Yerel Haberler
Antalya
17 Mayıs 2026 Pazar - 10:06 Sahilde can pazarı: Herkes kurtarmak için seferber oldu, hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı.Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı."Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık"Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 09:48 Evde patlayan tüp binayı harabeye çevirdi: 1 yaralı Antalya’nın Serik ilçesinde ev tüpünün patlaması sonucu bir kişi yaralandı. Patlama sonrası 5 katlı bina ve araçlarda hasar meydana geldi. Olay sabaha karşı saat 05.00 sıralarında Serik İlçesi Gedik Mahallesinde 5 katlı bir binanın 2. Katın mutfak bölümünde meydana geldi. Tüp gazı sıkışması sonucu yaşanan patlama sırasında evde bulunan ismi öğrenilemeyen bir kişi yaralandı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından önce Serik Devle hastanesi sonrasında Antalya’da bir hastaneye kaldırıldı. Yaralının sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Olaya tanıklık eden Apartman sakinlerinden Safa Nergiz, "Saat 5 sıralarıydı evde tek başıma yatıyordum. Bir patlama sesi geldi. İlk önce deprem zannettim. Patladı diye bir bağrışma duydum. Aşağıya indim. Durum bu. Ben ilk deprem zannettim ama tüp patlamasıymış. Binada baya zarar var. Kapılar, pencereler duvarlar yıkıldı. Evde bir kişi vardı vücudunda yanıklar vardı hastaneye götürdüler" dedi. Apartman sakinlerinden Barış Türkdağlı ise, "Yoğun bir gaz sıkışması olmuş patlamadan dolayı bina bu hale geldi. Araçlarımız böyle. En sevindirici haber can kaybı yok. O anda deprem zannettik. Bomba mı atıldı dedik o anda her şey aklımıza geldi. Ailem vardı onları tahliye ettik. Patlama olan evdeki kişi yaralı hastanede" dedi. Patlama sonrası binada ve park halindeki 4 araçta ağır hasar meydana geldi. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.
Kepez Kent Tiyatrosu’ndan kahkaha dolu bir oyun: "Kaç Baba Kaç"
15 Ekim 2025 Çarşamba - 12:29 Kepez Kent Tiyatrosu’ndan kahkaha dolu bir oyun: "Kaç Baba Kaç" Kepez Kent Tiyatrosu, tiyatroseverleri unutulmaz bir komediyle buluşturuyor. Bol kahkahalı ve sürprizlerle dolu "Kaç Baba Kaç", 17 Ekim Cuma akşamı saat 20.00’de Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Dünya çapında büyük ilgi gören İngiliz yazar Ray Cooney tarafından kaleme alınan "Kaç Baba Kaç" isimli tiyatro oyunu, usta tiyatrocu Haldun Dormen’in çevirisi ve Gökhan Avkıran’ın yönetmenliğinde Erdem Bayazıt Kültür Merkezi sahnesine taşınıyor. Kepez Kent Tiyatrosu’nun deneyimli kadrosunun sahneleyeceği oyun, hızlı temposu ve enerjik performanslarıyla tiyatroseverlere eğlence dolu anlar yaşatacak. 2 saatlik komedi, 17 Ekim Cuma akşamı saat 20.00’de seyirciyle buluşacak. Bir hastanenin doktorlar odasında geçen ve temposu bir an bile düşmeyen "Kaç Baba Kaç" herkesi soluksuz bir komedi serüvenine davet ediyor. Oyunun kadrosunda Alptekin Bağlamaç, Bedirhan Çapaklı, Fatma Çisem Alemdar, Ezgi Sönmez, İlke Deniz Ercan, Atakan Bahçeci, Ayşe Yılmaz, Damla Mazlumlar, Beyza Nur Özen, Mehmet Kaan Kurt, Doğa Nebioğlu ve Pelin Aydoğdu yer alıyor. Sahne arkasında ise deneyimli bir ekip var. Kostüm tasarımı Ayça Yücebıyık’a, dekor tasarımı Esin Özgün’e, ışık tasarımı İhsan Erkan Emre’ye, sahne düzeni ise Şilan Sevil’e ait. Oyunun merkezinde kariyerinin en önemli gününe hazırlanan Dr. David Morgan yer alıyor. Rektörlüğe giden yolda yapacağı konuşma meslek hayatının dönüm noktası olacak Dr. David Morgan’ın hastanenin doktorlar odasında konuşma provasına başladığı anda kariyerinin en parlak günü bir anda hayatının en karmaşık ve en komik gününe dönüşür. Yıllar önce küçük bir gönül ilişkisi yaşadığı eski hemşire Tate, yıllar sonra yanında ’Senden çocuğum var’ dediği kızı Leslie ile birlikte David’in karşısına çıkar. Bu beklenmedik ziyaretle ortalık karışır. David, bir yandan yeni tanıştığı kızıyla ilgilenmeye çalışırken, diğer yandan Tate’in ani gelişiyle sarsılır. Ancak olaylar bununla da bitmez. Hastaneye gelen rektör yapılacak konferans için David’i ararken, polis komiseri ortalıkta dönen garip olayların peşine düşer. Üstüne bir de David’in karısı hastaneye çıkagelince işler tamamen içinden çıkılmaz bir hal alır. Tüm bu kargaşanın arasında yaşlı bunak bir hasta, rektör, hemşireler, doktorlar ve sinirli bir genç çocuk da bu komedi çemberine dahil olur. Yanlış anlamalar, kimlik karışıklıkları, birbirine bağlanan tesadüfler ve hız kesmeyen tempoyla Dr. David Morgan için tek bir hedef kalır; bu kargaşadan hem kariyerini hem evliliğini hem de akıl sağlığını kurtararak çıkmak.
Corendon Sport Talks’un bu haftaki konuğu Simge Aköz oldu
15 Ekim 2025 Çarşamba - 11:38 Corendon Sport Talks’un bu haftaki konuğu Simge Aköz oldu Corendon Sport Talks, Türk sporunun efsane isimlerini ağırlamaya devam ediyor. 343 Digital prodüksiyonuyla ve Hürriyet Gazetesi Spor Müdürü Mehmet Arslan’ın moderatörlüğünde hazırlanan programın 31. bölümüne Eczacıbaşı Dynavit takımının kaptanı ve milli libero Simge Aköz konuk oldu. Corendon Airlines, 20. kuruluş yılını kutluyor. Corendon Airlines, bu anlamlı yılda hayata geçirdiği Corendon Sport Talks video serisiyle, spora verdiği desteği sürdürüyor. Sporun birleştirici gücünü merkeze alan bu özel projede, Türk spor tarihine iz bırakan isimlerin ilham verici hikayeleri ekranlara taşınıyor. A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın liberosu ve Türk voleybolunun öncü kulüplerinden Eczacıbaşı Dynavit’in kaptanı Simge Aköz, yeni sezonu yeni salonunda karşılarken, Corendon Sport Talks’a samimi açıklamalarda bulundu. Eczacıbaşı’nın Türk kadın sporundaki yerini ’Türkiye’nin ilk kadın hareketi’ olarak tanımlayan Simge Aköz, hem yeni salonun heyecanını hem de kariyerinin dönüm noktalarını paylaştı. "Eczacıbaşı benim için ’Ev’" Yeni salon hakkında konuşan Simge Aköz, "Aslında bizim için de yeni olmasına rağmen, girdiğimiz ilk andan itibaren o sıcaklığını, Eczacıbaşı’nın Ayazağa’daki o samimi atmosferini kaybetmemiş bir salondu. Enerjimizi de buraya taşıdık. Daha önce de söylediğim gibi, Eczacıbaşı denildiğinde genelde burada oynayan, buradan gelip geçen birçok sporcu burayı ev olarak tanımlar. Biz de o birlikteliğimizi, Perihan ablamızdan İsmet abimize, salondaki tüm ekibimize kadar taşıdık. O yüzden burası da artık bizim yeni evimiz. Yeni salonun sunduğu imkanlardan da söz eden Aköz, "Benim için Ayazağa’nın yeri her zaman çok başkadır. Ama burada gerçekten sporcunun sağlığını, konforunu ve motivasyonunu düşünen bir yapı var. Görselliğiyle de Türkiye voleyboluna büyük katkı sağlayacak bir salon burası. Oynaması da çok keyifli olacak" dedi. "Ben de bir gün senin gibi olmak istiyorum" Kariyeri boyunca 31 kupa kazanan kaptan, aldığı en anlamlı iltifatı ise şu sözlerle anlattı: "Beni en çok mutlu eden iltifat, küçük kız çocuklarının ‘Ben de bir gün senin gibi olmak istiyorum’ demeleri. O an fark ediyorsunuz ki onların gözünde inanılmaz bir noktadasınız." "Yolunuza devam edin" Programda genç voleybolculara da seslenen Simge Aköz, "Ben bu noktaya gelene kadar ağladım, kırıldım, küstüm ama yoluma devam ettim. Sevdiğin işi yapmanın, istikrarlı ve kararlı olmanın önemini hiçbir zaman unutmayın" ifadelerini kullandı. Sabır, azim ve mentor desteği Simge Aköz, voleybola çok erken yaşta başladığını ve yeteneğinin fark edilmesi konusunda şunları dile getirdi: "7 yaşındaydım, bir okul seçmesi esnasında keşfedildim. Keşfedilmemin nedeni boyumun yaşıtlarımın oranına uzun olmasıydı. Zamanla yanımdaki herkes ilerlerken ben biraz geride kaldım. Bu süreç, benim için mental olarak çok zorlu bir dönemdi. Çünkü smaçör olarak sayı almak ve mücadeleyi taşımak başka bir sorumluluktu. Başlangıçta arka planda kalacağımı düşünerek oynadım, ama hırslı bir sporcuydum ve elimden geldiğince smaçör olarak devam ettim. A takım seviyesinde ilerleyemeyeceğimi anladığımız bir süreçte Semra hocam vardı; biz ona ’Semra anne’ deriz. Bir gün beni soyunma odasında ağlarken yakaladı ve dedi ki, ‘Sen çok yetenekli bir çocuksun, çok isteklisin ve ben senin bunu yapabileceğine inanıyorum.’ Bu sözler bana çok büyük bir kapı açtı. Libero olmak, aslında bana çok uzak bir seçenek gibi görünüyordu ama saha içinde enerjiyi yaymayı seven biriyim ve bunu yapmaya devam ettim. Artık sayı alan arkadaşlarım için kutlamayı da çok daha iyi öğrenmiş oldum." Simge’den genç voleybolculara tavsiye: Azim ve Tutku Simge Aköz, genç sporculara yol gösterici tavsiyelerde bulunarak, "Birçok çocuk bizler gibi olmayı, aynı seviyede oynamayı ve göz önünde olmayı hayal ediyor. Ama buraya gelebilmek için ağladım, kırıldım, zaman zaman küstüm. Bu noktada beni yoluma devam ettiren şey, sahaya duyduğum derin sevgi ve azmim oldu. Zaten azmi olan bir çocuk, belki voleybolda değil ama hayatın başka alanlarında başarılı olabilir" cümlelerine yer verdi Aköz, tutkunun önemini de vurgulayarak, "Sevdiğin işi yapmak ve bunun için sahada ter dökmek, bana mental olarak güç veriyor. Ne kadar iyi idman yaparsam yapayım, bunu bilinçli bir şekilde kendime katıyorum ve elimden gelenin en iyisini vermeye çalışıyorum. Sevdiğiniz şeyi sürdürebilmek ve ileriye taşıyabilmek için istikrarlı ve kararlı olmak çok önemli" açıklamasını yaptı. Maç öncesi özel bir totemi olup olmadığı sorusuna Simge Aköz, "Totemlere çok bağlı kalmamaya çalışıyorum çünkü çoğu zaman işe yaramıyor. Ama yine de vazgeçemiyorum. Uzun süredir arka arkaya iyi oynuyorsam veya önemli bir maçta iyi bir idman yaptıysam genellikle saçımı topuz yapıyorum. Bazen Elif saçımı örüyor; o gün iyi oynadıysam o saç şeklini yine kullanıyorum. Bu tarz küçük ritüellerim var biraz" cevabını verdi. "Polonya maçını unutamıyorum" Simge Aköz, kariyerindeki unutulmaz maçlardan biri hakkında ise, "Çok güzel başarılara imza attık. Hem milli takımla hem de Eczacıbaşı’yla. Ama benim için hala yerini kaybetmeyen bir maç var: 2020 Olimpiyatları öncesi olimpiyat eleme maçında Polonya ile oynadığımız maç. O maçta takım içindeki duygu, gözlerdeki kıvılcım her gün olmayan bir şeydi. Birçok elit sporcu ve takım müthiş şeyler kazanıyor ama o maçtaki kendi aramızdaki o duygu başka bir duyguydu. Benim için unutulmaz" dedi. "Eczacıbaşı tek kelimeyle ‘Ekol’" Simge Aköz, Eczacıbaşı’nı ’aile’ olarak nitelendirirken, kulübün kadınlar ve kız çocuklarının Türkiye gibi bir ortamda üst seviyede sporcu ve yönetici olmasını destekleyecek imkanları sağladığını da vurguladı. CEV şampiyonluğu Simge Aköz, CEV şampiyonluğuna dair de, "Çok güzeldi. İlk maçı evimizde, Ayazağa’da oynamıştık. Türbünler tıklım tıklım doluydu. O maçta biz şampiyon pankartını açtık; aslında arkadaşlarım buna vesile oldu ve kulübümüz de bunu kabul etti. Bu mantaliteyle Stuttgart’a gittik. İlk maçı 3-1 aldık ve set vermemize rağmen, şampiyonluk inancımız o günden başlamıştı. Stuttgart, senelerdir karşılıklı oynadığımız takımlardan biri ve inanılmaz mücadeleciler; servisleriyle canımızı çok sıkan maçları oldu. Kolay bir maç olmayacağını biliyorduk, ama inançla mücadele ettik ve kupayı kazandık" diye konuştu. "Eczacıbaşı’nın Türk ve dünya voleybolundaki yeri biliniyor" Simge Aköz, Eczacıbaşı’ndaki yeni sezon hedeflerini ilişkin, "Tabii ki Eczacıbaşı’nın Türk ve dünya voleybolundaki yeri hepimizce biliniyor. Biz de bu sezon, her zamanki gibi tüm kupalara talibiz demek yerine, bu yeni oluşum ve bu güzel salonda birlik beraberliği sağlayarak, çok genç bir kadroyla ilerlemeyi hedefliyoruz. Umarım uzun yıllar bu kadroyla kemik bir yapı kurar ve her sene birkaç oyuncu ekleyerek yolumuza devam ederiz" değerlendirmesinde bulundu. Aköz, sözlerini sahadaki mücadele ve iletişimin önemine dikkat çekerek, şöyle sürdürdü: "Bu sezon motivasyonumuz, saha içinde müthiş bir mücadele vermek. Maçlar kazanılır, kaybedilir; kupalar kazanılır, kaybedilir. Ama bir kemik kadro oluşturmak, bir altyapı inşa etmek gerçekten zordur. Bu yüzden aramızdaki iletişimin kuvvetine ve saha içindeki agresif oyunumuza odaklanacağız."
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne çevre ödülü
15 Ekim 2025 Çarşamba - 11:13 Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne çevre ödülü Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması’nda dereceye giren projeler belli oldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akıllı Şehirler kategorisinde ’Elektronik Gemi Denetim Sistemi’ ile ödülün sahibi oldu. Gelecek nesillere yaşanabilir bir kent ve dünya bırakmak için çevre ve doğa dostu projelere büyük önem veren ve sayısız proje gerçekleştiren Antalya Büyükşehir Belediyesi, bu çalışmalarla farklı kurum ve kuruluşlardan 26’ncı çevre ödülünü kazanarak başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu yıl 15’incisi düzenlenen Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması’nda 49 belediye, 96 projeyle yarıştı. Antalya Büyükşehir Belediyesi de Akıllı Şehirler kategorisinde ‘Elektronik Gemi Denetim Sistemi’ ile ödüle layık görüldü. Ödül; Antalya Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nilüfer Deveci, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Burçin Özkan Uysal ve Büyükşehir Belediyesi Deniz Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Yıldırım tarafından Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekil Büşra Özdemir’e takdim edildi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Uluslararası Yeşil Bayrak ödülünün hemen ardından yeni bir çevre ödülü daha almanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Özdemir, "Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 147 üye belediyesi tarafından 96 projenin yarıştığı ve çok önemli bir isimlerden oluşan jürinin değerlendirmesi sonucunda Akıllı Şehirler kategorisinde Elektronik Gemi Denetim Sistemi ile bu ödülü almaya hak kazandık. Muhittin Böcek Başkanımız adına bu ödülü alıyorum. 26’ncı çevre ödülümüz oldu gururlanıyorum. Kısa bir süre önce de Yeşil Bayrak ödülünü almıştık. Bu ödül ile başarımızı taçlandırdık. Muhittin Böcek Başkanımızın göreve geldiği ilk günden beri uyguladığı çevre, deniz ve doğa dostu projelerin tek tek ödülünü toplamaktan gurur duyuyoruz. 2023 yılında gemi kaynaklı deniz kirliliğinin kontrolünde çığır açan Türkiye’de ilk ve tek olan "Elektronik Gemi Denetim Sistemi’ni hayata geçirmiştik. Biz bu projenin kapasitesini geliştiriyoruz. Hedefimiz tüm Antalya kıyılarımıza uygulamak. 2025 çevre başkenti ilan edilen Antalya’mızın geleceği için çalışmalarımıza devam edeceğiz" diye konuştu.
ANTGİAD’tan istihdama destek
15 Ekim 2025 Çarşamba - 10:58 ANTGİAD’tan istihdama destek Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) öncülüğünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İŞKUR Bölge Müdürlüğü ve Azize Kahraman Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle yürütülen "İş Garantili Meslek Kursu" başladı. Program kapsamında ilk etapta 18 kursiyer, ön muhasebe alanında eğitimlerine başladı. ANTGİAD, nitelikli istihdam sorununa çözüm üretmek amacıyla başlattığı proje ile hem işverenler hem de iş arayan bireyler için bir fırsat oluşturdu. Kurs boyunca katılımcılar, sektörün ihtiyaçlarına uygun biçimde hazırlanmış müfredatla eğitim alacak ve kursu başarıyla tamamlayanlar ANTGİAD üyelerinin şirketlerinde istihdam imkânına kavuşacak. "Sivil toplum ve kamu iş birliğinin gücü" ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, "ANTGİAD olarak hem iş dünyasının hem de toplumun her kesiminin yanında olmayı görev biliyoruz. İşverenlerimizin en büyük sorunlarından biri olan nitelikli eleman ihtiyacına çözüm üretirken, aynı zamanda gençlerimize yeni bir meslek kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu proje, sivil toplumun üretken gücünün kamu kurumlarıyla kurduğu iş birliği sayesinde nasıl büyük bir sinerji ve katma değer oluşturduğunun en somut örneğidir. Bu modelin tüm kentlerde ve tüm sivil toplum yapılarında örnek alınmasını diliyorum. 18 kursiyerimiz bugün eğitimlerine başladı. Kursu başarıyla tamamlayan her birey, hem kendi hayatında yeni bir sayfa açacak hem de Antalya ve Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak" dedi. ANTGİAD, önümüzdeki dönemde farklı meslek gruplarına yönelik yeni kurslar açılmasına öncülük ederek istihdamı artırmayı ve mesleki gelişimi desteklemeyi hedefliyor. Dernek, "toplum için üreten STK" anlayışıyla sosyal sorumluluk projelerine devam edeceğini vurguladı.
Coğrafi işaret tescilli Altın Susam’a hırsız dadandı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 10:10 Coğrafi işaret tescilli Altın Susam’a hırsız dadandı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından "Manavgat Altın Susamı" olarak tescillenen Manavgat Susamının hasadı devam ederken, tarlada silkilmeyi bekleyen susama hırsız dadandı. Tarlada silkelenmeyi bekleyen 100 kilogram dolayında susam çalındı. Antalya’nın en önemli gastronomi miraslarından biri olan coğrafi işaret tescilli Manavgat Altın Susamına hırsız dadandı. Hırsızlar, Hatipler Muhtarı Ahmet Aksoy’un Değirmi Çamur Mevkiinde bulunan tarlasında silkilmeye hazır 700 susam gümülünden 13 tanesini silkmek suretiyle yaklaşık 100 kilogram dolayında susam çaldı. İlçede etkili olan yağmur nedeniyle kurumaya bıraktığı susamını önceki gün akşam saatlerinde kontrol eden ve dün sabah silkmek için tarlaya gelen Hatipler Muhtarı Ahmet Aksoy, gördüğü manzara karşısında hayrete düştü. Aksoy, Hatipler Mahallesi Değirmi Çamur Mevkiinde bulunan tarlasında silkilmeye hazır 700 susam gümülünden bazılarının yerde yattığını gördü. "Motosikletle gelip susamı çalmışlar" Silkilen gümüllerin bulunduğu yerde motosiklet tekeri izlerinin olduğunu gören Muhtar Aksoy’un ihbarı üzerine tarlaya Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Sarılar Jandarma Karakolu ve Olay Yeri İnceleme ekipleri gelerek çalışma yaptı. Sabah saatlerinde kuruyan susamların silkilmesi için işçi getirmeden önce tarlayı kontrol ettiğini ve olayı fark ettiğini söyleyen Ahmet Aksoy "Sabah işçi getirmeden önce tarlayı bir kez daha kontrole geldim. Tarlanın en ucunda bulunan gümüllerin yıkıldığını ve silkildiğini gördüm. 35 dönüm alanda 700 dolayındaki gümülden 13 tanesi gelişigüzel silkilmiş durumda. Yaklaşık 100 kilo susam çalınmış. Hırsızlar motosikletle gelip susamı yükleyip gitmişler" dedi. Çiftçileri hırsızlığa karşı uyardı Tarladaki susamın çalınmasının ardından çiftçileri uyaran Hatipler Muhtarı Ahmet Aksoy "Motosikletin teker izlerinden geldiklerinde izlerin derin olmadığını, susamı götürürken yükün ağır olması nedeniyle izlerin derin olduğu görülüyor. Herkesin susamını ayrı ayrı jandarma polis bekleyemez. 1 yıllık emeğimizin zayi olmaması için benim yaptığım hatayı sizlerde yapmayın. Susam gümüllerinizi özellikle gece başında durup bekleyin. Aksi taktirde emeğiniz çalınacaktır" şeklinde konuştu.
Alanya Belediyesi’nden Erasmus Günleri’nde kale temizliği
14 Ekim 2025 Salı - 22:04 Alanya Belediyesi’nden Erasmus Günleri’nde kale temizliği Alanya Belediyesi, 13-18 Ekim tarihleri arasında tüm dünyada kutlanan Erasmus Günleri kapsamında tarihi Alanya Kalesi’nde çevre bilincini artırmaya yönelik farkındalık etkinliği düzenledi. Erasmus Günleri, Erasmus Programı’nın tanınırlığını ve bu programla ilişkili projelerin görünürlüğünü artırmak, proje çıktılarının yaygınlaştırılmasını sağlamak ve gençleri Erasmus’tan yararlanmaya teşvik etmek amacıyla 2017 yılından bu yana Türkiye’nin de katılımıyla her yıl Ekim ayında dinamik ve renkli etkinliklerle kutlanıyor. Bu kapsamda Alanya Belediyesi tarafından Alanya Kalesi’nde düzenlenen etkinliğe Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, Temizlik İşleri Müdürü Adem Demir, kentte faaliyet gösteren otellerin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlik renkli görüntülere sahne oldu Katılımcılar, tarihi Alanya Kalesi’nin İç Kale bölgesinden başlayıp, Bademlik’e kadar uzanan güzergâhta yürüyüş gerçekleştirdi. Tarihi dokusuyla dikkat çeken rotada yapılan yürüyüş boyunca çevre duyarlılığını artırmak ve gençlerin sosyal sorumluluk bilincini güçlendirmek amacıyla evsel atıklar toplanarak temiz bir çevre için farkındalık mesajı verildi. Renkli görüntülere sahne olan etkinliğe Alanya Kalesi’ni ziyaret eden yerli ve yabancı misafirler de katıldı. Katılımcılar fotoğraf çekerek Erasmus bünyesinde oluşturulan sosyal medya paylaşımı için kullanılan hashtag ile Alanya’nın ve Alanya Kalesi’nin tanıtımına katkı sağladı. Etkinlik sonunda katılımcılara sandviç ve Alanya’nın coğrafi işaretli yöresel lezzetlerinden fıstıklı limonata ikram edildi. "Amacımız tarihi mekanların temizliğine dikkat çekmek" Katılımcılara teşekkür eden Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, "Her yıl Erasmus Günleri kutlanıyor. Bizim amacımız, eşi benzeri olmayan ve dünyanın en kıymetli noktalarından bir tanesi olan Alanya Kalesi’nin de değerini ortaya çıkarmak, tarihi mekânların temizliğine dikkat çekmek. Alanya Kalesi yerlere atılan çöpler nedeniyle kaç defa yangın tehlikesi geçirdi? Yiyecek içecek sektörünün pahalılaşması da kontrolsüz bir şekilde tarihi ve turistik yerlerde piknik yapılması eğilimini artırdı. Buraları korumamız, bu konuya dikkat çekmemiz lazım. Erasmus Programı ile Alanya’nın güzelliklerini paylaşmak istiyoruz. Bize destek verip burada olan herkese teşekkür ediyorum" dedi.