Yerel Haberler
Antalya
16 Şubat 2026 Pazartesi - 18:38 Kepez’e bir günde ikinci sağlık yatırımı Kepez de Beşkonaklılar Mahallesi’ndeki Fatma-Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun açılışının ardından Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Bedia-Nimet Şimşek Aile Sağlığı Merkezi’nin temeli atıldı. Kepez Belediyesi’nin arsa tahsisini gerçekleştirdiği ve hayırsever Nimet Şimşek’in yapımını üstlendiği Fevzi Çakmak Mahallesi Bedia-Nimet Şimşek Aile Sağlığı Merkezi’nin temeli törenle atıldı. Bölgedeki sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve nüfus yoğunluğuna paralel artan hizmet ihtiyacının karşılanmasını hedefleyen Aile Sağlığı Merkezi’nin temel atma töreninde konuşan hayırsever Nimet Şimşek, sağlığın çok kıymetli bir hazine olduğunu ve bunun için sağlıkla ilgili bir yatırım yaptıklarını belirterek, "Allah hayrımızı kabul etsin" dedi. Fevzi Çakmak Mahallesi Muhtarı Mehmet Sidal da bu kalıcı eserin mahalleye kazandırılması için yer tahsisinde bulunan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve merkezin yapımını üstlenen Şimşek ailesine teşekkür etti. "Kepez’de hizmet seferberliği" Antalya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, Kepez’de bir hizmet seferberliği olduğunu belirterek, bir saat önce yine Kepez’de Fatma-Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun açılışının yapıldığını bildirdi. 3 hekimli Bedia-Nimet Şimşek Aile Sağlığı Merkezi’nin de temelini atıyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Özkan, "Hayırseverimiz olmazsa olmazdı, Kepez Belediye Başkanımız olmazsa olmazdı. Allah razı olsun. İl Sağlık Müdürlüğümüz de işbirliği içinde çalışarak bu tesisin temel atma törenini hep beraber gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Güçlü bir toplum, sağlıklı bireylerle, bilinçli ailelerle ve erişilebilen sağlık sistemi ile mümkündür" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, aynı gün içinde bir merkezin açılışının ardından yeni bir Aile Sağlığı Merkezi’nin temelini atıyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Kepez Belediyesi olarak sağlık yatırımlarını çok önemsediklerini belirten Başkan Kocagöz, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan ve hayırsever Nimet Şimşek ve ailesine teşekkür etti. Sağlığın bir toplumun en temel hakkı ve en kıymetli hazinesi olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Güçlü bir toplum, sağlıklı bireylerle, bilinçli ailelerle ve erişilebilen sağlık sistemi ile mümkündür. Temennimiz bu merkezin kapısından giren her vatandaşımızın güler yüzle karşılanması, güvenli hizmet alması ve sağlığına kavuşarak ayrılmasıdır. Biliyorum ki özveriyle çalışacak doktorlarımız, hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum" dedi. Kepez’e 11 sağlık protokolü Başkan Kocagöz, bugüne kadar Kepez’de 11 protokol yapıldığını, 4 Aile Sağlığı Merkezi’nin temelinin atıldığını ve 2 Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışının yapıldığını bildirdi. Antalya’nın en büyük ilçesinin Kepez olduğuna değinen Başkan Kocagöz, nüfus artıkça ihtiyaçların arttığını, hayırseverler ve devletin kurumlarıyla işbirliği halinde insanlara hizmet etmek için her zaman ellerini taşın altına koyduklarını ve koymaya devam edeceklerini ifade etti. Açılışta konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin de, bugün Kepez’e kazandırılan ikinci sağlık yatırımının temel atma töreninde bir araya geldiklerini belirterek, "2-3 ay içinde buranın da açılışını yaparız" dedi ve ardından hayırsever Şimşek ailesine teşekkür etti. Sağlık yatırımlarının önemine değinen Vali Şahin, "Kepez, Antalya’nın en büyük ilçesi. Antalya nüfusuna her yıl 50 bin nüfus ekleniyor. Bu nüfusun önemli bir kısmı Kepez’e geliyor ve Kepez hızla büyüyor. Bu büyüme ile ilçe kamu hizmetleri bekliyor. Alt yapı gerekiyor, sağlık ocağı gerekiyor, hastane gerekiyor. İşte bu yükü alan hayırseverlerimize teşekkür ediyoruz. Hayırseverlerimiz bizim yükümüzü alıyorlar, bizi rahatlatıyorlar. Yerel yönetimler burada çok kritik. Çünkü arsa olmadan iş yapamazsınız. Birinci basamak sağlık hizmeti mahallenin merkezinde olmalıdır. Bu hususta örnek çalışmayı Kepez Belediyemiz sağlıyor. Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz’e huzurlarınızda teşekkür ediyorum" diye konuştu.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 17:16 Kepez’de 7 hekimli Fatma Numan Sır ASM ve ASHİ hizmete açıldı Kepez’in Beşkonaklılar Mahallesi’nde yapımı tamamlanan 7 hekimli Fatma Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yeni sağlık yatırımı, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırırken mahallenin sağlık altyapısına da önemli bir katkı sunacak. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan hayırsever Salih Sır, böyle anlamlı bir hayra vesile olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Beşkonaklılar Mahallesi Muhtarı Mehmet Daban ise emeği geçenlere teşekkür ederek, ilçeye kazandırılan yeni yatırımların artarak devam etmesi temennisinde bulundu. Kepez ilçesi şanslı Antalya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, "Bu memlekette kim taş taş üstüne koyuyorsa Allah ondan bin kere razı olsun" dedi. Aile hekimliğini bir gömleğin ilk düğmesi olarak tanımlayan Prof. Dr. Özkan, sağlık hizmetlerinin temel basamağında aile hekimliğinin çok önemli bir rol oynadığını vurguladı. Kepez’in çok özellikli bir yer olduğunu belirten Özkan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kepez’in aile hekimliğine kayıtlı nüfusu 642.636’dır. 57 aile sağlığı merkezi ve 238 aile hekimi ile birinci basamak sağlık hizmeti verilmektedir. Her bir aile hekimine düşen nüfus ortalama 2.700 kişidir. Kepez ilçesi şanslı; Kepez Belediye Başkanı var, il sağlık müdürlüğü çok güzel projeler üretiyor ve burada eşgüdüm içinde birlikte çalışıyoruz" dedi. Kepez’in Sütçüler Mahallesi’nde 9 birimli Aile Sağlığı Merkezi, Sağlıklı Hayat Merkezi, 112 Acil Sağlık İstasyonu binasının önümüzdeki günlerde açılacağını, Kültür Mahallesi’nde 9 birimli ASM, SHM ve 112 Acil Sağlık İstasyonu ile Kepez Teomanpaşa da 6 birimli ASM ve 112 Acil Sağlık Merkezi’nin proje aşamasında olduğunu bildirdi. Antalya’da 15 hayırseverle protokol imzalandığını bunun 13 tanesinin Kepez ilçesi için olduğunu söyledi. Kocagöz: "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, Fatma Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun hayırlara vesile olması dileğinde bulundu. Kepez Belediyesi’nin sosyal belediyecilik ilkesiyle bu yatırımlar için yer temininden çevre düzenine kadar birçok hizmeti yerine getirdiğini belirterek, desteklerinden dolayı Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. Behzat Özkan ve hayırsever Sır ailesine teşekkür etti. Antalya Valisi Şahin ve İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. Özkan’ın her temel atmaya, her açılışa gelerek yanlarında olduklarını dile getiren Başkan Kocagöz, "Bizi hiç yalnız hissettirmediler. Biz bütün kurumlarla işbirliği içinde çalışıyoruz. Hepimizin ortak paydası insan. O parti bu parti demeden, hizmet veriyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Bizim hedefimiz bu" dedi. Sağlık en kıymetli hazine Sağlığın bir toplumun en temel hakkı ve en kıymetli hazinesi olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Güçlü bir toplum, sağlıklı bireylerle, bilinçli ailelerle ve erişilebilen sağlık sistemi ile mümkündür. Temennimiz bu merkezin kapısından giren her vatandaşımızın güler yüzle karşılanması, güvenli hizmet alması ve sağlığına kavuşarak ayrılmasıdır. Biliyorum ki özveriyle çalışacak doktorlarımız, hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum" diye konuştu. Kepez için 11 sağlık protokolü Kepez’deki sağlık yatırımlarına değinen Başkan Kocagöz, "Bugüne kadar 11 protokol yaptık. 4 Aile Merkezi temeli atıldı, 2 aile sağlığı merkezi açıldı. Antalya’nın en büyük ilçesi olan Kepez gün geçtikçe daha da büyümektedir. Antalya’da nüfus artış oranı yüzde 1.2 iken, Kepez’in nüfus artışı yüzde 2.1’dir. Hep diyoruz; Antalya’nın geleceği Kepez, işte buda bunu ispatlıyor. Antalya buraya göç ediyor. Muratpaşa ile aramızdaki fark 140 bini geçti. Nüfus artınca ihtiyaçlar çoğalıyor. Artan nüfus demek daha fazla hizmet, daha fazla yatırım demektir. Sağlıktan eğitime kadar her alanda yatırımlarımızı sürdürüyoruz" dedi. Kuzeyyaka Mahallesi’ndeki 15 dönümlük arazinin Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmesi hususunun belediyenin şubat ayı meclis gündemine taşındığını da hatırlatarak, Kepez’e kazandırılacak yeni eğitim yatırımının sinyalini verdi. Başkan Kocagöz, "Kepez Belediyesi olarak insanımızı ilgilendiren her konuda bu bizim işimiz değil deyip kenara çekilmiyoruz, elimizi taşın altına koyuyoruz ve koymaya da devam edeceğiz " diyerek sözlerini tamamladı. Vali Şahin:"Kepez ile örnek çalışma yürütüyoruz" Açılış töreninde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin de, yine Kepez’de çok kıymetli bir eseri birlikte açmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirerek, "Antalya’nın sağlık yatırımlarında pek çok şehirden ayrıştığını belirterek; "Bu başarıda yerel yönetimlerin bize verdiği destek çok belirleyici. Çünkü arsa üretimi yapmadığınız takdirde ne kadar paranız da olsa başaramazsınız. Bu konuda Kepez ile çok örnek bir çalışma yürütüyoruz" dedi. Vali Şahin, desteklerinden dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan ve hayırsever Sır ailesine teşekkür etti. Konuşmaların ardından Fatma Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu kurdele kesimiyle hizmete açıldı.
İki olaydaki benzerlik Cinayet Büro ekiplerinin dikkatinden kaçmadı, alınan kan örneği ile cinayet 10 yıl sonra çözüldü
28 Ocak 2026 Çarşamba - 14:05 İki olaydaki benzerlik Cinayet Büro ekiplerinin dikkatinden kaçmadı, alınan kan örneği ile cinayet 10 yıl sonra çözüldü Antalya’da 2016 yılında yalnız yaşadığı evinde boğularak öldürülmüş olarak bulunan 67 yaşındaki kadının katil zanlısı Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin benzer olaylara karışmış olabileceğini değerlendirerek yaklaşık 30 kişiden alınan kan örneği sayesinde 10 yıl sonra bulundu. Zanlının 2019 yılında da başka bir kadın cinayetinden cezaevinde tutuklu bulunduğu öğrenildi. Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesi 504 Sokak’taki 4 katlı bir apartmanın giriş katında 1 Mart 2016 tarihinde meydana gelen olayda, yalnız yaşayan 67 yaşındaki emekli Samiye Karabıyık’tan haber alamayan yakınları evine gelerek kapıyı açtıklarında yaşlı kadını yerde hareketsiz şekilde buldu. Yaklaşık 3 gün önce hayatını kaybettiğini belirlenen kadının evin içindeki bazı odaların dağınık olması nedeniyle polis delil araştırması yapmış, yapılan incelemenin ardından Karabıyık’ın cenazesi otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırılmıştı. 2 olay arasındaki benzerlik Cinayet Büro ekiplerinin dikkatinden kaçmadı 2016 yılından buyana faili meçhul olarak kalan dosyayı yeniden ele alan Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri yürüttükleri titiz çalışma sonucu Samiye Karabıyık’ın cinayet şüphelisini yakaladı. Dosyayı her yönüyle inceleyen Cinayet büro Amirliği ekipleri boğularak öldürülen Karabıyık’ın cinayet şüphelisinin benzer olaylara karışmış olabileceğini değerlendirerek geçmiş dosyalarda inceleme başlattı. Ekiplerin yaptığı detaylı incelemede Samiye Karabıyık’ın ölümü ile 2019 yılında yine evinde boğularak öldürülen Gürcistan uyruklu Ketevan Katamadze D. cinayeti arasında benzerlik tespit etti. 2019 yılında da bir kadını öldürmüş Cinayet Büro Amirliği ekipleri 15 Haziran 2019 yılında evinde ölü bulunan ve boğularak öldürüldüğü tespit edilen ve o dönemde şüpheliyi yakalamak için dört mahallede yüzlerce güvenlik kamerasını inceleyerek zanlının 67 yaşındaki Mustafa Karaca olduğunu belirledi. Zanlı otogardan başka bir ile gitmeye çalışırken yakalanarak, sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştı. İki olay arasındaki benzerlik nedeniyle Mustafa Karaca ve 30’a yakın benzer olaylardan cezaevinde tutuklu bulunan şahıstan kan örneği alan ekipler örneklerin 2016 yılında öldürülen Samiye Karabıyık’tan elde edilen biyolojik bulgularla karşılaştırmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderdi. Kan örneğinden çıkartılan DNA uyumluluk sağladı 25 Kasım 2025 tarihinde alınarak İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderilen ve geçtiğimiz günlerde çıkan sonuçlarda 2016 yılında öldürülen Samiye Karabıyık’tan daha önce elde edilen örneklerden çıkartılan DNA profili ile şüpheli Mustafa Karaca’dan alınan kan örneğinden çıkartılan DNA profilinin uyumluluk gösterdiği tespit edildi. Karaca’nın 2016 yılında öldürülen Samiye Karabıyık’ın katili olduğu tespit edildi. Yaşanan gelişmeyi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başarısını "2 kadını öldüren vicdansız, Polisimizden kaçamadı. Hiçbir suçun cezasız kalmaması için özel ekiplerimiz ile geriye dönük faili meçhul cinayetleri aydınlatmak üzere gece-gündüz mücadelemize devam ediyoruz" sözleri ile duyurdu.
ATB Başkanı Çandır: "Fırtınada zarar gören alanlar aynı dere ve çay havzasında"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 14:03 ATB Başkanı Çandır: "Fırtınada zarar gören alanlar aynı dere ve çay havzasında" Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, afette 5 bin dekarın üzerinde tarım alanının zarar gördüğünü belirterek, "Zarar gören alanlara baktığımızda büyük bölümü aynı çay ve dere havzalarında tekrar etmektedir. Çözüm ise planlı, bilimsel ve uzun vadeli altyapı yatırımlarından geçmektedir" dedi. ATB Ocak Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Vekili Abdullah İnan başkanlığında yapıldı. Toplantıda ATB’nin 2025 çalışma özeti sunularak, yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyeler bilgilendirildi. ATB Başkanı Ali Çandır, konuşmasında Antalya’da yaşanan sel, dolu, fırtına ve hortum nedeniyle 5 bin dekarın üzerinde tarım alanının zarar gördüğünü kaydetti. Çandır, "Son günlerde Kumluca, Finike, Demre ve Aksu başta olmak üzere kentimizde yaşanan hortum ve sel afetleri hepimizi derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Afetler ilk belirlemelere göre 5 bin dekarı aşan örtüaltı üretim alanlarımızda ciddi zararlara yol açmıştır. Zarar gören üreticilerimize ve tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Zarar gören alanlara baktığımızda büyük bölümü aynı çay ve dere havzalarında tekrar etmektedir. Çözüm ise planlı, bilimsel ve uzun vadeli altyapı yatırımlarından geçmektedir" dedi. 2 bin üreticiye destek talebi Yağışların devam ettiğini, en büyük tesellinin genel hayatı etkileyen daha büyük bir afetin yaşanmamış olması olduğunu söyleyen Çandır, "İlgili tüm kurum ve kuruluşların ilk günden itibaren teyakkuz hâlinde hareket etmesini ve hızlı müdahalede bulunmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak yüksek maliyetler altında üretim yapan ve karlı bir hasat dönemine girerken zarara uğrayan yaklaşık 2 bin üreticimiz açısından acil nakit desteğinin sağlanması, mevcut kredilerin ötelenmesi ve yeni hibe ile uygun kredi imkânlarının acilen devreye alınması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Çandır, Antalya’nın kültürel hafızasına önemli katkılar sunan, sevilen tarihçi ve araştırmacı Giray Ercenk’in kaybından duyduğu üzüntüyü de dile getirerek, "Güray Ercenk ağabeyimize Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Kentimize bıraktığı izler daima yaşayacaktır" dedi. "Tarım yüzde 7 küçüldü" Ali Çandır, "2025 yılına 2024’ten daha iyi bir yıl olacağı beklentisiyle başlamıştık. Ancak gerek ülke gerek kent gerekse sektörümüz açısından 2025 yılı birçok göstergede 2024’ün gerisinde kalmıştır" ifadelerini kullandı. 2025 yılında GSYH büyümesinin yaklaşık yüzde 4 civarında olduğunu, ticaretin yüzde 5, sanayinin yüzde 4 büyümesi beklenirken, tarım sektörünün yaklaşık yüzde 7 küçüleceğinin öngörüldüğüne dikkat çeken Çandır, "En dikkat çekici tablo tarımdadır. Çünkü tarım yalnızca ekonomik değil, stratejik bir sektördür. Tarih bize göstermektedir ki tarımını kaybeden, geleceğini kaybeder. Bu nedenle stratejilerin ve politikaların merkezinde tarım olmak zorundadır. Tarım sektörü; ürünlerini maliyet-fiyat ilişkisiyle değil, piyasanın belirlediği fiyatlarla satar. Üretimini sezon içinde esnek biçimde ayarlayamaz ve doğa risklerine tamamen açıktır. Sezon sonunda ya ayakta kalır ya da sektörden çekilmek zorunda kalır. Bu nedenle tarımın stratejik niteliği tartışmasızdır ve politikalar bu gerçekliğe uygun biçimde oluşturulmalıdır" diye konuştu. TÜİK’in il düzeyinde milli gelirin (GSYH) 2000-2024 dönemini kapsayacak şekilde yayımlandığını hatırlatan Çandır, 2019 yılında Antalya’nın ülke ekonomisi içindeki toplam payının yüzde 3,5’e, ticaretteki payının ise yüzde 5,4’e ulaştığını ve en güçlü yıl olduğunu söyledi. Çandır, tarımda ise tablonun çarpıcı olduğunu kaydederek şunları söyledi: "Antalya’nın tarımdaki payı 2010 yılında yüzde 6,1 düzeyindeyken, 2024 itibarıyla yüzde 4,6’ya gerilemiştir. Başka bir ifadeyle son 15 yıl içinde tarım sektöründe yaklaşık yüzde 25 oranında bir pay kaybı yaşanmıştır. Kentimiz özelinde ise tarımın milli gelir içindeki payı 2010’da yüzde 16,3 iken, 2024’te yüzde 7,8’e düşmüştür. 2025’te bu oranın yüzde 7’nin altına inmesini bekliyoruz. Bu durum yalnızca nispi bir değişim değil, kent ekonomisinde genel bir yavaşlamaya işaret etmektedir. Nitekim sanayi sektörünün milli gelir içindeki payı 2021 yılında yüzde 11,8 iken, 2024 yılında yüzde 8,2’ye düşmüştür. Ticaret sektöründe ise en yüksek pay 2022 yılında yüzde 38,3 olarak gerçekleşmiş, 2024 yılında yüzde 37,7’ye gerilemiştir. 2025 yılının bu göstergelerin de gerisinde kalacağı tahmin edilmektedir. Tarım başta olmak üzere birçok temel sektörde 2024 yılına kıyasla daha zayıf bir performansla karşı karşıyayız. Turizmde 2025 yılında güçlü bir ziyaretçi akışı yaşanmasına rağmen sektör katma değer üretiminde ve fiyat rekabetinde beklenen seviyeye ulaşamamıştır. Tarımda ise kuraklık ve iklim şartlarında ötesinde, kentimize özgü daha derin bir kırılganlık dikkat çekmektedir. Tarımda yaşanan yapısal daralmayı yaş meyve-sebze ve domates ticaretinde de net biçimde görüyoruz. Son 6 yılda halde işlem gören sebze ve domates miktarı yüzde 50’nin, meyve miktarı ise yüzde 60’ın üzerinde azalmıştır. Buna karşın fiyat endeksleri 23 kat artmıştır. Bu tablo gösteriyor ki, sorun fiyatlarda değil, üretimde; geçici dalgalanmalarda değil, yapısal bir daralmadadır." "2026 yılının ilk yarısı zorlu geçecek" Çandır, 2026 yılı için yılın ilk yarısında sıkı, ikinci yarısında ise daha esnek politikaların beklendiğini söyleyerek, "İlk yarı iş dünyası için zorlukların süreceği bir dönem olacaktır. İkinci yarıdaki muhtemel rahatlama ise ölçülü olmak zorundadır; aksi halde son yıllardaki fedakarlıkları kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız" dedi. ATB’nin 2026 teması "su" Antalya Ticaret Borsası’nın çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Çandır, Borsa olarak son dört yıldır çalışmalarını "sürdürülebilirlik" ekseninde yürüttüklerini anlattı. ATB’nin 2026 yılı temasının "su" olduğunu kaydeden Çandır, "Çünkü tarımın, gıdanın, ihracatın ve kent ekonomisinin geleceği doğrudan suyla ilişkilidir. Antalya tarımı, dış ticareti besleyen güçlü bir yapıya sahiptir. Ancak gerekli dönüşüm sağlanamazsa ihracatımız zorlanacaktır. Bu nedenle iklim dostu üretim artık bir tercih değil, zorunluluktur. Su kaynaklarına erişimde yaşanan sorunlar giderek derinleşmektedir. Geçici yağışlar kalıcı çözüm değildir. Ürün deseninin havza bazlı planlanması, kapalı devre sulama sistemleri, su hasadı, kuraklığa dayanıklı çeşitler ve kayıt dışı su kullanımının denetimi artık ertelenemez. Ayrıca, su yalnızca tarımın değil; sanayinin, turizmin ve hane halkının da ortak sorumluluğudur. Antalya suyu bol sanılan ancak kuraklık baskısı yüksek bir kenttir. Tarım, turizm ve kentleşme aynı kaynağı paylaşmaktadır. Su yönetimi artık teknik değil, doğrudan ekonomik bir konudur. Toprağımız, suyumuz ve doğamız ortak sermayemizdir. Bu sermayemize sahip çıkmazsak hepimiz kaybedeceğiz. Unutmayalım ki, suya sahip çıkmak, bu yarınımıza sahip çıkmaktır" diye konuştu. Mermer ocağı uyarısı Mermer ocağı faaliyetlerinin geçici olduğunu, tarımın ise kuşaklar boyunca süren stratejik bir üretim alanı olduğunu ifade eden Çandır, "Finike Boldağ’da planlanan taş ocağına bakışımız da bu yaklaşımın doğal bir sonucudur. Tarımsal varlığımızı ve kültürel mirasımızı zedelemeyen hiçbir yatırıma karşı değiliz. Mermer ihtiyacını verimli arazilerimizin dışında, çevresel ve toplumsal hassasiyetleri dikkate alarak planlamalıyız" dedi. "COP31 önemli bir fırsat" 2026 yılının Antalya için önemli bir yıl olduğunu, Asya Pasifik Tohumculuk Kongresi, Uluslararası Uzay Kongresi, Antalya Diplomasi Forumu ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’inci oturumuna (COP31) ev sahipliği yapacağını ve küresel ölçekte söz söyleme imkanı bulacağını kaydeden Çandır, "COP31, ölçeği ve küresel etkisiyle kentimiz açısından ayrı bir sorumluluk alanı oluşturmaktadır. Geçmiş COP ev sahiplikleri önemli dersler sunmaktadır. COP28 ile Dubai, iklim diplomasisini ve EXPO City altyapısını kalıcı bir değere dönüştürmüş, COP29 ile Bakü iklim finansmanını küresel gündemin merkezine taşıyarak kentin uluslararası görünürlüğünü güçlendirmiş, COP30 ise Brezilya da iklim, doğa ve biyoçeşitlilik başlıklarını dünya kamuoyunun odağına yerleştirmiştir. Antalya’da da COP31’e sivil toplumun, meslek örgütlerinin, üniversitelerin, gençlerin ve özel sektörün dâhil olduğu ortak bir akıl ve yönetişim anlayışıyla yaklaşmak durumundayız. Çünkü COP31’in gerçek başarısı, zirve tamamlandıktan sonra kentimize ne bıraktığıyla ölçülecektir. Bizim için asıl başarı; COP31 sonrasında kentimizin havasını, suyunu, taşını, toprağını ve sahip olduğu tüm çevresel değerleri merkeze alan bir anlayışın kalıcı hale gelmesidir. Atık sorunu yaşamayan, suyu etkin yöneten, dağına, taşına ve toprağına sahip çıkan bir yaklaşımın Antalya’da hâkim olması en büyük temennimizdir" diye konuştu. "EXPO 2016 alanı kente kazandırılmalı" COP31’in uzun süredir atıl olan EXPO 2016 alanında planlanmasını önemli bir fırsat olarak değerlendiren Ali Çandır, "Ancak bu alanı yalnızca geçici bir organizasyon mekanı olarak değil, COP31 sonrasında da kente hizmet eden, değer üreten bir merkez olarak ele almalıyız. Bu merkez, çevre ve iklim temalı olabileceği gibi, eğitim, sağlık ya da tarım gibi farklı başlıklarda da şekillenebilir. Asıl mesele, EXPO 2016 alanının hangi başlıkta ve nasıl bir katma değer üreteceğine Antalya’nın kent olarak birlikte karar verebilmesidir" dedi. ATB meslek komiteleri üyelerinin son üç yıldır artırılmayan ve yüksek enflasyon karşısında reel olarak eriyen tarımsal işletme ve yatırım kredi limitlerinin en az iki katına çıkarılmasını, ayrıca imalat sanayine uygulanan 5 puanlık sigorta primi indiriminin tarım sektörü için de hayata geçirilmesini talep ettiğini belirten Çandır, "Bu talepler bir ayrıcalık değil, üretimin sürdürülebilmesi, kayıtlı istihdamın korunması ve gıda güvenliğinin sağlanması için zorunlu ve akılcı adımlardır. Sektörümüzün buna ihtiyacı vardır" şeklinde konuştu. YÖREX nisanda Antalya Ticaret Borsası olarak 17 yıldır Yöresel Ürünler Projesi ve YÖREX Fuarı ile kırsal kalkınmayı desteklediklerini ifade eden Çandır, "Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerimizi korumak, tanıtmak ve ekonomik değerini artırmak için aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl fuarımızı 22-26 Nisan tarihlerinde düzenleyeceğiz. Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine ülkemizin tüm zenginliklerini bir kez daha aynı çatı altında buluşturacağız. ‘Sizin Oraların Nesi Meşhur?’ sloganıyla üreticilerimizi, ticaret erbaplarımızı ve ilgili tüm kurumlarımızı YÖREX’e davet ediyoruz" diye konuştu. Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Anneden 2 gündür haber alamadığı oğluna yürek yakan çağrı: "Annecim seni çok seviyorum, ne olur gel, sensizliğe dayanamıyorum"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:54 Anneden 2 gündür haber alamadığı oğluna yürek yakan çağrı: "Annecim seni çok seviyorum, ne olur gel, sensizliğe dayanamıyorum" Antalya’nın Aksu ilçesinde lavaboya gideceğini söyleyerek evden ayrılan 11 yaşındaki çocuk, iki gündür her yerde aranıyor. Acılı aile, oğullarının bulunması için vatandaşlardan yardım bekliyor. Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Murtuna Mahallesi’nde yaşayan 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Ali Biçer’den, 26 Ocak Pazartesi gününden bu yana haber alınamıyor. Edinilen bilgiye göre, ailesiyle birlikte serada bulunan Ali Biçer, annesine lavaboya gideceğini söyleyerek seradan ayrıldı. Eve gelen Ali Biçer’in montunu aldıktan sonra evden aşağı doğru yürüyerek uzaklaştığı öğrenildi. Çocuktan uzun süre haber alamayan aile, durumu Emniyet Müdürlüğü’ne bildirerek kayıp başvurusunda bulundu. Polis ekipleri, Ali Biçer’in bulunması için çalışma başlattı. "Montunu aldı, evden aşağıya doğru gitti" Oğlunun kayboluş sürecini anlatan baba Utku Biçer, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Sabah saat 09.00-09.30 gibi Antalya merkeze doğru gitmek için yola çıktım, oğlumuz Ali de annesiyle seraya gitti. Seradan annesine lavaboya gidiyorum diyerek çıkmış. Eve gelip montunu almış, mont aldıktan sonra evden aşağıya doğru gidiyor. Gören duyan kimse olmamış. Sağa sola haber saldık ama daha yok. Gören yok, gören olduysa ulaşsalar sevinirim. Biz gider alır geliriz. İnşallah bulunur, tek dileğim bu". "İki gecedir uyku yok, herkes nöbette" Ailenin ve mahalle sakinlerinin seferber olduğunu ifade eden Biçer, yaşadıkları çaresizliği şu ifadelerle dile getirdi: "Herhangi bir sıkıntımız yoktu, kaybolduğu günün akşamı da onları ben yemeğe götürecektim. Geldim, evde yoktu zaten. Sağı solu aradık. Yok, hiçbir yerde yok. Daha önce bir kez gitti, sonra polisler buldu, hemen aradık, aldım geldim. Bu gidişinde de hiç haber yok. Daha önce Serik tarafında bir yere gitmiş, oradan polisler bulmuş. Biz de oradan aldık geldik. İki gecedir uyku yok, mahalle sakinleri ile hep birlikte arıyoruz. Kimsede uyku yok. Hepimiz gece gündüz nöbetteyiz burada. Kendi akrabalarımız da arıyorlar, eş dost akraba yardımcı oluyor. Arkadaşlarını da aradık, onlardan da haber yok, görmemişler". "Kışın ortasında sel var, fırtına var" Oğluna seslenen baba Biçer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oğlum gelsin başka bir şey istemiyorum. Oğlum sağ salim çık gel tamam mı, perişan oldum bak ne olursun oğlum. Çık gel ne olursun, bu kadar insan seni bekliyor. Kışın ortasında sel var, fırtına var oğlum ne olursun çık gel". Annenin feryadı yürekleri dağladı Gözü yaşlı anne ise oğluna seslenerek, şu ifadeleri kullandı: "Annecim seni çok seviyorum, ne olur yanıma gel. Neredesin, bana tepki ver. Ben sensiz dayanamıyorum. Gören duyan Allah rızası için bana haber versin. Oğlumu çok özledim, iki gündür uyuyamıyorum. O olmadığı sürece dayanamıyorum. Seni bekliyorum ne olur gel, kardeşin seni çağırıyor." Aile, Ali Biçer’i gören ya da yerini bilen vatandaşların en yakın emniyet birimine bilgi vermesini isteyerek, çocuklarının bir an önce sağ salim bulunmasını umut ettiklerini belirtti.
Araç içerisinde ölü bulundu, eşinin gözyaşları yürek dağladı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:16 Araç içerisinde ölü bulundu, eşinin gözyaşları yürek dağladı Antalya’da sanayiye parça almak için gelen bir kişi, aracının gazının takılı kalmasından şüphelenen esnaf tarafından araç içerisinde ölü olarak bulundu. Olayı haber alarak gelen eşinin "Habip uyan, ne olur kalk, daha annen, baban ölmedi. Sen niye ölüyorsun" sözleri yürek dağladı. Olay, saat 08.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan eski sanayi sitesi içerisinde bulunan 676 sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Korkuteli ilçesinde motosiklet tamiri işi yapan Habip Topçu (51), sabah erken saatlerde parça almak için 07 SET 56 plakalı otomobiliyle kent merkezine geldi. Eski sanayi sitesinde bulunan bir iş yerinden koli içerisindeki parçaları alan Topçu, aracına yerleştirip sürücü koltuğuna oturdu. Aracının koltuğunda ölü bulundu İddiaya göre burada bir süre oturan Topçu’nun aracından sürekli gaza basma sesi gelince çevredekiler şüphelenip araca yöneldi. Habip Topçu’nun içerisinde bulunduğu aracın camına vuran vatandaşlar bir ses alamayınca kapıyı açıp kontrol ettiklerinde Topçu’nun hareketsiz şekilde sürücü koltuğunda oturduğunu gördü. Bunun üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarla olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Topçu’nun hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri ise aracın etrafını şeritle çevirdi. Eşi cama dayanıp gözyaşı döktü Topçu’nun ölüm haberini alan yakınları da olay yerine gelen eşi Özge Çevik Topçu, eşini arabada görünce gözyaşı döktü. Eşinin cansız bedeninin bulunduğu aracın şoför kısmındaki camına dayanan kadın "Habip uyan, ne olur kalk aşkım. Daha annen, baban ölmedi" diyerek uzun süre gözyaşı döktü. Topçunun gözü yaşlı eşini yakınları sakinleştirmeye çalıştı. Savcılık ve olay yeri inceleme ekibinin çalışmasının ardından Topçu’nun cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.