığımız her adımdan gurur duyuyorum. Bunlar inanılmaz kazanımlar. Yarın da bunlardan bir tanesi olacak. Bence bu mücadeleyi verebilmek inanılmaz önemli" diye konuştu. "Kupayı kazanmak istiyor muyum? Çok istiyorum" Futbolda sonuca hükmetmenin her zaman mümkün olmadığını belirten Palut, buna rağmen kupayı kazanmayı çok istediklerini ifade etti. Palut, "Futbolun sonucuna hükmedemeyiz. Her şeyi çalışırsınız ama topun kaleye girip girmemesi bazen tamamen sizin kontrolünüz dışında gelişebilir. Kupayı kazanmak istiyor muyum? Çok istiyorum. Bu benim kariyerim için de inanılmaz bir şey olur. Ama yarın kupayı kazansam da kazanamasam da bu sürece aynı bakış açısıyla yaklaşacağım. Sonuç olarak kazanmayı çok istiyorum ama benim bu maçta çok fazla bir kaybetme endişem yok. Çünkü buraya kadar gelmek de çok değerli. Final saatlerine yaklaştığımız bu süreçte tarif etmesi zor, inanılmaz bir duygunun içindeyiz" diye konuştu. "Trabzonspor’da büyük yeteneklere sahip oyuncular var" Trabzonspor’un etkili oyuncularına dikkat çeken Palut, büyük maçlarda bireysel yeteneklerin bir anda devreye girebildiğini söyledi. Palut, "Büyük maçların farkı şu; hiç beklemediğiniz bir anda ortaya çıkabilecek büyük yeteneklere sahip rakip oyuncular oluyor. Trabzonspor’da da bu özellikte oyuncular var. Özellikle bu süreçte yıldızlaşan oyunculara dikkat etmemiz gerekiyor. Fatih Hoca’nın da dediği gibi, takımda bu anlamda fazla oyuncu var. Bu da kaçınamayacağımız bir gerçek" ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Alanya’da  seralarda ejder meyvesi hasadı başladı
25 Eylül 2025 Perşembe - 11:20 Alanya’da seralarda ejder meyvesi hasadı başladı Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Mahmutlar Mahallesi’nde tropikal meyve üretiminde önemli bir yere sahip olan ejder meyvesinin (pitaya) hasadına başlandı. Üretici’den ebatına göre kilogramı 150 TL’ye kadar hal esnafına satılan meyve hem yurt içi hem yurt dışı pazarına gönderiliyor. Akdeniz’in sıcak ve verimli arazilerinde tropikal meyve üretimi son hız devam ediyor. Bölgedeki iklim avantajlarını değerlendiren üreticiler dikenli yapısı nedeniyle toplanması zahmetli olan ejder meyvelerini plastik kasalara yerleştirip, araçla hal pazarına sevk ediyor. Hasat edilen meyveler burada boyutlarına göre ayrılıyor ve kilogram fiyatı 100 ila 150 TL arasında değişen ücretlerle tüccarlara satılıyor. Ejder meyvesi, hem yurt içi pazarda hem de yurt dışı ihracatında sofralarda yerini alıyor. Seralara fotokapanlı güvenlik önlemi Seralarında ejder meyvesinin yanı sıra avokado, zeytin ve muz gibi tropikal meyveler de yetiştiren Saadettin Koç, üretimini doğal tehditlere karşı da koruma altına almış durumda. Domuz ve benzeri yabani hayvanların ürünlere zarar vermemesi için sera çevresine yerleştirilen fotokapan sistemleriyle gece gündüz kontrol sağlanıyor. Fotokapanlar, bir nevi seraların bekçiliğini de üstleniyor. Yaz aylarında seralarda oluşan yüksek sıcaklık nedeniyle hasat öğleden sonra ve akşam saatlerinde serin havada yapılıyor. Tropikal meyve üretimi Alanya’da yaygınlaşıyor Alanya’da son yıllarda tropikal meyve üretimine olan ilgi artarken, ejder meyvesi de bu alanda dikkat çeken ürünler arasında yer alıyor. Görsel güzelliği, lezzeti ve sağlığa faydalarıyla bilinen pitaya, hem yerli tüketici hem de ihracatçılar tarafından rağbet görüyor. Mahmutlar Mahallesinde babası ile birlikte ejder meyvesi hasadına yardımcı olan Mehmet Can Koç (25) "12’inci aya kadar hasat devam ediyor. Buradan topladığımız ürünleri Alanya’da toptancı haline gönderiyoruz. Fiyatlar kilogram fiyatı 100-150 TL civarında. Seralarda gündüz her zaman buradayız. Akşamlar içinde hayvanlar için kullanılan fotokapanımız var. Olumsuz durumda bize hemen bildirim düşüyor. Hemen alarm çalıyor’’ dedi. Sera sahibi Saadettin Koç ise "Ejder meyvesinin hasadına başladık. Topladıktan sonra hale gönderiyoruz. Bu yılki don olaylarından dolayı rekoltemiz az. Dönüm olarak beklentim 5 ton civarındaydı ancak don alaylarından sonra 3 ton bekliyoruz’’ şeklinde konuştu.
Yutma güçlüğü ile ortaya çıkan sessiz tehdit: Akalazya hastalığı
25 Eylül 2025 Perşembe - 11:06 Yutma güçlüğü ile ortaya çıkan sessiz tehdit: Akalazya hastalığı Gastroenteroloji Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli, yemek borusunun nadir görülen hastalığı akalazyanın erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Yemek borusunun alt ucundaki kasların yeterince gevşeyememesi ve kas hareketlerinin bozulmasıyla ortaya çıkan akalazya, nadir görülse de yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli, hastalığın erken dönemde teşhis ve tedavi edilmesinin önemine dikkat çekti. "Yutma güçlüğünü hafife almayın" Prof. Dr. Gömceli, akalazyanın her yaşta görülebileceğini ancak en sık 25-60 yaş arasında ortaya çıktığını belirterek, "Bu hastalıkta yemek borusunun alt ucundaki kaslar yeterince gevşeyemez ve yemek borusunun kas hareketleri bozulur. Bu nedenle yutulan gıdalar mideye geçemez ve yemek borusunda birikir. Katı ve sıvı gıdalarda yutma güçlüğü, yiyeceklerin veya sıvıların geri gelmesi, göğüs ağrısı ya da baskı hissi, sebepsiz kilo kaybı, geceleri öksürük ve boğulma hissi ile mide ekşimesiyle karışabilecek şikayetler en sık karşılaşılan belirtiler arasındadır" dedi. Erken tanı ve tedavi yaşam kalitesini artırıyor Akalazyanın her yıl 100 bin kişiden 1 ila 3’ünde görüldüğünü kaydeden Gömceli, "Erken dönemde botoks veya balonla genişletme gibi endoskopik işlemler uygulanabilir. Bu yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir" ifadelerini kullandı. Cerrahi ile kalıcı çözüm Cerrahi tedavi hakkında bilgi veren Gömceli, "Heller miyotomi, yemek borusunun alt ucundaki kasların laparoskopik yani kapalı yöntemle gevşetilmesi işlemidir. Böylece yiyeceklerin mideye rahat geçmesi sağlanır. Ameliyat sırasında genellikle mide ile yemek borusu arasındaki reflü riski de ek bir işlemle azaltılır. Hastanede kalış süresi 1-2 gün olup, ilk gün sıvı diyet, ikinci günden itibaren yumuşak gıdalara geçiş yapılır. 1-2 hafta içinde ise normal gıdaya dönüş mümkündür" diye konuştu. Prof. Dr. Gömceli, yutma güçlüğü şikâyeti olanların vakit kaybetmeden gastroenteroloji uzmanına başvurması gerektiğini vurguladı.
Antalya Büyükşehir’in çölyak hastalarına gıda yardımı sürüyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 10:52 Antalya Büyükşehir’in çölyak hastalarına gıda yardımı sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin glutensiz gıda tüketmek zorunda olan çölyak hastalarına gıda yardımı desteği sürüyor. Büyükşehir’in bu desteği ile ihtiyaç sahibi çölyak hastaları sağlıklı, güvenli gıdaya ücretsiz ve kolayca ulaşabiliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, özel beslenme ihtiyacı olan çölyak hastalarına destek sağlıyor. Vatandaşlar, çölyak teşhisini gösteren sağlık raporu ve dilekçeleriyle belediyeye başvuruda bulunabiliyor. Sosyal inceleme uzmanlarının değerlendirmeleri sonucunda uygun görülen ihtiyaç sahibi vatandaşların adreslerine ücretsiz olarak glutensiz gıda paketleri ulaştırılıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alpaslan Talay, glutensiz beslenmek zorunda olan vatandaşları unutmadıklarını belirterek, "Sosyal destek politikalarımızı vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyoruz. 2020 yılında başlattığımız glutensiz gıda kolisi uygulamasıyla çölyak hastalarının yanında olmaya devam ediyoruz. 235 haneye düzenli olarak glutensiz gıda desteği sağlıyoruz. Gıda paketlerimizde 3 adet glutensiz un, 2 paket glutensiz makarna, 1 paket glutensiz şehriye, 4 paket tatlı ve 4 paket tuzlu glutensiz kurabiye bulunuyor" dedi. "Glutensiz ürün bulmak çok zor oluyor" Beş yıldır çölyak hastalığı ile mücadele eden Esra Ünsal, çok zor bir hastalıkla mücadele ettiklerini belirterek, "Dışarıda restoranlarda yemek yemek neredeyse imkânsız. 13 yaşındaki kızım da çölyak hastası. Dışarı çıktığımızda güvenilir, glutensiz ürün bulmak çok zor oluyor. Bu gıdalar çok pahalı, hepsini tedarik edemiyoruz. Büyükşehir Belediyemiz sağolsun kapımıza kadar getiriyor. Kutudan çıkan unlarla evde pasta, börek yapabiliyorum. Ama dışarıda herkes gibi yiyip içip vakit geçiremiyoruz" diye konuştu. "Bu destek bizim için çok kıymetli" Çölyak hastası çocuğu için glutensiz gıda desteği alan Kerime Yılmaz da memnuniyetini dile getirerek, "4 yaşında bir kızım var, çölyak hastası. Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederim. Bu ürünler kolay bulunmuyor ve çok pahalı. Kızım her gıdayı yiyemiyor, sadece mısırdan üretilen gıdaları tüketebiliyor. Bu destek bizim için çok kıymetli" dedi.
Denetime takılan motosikletli polisin arkasını dönmesini fırsat bilip ’U’ dönüşü yaparak kaçtı
25 Eylül 2025 Perşembe - 10:15 Denetime takılan motosikletli polisin arkasını dönmesini fırsat bilip ’U’ dönüşü yaparak kaçtı Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla okulların bulunduğu bölgede motosiklet denetimi yaptı. Denetim sırasında durdurulan bir motosikletli ise trafik polisinin arkasını dönmesini fırsat bilip ’U’ dönüşü yaparak kaçması görüntülere yansıdı. Antalya’nın Manavgat ilçesinde İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, Şahin Tepesi olarak bilinen Mimar Sinan Mahallesi’ndeki okullar bölgesinde motosiklet denetimi gerçekleştirdi. Okul çıkış saatine denk getirilen uygulamalarda, okul dışından gelerek tehlikeli motosiklet kullananlar ve motosikletle okula gidip gelen öğrenciler kontrol edildi. Resmi ekiplerin de destek verdiği denetimlerde motosikletlerin ruhsat ve plakaları, sürücülerin ise ehliyet ve kask kullanımı denetlendi. Polisin arkasını dönmesini fırsat bilip kaçtı Denetimler sırasında, trafik polisinin belgelerini sormak için durdurduğu bir motosikletli, ekiplerin gösterdiği alana doğru ilerledi. Bu sırada polis memurunun arkasını dönmesini fırsat bilen motosiklet sürücüsü, U dönüşü yapıp karşı şeride geçerek hızla kaçtı. Trafik ekipleri, kazaya sebebiyet vermemek için sürücüyü takip etmeyip plakasına işlem yaptı. Uygulamada çok sayıda sürücüye para cezası uygulanırken, 1 sürücünün ehliyeti iptal edildi, 1 motosiklet ise trafikten men edildi. Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, öğrencilerin ve motosiklet sürücülerinin güvenliği için okul önlerinde ve ilçenin farklı noktalarında denetimlerin devam edeceğini belirtti.
Antalya’da kıraathanedeki cinayet davasında sanık ikinci kez hakim karşısında
25 Eylül 2025 Perşembe - 10:12 Antalya’da kıraathanedeki cinayet davasında sanık ikinci kez hakim karşısında Antalya’da kuzeninin daha önce çalıştığı iş yerinden kalan alacak meselesi nedeniyle gittiği kıraathanede çıkan tartışmada vurularak hayatını kaybeden şahsın ölümüyle ilgili davanın 2. duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanıkların adli kontrol şartının sürmesine karar verdi. 28 Kasım 2024 tarihinde Kepez ilçesi Yeni Mahalle’de meydana gelen olayda Uğur A. (37), kuzeninin sigorta işlemleri ve alacak meselesi için kuzeni Ahmet A. ve kardeşi Mehmet A. ile birlikte iş yeri sahibiyle konuşmaya gitti. Burada iş yeri sahibinin yeğeni Furkan Dere ile tartışmaya başlayan Uğur A., kıraathane dışına taşan kavgada tabancayla vuruldu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Uğur A., tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sanık Furkan Dere ise kısa sürede yakalanarak tutuklandı. Dere hakkında hazırlanan iddianamede ’kasten öldürme’, ’ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma’ ve ’silahla tehdit’ suçlarından dava açıldı. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk celsede, olay günü kaydedilen güvenlik kamerası görüntüleri izlendi. Mahkeme heyeti, sanık Furkan Dere’nin tutukluluğunun devamına, ayrıca akıl sağlığının tespiti için rapor hazırlanmasına karar verdi. Tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Akıl sağlığı raporu tartışıldı Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, sanık Furkan Dere hakkında hazırlanan rapor okundu. Rapora göre sanığın suç işleme bilincinin yerinde olduğu belirtildi. Sanık Dere, "Sadece 3-4 dakika muayene ettiler" diyerek rapora itiraz etti. Sanık avukatı da raporun bilimsel olmadığını öne sürerek, "Tıbbi muayene yok, müşahede yok. 7-8 dakika bir sürede ifade aldılar, sonuç suç işleme bilinci yerinde deniliyor. Daha önce sunduğumuz şizofreni raporu hiç dikkate alınmadı. Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na sevk edilmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Tanık beyanı gerginliğe neden oldu Sanık tarafının tanığı Murat Kocabaş, maktulün tartışmayı başlatan taraf olduğunu ileri sürerek, "Uğur A., Furkan’a saldırdı, küfretti. Benim elimi çekti, bana da küfretti" dedi. Kocabaş, olay sırasında ortalığı yatıştırmaya çalıştığını söyledi. Maktulün kuzeni Ahmet A. ise tanığın sözlerine sert tepki göstererek, "Orada bir kavga, küfür yoktu, ispat etsin" dedi. Mahkeme salonunda bir başka gerginlik de maktulün ağabeyi Mehmet A. ile sanıklar arasında yaşandı. Mehmet A.’nın sözleri üzerine taraflar arasında "Biz oraya baskına mı geldik" tartışması çıktı. "En önemli tanığımız, sanığın gönderdiği dilekçe" Müşteki avukatı da tanığın ilk ifadesinde saldırıdan bahsetmediğini vurgulayarak, "Tanık tamamen gerçeğe aykırı beyanda bulunmuştur. İlk verdiği ifadede maktulün kendilerine saldırdığından bahsetmedi. Bu durum kamera kayıtlarıyla da sabittir, açıkça yalancı tanıklık yapmıştır" ifadelerini kullandı. Avukat ayrıca sanığın cezaevinden gönderdiği dilekçeye dikkat çekerek, "En önemli kanıtımız tutuklu olan sanığın cezaevinden gönderdiği dilekçedir. Çok açık olarak orada beyanda bulunmuştur. Bundan kısa bir süre sonra savcılık ve avukatının bulunduğu bir ortamda olayı olduğu gibi anlatmıştır. Gerek maktulün gerek Ahmet’in kendisine küfür etmediğini, husumeti gerektirecek aralarında bir problem olmadığını da dile getirmiştir. Tutuklu sanık, ‘Beni çağırdılar, bunun için mi çağırdınız dedim. Beni dövdüler, yönlendirdiler, yapacaksın dediler’ diyor. Daha sonra ifadeleri incelediğimizde gördüğümüz en önemli husus, haksız tahrik vardı, saldırı vardı gibi ifadeler. O da nereden çürüdü, gelen kamera kayıtlarındaki bilirkişi raporlarıyla çürüdü. Ahmet ve maktul dışarı çıktıktan yaklaşık 5 buçuk, 6 dakika sonra tutuklu sanık dışarı çıkıp vuruyor. Sıcağı sıcağına bir temas yok. Bunun ispatı cezaevinden gönderdiği, daha sonra savcılık huzurunda verdiği ifadeler birebir o görüntülerle aynı. Tutuklu sanığın Ahmet’le ya da maktulle hiçbir husumeti yok. Ne diye gelip vursun, ancak birileri bir şey yaptırırsa vurur. A.D. olay günü sabahında Ahmet’in evinin önüne geliyor, Ahmet’le arabanın içinde konuşuyorlar. Bakıyorlar ki olay çözülmüyor, tekrar Ahmet’i oraya çağırıyorlar. Sıkıntıyı oluşturan Ahmet’in oraya tek geleceğini düşünmelerinden kaynaklandı ve Ahmet oraya tek gelmediği için cinayet olayını gerçekleştiriyorlar. Hatta ’Silaha kurşunu doldur’ diye diğer sanıklar bizzat söylemiştir. Her üç sanığın tasarlayarak adam öldürmeden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi. Sanık savunmaları Tutuksuz sanık Adem D., olay günü maktulün kuzeni Ahmet A. ile yaptığı görüşmeyi anlatarak, "Telefonla aradım, ‘Ahmet neredesin’ dedim, ’Evdeyim’ dedi. Evinin altına gittim konuştuk. ’20 bin TL param var’ dedim, ’Tazminat olarak düşün’ dedim. Kabul etmedi. ’Bana iki gün müsaade ver, sigorta paranı hesaplattırayım, helalleşelim’ dedim. İki güne tamam dedi. Akşamüstü geldiler, kafaları güzeldi, bir tek ayık Mehmet A. vardı. Beraber dışarı çıktık, ’Şunları al götür, rezil olduk’ dedim. ’Yarın gel konuşalım’ dedim, benim yeğenim koştu geldi, olay oldu. Yeğenim, yüzde 70 görme engelli bir adam, eline nasıl silah vereyim" şeklinde konuştu. Tutuksuz yargılanan diğer sanık Akseven A. ise, olayda yönlendirme yaptığı iddialarını reddederek, "Ahmet ve Mehmet A. ile konuştuk. Dışarı çıktıklarında tartışma başladı. Ben çıktığımda Furkan’ın yakasından tutmuşlardı. ‘Koskoca adamlarsınız yakışıyor mu?’ dedim. Benim Furkan’a yönlendirme yaptığım doğru değil." Mahkeme heyeti, sanık Furkan Dere’nin tutukluluğunun devamına, tutuksuz yargılanan Adem D. ve Akseven A. hakkındaki adli kontrol kararının sürmesine hükmetti. Ayrıca müşteki Ahmet A., Mehmet A. ile tutuksuz sanıkların HTS kayıtlarının incelenmesine karar verilerek, dava 23 Ekim tarihine ertelendi.
13 yaşındaki kızını alevlerin arasından çıkardı, evi gözlerinin önünde küle döndü
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:18 13 yaşındaki kızını alevlerin arasından çıkardı, evi gözlerinin önünde küle döndü Antalya’da iş çıkışı evine dönerken sokaktan yükselen dumanları gören adam kendi evinin yandığını görünce hayatının şokunu yaşadı. Evde bulunan 13 yaşındaki kızını son anda dışarı çıkartan ev sahibi küle dönen evinin pencere korkuluğuna dayanarak çaresiz şekilde evine son kez baktı. Evini alevler içinde görüp sinir krizi geçiren evin büyük kızı ise sağlık ekipleri ve kamşuları tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı.Yangın, saat 18.00 sıralarında Kepez ilçesi Beşkonak Mahallesi 4402 sokak ile Altınova Caddesi arasında bulunan çıkmaz sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Alaaddin Can’a ait müstakil gecekonduda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İkametten çıkan dumanları gören vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken, mahalle sakinleri hortumlarla yangına müdahale etmek istedi. Ancak kısa sürede gecekonduyu saran alevler nedeniyle vatandaşların çabası yetersiz kaldı. İhbarla verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı çok sayıda ekip yangına müdahale etti.Ev tamamen küle döndüYangın sırasında evde bulunan 13 yaşındaki Burcu Can, babası ve komşular tarafından evden çıkartıldı. Yangını haber alarak çalıştığı işyerinden koşarak gelen Alaaddin Can’ın büyük kızı ise evlerinin alevler içinde yandığını görünce sinir krizi geçirdi. Kısa süreli baygınlık geçiren genç kadın komşuları ve 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından sakinleştirildi. Ekiplerin yaklaşık 45 dakikalık çalışması ile söndürülen gecekonduda soğutma çalışmaları yapılırken, ev sahibi Alaaddin Can küle dönen evi ve eşyalarını pencere korkuluklarına dayanarak bir süre çaresiz şekilde izledi. Yangında ev tamamen kullanılamaz hale geldi."Dumanları gördüm, evden ilk kızımı çıkardım"Mesaisini tamamlayarak işyerine dönerken sokaktan yükselen dumanları gördüğünü geldiğinde ise kendi evinin alevler içinde olduğunu söyleyen ev sahibi Aladdan Can, "İşten geliyordum, ana caddeden eve döndükten sonra duman çıkmaya başladı. Koştum, ilk çocuğu çıkardım. 13 yaşındaki kızım içerdeydi. Ondan sonra bir daha içeriye giremedik. 5 dakika içinde evin her yanını sardı. Tamamen yandı, hiç bir şey kalmadı. Tırnak makası kadar dahi bir şey kalmadı. Evimiz, eşyamız, yatağımız, yorganımız, kıyafetimiz, arabamın anahtarına varasıya kadar yandı. Yetkililerden bu evi tekrar ayağa kaldırmak için yardım bekliyorum" dedi.
Kızını alevlerin arasından çıkardı, evi gözlerinin önünde küle döndü
24 Eylül 2025 Çarşamba - 21:27 Kızını alevlerin arasından çıkardı, evi gözlerinin önünde küle döndü Antalya’da iş çıkışı evine dönerken sokaktan yükselen dumanları gören adam, kendi evinin yandığını görünce hayatının şokunu yaşadı. Evde bulunan 13 yaşındaki kızını son anda dışarı çıkartan baba, alevlere teslim olan evini çaresiz gözlerle izledi. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürülürken, ev kullanılamaz hale geldi. Yangın, saat 18.00 sıralarında Kepez ilçesi Beşkonak Mahallesi 4402. Sokak ile Altınova Caddesi arasında bulunan çıkmaz sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Alaaddin Can’a ait müstakil gecekonduda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İkametten çıkan dumanları gören vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken, mahalle sakinleri hortumlarla yangına müdahale etmek istedi. Ancak kısa sürede gecekonduyu saran alevler nedeniyle vatandaşların çabası yetersiz kaldı. İhbarla olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı çok sayıda ekip yangına müdahale etti. Ev tamamen küle döndü Yangın sırasında evde bulunan 13 yaşındaki Burcu Can, babası ve komşular tarafından evden çıkartıldı. Yangını haber alarak çalıştığı işyerinden koşarak gelen Alaaddin Can’ın büyük kızı ise evlerinin alevler içinde yandığını görünce sinir krizi geçirdi. Kısa süreli baygınlık geçiren genç kadın komşuları ve 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından sakinleştirildi. Ekiplerin yaklaşık 45 dakikalık çalışması ile söndürülen gecekonduda soğutma çalışmaları yapılırken, ev sahibi Alaaddin Can küle dönen evi ve eşyalarını pencere korkuluklarına dayanarak bir süre çaresiz şekilde izledi. Yangında ev tamamen kullanılamaz hale geldi. "Dumanları gördüm, evden ilk kızımı çıkardım" Mesaisini tamamlayarak iş yerine dönerken sokaktan yükselen dumanları gördüğünü geldiğinde ise kendi evinin alevler içinde olduğunu söyleyen ev sahibi Aladdan Can, "İşten geliyordum, ana caddeden eve döndükten sonra duman çıkmaya başladı. Koştum, ilk çocuğu çıkardım. 13 yaşındaki kızım içerdeydi. Ondan sonra bir daha içeriye giremedik. 5 dakika içinde evin her yanını sardı. Tamamen yandı, hiç bir şey kalmadı. Tırnak makası kadar dahi bir şey kalmadı. Evimiz, eşyamız, yatağımız, yorganımız, kıyafetimiz, arabamın anahtarına varasıya kadar yandı. Yetkililerden bu evi tekrar ayağa kaldırmak için yardım bekliyorum" dedi.
Orman yangınında uçaktan atılan su gökkuşağı oluşturdu
24 Eylül 2025 Çarşamba - 19:52 Orman yangınında uçaktan atılan su gökkuşağı oluşturdu Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın, ekiplerin hızlı müdahalesiyle 1 saatte kontrol altına alındı. Söndürme çalışmaları sırasında uçaktan atılan suyun etkisiyle gökkuşağı oluştu. Antalya’nın Manavgat ilçesinde Gültepe-Yeniköy yolu üzerindeki Ilıca Mahallesi sınırlarından başlayan orman yangını, rüzgarın etkisiyle Dikmen mevkiine kadar hızla yayıldı. Yangına, Orman İşletmesine ait 3 helikopter, 2 uçak, 10 arazöz, 4 ilk müdahale aracı ve 4 su tankeri ile müdahale edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat birimi, 9 itfaiye ve ilk müdahale aracı, Manavgat Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı su tankerleri, Orman İşletmesi ve Manavgat Belediyesi’ne ait iş makineleri ile jandarma ve vatandaşlar yangına destek verdi. Yaklaşık 4 hektarlık Kızılçam ormanının zarar gördüğü yangın, ekiplerin yoğun çalışması sonucu 1 saatte kontrol altına alındı. Yangının başladığı noktadaki ağıldaki koyunlar ise sahipleri tarafından hızla bölgeden uzaklaştırılarak zarar görmesi önlendi. Söndürme çalışmaları sırasında yer ekiplerine destek veren uçaktan bırakılan suyun etkisiyle ortaya çıkan gökkuşağı işe kısa süreli şaşkınlığı sebep oldu. Suyun atılmasıyla birlikte ortaya çıkan gökkuşağı, suyun yere inmesiyle birlikte gözden kayboldu.