Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:12:08 Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:25 Şişme botları patlayan ve rüzgarla sürüklenen 2 genci sahil güvenlik ekipleri kurtardı Antalya’da rüzgarla açığa sürüklenen ve şişme botları patlayan 2 kişi Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Olay, saat 13.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul’dan gezmek için geldikleri Antalya’da Konyaaltı Sahiline gelen ve bir süre denize girdikten sonra şişme bot ile açılan 2 arkadaş rüzgarın etkisiyle sürüklenmeye başladı. Bir süre sonra botlarında bir delik olduğu ve havanın inerek batmaya başladıklarını fark eden 2 kişi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne arayarak yardım istedi. İhbar üzerine yat limanında bulunan Antalya Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde konuşlu bulunan Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanlığı’na bağlı bot hızla olay yerine hareket etti. Şişme bot delindi, 2 genci Sahil Güvenlik kurtardı Birkaç dakika içinde belirtilen konuma ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri şişme botta bulunan 2 kişiyi tahliye ederek, Antalya Yat Limanı’na getirdi. Konyaaltı sahilinden botla açıldıktan bir süre sonra botun delindiğini ve su almaya başladıklarını belirten Melih Aksu, "Konyaaltı Varyanttan çıktık normal bir botla. Kürek çekerken baya bir uzaklaştık. Sonra botumuzun bir yerden delindiğini gördük. Su almaya başladı. Acilen Sahil Güvenliği aradık. Allah razı olsun, hemen 5 dakika olmadan yanımıza geldiler. Bizi kurtardılar. Vallahi ölmekten kurtulduk. Allah, hepsinden razı olsun" dedi.
Alanya’da Gazze’ye destek yürüyüşü
05 Ekim 2025 Pazar - 22:22 Alanya’da Gazze’ye destek yürüyüşü Antalya’nın Alanya ilçesinde, İsrail’in Gazze’ye yönelik insanlık dışı saldırıları protesto edildi. Filistin halkına ve Küresel Sumud Filosu’na destek için düzenlenen yürüyüşe vatandaşlar yoğun katılım gösterdi. AK Parti Alanya İlçe Teşkilatı tarafından organize edilen ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun destek verdiği yürüyüşte vatandaşlar, ellerinde Türkiye ve Filistin bayraklarıyla Kızılkule önünde toplandı. "Kahrolsun İsrail", "Filistin halkı yalnız değildir" sloganları atan vatandaşlar, Kızılkule Meydanı’ndan deniz fenerine kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Alanya açıklarında Türk ve Filistin bayraklarıyla donatılan çok sayıda tekne ve gemi de kıyı boyunca yürüyüşe eşlik etti. Teknelerdeki vatandaşlar bayrak sallayarak eyleme denizden destek verdi. AK Parti İlçe Başkanı Şarani Tavlı yaptığı konuşmada, "Bugün insanlık için, vicdan için, Filistin için, Sumud Filosu için bir aradayız. Gazze’de bir çocuk ağlarken biz gülemeyiz. Gazze’de bir anne evladını toprağa verirken biz susamayız. Orada bombalar yağarken, biz burada sessiz kalamayız. Gazze bugün insanlığın aynasıdır. O aynaya baktığımızda kim zalim kim mazlum, kim adil kim vicdansız açıkça görülmektedir. İsrail’in Gazze’de yaptıkları ne savunma hakkıdır ne de güvenlik meselesidir. Bu açıkça bir zulümdür, bir katliamdır, bir insanlık suçudur" dedi.
Binlerce Antalyalı Gazze için yürüdü
05 Ekim 2025 Pazar - 19:18 Binlerce Antalyalı Gazze için yürüdü Antalya’da Gazze’deki katliama dikkat çekmek amacıyla yürüyüş düzenlendi. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşe karadan motosiklet grupları, denizden ise tekneler eşlik etti. Antalya Kudüs Platformu’nun çağrısı ile Gazze’de yaşanan katliama dikkat çekmek amacıyla yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türkiye ve Filistin bayrakları bulunan binlerce kişi, Konyaaltı Olbia meydanında toplandı. Yürüyüşe karadan motosiklet gruplarının yanı sıra denizden de tekneler eşlik etti. Ellerinde Gazze’de hayatını kaybeden bebek ve çocukları temsil eden kefene sarılmış bebek figürleri bulunan grup üyeleri, ‘Antalya’dan Gazze’ye direnişe bin selam’ ve ‘Çocuklar ölürken sessiz kalınmaz’ sloganları attı. Konyaaltı Kent Meydanı’na kadar olan yaklaşık 2 kilometrelik yürüyüşe katılanlara çevredeki vatandaşlar da destek verdi. "İnsanlık onurunu hiçe sayan bir soykırım yaşanıyor" 1.5 saat süren yürüyüşün ardından Konyaaltı Kent Meydanı’nda toplanan kalabalığa seslenen Antalya Kudüs Platformu Başkanı Mustafa Erduran, 2 yıldır tüm dünyanın gözü önünde Filistin’de, özellikle Gazze Şeridi’nde uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiçe sayan bir soykırım yaşandığını belirtti. Erduran, "Masum insanlar, kadınlar, yaşlılar ve en çok da çocuklar açlık silahı ile sistematik bir yok etme politikasının kurbanı oluyor. Bu bir savaş değil, bu sivil halka uygulanan topyekün bir zulüm ve insanlık suçudur. Yıllardır Gazze’ye gıda, su, elektrik, yakıt ve ilaç girişinin engellenmesi, bölge halkını hayatta kalma mücadelesinin en zorlu sınavıyla karşı karşıya bırakmıştır" dedi. "Sumud Filosu, direnişin adı oldu" İsrail’in Gazze’yi açlık ve susuzluk ile teslim almaya çalıştığını söyleyen Erduran, "Mavi Marmara ile başlayan Özgürlük Filosu ruhu, bugün Sumud Filosu, yani ’direniş ve kararlılık filosu’ ile devam ediyor. Bu filolar, sadece insani yardım gemileri değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki özgür insanların zalimin karşısında dimdik duruşunun, Gazze’nin yanında oluşunun ve esareti asla kabul etmeyeceğinin yüzen anıtlarıdır. Onlar, ablukayı yarmaya giden bir avuç gemi değil, milyarlarca insanın duasını ve umudunu taşıyan iman ve inanç kaleleridir. Ş uda bilinsin ki Sumud ne ilk ne de son olacak. Keza İtalya’dan 11 gemi ile hareket eden Özgürlük Filosu, geçen aylarda Malta açıklarında saldırıya uğrayan ve geri dönmek zorunda kalan Vicdan gemisi ile birlikte yolculuğuna devam ediyor. Özgürlük Filosu, Gazzeye 300 mil mesafede ve geri dönmeyecek" ifadelerini kullandı.
Binlerce Antalyalı Gazze için yürüdü
05 Ekim 2025 Pazar - 18:58 Binlerce Antalyalı Gazze için yürüdü Antalya’da Gazze’ki katliama dikkat çekmek amacıyla ellerinde kefene sarılmış bebek cesetlerini temsil eden figürlerle yürüyüş düzenlendi. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşe karadan motosiklet grupları, denizden ise tekneler eşlik etti. Antalya Kudüs Platformu’nun çağrısı ile Antalya’da Gazze’de yaşanan katliama dikkat çekmek amacıyla yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türkiye ve Filistin bayrakları bulunan binlerce kişi Konyaaltı Olbia meydanında toplandı. Yürüyüşe karadan motosiklet gruplarının yanı sıra denizden de tekneler eşlik etti. Gazze’de hayatını kaybeden bebek ve çocukları temsil eden kefene sarılmış bebek figürleri bulunan grup üyeleri ‘Antalya’dan Gazze’ye direnişe bin selam’ ve ‘Çocuklar ölürken sessiz kalınmaz’ sloganları attı. Konyaaltı Kent Meydanı’na kadar olan yaklaşık 2 kilometrelik yürüyüşe katılanlara çevredeki vatandaşlarda destek erdi. "İnsanlık onurunu hiçe sayan bir soykırım yaşanıyor" 1.5 saat süren yürüyüşün ardından Konyaaltı Kent Meydanı’nda toplanan kalabalığa seslenen Antalya Kudüs Platformu Başkanı Mustafa Erduran 2 yıldır tüm dünyanın gözü önünde Filistin’de özellikle Gazze şeridinde uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiçe sayan bir soykırım yaşandığını belirtti. Erduran , "Masum insanlar, kadınlar, yaşlılar ve en çok da çocuklar açlık silahı ile sistematik bir yok etme politikasının kurbanı oluyor, bu bir savaş değil Bu sivil halka uygulanan topyekün bir zulüm ve insanlık suçudur. Yıllardır Gazze’ye gıda, su, elektrik, yakıt ve ilaç girişini engellenmesi, bölge halkını hayatta kalma mücadelesinin en Zorlu sınavıyla karşı karşıya bırakmıştır" dedi. "Sumud Filosu, direnişin adı oldu" İsrail’in Gazze’yi açlık ve susuzluk ile teslim almaya çalıştığını söyleyen Erduran, "Mavi Marmara ile başlayan "Özgürlük Filosu" ruhu, bugün "Sumud Filosu" yani "Direniş ve Kararlılık Filosu" ile devam ediyor. Bu filolar, sadece insani yardım gemileri değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki özgür insanların, zalimin karşısında dimdik duruşunun, Gazze’nin yanında oluşunun ve esareti asla kabul etmeyeceğinin yüzen anıtlarıdır. Onlar, ablukayı yarmaya giden bir avuç gemi değil, milyarlarca insanın duasını ve umudunu taşıyan iman ve inanç kaleleridir. Şuda bilinsinki Sumud ne ilk nede son olacak, Keza İtalyadan 11 Gemi ile hareket eden özgürlük filosu, geçen aylarda Malta açıklarında saldırıya uğrayan ve geri dönmek zorunda kalan Vicdan gemisi ile birlikte yolculuğuna devam ediyor, Özgürlük filosu Gazzeye 300 mil mesafede ve geri dönmeyecek." İfadelerini kullandı.
Antalya’da denizde  genç bir kadının cansız bedeni bulundu
05 Ekim 2025 Pazar - 16:18 Antalya’da denizde genç bir kadının cansız bedeni bulundu Antalya’da denizde jetski kullanan vatandaşların bir kişinin yaklaşık 35 metrelik falezlerden düştüğü ihbarı ile harekete geçen Sahil Güvenlik ve polis ekipleri genç kızın cansız bedenine ulaştı. Üzerinden kimlik çıkmayan genç kadının kimliği Yüz Tanıma Sistemi (YTS) aracılığı ile tespit edildi. Olay, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Çağlayan Mahallesi’nde bulunan Düden Şelalesinin denize döküldüğü noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şelalenin denize döküldüğü noktaya yakın bir konumda jetski ile suda bulunan vatandaşlar bir kişinin yaklaşık 35 metrelik falezlerin üst noktasından denize düştüğünü gördü. Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumu bildirmeleri üzerine olay yerine Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekip sevk edildi. Kimliği YTS ile tespit edildi Belirtilen konuma gelen deniz polisi ve Sahil Güvenlik ekipleri denizde yaptıkları kısa yapılan kısa süreli aramanın ardından su yüzeyinde bir kadına ait olduğu belirlenen cansız bedene ulaştı. Burada hazır bekleyen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Deniz polisi genç kadının sudan çıkartarak bota aldığı cansız bedenini Antalya Yat Limanı’na getirdi. Üzerinden kimlik çıkmayan genç kızın Yüz tanıma Sistemi (YTS) ile yapılan sorgusunda kimliğinin Fatma Dilek Yılmaz (18) olduğu belirlendi. Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından genç kızın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Meme kanserinde erken teşhis, tedavi başarısını yüzde 90’lara çıkarıyor
05 Ekim 2025 Pazar - 15:12 Meme kanserinde erken teşhis, tedavi başarısını yüzde 90’lara çıkarıyor Meme kanseri vakalarının genç yaş grubunda artış gösterdiğine dikkat çeken Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Murat Oynak, "1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında yaptığı açıklamada, erken tanı sayesinde tedavi başarı oranının yüzde 90’lara ulaşabildiğini söyledi. Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak dünya genelinde ciddi bir sağlık sorunu oluşturuyor. Türkiye’de de her yıl binlerce kadın bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Murat Oynak, "1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında yaptığı açıklamada, son yıllarda özellikle genç kadınlarda meme kanseri görülme oranlarında artış olduğuna dikkat çekti. Genç yaş grubunda meme kanseri vakaları hızla artıyor 2025 yılı tahminlerine göre, meme kanseri vakalarının yüzde 16’sının 50 yaş altındaki kadınlarda teşhis edilmesi beklendiğini belirten Dr. Oynak, "Bu oran, son 20 yılda her yıl ortalama yüzde 0.7 artarken, 2000’li yılların ortalarından itibaren bu artış hızı yüzde 1.4’e çıktı. Ayrıca yeni vakaların yaklaşık yüzde 10’u, 45 yaş ve altındaki kadınlarda ortaya çıkıyor" dedi. "Erken teşhis hayat kurtarıyor" Dr. Oynak, meme kanserinin erken evrede teşhis edilmesi durumunda tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunun altını çizerek, "Erken tanı sayesinde meme kanseri tedavisinde başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkabiliyor. Bu nedenle kadınların kendi risklerini bilmeleri ve düzenli kontrolleri ihmal etmemeleri büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Yaşam tarzı değişiklikleri riski azaltabilir" Meme kanserinden tamamen korunmanın mümkün olmasa da, bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile riskin azaltılabileceğini belirten Uzm. Dr. Murat Oynak, "Sağlıklı beslenme ve ideal kilo kontrolü: Akdeniz tipi beslenme modeli öneriliyor. Düzenli egzersiz: Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite riski %20-30 oranında azaltabilir. Alkol ve sigara kullanımı: Bu alışkanlıklar meme kanseri riskini artırır. Sınırlandırılması önerilir. Emzirme: Toplamda 12 ay ve üzeri süreyle emzirme, meme kanserine karşı koruyucudur. Genetik danışmanlık: Aile öyküsü olan bireyler BRCA1 ve BRCA2 testleri için uzmana başvurmalı. Düzenli kontroller: Ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapılmalı. 40 yaşından sonra ise yıllık mamografi ihmal edilmemeli" şeklinde konuştu. "Görüntüleme yöntemleri erken teşhiste kilit rol oynuyor" Uzm. Dr. Oynak, meme kanserinde görüntüleme yöntemlerinin hastalığın belirti vermeden teşhis edilmesinde hayati rol oynadığını vurgulayarak, "Tarama yöntemleri sayesinde kanser çok erken aşamada saptanabiliyor. Bu da tedavi sürecinde hem başarıyı artırıyor hem de hastanın yaşam süresini ve kalitesini yükseltiyor" dedi. Görüntüleme yöntemleri Dr. Oynak, meme kanseri taramasında kullanılan başlıca yöntemleri, "Mamografi: 40 yaş üstü kadınlar için altın standart tarama yöntemidir. Erken evre kanserleri tespit ederek ölüm oranlarını yüzde 20-40 azaltır. Ultrasonografi: Genç yaşta ya da yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografiye ek olarak kullanılır. MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme): Yüksek risk grubundaki kadınlar için önerilir. Daha detaylı görüntüleme sağlar. Biyopsi: Görüntüleme ile şüpheli kitle saptandığında kesin tanı için kullanılır" şeklinde sıraladı.
Eline aldığı tiner şişesi ve çakmakla kendini yakmak istedi
05 Ekim 2025 Pazar - 12:56 Eline aldığı tiner şişesi ve çakmakla kendini yakmak istedi Antalya’da eline aldığı tiner şişesi ve çakmakla kendini yakmaya çalışan adam ekiplere zor anlar yaşatırken, olay yerine gelen kardeşi tarafından ikna edilerek çakmak elinden alındı. Olay, Muratpaşa ilçesi Yenigün Mahallesi 1080 sokakta bulunan bir apartmanda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süredir psikolojik sorunları olduğu belirtilen Erkan K. (51) yaşadığı tartışma sonrası daireden dışarı çıktı. Eline aldığı şişedeki tineri üzerine döken Erkan K. kendisini yakacağını belirterek yanına kimseyi yaklaştırmadı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar sonrası olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. "Benim marklarımı aldılar" Zaman zaman elinde bulunan tiner şişesinden üzerine yanıcı maddeyi döken Erkan K.’yi ikna etmek için ekipler büyük çaba harcadı. Kendisine yakınlarının borcu olduğunu söyleyen şahıs "Benim dolarlarımı, marklarımı aldılar" dedi. Elinde çakmak bulunması nedeniyle itfaiye ekipleri yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı hazırda beklerken, ekipler şahsı uzun süre ikna etmeye çalıştı. Olay yerine gelen yakınlarının sözleri de Erkan K.’yi ikna etmeye yetmedi. Kardeşi ikna etti Bu sırada adrese gelen Erkan K.’nin kardeşi kısa süreli görüşmenin ardından elindeki çakmak ve tiner şişesini almayı başardı. Tiner şişesi ve çakmağın Erkan K.’den uzaklaştırılmasının ardından ekipler ve yakınları rahat bir nefes aldı. Getirilen su ile üzerine döktüğü yanıcı maddeden arındırılan Erkan K., 112 Acil Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Erkan K.’nin rahatsızlığı nedeniyle bir süre hastanede tedavi gördüğü, yakın zamanda taburcu edildiği öğrenildi.