Yerel Haberler
Antalya
Organ nakliyle iki kez hayata tutunan Veli Kuşçu son yolculuğuna uğurlandı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:57:12 Akdeniz Üniversitesi Hastanesi personeli ve organ nakli gönüllüsü Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki kez nakil olan ve hayatını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için düzenlenen törende gözyaşları sel oldu. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi personeli ve Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği (AKBÖHONDER) Başkan Yardımcısı Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Hayatı boyunca iki kez organ nakliyle hayata tutunan ve yaşamını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için yıllarca görev yaptığı hastane önünde duygu dolu bir uğurlama töreni düzenlendi. Hastane önünde gözyaşları sel oldu Geçirdiği rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü AÜ Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybeden Veli Kuşçu için hastane bahçesinde tören gerçekleştirildi. Törende gözyaşları sel olurken, Kuşçu’nun organ nakli bekleyen hastalar için yaptığı fedakarlıklar yad edildi. İki kez hayata tutundu, ömrünü nakil bekleyenlere adadı 2004 yılında kadavradan, 2014 yılında ise ağabeyinden yapılan böbrek nakilleriyle hayatta kalan Veli Kuşçu, yaşadığı zorlu süreçlerin ardından kendisini organ nakli bekleyen hastalara umut olmaya adamıştı. 2012 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Kuşçu, AKBÖHONDER Başkan Yardımcılığı göreviyle de binlerce hastanın elinden tutmuş, organ bağışı campaignslarında gönüllü olarak ön saflarda yer almıştı. Rektör Özkan: "Organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlattı" Törende konuşurken duygusal anlar yaşayan AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Veli Kuşçu’nun organ nakli camiası için çok sembol ve değerli bir isim olduğunu vurgulayarak, "Veli Bey, organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlatan ender insanlardandı. 22 yıl önce gerçekleştirilen ilk böbrek nakliyle ikinci hayatına kavuşmuş, 10 yıl sonra yapılan ikinci nakille de yaşam mücadelesine devam etmişti. Yaşadığı bu süreci ise organ nakli bekleyen insanlara umut olmaya adamış çok kıymetli bir insandı. Organ nakli benim için de çok özel ve hassas bir alan. Bu yüzden onun sahada gösterdiği gönüllü çabayı, samimiyetini ve insanlara dokunan iyi niyetini her zaman ayrı bir yerde hatırlayacağım. Değerli çalışma arkadaşımız Veli Kuşçu’ya Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyorum" dedi Konuşmaların ve alınan helalliğin ardından Veli Kuşçu’nun cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlanmak üzere toprağa verileceği mezarlığa gönderildi. Törene, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastane yönetimi, sağlık çalışanları, Kuşçu’nun mesai arkadaşları ve çok sayıda yakını katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:12 Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:25 Şişme botları patlayan ve rüzgarla sürüklenen 2 genci sahil güvenlik ekipleri kurtardı Antalya’da rüzgarla açığa sürüklenen ve şişme botları patlayan 2 kişi Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Olay, saat 13.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul’dan gezmek için geldikleri Antalya’da Konyaaltı Sahiline gelen ve bir süre denize girdikten sonra şişme bot ile açılan 2 arkadaş rüzgarın etkisiyle sürüklenmeye başladı. Bir süre sonra botlarında bir delik olduğu ve havanın inerek batmaya başladıklarını fark eden 2 kişi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne arayarak yardım istedi. İhbar üzerine yat limanında bulunan Antalya Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde konuşlu bulunan Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanlığı’na bağlı bot hızla olay yerine hareket etti. Şişme bot delindi, 2 genci Sahil Güvenlik kurtardı Birkaç dakika içinde belirtilen konuma ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri şişme botta bulunan 2 kişiyi tahliye ederek, Antalya Yat Limanı’na getirdi. Konyaaltı sahilinden botla açıldıktan bir süre sonra botun delindiğini ve su almaya başladıklarını belirten Melih Aksu, "Konyaaltı Varyanttan çıktık normal bir botla. Kürek çekerken baya bir uzaklaştık. Sonra botumuzun bir yerden delindiğini gördük. Su almaya başladı. Acilen Sahil Güvenliği aradık. Allah razı olsun, hemen 5 dakika olmadan yanımıza geldiler. Bizi kurtardılar. Vallahi ölmekten kurtulduk. Allah, hepsinden razı olsun" dedi.
Çocuklar tedavisi tamamlanan güvercinleri doğaya saldı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:16 Çocuklar tedavisi tamamlanan güvercinleri doğaya saldı Antalya Büyükşehir Belediyesi, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’ne öğrencilere yönelik özel bir etkinlik düzenledi. Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte tedavileri tamamlanan güvercinler doğaya salındı. Büyükşehir Belediyesi, dünya genelinde hayvanların haklarını, refahlarını ve korunmalarını vurgulamak, hayvanlara olan saygıyı artırmak amacıyla her yıl 4 Ekim’de kutlanan Hayvanları Koruma Günü’nü çocuklarla birlikte kutladı. Doğal Yaşam Parkı’nda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle ağırlanan 150 öğrenci hem eğlendi hem de hayvan haklarıyla ilgili yeni bilgiler öğrendi. Doğal Yaşam Parkı’nı gezen minikler, hayvanların doğal yaşam alanları ve yaşam biçimleri hakkında bilgi aldı. Güvercinler doğaya salındı Doğal Yaşam Parkı gezisi sonrası etkinlik alanında buluşan öğrenciler, günün anısına hazırlanan özel etkinliklere katıldı. Çocuklar; hayvan temalı dikkat ve doğa dedektifleri oyunu, yüz boyama, halat çekme ve çuval yarışmaları gibi birbirinden eğlenceli oyun ve yarışmalarla keyifli vakit geçirdi. Minikler, ayrıca Doğal Yaşam Parkı’na yaralı olarak getirilip tedavisi tamamlanan iki güvercinin doğaya salınması heyecanını yaşadı. Çocukların ellerinden özgürlüğe kanat çırpan güvercinler, unutulmaz bir anıya dönüştü. Etkinlik sonunda Büyükşehir Belediyesi, öğrencilere boyama kitabı ve maske hediye etti. "Çocuklarımızı bilinçlendiriyoruz" Dünya Hayvanları Koruma Günü’nü çocuklarla kutlamanın önemine değinen Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Aygül Arsun, "Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın burada bulunması, etkinliklerimize katılması bizim için çok değerli. Dünya hepimizin ortak evi; hayvanların, insanların ve bütün canlıların birlikte paylaştığı bir yuva. Hayvanlarla denge içinde yaşamayı öğrenmemiz lazım. Hayvanların yaşam alanlarına, beslenme alanlarına saygı duymamız gerekiyor. Çocuklarımızın bu özel günlerle, hayvanlar ve doğa ile iç içe yaşayarak bilinçlenmelerini sağlamak için çalışıyoruz" dedi. "Öğrencilerimiz çok mutlu oldu" Etkinliklere katılan Muratpaşa Ertuğrul Gazi İlkokulu ikinci sınıf öğretmeni Gülbin Toker, "Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla öğretmenlerimizle birlikte bir etkinlik yapmak istedik. Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda böyle güzel bir program olduğunu duyunca katılmak istedik. Çocuklarımız yarışmalar ve oyunlarla çok mutlu oldu. Öğrencilerimizi her zaman hayvanlara karşı duyarlı şekilde yetiştirme gayretindeyiz. Görsel olarak bu imkânları sunmak büyük katkı sağlıyor; yaşayarak öğreniyorlar, hafızalarında kalıcı oluyor. Büyükşehir Belediyemize böyle anlamlı bir etkinlik düzenlediği için teşekkür ederiz" diye konuştu. "Hayvanları koruyalım" Etkinlikleri çok beğendiğini söyleyen ikinci sınıf öğrencisi Ayda Evrenoğlu ise, "Yarışmalara katıldım, çok eğlenceliydi. Ben de madalya kazandım. Hayvanları çok seviyorum. Onlara mama ve su verelim, hayvanları korumayı unutmayalım" dedi.
Antalya Kitap Fuarı ilk gününde yoğun ilgi gördü
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:02 Antalya Kitap Fuarı ilk gününde yoğun ilgi gördü Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 15’incisi gerçekleştirilen Antalya Kitap Fuarı’nın onur konuğu Zülfü Livaneli okurlarıyla buluştu. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilen söyleşide salon tıklım tıklım dolarken, Türk edebiyatını usta ismi Zülfü Livaneli, son kitabı "Bekle Beni" üzerine konuştu. Zülfü Livaneli, ‘Bekle Beni’nin bir direnişi anlattığını belirterek, "Derinden bir edebiyatçı insana inanır. İnsanın yüreğindeki cevhere inanır. Bir gün insanlık bu karanlığı yenecek, biliyorum" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl "Kitapla umuda, adalete, özgürlüğe" temasıyla 15’incisi gerçekleştirilen Antalya Kitap Fuarı, ilk gününde yoğun bir ilgi gördü. Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarın açılmasıyla birlikte kitapseverler soluğu Antalya Kitap Fuarı’nda aldı. Antalya Kitap Fuarı’nın onur konuğu Türk edebiyatının ve müziğinin usta ismi sayısız roman, şiir ve düşünce eserlerinin yazarı Zülfü Livaneli, "Edebiyat’ın Toplumu Dönüştürme Etkisi" başlıklı söyleşi de okurlarıyla buluştu. Söyleşiyi Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’de izlerken, AKM tıklım tıklım doldu. "Antalya çok önemli bir şehir" "Edebiyat’ın Toplumu Dönüştürme Etkisi" konulu söyleşinin moderatörü Yazar Serhat Kaya, 15. Antalya Kitap Fuarı’nın büyük bir heyecanla başladığını belirterek, "Bu yüksek nitelikli fuarın bu günlere gelmesini sağlayan Büyükşehir Belediyesi’ne ve bugün burada hepimiz kadar çok burada olmayı çok isteyen Muhittin Başkan’a teşekkür ediyorum" diyerek söyleşiye başladı. Türk edebiyatın usta sanatçısı Zülfü Livaneli, Antalya’nın kendisi açısından ayrı bir yeri olduğunu belirterek, "Muhittin Başkan’ın olmadığı bu dönemde bu süreci müthiş bir şekilde götüren Büşra Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Antalya’ya her gelişte, Antalya’nın güneşinin yüreklerini aydınlattığı insanları görüyorum. Antalya çok önemli bir yer, sadece Türkiye’de değil, dünya da çok önemli bir şehir. Denizle, dağlarıyla, turizmiyle değil kültürü ile öne çıkan bir şehir. Türkiye’de ilk konserimi Antalya’da verdim. Daha sonra birçok Antalya’ya geldim, tekrar burada sizlerle olmaktan dolayı çok mutluyum" dedi. "Bir gün insanlık karanlığı yenecek" Son kitabı ‘Bekle Beni’ üzerine de değerlendirmede bulunan Zülfü Livaneli, "Bu kitap bir direniş. Bazı okurlarımız kitabı okuduktan sonra gerçekten bu olaylar sizlerin başınızdan geçti mi? diye soruyorlar. Benim ve arkadaşlarım daha da fazlasını yaşadı. ‘Siz nasıl böyle güler yüzlü, mutlu kalıyorsunuz’ diyorlar. Çünkü derinden bir edebiyatçı insana inanır. İnsanın yüreğindeki cevhere inanır. Bir gün insanlık bu karanlığı yenecek biliyorum" dedi. AKM’yi dolduran kitapseverler Zülfü Livaneli’yi büyük bir heyecanla izlerken, söyleşinin sonunda Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, usta sanatçıya "Patara’nın Deniz Feneri" heykelini ve çiçek takdim etti. "Karanlıkları aydınlığa hep birlikte çıkaracağız" Başkan Vekili Büşra Özdemir, Muhittin Başkan’ın 15 yıl önce çadırlarda başlattığı bu fuarın Zülfü Livaneli gibi Türk edebiyatının usta isimlerinin desteği ile fuar ve kongre merkezlerine sığmadığını belirtti. Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Bu yılki mottomuzu "Kitapla umuda, adalete, özgürlüğe" olarak belirledik. Bu fikir ortaya çıktığı zaman bu fuara, bu ihtiyaca, bu özleme en çok kim anlam katar dediğimizde, aklımıza gelen tek isim büyük usta Zülfü Livaneli’ydi. Onun sesiyle, sözüyle büyüdük. Ruhumuzu hep besledi. Çok keyifli bir söyleşiydi. Hep söylüyorum, ‘Karanlık çökmeden, şafak sökmeyecek’ karanlıkları da aydınlığa hep birlikte çıkaracağız" dedi. 15. Antalya Kitap Fuarı’nın ilk gününde imza ve söyleşide Türk dağcı, yazar ve fotoğrafçı Nasuh Mahruki, Nilay Şanlı, Zekiye Yüksel, Ecmel Tayfun Bozoğlu, Şehmus Ay okurlarıyla buluştu.
"Ulusal Kısa Film Yarışması"nda jüri üyeleri açıklandı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:35 "Ulusal Kısa Film Yarışması"nda jüri üyeleri açıklandı Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı. Yarışmanı jüri üyeleri; "Ezgi Esma Kürklü Pervaz, İlkay Nişancı ve Vuslat Saraçoğlu"ndan oluşuyor. 24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri üyeleri belli oldu. Ön seçici kurulunu Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Senem Duruel Erkılıç, Sinema yazarı, Digiturk Sinema Kanalları program yöneticisi Okan Arpaç ve Belgeselci, akademisyen Ayşegül Selenga Taşkent’in oluşturduğu Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ‘Adako’, ‘Akşam Yemeği’, ‘Bimba’, ‘Defne’, ‘Eudaimonia’, ‘Giderayak’, ‘Kudret’, ‘Ölüm Bizi Ayırana Dek’, ‘Soğuk Beyaz’ ve ‘Verdiğiniz Bilginin Doğruluğu İçin Teşekkür Ederiz’ filmleri yer alıyor. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri üyeleri belli oldu Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi senarist ve çevirmen Ezgi Esma Kürklü Pervaz, Bilkent Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık bölümünden mezun oldu. Tiyatro, sinema ve televizyon projelerinde oyuncu olarak yer alan Pervaz, film, dizi ve televizyon programları için senaryo yazdı ve kitap, tiyatro oyunu ve altyazı çevirileri yaptı. Yaşamını Türkiye ve Almanya arasında sürdüren Pervaz, Onur Tan’ın yönettiği Aman Reis Duymasın filminde Veteriner Gamze karakterini, Hakan Alak’ın yönettiği Hakikat filminde ise Maria karakterini canlandırır. Kısa film çalışmalarında Osman Oğuz Öğün’ün yönettiği Yaşanmaz ve İlker Çatak’ın yönettiği Sadakat filmlerinde rol alır. James Younger’ın belgeseli Science of Bibleda yer alır. Televizyon izleyicisinin karşısına Metin Günay’ın yönettiği Diriliş Ertuğrul dizisiyle çıkar. Ayrıca Alper Özyurtlu’nun yönettiği Heberler ve Gül Oğuz’un yönettiği Sıla dizilerinin senaryolarında imzası bulunur. Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi İlkay Nişancı ise İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Anabilim Dalı’nda Doç. Dr. olarak akademik hayatını sürdürüyor. Nişancı, akademik çalışmalarının yanı sıra sinema ve televizyon alanında çok sayıda belgesel, kurmaca film, müzik videosu, reklam filmi ve televizyon programında yönetmen ve kurgucu olarak yer aldı. Müzikle de yakın bağlarını sürdüren Nişancı, öğrencilik yıllarından itibaren özellikle belgeseller ve kısa filmler için müzik tasarladı; profesyonel müzik yaşamında ise söz yazarı, besteci ve solo gitarist olarak yer aldığı ELA isimli heavy metal grubuyla iki albüme imza attı. HBO Max’te yayınlanan iki sezon ve 14 bölümden oluşan Eko Eko Eko belgesel serisinin oluşturucusu ve yönetmeni Nişancı, son filmi Zamanın Kıyısında Sınav ile de dikkat çekti. Film, 31. Adana Altın Koza Film Festivali’nde "En İyi Belgesel Film" ödülünü aldı; 44. İstanbul Film Festivali’nde ise "En İyi Belgesel Film", "En İyi Müzik" ve "En İyi Kurgu" ödüllerini kazanarak festivalin en çok ödül alan yapımı oldu. Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi Vuslat Saraçoğlu 2010 yılında Sarajevo Talent Campus’e katıldı. Saraçoğlu, Neden Tarkovsky Olamiyorum adlı uzun metraj kurmaca filmde oyuncu ve yapım koordinatörü olarak yer aldı. Borç adlı ilk uzun metraj filmi birçok uluslararası festivalde gösterilip yarışan Saraçoğlu, ulusal alanda ise başta 37. İstanbul Film Festivali’nde ’Altın Lale En İyi Film’ ödülü olmak üzere çeşitli ödüller kazandı. Saraçoğlu’nun İkinci uzun metraj kurmaca filmi Bildiğin Gibi Değil, 43.İstanbul Film Festivali’nde "En İyi Kurgu", "En İyi Senaryo", "Jüri Özel Ödülü" ve "En İyi Erkek Oyuncu" ödüllerinin sahibi oldu. Saraçoğlu’nun Her Şey Geçer isimli ilk öykü kitabı ise 2024 yılında İnkılap Kitabevi çatısı altındaki Sayfa 6 Yayınları tarafından yayınlandı. Vuslat Saraçoğlu yeni projeleri için de çalışmalarına devam ediyor. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller 1 Kasım 2025, Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül töreninde açıklanacak.